Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları A Spor yorumcusu Erman Toroğlu’nun Romanlara yönelik sarf ettiği nefret söylemlerini meclis gündemine taşıdı.

HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, Gaziantep FK’nın teknik direktörü Marius Sumudica’yı eleştirirken ırkçı ifadeler kullanan ASPOR yorumcusu Erman Toroğlu hakkında, TBMM Başkanlığına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması için soru önergesi verdi.
Hatimoğulları’nın konuyla ilgili TBMM Başkanlığına sunmuş olduğu soru önergesinin tam metni şu şekildedir;
“9 Ocak 2021 tarihinde A Spor yorumcusu, eski hakem Erman Toroğlu’nun Gaziantep Futbol Kulübü teknik direktörü Marius Sumudica’yı eleştirirken sarf ettiği “Böyle çingenelik olur mu… ” sözleri dolayısıyla Roman STK’ları tarafından eleştirilmiş, kullanılan nefret dili birçok kesim tarafından kınanmıştır.
Türkiye’de bulunan yaklaşık 5 milyon Roman, Dom, Lom ve Abdal gruplarının ön yargıları besleyen, ayıran, ayrıştıran, hakaret eden tüm söylemlerin caydırıcı bir şekilde yasaklanmasını ve ön yargılardan uzak, birlikte bir yaşamı sürdürebilmeyi destekleyecek yasal adımların atılması, nefret suçlarının cezalandırılması talepleri vardır. Etnik kimliklerden kaynaklı yaşanan her türlü ayrımcılık, ötekileştirme, baskı ve şiddete dair etkin politikalar geliştirilmelidir.
Hrant Dink Vakfı tarafından hazırlanan ‘Medyada Nefret Söylemi ve Ayrımcı Söylem 2019 Raporu’na göre; Türkiye yazılı basınında farklı etnik, dinî ve ulusal kimliklere yönelik günde 17’den fazla 2019 yılının toplamında ise nefret söylemi içeren 4 bin 364 haber ve köşe yazısı tespit edilmiştir. 80 farklı grup hakkında 5 bin 515 nefret söylemi içeren bu metinlerin yüzde 49’unun ulusal yüzde 51’inin ise yerel gazeteler tarafından üretildiği ifade edilmiştir.
Bu bağlamda;
1- Erman Toroğlu ve A Spora Romanlara yönelik nefret söylemleri nedeniyle herhangi bir cezai yaptırım uygulanacak mıdır? Gerekli adımlar atılmış mıdır?
2- Romanların yaşadığı ayrımcılık ve ötekileştirmeyi engellemek üzere medyada kullanılan nefret suçu niteliğindeki söylemlerin etkin bir şekilde cezai yaptırıma tabi olması için politikalar geliştirecek misiniz?
3- Ayrımcılıktan uzak bir şekilde birlikte yaşamı sürdürebilmeyi destekleyecek yasal adımların atılması için ilgili Bakanlıklarla birlikte çalışmalarınız var mıdır?
4- Son beş yılda hangi basın ve yayın kuruluşuna veya kişilere nefret söylemleri nedeniyle ne tür cezai yaptırımlar uygulanmıştır?
5- Yazılı, görsel ve sosyal medyada yer alan nefret söylemlerindeki artışın uygulanan cezasızlık politikasıyla ilgili olduğunu düşünüyor musunuz?
6- Medyadaki söz konusu nefret söylemlerini önlemek Bakanlığınızın görevi değil midir?
7- Hükümetin kullandığı dilin ve yürüttüğü güvenlikçi politikaların medyada yer alan nefret söylemlerinin önünü açtığını düşünüyor musunuz?
8- Medyada nefret dili kullanılan ayrımcı ve düşmanlaştırıcı söylemlere karşı neden duyarsız kalınmaktadır?
9- Türkiye’de farklı etnik kimliklere, mültecilere ve diğer kesimlere yönelik yazılı, görsel ve sosyal medyada kullanılan nefret söylemlerinin önüne geçilmesi için çalışmalarınız var mıdır?”