Eğitim Sen: Tarımda çocuk işçiliği yasaklayıcı düzenlemelere rağmen devam ediyor

“Tarımda İşgücü ve Göç” çalışması hakkında bilgi veren Eğitim Sen Adana Şube Başkanı İrfan Doğan, “Bulgular  tarımda  çocuk  işçiliğinin yasaklayıcı  ve eğitime  katılmayı  destekleyici  düzenlemelere  rağmen devam  ettiğini, tespit ve  izlenme mekanizmalarının  etkili  bir  şekilde işlemediğini,  kesintili  öğrenim  hayatının  çocukların  öğrenmeyi birikimli  ve  ilerleyen  biçimde  sürdürmelerini  engellediğini,  eğitimi telafi  etmeye  dönük  çabaların  yetersiz  olduğunu  ortaya  koymuştur” dedi.

“Tarımda İşgücü ve Göç” başlığıyla öznel bir çalışmayı gerçekleştiren Eğitim Sen Adana Şube Başkanı İrfan Doğan ile Eğitim Sen olarak yaptıkları çalışmalar üzerine dokuz8Haber olarak röportaj gerçekleştirdik.

“TARIMDA ÇOCUK İŞÇİLİĞİ YASAĞA RAĞMEN DEVAM EDİYOR”

Güven Boğa; mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarının temel eğitim sorunları hakkında bilgi verebilir misiniz?

İrfan Doğan; Bu  araştırmanın  amacı  mevsimlik  tarım  işçilerinin  temel eğitim  çağındaki  çocuklarının  temel  eğitim sorunlarını  ilgili  kamu politikaları  ve  anne babaların,  öğretmenlerin,  rehber  öğretmenlerin ilgili  eğitim  yöneticilerinin  görüşlerine  göre belirlemektir. Veriler, Adana, sahada, yarı yapılandırılmış görüşme formları ve gözlem formları  yoluyla  toplanmıştır.

Bulgular  tarımda  çocuk  işçiliğinin yasaklayıcı  ve eğitime  katılmayı  destekleyici  düzenlemelere  rağmen devam  ettiğini, tespit ve  izlenme mekanizmalarının  etkili  bir  şekilde işlemediğini,  kesintili  öğrenim  hayatının  çocukların  öğrenmeyi birikimli  ve  ilerleyen  biçimde  sürdürmelerini  engellediğini,  eğitimi telafi  etmeye  dönük  çabaların  yetersiz  olduğunu  ortaya  koymuştur.

Mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarının eğitim sorununun ailelerin içinde  bulunduğu  dramatik  yoksunluk  koşullarıyla  ilişkili  olduğu görülmüştür.  Çözümün  “pedagojik  bir  probleme”  indirgenmeden, toplumsal  koşullarla  ilişkiselliği  ve bütünselliği  çerçevesinde ele alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

“ÇOCUKLAR SAĞLIK AÇISINDAN BÜYÜK RİSKLERLE KARŞI KARŞIYA”

Güven Boğa; Bu tabloya bakılınca eğitim alanında yaşananlar ürkütücü görünüyor. Çocukların yaşadıkları sorunlarla ilgili başka nasıl sonuçlar elde ettiniz? 

İrfan Doğan; Öğrencilerin okulları erken terk etme süreleri ortalama 38.5 gün, geç başlama süreleri ise ortalama 32.6 gün olarak belirlendi. Öğrencilerden bir bölümünün bu ortalamanın çok üzerindeki sürelerde okullarından ayrı kaldıkları da tespit edildi.

Mevsimlik tarım işçiliğine giden aileler genellikle bulundukları mahallelerdeki en yoksul aileler durumundadır. Bu nedenle yılın yarısından fazlasını oturdukları yerleşim yerinin dışında çalışarak geçirdikleri halde geri döndüklerinde öğrencilerin okul ihtiyaçlarının tümünü karşılamakta zorlanmaktadırlar. Öğrenciler derslere geç başlamanın yanı sıra, okul, defter, kalem, ayakkabı gibi gereksinimleri karşılanmadan gelmenin ezikliğini de yaşamaktadırlar.

Araştırmada, mevsimlik tarım işçiliği yapan çocukların sağlık açısından büyük risklerle karşı karşıya kaldığı ifade edilerek, “çalışma koşullarının yanı sıra ulaşım koşulları da sağlıksız ve güvensizdir. Böylesi olumsuz yaşam ve çalışma koşullarının ardından okula gelen öğrenciler, ruhsal uzaklığın yanı sıra bedensel olarak da bitkin duruma düşmektedirler” denildi.

Araştırmada okula geç gelen çocukların konsantrasyon sorunları yaşadıkları da belirtilerek, “Bu çocukların okula ilgisi azalmaktadır. Aileler eğitimin kendileri açısından maddi bir getirişinin olmayacağının farkında olmaları çocukların eğitimlerinin yarıda kesilmesinde etken olmaktadır” yorumu yapıldı.

Güven Boğa; Eğitim Sen olarak bizzat alan çalışması yapmışsınız. Alan çalışmasında ki hedef okullarla ilgili bilgi verebilir misiniz?

İrfan Doğan; Örneğin Kaldırım İlkokulu ve Ortaokulu ile ilgili değerlendirmemizi şu şekilde özetleyebiliriz. Mevsimlik tarım işçisi 10 tane, devamsızlık genellikle Eylül ve Ekim aylarında yapılmaktadır. Okul idaresi ikna yönetimiyle çocukları okula getirmeye çalışmaktadır. 4. Sınıf öğrencileri 11, 12 yaşından sonra yevmiyeye gönderiliyor. Bu olay ortaokullarda daha da yoğunlaşmaktadır.

Tarım işçilerin sorunları:

1)Elçi ile anlaşamama, parasını alamama

2)Yönetmelik gereği devamsızlıktan kalmadığı için devamsızlığı dikkate almamaktadır.

3) Elçiler alış verişi kendileri yapmakta fatura fiş olmadığı için sene sonunda ekonomik istismara uğramaktadır.

4) Elçiler günlük kişi başı 5 ile 7 TL ücretlerden kesmektedir.

5)Mevsimlik tarım işçileri önceleri Urfa bölgesinden sağlanırken şimdi 3/2 oranında Suriyeli çalıştırılmaktadır. Bunun nedeni de düşük maliyet.

Bölgenin Kendi Sorunları:

1) Küçük yaşta evlilik yüzde 5-6 oranında olmasına rağmen, devam etmektedir.

2) Alkol tüketimin yüksek oluşu nedeniyle veliler arasında okula düzensizlik devam etmektedir.

3) Bölgenin tarım çalışanları arasında sigortalılık oranı yüzde 25’dir.

KALDIRIM İLKOKULU ve ORTAOKULU DEĞERLENDİRMESİ

Mevsimlik tarım işçisi olarak gelip yerleşen 5-6 aile mevcuttur (220 Hane İçinde)

Mevsimlik tarım işçilerinin çocukları memleketlerine döndüklerine devamlı gösterilip not girildiği ve bu notların hayali olduğu, bu çocukların aslında eğitim dışında kaldıkları görülmüştür.

Akran zorbalığı yaşanmadığı, çocuk bakımı yapıp devamsızlık yapan öğrenci 23/2

Yerleşik olan 49 öğrenci beslenme sorununu yemekhanede paralı yiyerek (10 Kişi) Diğerleri Evinde

Tarım işçilerin doğurganlık oranı 11. Tarım işçisi içinde 5 çocuk ve daha fazlası yüzde 49’un üstündedir.

Veliler arasında madde bağımlılığı (Sigara Ve Alkol) 3 kişi

Yerleşik velilerde sigortalılık oranı yüzde 20 (Tarım İşçilerinin Hiçbirinin Sigortası Yok)

TUZLA ORTAOKULU DEĞERLENDİRMESİ

BESLENME

Yapılan araştırmalarda öğrencilerin beslenmeleri %90 oranında karbon hidratlı besinler tükettikleri belirlenmiştir.

Akran zorbalığı yaşanmıyor. (Bölge halkının aynı kültürleri paylaşması)

Dışarıdan gelip yerleşenlerin oranı yüzde 5

Kız çocukların evde bakıcı olarak bırakılması yüzde 4

Elçiler, çiftçilere işçi ayarlarken özellikle ucuz işçilik yapan Suriye’lileri tercih etmekteler

Yerleşik veli grubu içerisinde alkol tüketiminin çok yoğun olduğu söylenmiştir.

Mevsimlik tarım işçileri her köyde olduğu için öğrencilerin devam devamsızlığı kontrol edilemiyor.

Tarım işçilerin bulunduğu kamplarda içme suyu tek şebekeden karşılanmaktadır.

Atıklar direkt kamp kenarındaki dereye verildiği için sağlık sorunları oluşturmaktadır.

Çöpler toplanmıyor

Kız çocuklarında bit ve sirke sorunu gözlenmektedir.

Çadırlar çok küçük olup sağlıklı barınma imkanından yoksun.

Güven Boğa: Araştırmalarınızdaki gözlemlerinizle ilgili genel bir değerlendirme yapabilir misiniz?

İrfan Doğan: TÜİK verilerine göre 350 binden fazla mevsimlik tarım işçisi bulunmakta.  Sayıya kayıtlı olmayan işçiler yaşlılar ve çocuklar dahil edildiğinde 1 milyonu bulmaktadır. Bunlara Suriyeli mülteciler de eklenince durum daha da vahim olmaktadır.

Güven Boğa: Ne gibi kısaca özetleyebilir misiniz? Ayrıca bu durum nelere yol açmaktadır?

İrfan Doğan: Yeterli istihdam şartların olmayışı ile işsizlik

Yetersiz beslenme

Yetersiz sağlık hizmetleri

Çocukların bilimsel gelişimini engelleme. Bu çocuklar anne baba duygusal sevgilerinden mahrum kaldıkları için bilişsel gelişmelerin sağlayamamaktadır.

Eğitim hizmeti alamama. Mevsim tarım işi çocuklarının okula devamları en önemli sorun olmaktadır

Motivasyonları düşmekte

Akran zorbalığı yaşamakta

Kız çocukların evde bakıcı olması. Bu durum toplumsal cinsiyet eşitsizliği yaratmaktadır.

Bu çocuklar göç ettikleri yerlerde dil, yoksulluk, duygudaşlık, empati ve aidiyet sorunu yaşamaktadır.

Güven Boğa: Bu sorunları çözme işinde STK’lara veya farklı kurumlara ne gibi görevler düşmektedir? 

İrfan Doğan: Eğitim alanında da bu tür çözümler STK’lara, sendikalara, vakıflara bırakılmamalıdır. Çünkü ülkemizde bu işi üstlenen tüm yapılar benzer işlerde sınıfta kalmışlardır.

Bu çocukların kamusal eğitimden faydalanmaları için; bizzat devlet rol almalıdır.