28 Ekim 2020, Çarşamba

Fatma Kaplan Hürriyet: Uygulanabilir bir deprem planı yok

Diren ÇelikBütün yazıları

Diren Çelik/@gasteci_

Türkiye’de yaşanan en büyük afetlerden biri olan 17 Ağustos felaketinin ardından 21 yıl geçti ancak depremin merkez üssü olan Kocaeli’de hala depremin izleri duruyor. 24 Haziran seçimlerinde göreve gelen İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ile 18 bin kişinin hayatını kaybettiği depremin 21’nci yıl dönümünde bir araya gelerek geçtiğimiz yıl meclisten geçen imar affının deprem bölgesi olan Kocaeli’de uygulanması ile ilgili konuştuk.

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, büyük depremin üzerinden 21 yıl geçmesine rağmen gerekli dersin çıkarılmadığını ve hazırlığın yapılmadığını söyledi.

“DEPREMDEN HEMEN SONRA YAPILMASI GEREKENLER YAPILMADI”

Dokuz8Haber’den Diren Çelik’e konuşan özel açıklamalarda bulunan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, ”Hasarlı binaların yıkımı çok gecikti, uzun yıllar sürüncemede kaldı. Depremden hemen sonra tamamlanmalıydı. Belediye başkanı olduktan sonra bize ulaşan yazıda valilik ve bakanlık tarafından tespit edilmiş ağır hasarlı binaların yıkılması gerektiği yazıyordu. Sordum; ‘neden biz yıkıyoruz, neden bu zamana kaldı?’ diye. Daha önce bakanlık yıkacakmış siyaset devreye girdiği için top büyükşehire atılmış büyükşehirler de ilçe belediyelere atmış topu. Kaç sene sonra hala bu binaların yıkılmadığını ve içerisinde insanların oturduğunu konuşuyoruz” dedi.

“VATANDAŞIN GİDECEK YERİ YOK”

Yurttaşların oldukça zor durumda olduğunu belirten Hürriyet, “Biz tek tek vatandaşları ikna ederek yıkılması gerekenleri yıkmaya çalışıyoruz ancak daha yıkamadığımız yerler var, vatandaşın gidecek yeri yok. Kimisinin işi gücü yok. Böyle bir destek verilmemiş bu insanlara bir de bunun üzerine imar affı çıktı. Duyulduğu an imar affı kapsamına alınan birçok bina oldu. Bunlar yönetmeliklerle mi dizayn edildi? Bunların hiçbirini bilmiyoruz. Bunların sıkıntısını sonradan yaşayacağız. Olası bir depremde bu binaların yıkıcı etkisinin olması kuvvetle muhtemel. Teknik adamlar ve kendi birimlerimizdeki mühendis arkadaşlarla yaptığımız istişareler ne yazık ki bu durumun yıkıcı etkisi olacağını fikir beyan ettiler. Ben de bu fikirlere katılıyorum. Bazen imar affına ihtiyaç duyulsa da bazı uyanıklar tarafından bu kötüye kullanıldı” şeklinde konuştu.

“DÜŞÜNÜLÜP TARTIŞILDI MI?”

Deprem planlamasıyla ilgili de sorularımıza yanıt veren Başkan Hürriyet, “İmar Barışı düşünüldü mü?, tartışıldı mı çıkmadan önce? Tabi bunu Ankara bilir ancak alelacele sırf siyaseten yapılan bir iş olduğu ortada. Deprem planlamasının en önemli noktası toplanma yeridir. Peki hiçbir yerde toplanma alanı görüyor muyuz? Depremden sonra asli olarak yapılması gereken buydu. Kağıt üzerinde toplanma yerleri var ama ya üzerine bina koyulmuş ya da bir şeyler ile çevrilmiş” ifadelerini kullandı.

“BU TARZ ÖNLEMLER ALINMALIYDI”

Toplanma alanları üzerine de konuşan Temizkan, “Belediye binasının altında resmi yer olarak park, toplanma alanı olarak görülüyor. Oraya güneş enerjili sistem yaptık. Deprem anında toplanınca ihtiyacı karşılaması için basit pratik bir çözüm ama önemli bir nokta. Bunun gibi önlemler alınmalı. Binaların statiğinin, imar izinlerinin deprem kuşağına uygun dizayn edilmesi gerekiyor. Geçmişte öyle şeylere onay verilmiş ki; en son çok tartışılan çatı piyesler zaman zaman kötü niyetli müteahhitlerin yarattığı sıkıntılar var” dedi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM FIRSATI KAÇIRILDI”

Depremden sonra gerekli önlemlerin alınmadığının altını çizen Hürriyet, “Depremden sonra onay verilen binalarda durum ne olacak onu maalesef depremle birlikte göreceğiz. İzmit’te uygulanabilir deprem eylem planı yok. Depremden sonra kentin yeniden yapılması, kentsel dönüşüm fırsatı kaçırıldı. Adliyenin karşısındaki birbirinden ayrılmış binalar var ve bu binalar hasarlı kapsamına alınmadı. O dönemde alelacele raporlar verildi” dedi.

TMMOB’a bağlı Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Niyazi Temizkan, 17 Ağustos 1999 depreminin ardından 21 yılda kentte yapılanları dokuz8HABER için anlattı. Oda Başkanı Temizkan, “Kocaeli’de hala 28 ağır hasarlı binalar var ve bu binaların 26’sında aileler yaşıyor” ifadelerini kullandı.

Temizkan açıklamasında “17 Ağustos 1999 depreminden sonra ilk olarak imar planına esas jeolojik ve jeoteknik etütler yapıldı ancak bunların revize edilmesi gerekiyor. Daha sonra Mahalle Afet Gönüllüleri’nin oluşturduğu arama kurtarma ekipleri ve bu mahallelerin bir kısmında deprem sırasında ihtiyaç duyulan malzemelerin bulunduğu konteynerler yerleştirildi ancak bu konteynerlerin çoğu yok şu anda” ifadelerini kullandı. Temizkan, depremin ardından Büyükşehir Belediyesi’nin kurduğu sismolojik izleme ve deprem eğitim merkezlerinin açıldığını da belirtti.

“SAHİ 21 YILDA NE YAPTINIZ?”

Temizkan depremin ardından kentte çok fazla bir şey yapılmadığını, olası depremler için alınan önlemlerin yetersiz kaldığını vurgulayarak “Bu yüzden diyoruz ki sahi siz 21 yılda ne yaptınız?” ifadelerini kullandı. Temizkan, Kocaeli’de hala 28 ağır hasarlı binanın olduğunu söyleyerek, bunlardan 26’sında ailelerin hala yaşamını sürdürdüğünü ifade etti. Temizkan, bin 500 orta hasarlı binada yine can güvenliği olmamasına rağmen ailelerin ikamet ettiğini vurguladı.

Temizkan,kentte  yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı:

1-Üzerinden 16 yıl geçmiş olan Deprem Şurası’nın ikincisi, güncel bilimsel ve teknik gelişmeler ve ihtiyaçlar ışığında, her görüşten ve kesimden insanın katılımı ile ivedilikle toplanmalı; doğa ve insan kaynaklı afetlerin olumsuz etkilerine karşı,  afet risk azatlımı ve yönetimi sisteminin inşası için gerekli eylemleri, iş programı ve zaman cetvelini de içeren stratejik plan oluşturulmalıdır. Bu planın izleme ve değerlendirmesi ilgili kamu kurumlarının yanı sıra meslek odalarının da yer aldığı bir grup tarafından gerçekleştirilmeli ve kamuoyuna belirli periyotlar da açıklamalar yapılmalıdır.

2- Ülkemizdeki afet risk azatlımı ve yönetimi sisteminin kurulması ve işletilmesi için gerekli çalışmalar katılımcı ve çevreye duyarlılık temelinde sürdürülmelidir. Tüm yönetim düzeylerinde afet riskinin azaltılması anlayışı ve yönetimi yaygınlaştırılmalı; afet risklerine karşı toplumun her kesiminde bilinç düzeyinin yükseltilmesi hedeflenmelidir.

3- “İmar Barışı”, “Fay Zonları, Dere Yatakları ile Heyelanları Alanları Yapılaşmaya Açan Uygulamalar” ve  “Kanal İstanbul” gibi süreci bölen ve aksatan politikalardan vazgeçilmeli, bir yandan da afet risk azatlımı ve yönetimi sisteminin gerektirdiği yapısal düzenlemeler bir devlet politikası kararlılığında hayata geçirilmeli; sürekli ve sistematik olmalı ve toplumsal farkındalığı artırmalıdır.

4- risk azaltma odaklı bütünleşik bir afet yönetiminin ana hatlarını içerecek şekilde düzenlenecek bir çatı yasa altında afet mevzuatı yeniden yapılandırılmalı; diğer ülkelerde de örneğine rastlanan, deprem özelindeki çalışmalara referans olacak bir “FAY YASASI” kazandırılmalı; planlama ve yapılaşma açısından “Diri Fay Haritası Kullanımına” ve “Yüzey Faylanması Tehlikesinin Değerlendirilmesine” ilişkin alt mevzuatı oluşturulmalıdır.

5-Afet mevzuatı yeniden yapılandırılırken İmar ve Yapı Üretim ve Denetim Kanunu” yeniden yapılandırılmalı; bu süreçte imar, yapı üretim ve denetim ile afet mevzuatı arasındaki kopukluk giderilerek her iki mevzuat risk azaltma odaklı afet yönetim sistemi içerisinde birbirine entegre olarak çalışır hale getirilmelidir.

6- Mevcut afet yönetim yapısı içinde,  afet yönetiminin her aşamasındaki (risk ve zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme) görev, yetki ve sorumluluklar arasında akılcı dengeler, rol ve görev dağılımları oluşturulamamış; etkili ve verimli bir yönetim yapısı geliştirilememiştir. Bu nedenle risk azaltma odaklı afet yönetim sisteminin kurumsal yapılanması yeniden düzenlenmeli; halen bir bakanlığa bağlı başkanlık konumunda faaliyetlerini sürdüren Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığının “eşgüdüm merkezi” olması, Deprem Araştırma Daire Başkanlığının tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi MTA genel Müdürlüğüne bağlanması sağlanmalıdır.

7- Deprem, taşkın, çığ düşmesi, heyelan vb. her afet durumunda ortaya çıkan tablo aynıdır; afeti yaratan koşulların bir parçası olan “kalitesiz yapı stoğu” olduğu gerçeğidir. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’a dayalı kentsel dönüşüm projeleri, ülkenin 18 kenti, 80’ni aşkın ilçesi, 502’i aşkın köyünün doğrudan fay hattı ve zonları üstüne oturduğu gerçeğinden hareketle ülkenin afet/deprem öncelikleri dikkate alınarak hayata geçirilmesi sağlanmalı; ekonomik teşvikler dahil yapı stokunun afetlere karşı dayanıklılığını sağlamak üzere güçlendirilmesi ve yenilenmesi için tedbirler geliştirilmeli ve afetlere dayanıklı yapı stoğu oluşturulmalıdır.

9- Ülkemizde sayıları 500’ün üzerinde olduğu tahmin edilen ve deprem üreten fay hatları ve zonlarına ilişkin özel jeolojik araştırmalar ve projeler teşvik edilmeli, bu konuda yetişmiş insan kaynağı geliştirilmesi çalışmalarına ağırlık verilmelidir.

10-Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yaptığı yanlış düzenleme ve uygulamalar sonucunda; vatandaştan ücretini peşin alan ancak karşılığında başta zemin ve temel etütleri olmak üzere “etüt ve projelerin” izleme, kontrol ve denetim faaliyetini yerine getirmeyen “yapı denetim sistemi” uygulamalarından vaz geçilmeli, etüt ve projelerin hazırlanması ile yapı üretim süreçlerinin tamamının fenni mesul yapı denetim firmaları tarafından yapıldığı bir sistem kurulmalıdır.

12-Beton lobisinin topluma dayattığı sağlıksız ve güvensiz bir çevrede yaşam sistemine karşı, sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşam hakkı ve barınma sorunu; temel bir insan hakkı olduğu gerçeği çerçevesinde yeniden ele alınmalıdır.

“TÜRKİYE’DE KAÇAK YAPI ORANI YÜZDE 67”

1990 yılından beri Türkiye’de yaşamını sürdüren Japon Deprem Uzmanı ve mimar Yoshinori Moriwaki de gazetemize özel yaptığı açıklamada, “Türkiye’de yüzde 67 civarında kaçak yapılar var. Bu yapılar kaçak ve kontrolsüz.Bu yüzden 17 Ağustos’ta yıkı ve can kaybı çok fazla oldu. Deprem öncesi ve deprem sonrası kaçak yapıların bilim ve tekniğe uygun hale getirilmesi gerekiyor.  Devletin ya da dışarıdan gelecek yardımların  3 günlük sürede enkaz yerine gelmesi  mümkün olmayabilir. Bu nedenle Deprem sonrasında kullanılmak üzere 3 günlük su, yiyecek ve hayati ihtiyaçların deprem çantası içerisine hazırlanması gerekiyor” dedi.

Moriwaki, deprem olduğu sırada alınacak önlemler kapsamında, özellikle evdeki dolap, çamaşır makinası gibi depremden zarar görse de tamamen bütünlüğünü kaybetmeyecek eşyaların yanında yaşam üçgeni oluşturulacak şekilde cenin pozisyonunda beklenmesi gerektiğini açıkladı.

Sorumuz üzerine imar affının kaçak binaların affı anlamına gelebileceğini ve bunun deprem gerçekliği ile uyuşmadığını kaçak binaların affı ile depreme karşı alınabilecek tedbirlerin de zayıflatılmış olduğunu belirtti.

 

Son Haberler

İngiltere’de 24 saatte 367 kişi hayatını kaybetti

İngiltere'de son 24 saatte 367 kişi koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Bu son 5 ayın en yüksek günlük vefat sayısı oldu. Koronavirüsün (Covid-19) Avrupa'da en hızlı...

Erdoğan ile Putin telefon görüşmesi yaptı

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasında gerçekleşen telefonda görüşmesinde, Suriye ve Karabağ konularının ele alındığı aktarıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet...

Konya’da koruma kararı aldıran kadın ve annesi öldürüldü

Konya'da anne ve kızının içinde bulunduğu otomobile silahlı saldırıda bulunuldu. Olaydan 2 saat önce eski nişanlısı olan erkeğe yönelik koruma kararı başvurusu yapan Büşra...

FIFA Başkanı Infantino’nun koronavirüse yakalandığı açıklandı

Koronavirüs testi pozitif çıkan FIFA Başkanı Gianni Infantino'nun, 10 sürecince karantina kalacağı aktarıldı. FIFA Başkanı Gianni Infantino, koronavirüse (Covid-19) yakalandı. FIFA'dan yapılan açıklamaya göre, 50 yaşındaki...

Çok Okunanlar

MAK Danışmanlık’ın seçim anketi: Barajı yalnızca 3 parti geçiyor

MAK Danışmanlık, son seçim anketine göre, olası bir seçimde yalnızca AKP, CHP ve İYİ Parti yüzde 10'luk seçim barajını...

Muhittin Böcek’in sağlık durumuna ilişkin yeni açıklama

Koronavirüs tedavisinin ardından akciğerlerindeki hasar nedeniyle yoğun bakımda tedavisi süren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in sağlık durumu hakkında...

Barbaros Şansal ve Yıldırım Mayruk, şirketlerini kapattı

Modacı Yıldırım Mayruk ve Barbaros Şansal, Türkiye'deki şirketlerini kapattığını açıkladı. Açıklamada,  "Zoruyla, zorluğuyla ancak onur ve gururla sürdürdüğümüz mesleğimizin...

Hatay’da patlama meydana geldi

Hatay'ın İskenderun ilçe merkezinde patlama meydana geldi, olay yerine çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Hatay'ın İskenderun...

Trabzon’a hakaret eden CHP’li İlayda Kılınç görevden alındı

Fenerbahçe-Trabzonspor karşılaşmasından önce Trabzon'a hakaret içeren paylaşım yapan CHP Isparta Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı İlayda Kılınç'ın görevinden alındığı aktarıldı. CHP...

Meteoroloji uyardı: Dört ilde sağanak yağış bekleniyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan duyuruya göre, gece Edirne ve Kırklareli çevreleri ile yarın öğle saatlerinden sonra İzmir ve Manisa...

Sokak röportajında iktidarı eleştirince evi basılarak gözaltına alındı

Antalya'da yapılan bir sokak röportajında iktidarı eleştiren İsmail Demirbaş, evi basılarak gözaltına alındı. Demirtaş yaşadığı gözaltı sürecini anlattı ve...

Avrasya Araştırma’nın son seçim anketi: Davutoğlu ve Babacan yükselişe geçti

Avrasya Araştırma Merkezi'nin son seçim anketine göre, Gelecek ve DEVA partilerinin oy oranlarında, önceki anketlere oranla yüzde 1-1,5'luk yükseliş...

Sağlık Bakanlığı evde karantina süresini güncelledi

Sağlık Bakanlığı, koronavirüs tespit edilen kişilerin evde izolasyon sürelerine ilişkin güncelleme yaptı. Buna göre, pozitif vakalarda PCR alındığı günden...

Gözden Kaçmasın