GÜNDEM

“Ders kitaplarında ayrımcı ve eşitsizliği artırıcı söylemler çoğaldı”

Değişen Ders Kitaplarında Sekülerizm ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Araştırması sonuçlarına göre sekülerizm konusunda 9. Sınıf Tarih ve 9. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarında, toplumsal cinsiyet konusunda ise 1. Sınıf Türkçe, 5. Sınıf Türkçe ve 9. Sınıf Tarih kitaplarında önemli değişiklikler görülüyor. Raporda yeni kitapların eğitimde daha ayrımcı ve eşitsizlikleri artırıcı bir söylem kullandığı sonucuna varıldı.
Değişen Ders Kitaplarında Sekülerizm ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Araştırması’nın sonuç raporu açıklandı.Özgürlük için Friedrich Naumann Vakfı Türkiye Ofisi’nin desteğiyle Karşılaştırmalı Eğitim Derneği tarafından yürütülen araştırmayı Dr. Canan Aratemur Çimen ile Dr. Sezen Bayhan gerçekleştirdi. Rapor Soner Şimşek tarafından yayına hazırlandı. Projede 2017-2018 eğitim öğretim yılında yenilenen müfredat doğrultusunda hazırlanan ders kitapları ile bir önceki eğitim öğretim yılında (2016-2017) kullanılan kitaplar karşılaştırıldı. Araştırmanın amacı “2017-2018 eğitim öğretim yılında yenilenen müfredat doğrultusunda hazırlanan ders kitapları ile bir önceki eğitim öğretim yılında kullanılan ders kitapları arasında sekülerizm ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farklılıklar olup olmadığını, varsa bu farklılıkların neler olduğunu anlamak” olarak açıklandı.

HANGİ KİTAPLAR İNCELENDİ?

2016 ve 2017 yıllarında basılan kitaplardan analiz edilmek üzere ilkokul için 4 kitap, ortaokul için 6 kitap ve lise için 6 kitap olmak üzere toplam 16 ders kitabı seçildi. Bu kitaplar şunlar oldu: “1. Sınıf Türkçe, 1. Sınıf Hayat Bilgisi, 5. Sınıf Türkçe, 5. Sınıf Sosyal Bilgiler, 5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı, 9. Sınıf Tarih, 9. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi.”

Araştırma bulguları iki temel başlık altında sunulmaktadır. İlk olarak ders kitaplarında sekülerizm karşılaştırılması yapıldı, devamında ise toplumsal cinsiyet konusundaki farklılıklar paylaşıldı.

“YÖNETME YETKİSİNİ TANRIDAN ALAN HÜKÜMDAR VURGUSU”

Araştırmaya göre 2016 ve 2017 yılı 9. Sınıf Tarih ders kitaplarının karşılaştırılması sonucu pek çok farklılık ve benzerlik olduğu görülüyor, en belirgin farklardan birisinin 2017 kitabının hükümdar-tanrı-yönetme yetkisi arasında kurduğu sıkı bağ olduğu ortaya çıkıyor. Tüm kitap boyunca tekrarlanan yönetim meşruiyetini tanrıdan alan hükümdar teması, “Kadim Dünyada İnsan” adlı ünitenin baskın teması. Aynı ünite, 2016 kitabında “Uygarlığın Doğuşu ve İlk Uygarlıklar” olarak isimlendiriliyor. 2016 kitabı daha ilerleyici bir tarih anlayışı ile tarih öncesi çağlar, ilk çağ ve daha sonra coğrafi temelli olarak milattan önceki medeniyetleri tanıtırken, 2017 kitabı “insanlığın ilk izleri”, “kabileden devlete”, “ilk ve orta çağda ordu”, “tarımdan ticarete ekonomi” ve benzeri tematik başlıklar altında “hükümdar yönetme meşruiyetini tanrıdan alırdı”, “krallar güçlerini dinden almaktaydı” (s.55) mesajını ana mesaj olarak işliyor:

“Yazıtlarda ilk Türk devletlerindeki egemenlik anlayışının ilahi kaynaklı olduğu görülmektedir” (9. Sınıf Tarih ders kitabı, 2017, s.119).
“Yazıtlara göre dünya hakimiyeti, Tanrı tarafından Türk kağanlarına bir görev olarak verilmiştir” (9. Sınıf Tarih ders kitabı, 2017, s.119).

“POZİTİVİST BİLİM ANLAYIŞINDAN VE EVRENSEL DEĞERLERDEN UZAKLAŞMA”

Araştırmada 2017 yılı 9. Sınıf Tarih ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarının 2016 kitaplarına göre pozitivist bilim anlayışına ve evrensel değerlere daha mesafeli söylemler kullandığı sonucu varılıyor. Raporda şu örneklere yer veriliyor:

“Tarih Biliminin Yöntemi” (2016, s.15)

“Eğer tarihi bilimsellikten uzak, olayları ve olguları olduğu gibi değil de geçmişi yerme ya da övme biçiminde öğretirsek bireyler ve toplum içinde bulunduğu koşulların bilincine varamaz; ekonomik, siyasal, dinsel ve etnik kavgalarla geçmişte pek çok örneği görülen bir
kargaşa ortamına sürüklenir.” (2016, s.27)

“Tarih Biliminin Bakışı” (2017, s.15)

“Beşeri bilimlerin temelindeki ilke, pratik yol gösterici sonuçlar çıkarmak değil, insanlığın düşündükleri ve yaptıklarının değerli kabul edilerek, tanınması ve korunmasıdır.” (2017, s.15)

“Yer çekimi olmasaydı, dünya güneşe daha yakın olsaydı, dünyanın ekseni eğik olmasaydı, dünyanın dönüş hızı daha yavaş olsaydı, atmosferin kalınlığı daha ince olsaydı ne gibi problemler olurdu?” (9. Sınıf DKAB, 2017, s.29)

“Din; evrenin var oluşu, canlıların doğumu, ölümü ve ölümden sonraki süreçleri ile ilgili pek çok soruya cevap vermektedir.” (2017, s.16)

“TOPLUMSAL HAYATI DÜZENLEYİCİ OLARAK DİN VE KUR’AN”

Rapora göre 2016 ve 2017 yılları 9. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitapları arasında en belirgin farklardan biri, yeni kitapta dine toplumsal hayatın bir düzenleyicisi olarak merkezi bir rol atfedilmesi. 2016 yılı 9. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabında dinin toplumsal olmaktan çok spiritüel ve bireysel bir mesele olduğu özellikle vurgulanmamakla beraber, toplumsal düzenleyiciliğinden çok
spiritüel rolüne dair daha baskın bir anlatım olduğu ortaya koyuluyor. 2016 kitabında “Dinin İnsan Hayatındaki Yeri ve Önemi” (s.12) konusunda bir dine inanmak manevi bir ihtiyaç olarak tanımlanıyor; bireysel mutluluğa ve huzurlu bir yaşama bu şekilde erişmenin mümkün olduğu fikri aktarılıyor. 2017 kitabında ise, yine “Dinin İnsan Hayatındaki Yeri ve Önemi” başlıklı kısımda aşağıdaki örnekler bulunuyor:

“Din, insan hayatının ayrılmaz bir parçasıdır. İnsanın inanma ihtiyacını karşılayarak fıtratına uygun yaşamasını sağlayan din, getirdiği kurallarla da sosyal hayatı düzenler.” (2017, s.16)
“Din; evrenin var oluşu, canlıların doğumu, ölümü ve ölümden sonraki süreçleri ile ilgili pek çok soruya cevap vermektedir (….). Bu açıdan dinin sosyal yaşamda bireylerin hedeflerini doğru seçmesinde ve sosyal düzenin oluşmasında önemli bir rolü bulunmaktadır.” (2017, s.16)
Raporda dine insan hayatının ve toplumsal düzenin merkezi olarak atfedilen bu rolün “hem sekülerizm hem de evrensel değerler ile taban tabana zıt” olduğu yorumu yapılıyor.”

“DİNİN GÜNDELİK HAYATA UYGULANMASI GEREKLİLİĞİ”

Araştırmaya göre 2017 yılı 9. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabı, dinin toplumsal düzenleyiciliğine yaptığı vurguyla bağlantılı olarak aynı zamanda dinin gündelik hayatta birey tarafından uygulanması gerekliliğinin altını belirgin bir biçimde çiziyor Dolayısıyla, 2016 kitabına göre yeni kitapta çok daha “hayatın içinde bir İslam anlayışı” empoze edilmeye çalışılıyor.  Rapora göre Sünni İslamın pratikleri tüm topluma mal ediliyor ve gündelik hayattan pek çok örnek verilerek toplumdaki herkes tarafından uygulanan evrensel pratiklermişçesine aktarılıyor.

“SEKÜLER YAŞAM ANLAYIŞINI YOK SAYAN ÖN AKTİVİTELER”

Rapora göre 2017 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabının konu başlarında sık sık çocukların halihazırdaki dini bilgilerine dair çok özel veya bilinmesi zor sorular içeriyor ve bu durum söz konusu bilgilere aşina olmayan çocuklar için çok büyük bir pedagojik dezavantaj olmakla kalmayıp bu öğrencilerin bireysel ailevi değerlerini hiçe sayıyor. Bu sorulara verilebilecek bazı örnekler şunlardır:

• Çevrenizden üç kişiye “İnsan neden bir dine inanır?” sorusunu yöneltip aldığınız cevapları not ediniz (s.11)
• Ramazan ayında çevrenizde Kur’an okumayla ilgili farklı bir uygulama gözlemlediniz mi? (s.71)
• Kur’an-ı Kerim’i baştan sona kaç günde okursunuz? (s.71)
• Toplumumuzda Kur’an-ı Kerim’e verilen değerle ilgili gözlemleriniz nelerdir? (s.81)
• Ailenizde en fazla önem verilen prensipler nelerdir? (s.88)
• İnancınızın sahip oldunuz değerlere katkısı nedir? (s.89)
• İmam Maturidî ve onun görüşleri ile ilgili daha önce neler duydunuz? (s.115)
• Eş’arî’lik hakkında neler biliyorsunuz? (s.117)

Raporda toplumsal cinsiyete ait bulgular “Kadınların Görünürlüğünün Azalması”,  “Aile İçi İşbölümünde Cinsiyet Ayrımcılığı”, “Çalışma Hayatında ve Mesleklerde Toplumsal Cinsiyet Ayrımcılığı’ ve “Örtük Söylemlerde Cinsiyet Ayrımcılığı” konu başlıklarıyla örnekleniyor.

KADINLARIN GÖRÜNÜRLÜĞÜNÜN AZALMASI

9. Sınıf 2016 Tarih ders kitabında “Türklerde Tarih Yazıcılığı” başlığı altında kadınların tarih yazıcılığındaki rolü üzerine iki paragraf içermekteyken, 2017 kitabında böylesi bir tartışma bulunmuyor. 2016 kitabında çelişkili ifadeler ve “kadınlarımız” gibi cinsiyetçi kelimeler kullanılsa da kadınların tarih yazımından dışlandığı kabul edilerek “kadın tarihçiliğinin” önünün açılması için aşılması gereken en önemli engelin geleneksel tarih yazıcılığı olduğu ifade ediliyor.

KADINLARI SİYASİ OTORİTE VE GÜÇ SAHİBİ POZİSYONLARDA TEMSİL EDEN BÖLÜMLER ÇIKARILMIŞ

Rapora göre 9. Sınıf 2017 Tarih ders kitabında kadınları siyasi otorite ve güç sahibi pozisyonlarda temsil eden bölümlerin
çıkarıldığı da görülüyor. 2016 kitabında görülen aşağıdaki içerik 2017 kitabında çıkarılmış:

Kraliçenin yetkileri de krala yakındı. Aile resmi sözleşme ile kurulurdu. Tek eşle evlilik yaygındı. Kadın haklarına önem veren Hititler boşanma ve miras haklarını kadınlara da tanımışlardır. MÖ 1280 yılında imzalanan Kadeş Antlaşması metninde hem kralın hem de kraliçenin imzasına rastlanmıştır. (2016, s.69)

2016 kitabında kadınların siyasi otorite olarak temsil edildiği bölümlerden en önemlisi “Türk Toplumunda Kadının Yeri” bölümüyken 2017 kitabında böyle bir başlık bulunmuyor ve söz konusu başlıktaki içeriğin neredeyse tamamı 2017 kitabından çıkarılmış.

KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ VE KADIN HAKLARINA DAİR İFADELER DE ÇIKARILMIŞ

2016 yılı 9. Sınıf Tarih ders kitabında “Tek eşle evlilik geleneği vardı ve kadın erkek eşit haklara sahipti”, “Varlıklı ya da yoksul, kadın ya da erkek ayrımı yapılmadan bir arada yemek yenir, müzik eşliğinde dans edilir ve şarkılar söylenirdi”, “Özellikle kızlar ayak topu (tepük=futbol) oynamaktaydı”, “Kırgız kadınları erkekler gibi her işle uğraşırlar. İlme, sanata ve ahlaka son derece önem verilen ahilikte, kadınların da sosyal ve ekonomik hayatta önemli bir yeri olmuştur” ifadeleri yer alırken 2017 yılı 9. Sınıf Tarih ders kitabında aynı veya benzer konular içerilmekle beraber yukarıdaki bilgileri içeren benzer ifadeler bulunmuyor ve “kadın-erkek eşitliği” ifadesi kullanılmıyor.

NAMUS KELİMESİ GERİ DÖNDÜ

2016 yılı 9. Sınıf Tarih ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarında bulunmayan “kadının namusunun korunması gerekliliği” mesajı 2017 ders kitaplarında yer alıyor:

“İnsanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz, kadınları tanrının emaneti olarak aldınız. Sizin kadınlar üzerine hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır.” (2016, s.132)

“Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz, kadınları tanrının emaneti olarak aldınız ve onların namusunu Allah’ın emri ile helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerine hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakkı vardır.” (2017, s.153)

AİLE İÇİ İŞ BÖLÜMÜNDE CİNSİYET AYRIMCILIĞI

Rapora göre yenilenen 1. Sınıf Türkçe ders kitabındaki içeriklerde hem bir önceki kitaba, hem de diğer ders kitaplarına göre daha fazla cinsiyet ayrımcılığı içeren ögelerin yer alıyor. Bu duruma ilk örnek olarak, 2017 yılı 1. Sınıf Türkçe ders kitabında başlangıç metni olan “Odam Lokanta” (s.15) hikayesi ile ilk sayfalardan itibaren vurgulanan cinsiyete dayalı geleneksel rol dağılımı gösteriliyor. Etkinlik çalışmalarındaki “Hangi işlerde annene yardım ediyorsun?” (s.22), “Zeynep annesi ile pazara gitti.” (s.23) ve “Anneme yardım etmeye bayılırım.” (s.23) gibi ifadelerde görüldüğü gibi bu durum, ailede ev işlerinden sorumlu olan kişinin anne olduğu ön kabulüne dayanıyor.

2017 yılı 1. Sınıf Türkçe ders kitabında aile içindeki cinsiyetçi iş bölümünü vurgulayan bir diğer metin, makinelerin hayatımızı kolaylaştırdığını anlatmayı amaçlayan “Beberobo”. Her ne kadar metinde bebek bakımının çok daha kolay olacağına dair müjde annelere
ve babalara birlikte verilmiş olsa da, robotun sağladığı kolaylıklar sadece annelere yönelik olarak sunuluyor. Metinde, “bebek ağladığında
ve beşikten firar ettiğinde anneye seslenen hoparlör sistemi” ve “annenin istediği zaman bebeği ile uzaktan iletişim kurmasını sağlayan ekran” (s.131) gibi özellikleri sıralanan Beberobo’nun, babaya sağladığı kolaylıklara yönelik herhangi bir ifadeye yer verilmiyor.

ÖRTÜK SÖYLEMLERDE TOPLUMSAL CİNSİYET AYRIMCILIĞI

Araştırmaya göre 2017 yılı 5. Sınıf Türkçe ders kitabında “Eril ve milliyetçi bir dil” kullanılıyor ve sporun erkeklere yönelik bir aktivite olduğu anlatılıyor:

«Cirit oyunları, bir eğlence, bir yiğitlik ve çeviklik gösterisi, aynı zamanda bir atlı spordur(….). Güreş gibi, cirit de millî ve geleneksel bir “ata sporu” sayılır. Güreş, bir zamanlar “Türk gibi kuvvetli” sözüyle Türk gücünü nasıl dünyaya yaymış ve tanıtmışsa cirit oyunu da Türk
yiğitlerinin binicilikteki hünerinin, çevikliğinin, cesurluğunun sembolü olmuştur.» (2017, s.194)

İNSAN HAKLARI

İnsan hakları, inanç özgürlüğü, milli kimlik ve vatandaşlık konuları ile ilgili olarak 2016 ve 2017 ders kitapları arasında farklılıklar en belirgin şekliyle 9. Sınıf Tarih ve 9. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarında ortaya çıkıyor. 2016 ders kitaplarında evrensel insan hakları söylemi varken, 2017 kitaplarında insan hakları göreceli bir kavram olarak inşa ediliyor.

YENİ BİR MİLLİ KİMLİK İNŞASI

Rapora göre 15 Temmuz anlatısı, yeni bir ulus söylemi ve milli kimlik inşa etme aracı olarak 2017 yılı 5. Sınıf Türkçe ve 9. Sınıf Tarih kitaplarında kullanıldığı görülüyor. Bu söylem, bir yandan etno-dinsel vurguya sahipken, diğer yandan militarist ve eril bir dil aracılığıyla aktarılıyor.

AYRIMCI VE EŞİTSİZLİĞİ ARTIRICI SÖYLEMLER ARTTI

Raporun sonuç bölümünde sekülerizm konusunda 9. Sınıf Tarih ve 9. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarında, toplumsal cinsiyet konusunda ise 1. Sınıf Türkçe, 5. Sınıf Türkçe ve 9. Sınıf Tarih kitaplarında önemli değişikliklerin olduğunun görüldüğü belirtildi. Raporda, “Bu kavramların ele alınışı ile ilgili farklılıklar, 2017 yılı kitaplarında çok daha sorunlu içerikler olduğunu göstermektedir. 2016 yılı kitaplarının bu kavramlara dair tamamen olumlu örnekleri içerdiği iddia edilmemekle birlikte, yeni kitapların eğitimde daha ayrımcı ve eşitsizlikleri artırıcı bir söylem kullandığı sonucuna varılmıştır” denildi.

SEKÜLER VE TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİKÇİ DERS KİTAPLARI İÇİN ÖNERİLER

Araştırma bulguları ışığında, ders kitaplarının daha çoğulcu ve toplumsal cinsiyet eşitlikçi nitelikler taşıyabilmesi için aşağıdaki değişiklikler önerildi:

• Zorunlu din dersi kitaplarının içeriği, düşünce ve inanç özgürlüğünü temel alarak her türlü din
ve inanç gruplarına eşit mesafede olacak, bir dinin diğeri üzerindeki baskınlığını önleyecek ve
her türlü hak ihlalini engellemeyi amaçlayacak şekilde düzenlenmelidir.
• Din, toplumsal hayatı düzenleyen bir olgu olarak değil, düşünce, inanç ve vicdan özgürlüğü
bağlamında ele alınmalıdır.
• Ders kitaplarının içeriği, bilimsel ve evrensel değerleri temel almalıdır.
• Meşruiyetini dinden alan siyasi otorite figürü vurgusu kaldırılmalı; iktidar ve yönetim
biçimlerini ele alan konular, eleştirel düşünmeyi sağlayarak özgürlük ve demokrasi gibi
değerleri pekiştirecek yönde aktarılmalıdır.
• Ders kitaplarından cinsiyete dayalı işbölümü mesajı veren görsel ve ifadelerin tümü çıkarılmalı,
kitaplar kadınlarla özdeşleştirilen geleneksel rol kalıplarını kıran içeriklerden oluşmalıdır.
• Ders kitaplarında sadece çekirdek aile ve geniş aile temsillerine yer verilmemeli, anne veya
babanın bekâr olabileceği düşünülerek farklı aile temsilleri de yer almalıdır.
• Ders kitaplarında aile merkezli konu anlatımının ağırlığı azaltılmalıdır.
• Ders kitaplarında sadece heteronormatif kabullerle kurulan birey karakterleri ve aile
temsilleri yer almamalı, heteronormatiflik dışı alternatif kimliklerin varlığı göz önünde
bulundurulmalıdır.
• Ders kitaplarından cinsiyetçi terimler tamamen çıkarılmalı, bunların yerine cinsiyetsiz kelimeler
ve tamlamalar kullanılmalıdır.
• Ders kitaplarında kalıplaşmış toplumsal cinsiyet rollerini meslekler üzerinden pekiştiren
görseller kullanılmamalı, kadınlar ve erkekler bu kalıplaşmış rolleri kırmaya yönelik farklı
mesleklerde temsil edilmelidir.
• Ders kitaplarından, özellikle askerlik, kahramanlık ve şehitlik gibi militarist özelliklerin
erkekliğe içkin olarak tanımlanması yoluyla erkekliği yücelten içerikler tamamen kaldırılmalıdır.
• İlköğretimin ilk yılından itibaren ders kitaplarına “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” başlığı altında
toplumsal cinsiyet eşitliği bilincini aşılayacak üniteler/temalar eklenmelidir.

dokuz8HABER’i takip edin

Video