GÜNDEM

Genel-İş Sendikası’nın Urla’daki taşınmazı önce sit statüsünden çıkarıldı, sonra ‘acele kamulaştırıldı’: “Turizm işletmeleriyle işgal edecekler” tepkisi

Cumhurbaşkanlığı eliyle Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Genel-İş Sendikası’nın İzmir Urla’daki özel mülküne el koyuluyor. Genel-İş Sendikası’nın kullanımı için tahsis edilmiş taşınmaz için “acele kamulaştırma” kararı çıkarıldı. DİSK, konuyu bir basın açıklamasıyla kınadı ve “Turizm işletmeleriyle işgal edecekler” dedi: “Bunun adı özel çıkarlar için kamusal yararın yok sayılmasıdır.”

Arazi, 1975 yılında işçilerin kullanımı için tahsis edildi. Ancak arazi sit statüsünde olduğu için işçiler tarafından kullanılamıyordu.

Arazi, 13 Eylül 2019’da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle önce sit statüsünden çıkartıldı, ardından da 25 Ocak’ta yine Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kamulaştırıldı.

DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu, Genel-İş Sendikası’na ait İzmir Urla’daki taşınmazlara yönelik “acele kamulaştırma” kararı ile ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı.

“KAMU, BU BÖLGEDE KURULACAK TURİZM TESİSLERİNİ İŞLETECEK BİR AVUÇ YANDAŞ ŞİRKET MİDİR?”

Açıklama şöyle:

“Genel-İş sendikamızın kurucusu ve DİSK’in unutulmaz Genel Başkanı Abdullah Baştürk tarafından 1975 yılında işçilere kazandırılan İzmir Urla’daki 61 dönüm büyüklüğündeki taşınmaza hukuk dışı biçimde el konulmak istenmektedir.

Bunca yıldır SİT alanı statüsünde olan ve işçiler için herhangi bir tesisin yapımına izin verilmeyen taşınmaz, 13 Eylül 2019’da bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle SİT alanı statüsünden çıkarılmış, 25 Ocak 2020 Cumartesi günü ise Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kamulaştırılmıştır.

Alınan “acele kamulaştırma” kararı ile sadece işçilere ait Abdullah Baştürk’ün emaneti arazi değil, bölge köylülerine ait arazilere de el konulmuştur. Acele kamulaştırma için geçerli “yurt savunması, kamu yararı ve kamu düzeninin korunması” koşullarının hiçbirisi sağlanmadan bu arazilere el konulması büyük bir hukuksuzluktur, akıl tutulmasıdır.

İşçilerin ve köylülerin arazilerine alelacele el koyanların “kamu” ile kast ettiği işçiler ve köylüler değilse kimdir? “Kamu”, bu bölgede lüks tesisler inşa edecek inşaat şirketleri midir? “Kamu”, bu bölgede kurulacak turizm tesislerini işletecek bir avuç yandaş şirket midir?

Bu ülkenin tüm değer ve güzelliklerini üreten işçilerin ve köylülerin varlıklarına el konulup, bir avuç yandaşa aktarılmasında “kamu yararı” yoktur. Aksine, işçilerin köylülerin faydalanabilecekleri kıyılar, onların asla erişemeyecekleri turizm işletmeleriyle işgal edilecektir. Bunun adı kamulaştırma değil, özel çıkarlar için kamusal yararın yok sayılmasıdır.

12 Eylül darbecilerinin izinden giderek, DİSK’in ve DİSK üyesi sendikaların malvarlıklarına el koymaya kalkanları, işçilerin alınterine el uzatmaya çalışanları uyarıyoruz. Bazı kişi ve gruplara menfaat sağlamaktan başka hiçbir anlamı ve amacı olmayan bu hukuksuz uygulamadan derhal vazgeçin.

DİSK olarak, bedeli ne olursa olsun işçilerin, köylülerin ve Genel-İş Sendikamızın haklarına ve Genel Başkanımız Abdullah Baştürk’ün emanetine sahip çıkacağız.”

dokuz8HABER’i takip edin

Video