İzmir’de 4 ay önceden camiden “Çav Bella” çalınmasına ilişkin görüntüleri sosyal medyada paylaştığı için tutuklanan ve daha sonra serbest bırakılan Banu Özdemir, bugün hakim karşısına çıktı. Dava, yapılan paylaşımın “toplumda infiale ya da herhangi bir eyleme yönelik somut bir olaya neden olup olmadığı”nın araştırılması istemiyle 26 Kasım saat 14.00’e ertelendi.

İzmir’de camiden Çav Bella çalınmasına ilişkin görüntüleri sosyal medyada paylaştığı için 4 ay önce tutuklanan ve ardından tahliye edilen eski CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Banu Özdemir, bugün saat 10.00’da hakim karşısına çıktı. Dava, yapılan paylaşımın “toplumda infiale ya da herhangi bir eyleme yönelik somut bir olaya neden olup olmadığı”nın araştırılması istemiyle 26 Kasım saat 14.00’e ertelendi.

BİRÇOK İSİM DAVAYA KATILDI

Yurt İzmir’den Özgür Tuğrul’un aktardığına göre; Özdemir’in davasına CHP milletvekilleri Özgür Özel, Özcan Purçu, Atilla Sertel, Murat Bakan ve Kamil Okyay Sındır’ın yanında; CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, CHP Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu, CHP PM üyesi Devrim Barış Çelik ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski bakanı Yaşar Okuyan katıldı. Bugünkü oturumda bir karar çıkmayan dava, 26 Kasım 2020 saat 14:00’a ertelendi.

NE OLMUŞTU?

1 yıldan 3 yıla kadar hapsi istenen Özdemir’in avukatı Süleyman Karadağ ise iddianameye ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, savcılığın Özdemir’e atılı suçu işlediği yönünde somut bir delili olmadığını, müvekkilinin siyasi kimliğine atıf yaparak, olayın siyasallaştırdığını belirtti. Karadağ’ın açıklaması şu şekilde:
“Banu Özdemir hakkında ışık hızında düzenlenen bu iddianame; muhalifseniz her an haksız ve hukuka aykırı bir şekilde tutuklanıp cezaevine atılabileceğiniz anlamına gelmekte, topluma bir mesaj verilmekte, korku iklimi yaratılmaya çalışılmaktadır. Banu Özdemir hiçbir suç işlememiştir. İddianamede de itiraf edildiği gibi tek suçu Cumhuriyet Halk Partili olmaktır. Türk yargısı yıllardır bir pandemi altındadır. Hukuksuzluk virüsü yargının her kademesine yayılmış artık pik noktasına ulaşmıştır. Yargı organları adaleti sağlama işlevini yitirmiş, iktidarın sopasına dönüşmüştür. Kontrollü normalleşme günleri yakındır. Türkiye tekrar demokratik ve laik bir hukuk devleti haline gelecek, en büyük pay sahibi de bağımsız avukatlar olacaktır.”