Diyanet’ten ‘Türkçe ezan ve ibadet’ tartışmasına ilişkin açıklama

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Şeb-i Arus töreninin ardından başlayan ‘Türkçe ibadet’ tartışmasına, Diyanet İşleri Başkanlığı da katıldı. Diyanet, “Ezanın asli şekli dışında başka bir dille okunması caiz değildir” açıklamasında bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Mevlana’nın ölümünün 747’nci yıl dönümünde düzenlediği Şeb-i Arus töreninde Türkçe Kur’an okunması üzerine başlayan tartışmalara dair Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan açıklama geldi.

Açıklamada, “Son günlerde kamuoyunda ezanın Türkçe okunması, Kur’an-ı Kerim mealinin Kur’an-Kerim gibi tilavet edilmesi ve bu bağlamda Türkçe ibadet konularının tartışıldığı” hatırlatıldı.

“TERCÜME KUR’AN DEĞİLDİR”

Kur’an-Kerim’in Arapça olarak indirildiği, ‘başka lafızlarla ifade edilen mananın Kur’an-ı Kerim olmadığını’ savunan Diyanet İşleri Başkanlığı açıklamada özetle şu ifadelere yer verdi:

“Kur’an-ı Kerim’in tercümesine ‘Kur’an’ denilemeyeceği ve tercümesinin Kur’an hükmünde olmadığı konusunda İslam alimleri görüş birliği içindedir. Kur’an-ı Kerim’in meal ve tefsirlerini okumak gerekli olmakla birlikte okunan bu tercümelerin Kur’an olarak isimlendirilmesi caiz olmadığı gibi mealin Kur’an yerine okunması da doğru değildir. İbadet olarak okunduğunda Kur’an asli lafızlarıyla okunmalıdır. Kur’an’ın meal, tercüme ve tefsirlerini okumanın hükmü başka, bu tercümeleri Kur’an yerine koymanın ve Kur’an hükmünde tutmanın hükmü ise bambaşkadır.”

“BAŞKA DİLLE OKUNMASI CAİZ DEĞİL”

Ezanın özgün şekliyle okunması gerektiği konusunda 15 asırlık bir gelenek ve ittifakın olduğunu savunan Diyanet İşleri Başkanlığı açıklamasında, “Ezan, İslam’ın şiarı ve namaza davet olduğundan değişik dilleri konuşan Müslümanların hepsine bu davetin ulaştırılması, ancak yine hepsinin ortak bilincine hitap etmekle olur ki, bu da ezanın bilinen asli lafızlarıyla yani Arapça olarak okunmasıyla gerçekleşir. Bu itibarla ezanın asli şekli dışında başka bir dille okunması caiz değildir” ifadeleri kullanıldı.