Anayasa Mahkemesi, tutuklu üniversite öğrencisi Fırat Can’ın İstanbul Maslak Sevk Bölüğü’nde yaşadığı işkenceyle ilgili verilen para cezasını caydırıcı bulmadı.

Anayasa Mahkemesi, ‘ terör örgütü üyeliği’ iddiasıyla Kırklareli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan üniversite öğrencisi Fırat Can’ın İstanbul’a sevk edilirken yaşadığı işkenceyle ilgili verilen mahkeme kararını caydırıcı bulmadı.
ANKA’da alan habere göre, işkence yaptığı tespit edilen uzman çavuşa verilen cezanın Can’ın mağduriyetini gidermediğine dikkat çeken Yüksek Mahkeme, “(Karar) Cezalandırılmasını sağlayabilecek şekilde etkili olmaması ve makul süratle tamamlanmaması nedenleriyle eziyet yasağının maddi ve usul boyutu ihlal edilmiştir” dedi.
Kırklareli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ‘terör örgütü üyeliği’ suçlamasıyla tutuklu bulunan Fırat Can, öğrencisi olduğu Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde sınava girmek için 11 Haziran 2007 tarihinde İstanbul’a sevk edildi.

YÜZÜKLERİNİN DE GASP EDİLDİĞİ SÖYLEDİ

Can, cezaevine döndüğünde İstanbul Maslak Sevk Bölüğü’nde işkenceye maruz kaldığını ve izlerinin tespit edilmesi için adli tıbba gönderilmesini isteyerek, 2 altın ve 2 gümüş yüzüğünün de kendisine işkence yapan asker tarafından gasp edildiğini söyledi. Can, askerlerin kendisini tuvalete götürdüğünü ve burada işkence ettiğini belirterek uzman çavuş ve 10 asker hakkında şikayetçi oldu.
Can aynı gün cezaevi doktoruna muayene oldu. Muayenede Can’ın dudağının sağ üstünde sıyrık, sol kolunda ödem ve hasar, sağ kaburgasında ağrı, sağ koltuk altında darbeye bağlı yaygın kanlanma vb. işkence izleri tespit edildi. Can, 12 Haziran 2007 tarihinde savcılığa kendisine işkence yapan askerler hakkında suç duyurusunda bulundu. Şikayet sonrası Can’a bir muayene de Kırklareli Devlet Hastanesi’nde yapıldı ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralar tespit edildi.
Soruşturma sonucunda Can’na işkence yapan askerlerden birinin uzman çavuş M.N.T. olduğu belirlendi. M.N.T. savcılığa verdiği ifadesinde Can’ın yüzüklerini cezaevi idaresine teslim edildiğini ve onun darp edilmediğini söyledi. M.N.T. Can’ın sevki sırasında hangi askerlerin görevli olduğunu hatırlamadığını belirtti.

KASTEN ADAM YARALAMA SUÇUNDAN İDDİANAME HAZIRLANDI

Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı, uzman çavuş M.N.T. hakkında 25 Şubat 2009 tarihinde nüfuzunu kötüye kullanmak suretiyle kasten adam yaralamak suçundan iddianame hazırladı. Savcılık iddianamesinde Can’ı doğrulayacak nitelikte bulgular olduğunu kaydederek, uzman çavuş M.N.T. üzerine atılı kasten adam yaralama suçunu işlediği değerlendirmesinde bulundu.
Eyüp 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde M.N.T.’nin yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında mahkeme yetkisizlik kararıyla dosyayı ağır ceza mahkemesine sevk etti. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, M.N.T. daha önceki savunmalarını tekrarladı. Mahkeme davada Can’ın koğuşunda kalan 2 mahpusu da tanık olarak dinledi. Can’ın olay günü koğuşa geldiğinde saçının biraz dağınık, boynunda kızarıklar olduğunu söyleyen tanıklar, “Can ‘Beni uzman çavuş dövdü’ dedi ancak nedenlerini, nerede ve nasıl bir olay yaşandığını anlatmadı” dediler.
Can ile birlikte olay günü sevk edilen mahpus M.E.A. da tanık olarak dinlendi. M.E.A. canın yüzüklerini çıkarmamak istemesi üzerine 2 jandarmanın Can’ın kolundan tuttuğunu ve rütbeli bir jandarmanın da sırtına copla vurduğunu, hakaret ettiğini anlattı. M.E.A. Can’ın askerler tarafından başka bir odaya götürdüklerini de ekledi.

CEZADA İYİ HAL İNDİRİMİ YAPILDI

Mahkeme yargılama sonucunda M.N.T.’ye nüfuzunu kötüye kullanmak suretiyle kasten adam yaralama suçundan 180 gün adli para cezası verirken, iyi hal indirimi de uyguladı. Mahkeme cezayı 150 gün adli para cezasına çevirdi. Mahkeme cezanın hükmünün açıklanmasını da geriye bıraktı. Karar Can’a 9 Aralık 2015 tarihinde tebliğ edildi. Can bu karara itiraz etti ancak reddedildi.
Can yaşadıklarıyla ilgili 8 Ocak 2016 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Can başvurusunda ceza infaz kurumuna nakli sırasında kamu görevlisi tarafından yaralandığını ve olaya ilişkin yapılan yargılama sonucunda fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını belirterek, eziyet yasağının ihlal edildiğini bildirdi. Yüksek Mahkeme, Can’ın başvurusunu 2 Haziran 2020 tarihinde görüştü.

“CEZA MAĞDURİYETİ GİDERMİYOR”

Yüksek Mahkeme, Anayasa’nın 17’nci Maddesi’nin 3’üncü fıkrasında yer alan eziyet yasağının ihlal edildiğine karar vererek, Can’a 70 bin lira manevi tazminat verilmesine hükmetti. Mahkeme kararın bir örneğini Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Yüksek Mahkeme kararının gerekçesinde Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği cezanın Can’ın yaşadığı mağduriyeti giderecek nitelikte bulunmadığını ve caydırıcılıktan uzak olduğu belirterek, “(Karar) Cezalandırılmasını sağlayabilecek şekilde etkili olmaması ve makul süratle tamamlanmaması nedenleriyle eziyet yasağının maddi ve usul boyutu ihlal edilmiştir” dedi.