1 Ekim 2020, Perşembe

Büyükada duruşması 3 Nisan’a ertelendi

Yargılanan hak savunucularının savunma yaptığı Büyükada Davası’nın bir sonraki duruşması 3 Nisan’a ertelendi.

 

Duruşmaya ulusal ve uluslararası çok sayıda gözlemci de takip etti. CHP ve HDP’li milletvekilleri de duruşmayı takip etti.

Duruşma savunmalarla başladı.

Mütalaada ‘örgüt üyeliği’ suçundan cezalandırılması istenen Taner Kılıç, iddia edilenin aksine telefonuna ByLock kurmadığını, bunun emniyet tarafından verilen raporla da teyit edildiğini söyledi.

Dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre ben gözaltına alındıktan sonra telefonum açılmış ve kullanılmış. Bilirkişi, telefonumda ByLock kurulup kaldırılmadığı ve telefonumun fabrika ayarlarına dönmediğini yazmış.

Savunmasına devam eden Kılıç, dosyasındaki ByLock iddiasıyla ilgili uzman bilirkişi Koray Peksayar’ın uzmanlığı ve yetkinliği, Peksayar’ın ifadesi ve hazırladığı raporlar ile ilgili bilgi verdi. Kılıç, “Koray bey raporlarında ByLock teknik incelemelerindeki yanlışları göstermiştir. ByLock kullanılan telefonlarda program silinip telefon fabrika ayarlarına geri döndürülse bile iz kalmaktadır. Benim telefonumda teknik incelemede ByLock kullanımına dair bir iz veya ibare bulunamamıştır. Dosyama gelen rapor ile MİT’in ByLock teknik raporu çelişiyor. Koray Peksayar’ın duruşmada verdiği ifadede Mor Beyin programı ve hazırlayan kişilerin isimlerini vermiş. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ertesi gün durumu kabul eden açıklama yapmıştır. Dosyama sunulan bilirkişi raporuna göre evimden gözaltına alındıktan sonra, teslim alınan telefonum açılarak kullanılmış. Ayrıca bilirkişi, telefonumda ByLock kurulup kaldırılmadığı ve telefonumun fabrika ayarlarına dönmediğini de belirtiyor. Zehirli ağacın zehirli meyveleri benim gibi insanları etkilemeye devam etmektedir” diye belirtti.

Kılıç, Koray Peksayar ve Mor Beyin programı ve bilirkişi raporlarına dayanarak, telefonundaki namaz ve kıble programları nedeniyle ByLock kumpasına dahil olduğunu teknik detayları ile aktardı.

Tüm ByLock suçlamalarının yanlış olmadığını, sadece aralarında yanlış tespitler olduğunu dile getiren Kılıç, “Bilirkişi raporlarıyla ByLock suçlamasından beraat alan oldu. Ben de beraat talep ediyorum” dedi.

BANK ASYA VE BYLCOK VURGUSU

Kılıç savunmasında, ByLock konusundan Bank Asya konusuna geçti. “Terör örgütü üyesi olma” suçlamasına delil olarak Bank Asya’ya para yatırılması olarak gösterildiğini belirten Kılıç, “2014’de Bank Asya’ya para yatırma kampanyasında tam tersi olarak paramı çektim. Bank Asya hesabımda otomatik ödemeler, havale, para çekme gibi olağan banka işlem hareketleri dışında bir şey yoktur. Bankacılık operasyonu açısından incelenmesini ve raporlanmasını istedim ama kabul edilmedi. Hakkımdaki suçlamalara bir diğer delil ise kız kardeşimin Mehmet Tanış ile evli olması. Kız kardeşim 30 yıllık evli, eniştemin 30 yıl sonra terör örgütü üyesi şüphesi olacağını bilip kardeşimi uyarmam mı gerekiyordu? Suçun şahsiliği nerede kaldı? Büyükada davası dosyasına son gün dahil edildim, savcı ‘Böyle bir toplantı olduğunu biliyor muydun?’ diye sordu. Ben de ‘evet’ dedim. Zaten insan hakları çevrelerinin bildiği bir toplantıydı. Bana nereden biliyorsun diye bile sorulmadı. Büyükada toplantısının suç teşkil eden bir durumu olmadığı çok aşikardır. Biz insan hakları savunucuları toplumsal ahlakı yüksek, saygın insanlarız. Bu davayla bizi itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Beraatımı talep ediyorum” dedi.

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı Taner Kılıç’ın ardından savunma yapan Günal Kurşun, “Taner Kılıç’a katılıyorum. Biz saygın insanlarız, menfaat beklemeden hepimiz insanlığa hizmet için çalışırız. Bu dava ile bizim saygınlığımız yok edilmek istendi” dedi.

Kurşun, gözaltında kaldıkları 13 gün boyunca yaşadıkları eziyet ve ayrımcılığı hatırlatarak, dava sürecinde gerekli araştırmaların yapılmadığını söyledi. Kurşun, “Bu davanın kamuoyunda bilinen ismi Büyükada, ama ilk duruşma dışında Büyükada toplantısı hakkında konuşulmadı. Son 10-15 senede yaptığımız bütün işlerin didiklendiği, insan hakları savunucularının ve insan haklarının yargılandığı bir davaya dönüştü. Telefonumda kayıtlı 4 bin numara arasında sadece bir kişide ByLock kullanımı çıkıyor. O da bizim eğitimlere katılan ve eğitim saati konuştuğum polis memuru. Bence sadece bu bile benim ne kadar temiz olduğumu gösteriyor. Cemaatin gazetesinde yazı yazmak eşittir FETÖ üyesi olmak anlamına getirildi. Bu yanlıştır, o zaman İbrahim Kalın’a da dava açılmalı. Ben ceza hukuku hocasıyım. Benim yazılarımda kimseye en ufak bir hakaret yok. Olsaydı Sayın Cumhurbaşkanı dava açmış olurdu zaten” diye belirtti.

VELİ ACU’NUN SAVUNMASI

Ardından İnsan Hakları Gündemi Derneği ve Uluslararası Af Örgütü üyesi Veli Acu savunmasına başladı. Acu savunmasına Leonard Cohen’in “Herkes biliyor geminin su aldığını, herkes biliyor. Kaptanın yalan söylediğini ve herkes biliyor zarların hileli olduğunu” sözleriyle başladı. Tek kimliğinin insan hakları savunuculuğu olduğunu söyleyen Acu, “İyi niyetli eylemlerimiz burada yargılanıyor. Biz insanları savunduğumuz için yargılanıyoruz” diyerek beraatını talep etti.

Beş dakikalık aranın ardından Avrupa Kadın Lobisi’nin Türkiye Koordinatörü ve Kadın Koalisyonu Koordinatörü İlknur Üstün savunmasına başladı. Üstün, “Kadın hakları ve insan hakları için çalışıyorum. Ben birçok insanla çalıştım ve çalışıyorum ve iyi ki çalışmışım. Bu çalışmalarım sayesinde ülkemizde çok yol kat ettik. Dünyaya örnek olan İstanbul Sözleşmesi bizim sayemizde kabul edildi. Hakkımda savcının mütalaada istediği beraat talebini yerinde görüyorum ve beraatımı talep ediyorum” dedi.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı, İnsan Hakları Derneği ve Eşit Haklar için İzleme Derneği üyesi Nejat Taştan savunmasına, “Biz suçlu olduğumuz için sizin karşınızda değiliz” diyerek başladı. Davanın Türkiye’de insan hakları savunucuları ve sivil topluma gözdağı vermek için açıldığını ifade eden Taştan, “Biz gözaltındayken medyada yer alan karalama kampanyalarının hepsi bu dosyanın içinde var. İnsan hakları için mücadeleye devam edeceğim, beraatımı talep ediyorum” dedi.

Hak İnisiyatifi üyesi Şeyhmus Özbekli ise savunmasında savcının mütalaasına katıldığını belirterek, “Ancak katılmadığım husus suç işlediğimin sabit olmaması nedeniyle beraat talebidir. Ben hiçbir suç işlemedim, beraatımı talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

‘HAK SAVUNUCULARI KORUNMALI”

Hak savunucularının savunmalarını tamamlanmasının ardından İlknur Üstün’ün avukatı Oya Aydın söz aldı. Aydın, “Kimse dokunulmaz değildir ancak Anayasanın 90’ıncı maddesi gereği BM İnsan Hakları Savunucularının Korunması Sözleşmesi’ne göre bu yargılama yapılmalıdır. Bu kişiler devlet düşmanı, politik muhalif olarak damgalanamaz. Bu insanlar ilk gözaltına alındığında suçsuz oldukları biliniyordu. Bu davada derhal beraat verilmezse AİHS 18’inci maddesi ihlal edilmiş olacaktır. Türkiye demokrasi ve hukukun üstünlüğünden bir adım daha uzaklaşmış olacaktır. İnsan hakları savunucularının özel olarak korunması gerektiğini kararınızda belirterek beraat kararı vermenizi talep ediyorum” diye konuştu.

“AKRABA OLMAK NASIL SUÇ OLABİLİR”

Ardından Taner Kılıç’ın avukatı Murat Dinçer savunma yaptı. Müvekkilinin bu dosyayla bir ilişkisinin olmadığını belirten Dinçer, “İzmir 16’ncı Ağır Ceza Mahkemesi dosyanın zayıf olduğunu gördü ve bu dosya zayıf olunca Taner sadece bu insanları tanıdığı ve toplantıyı bildiği için bu davalar birleştirildi. Dosyada ByLock olmadığına dair 4 ayrı rapor olmasına rağmen savcı tarafından mütalaada iddiaların sürdürülmesi kabul edilemez. Taner Kılıç’ın kız kardeşinin eşinin Mehmet Kamış’ın dosyada olmasının hiçbir hukuki dayanağı yoktur. Birisi ile akraba olmak nasıl suç olabilir. 30 yıl önce yapılan bir evlilik neye dayanılarak hiçbir suç ile bağdaştırılmadan dosyaya konulmuştur” diye sordu.

Avukat savunmalarının ardından duruşmaya katılmayan sanıkların savunmalarını müdafi avukatları tarafından yapıldı.

Savunmaların uzaması nedeniyle mahkeme heyeti davayı 3 Nisan’a erteledi.

NE OLMUŞTU?

Hak savunucuları 5 Temmuz 2017’de İstanbul, Büyükada’daki bir otelde “İnsan hakları savunucularının korunması dijital güvenliği” konulu bir toplantı düzenlemek için bir araya gelmişti.

Polis, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser, İsveç vatandaşı Ali Gharavi, Yurttaşlık Derneği’nden Özlem Dalkıran ile Nalan Erkem, Alman vatandaşı insan hakları eğitimcisi Peter Steudtner, İnsan Hakları Gündemi Derneği üyeleri Veli Acu ile Günal Kurşun, HAK İnisiyatifi’nden Şeyhmus Özbekli, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği’nden Nejat Taştan ve Kadın Koalisyonu’ndan İlknur Üstün’ün katıldığı toplantıya polis baskın düzenlemişti. Baskının ardından 10 hak savunucusu gözaltına alınmıştı.

Gözaltına alınan hak savunucuları emniyetteki sorgunun ardından adliyeye sevk edilmiş, sekizi hakkında tutuklama kararı verilmişti. 113 gün sonra, 25 Ekim 2017’de görülen ilk duruşmada tutuklu hak savunucularının tamamı serbest kalmıştı.

Son Haberler

1 yılda 89 şirket borç yapılandırdı

Son bir yılda Türkiye’de 89 firma borç yapılandırmaya gitti. Borç yapılandırması alan şirketlerin 31’i imalat sanayinde, 16’sı toptan ve perakende ticaret alanındayken, 14’üyse turizmde...

HDP’lilerden Meclis bahçesinde oturma eylemi

HDP’li milletvekilleri "Kobani soruşturması" kapsamında partilerine yönelik gözaltı operasyonlarını protesto için Meclis bahçesinde oturma eylemi başlattı. HDP milletvekilleri Meclis'in yeni yasama yılı açılış törenine katılmayarak,...

Bodrum açıklarında 4,3 büyüklüğünde deprem

Muğla'nın Bodrum ilçesinin 63 kilometre açığında 4,3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. AFAD'ın açıklamasına göre Muğla'nın Bodrum ilçesinin 63 kilometre açığında 4,3 büyüklüğünde bir deprem...

Ceza kesilen ehliyetsiz sürücü motosikletini yaktı

Eskişehir'de, ehliyetsiz ve kullandığı motosikletin muayenesi ile sigortasının olmadığı tespit edilerek 4 bin 500 lira ceza kesilen Oğuzhan T., motosikletini ateşe vererek yaktı. Olay, Odunpazarı...

Çok Okunanlar

Sağlık Bakanı Koca: “Her pozitif çıkan kişi hasta değil, bizim verdiğimiz hasta sayısı”

Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısı sonrası konuşan Sağlık Bakanı Koca, "Ölüm sayısı ile skor arayışında olanlar var. Tablodaki bilgilerin hepsi...

İçişleri Bakanlığı’ndan yeni genelge: Şehiriçi toplu ulaşım ve konaklamada HES zorunluluğu

İçişleri Bakanlığı tarafından koronavirüs tedbirleri kapsamında valiliklere yeni genelge gönderildi. İçişleri Bakanlığınca valiliklere "Şehir içi toplu ulaşımda HES kodu sorgulama"...

AKP adayı TikTok’ta “adalet” dağıtıyor

Şanlıurfa’da Ceylanpınar belediye başkanlığı için AKP’den aday adayı olan Baran Kejanlı adlı kişi, TikTok'a koyduğu videoyla “parasını kaptıran, çaresiz...

Gözaltında olan Ayhan Bilgen istifa ettiğini açıkladı

Kobane operasyonu kapsamında gözaltına alınan Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen, başkanlıktan istifa ettiğini açıkladı. HDP’ye yönelik operasyon kapsamında gözaltına...

Tevfik Özlü: Aynı masada yemek yemek güvenli değil

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, koronavirüs önlemlerinin artırılması gerektiğini belirterek aynı masada yemek yemenin...

Işık, hem zatürre hem de grip aşısını yaptıracak grupları listeledi

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Merda Erdemir Işık, son günlerin en çok konuşulan konusu olan zatürre ve grip aşıları hakkında...

Mustafa Kemal Atatürk’ün kayıp mektubu ortaya çıktı

Mustafa Kemal Atatürk'ün, Curtis La France adlı ABD'li bir çocuğa gönderdiği ‘kayıp’ mektup ortaya çıktı. Curtis La France tarafından...

Alişan’dan Deniz Çakır’a tepki çeken cinsiyetçi hakaret: “İnsan avam olsun da şey olmasın”

Show TV Anahaber sunucusu Ece Üner, canlı yayında Ermenistan asılı ABD'li oyuncu Kim Kardashian'a cinsiyetçi ve ırkçı sözler sarf...

Esra Erol’un programı ile gündeme gelen Cengiz Koraltan saldırıya uğradı

Televizyon'da Esra Erol'un sunduğu programda gündeme gelen Cengiz Koraltan evinin önünde saldırıya uğradı. Esra Erol'un programına katılan Ferdi Karakuş, iki...

Mansur Yavaş: “Bana iftira atan Kesgin’in bilgisayarında çocuk pornosu bulundu”

31 Mart yerel seçim öncesi sahte senet, rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlamaları ile hakkında açılan davadan beraat eden...

Gözden Kaçmasın