MATUHAY-DER ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, ÖHD İstanbul Şubesi’nde hasta mahpus Sıtkı Berktaş için basın açıklaması düzenledi.

MATUHAY-DER ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, ÖHD İstanbul Şubesi’nde hasta mahpus Sıtkı Berktaş’ın kaldığı Tekirdağ1 Nolu F Tipi Hapishanesi’nde 11 Kasım’da geçirdiği mide kanaması nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirterek ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “28 yıldır hapishanede tutulan Berktaş, birçok hastalığı olması nedeniyle yapılan başvurulara rağmen tahliye edilmeyerek ölüme terk edilmiştir” ifadeleri kullanıldı. Açıklamanın tam metni şu şekilde:

“HASTA MAHPUSLARIN YAŞAM VE SAĞLIK HAKLARINA YÖNELİK MÜDAHALELERE SON VERİLSİN!

Hasta mahpus Sıtkı Berktaş’ın, kaldığı Tekirdağ1 Nolu F Tipi Hapishanesinde 11.11.2020 tarihinde geçirdiği mide kanaması nedeniyle yaşamını yitirdiği ifade edilmiştir. 28 yıldır hapishanede tutulan Berktaş, birçok hastalığı olması nedeniyle yapılan başvurulara rağmen tahliye edilmeyerek ölüme terk edilmiştir.

“2020 YILININ BAŞINDAN BERİ 21 HASTA MAHPUS HAPİSHANE YAŞAMINI YİTİRDİ”

Berktaş’ın ölümü ile birlikte sadece 2020 yılının başından beri 21 hasta mahpus hapishanede yaşamını yitirmiştir. Diğer hasta mahpusların sağlık durumları ise gün geçtikçe daha da kötüye gitmektedir. Hapishanelerde İnsan Hakları Derneği’nin verilerine göre 604’ü ağır olmak üzere toplam 1605 hasta mahpus bulunmaktadır. Tedavi ve sağlık hakkına erişimin çok zor olduğu, hücre ve koğuşların durumunun sağlıklı bir yaşam sürdürmeye elverişli olmadığı hapishanelerde, hasta mahpuslar açısından tedavi ve sağlık hakkı önündeki engeller ve hijyen koşullarına uymayan hücre ve koğuşlar çok daha fazla tehlike arz etmektedir. Hali hazırda kötü olan koşullar pandemi kapsamında tedbir adı altında getirilen uygulamalarla birleşince başta “lnfaz Yasası” dışında tutulan hasta mahpuslar olmak üzere bütün hasta mahpuslar açısından yaşam hakkı üzerindeki riskleri daha da arttırmıştır.

“MAHPUSLAR TIBBİ BAKIMA EŞİT ERİŞİM HAKKINA SAHİPTİR”

Temel ilkeler- Mandela Kuralları (Kural 24-27), Tibbi Etik ilkeler (md. 1), Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Avrupa Cezaevi Kuralları hakkında (2006) 2 No’lu Tavsiye Kararı (md. 40.3) gibi uluslararası düzenlemeler gereği mahpuslar, yasal statülerine bakılmaksızın, aynı kalite ve standartta, ülke genelinde mevcut, kapatılmamış olan kişilere sağlanan tıbbi bakıma eşit erişim hakkına sahiptir.

“HASTA MAHPUSLAR HAPİSHANEDEN TABUTLA ÇIKMAKTADIR”

Birçok uluslararası sözleşmede de hasta mahpusların durumuna dikkat çekilmesine rağmen mahpuslar sağlık hakkı kapsamında tedavi ve tıbbi bakıma erişim konusunda çok ciddi sorunlar yaşamaktadır. Mahpuslar, revir ve hastane sevklerinde sorunlar yaşamakta, revire çıkabilmek ya da hastaneye gidebilmek için haftalarca, bazen aylarca beklemektedir. Pandeminin ilk dönemleri acil durumlar dışında hastane ve revir çıkışları durdurulmuş, birçok hasta mahpusun tedavisi aksatılmıştır. Yeni normale geniş planları ile birlikte hastane sevkleri Hasta mahpuslar ölüm eşiğine gelmeden tahliye edilmemektedir. Son dönemde daha da kötüleşen koşullarla birlikte hasta mahpuslar hapishaneden tabutla çıkmaktadır. Oysaki AIHM, iyi bir ceza adaletinin gerçekleştirilmesi adına, insani nitelikli bir takım tedbirlerin alınmasının gerekli olduğu durumların ortaya çıkmasının imkan dahilinde oldugunu kabul etmekte ve özellikle ölümcül hastalığa yakalanmış kişiler veya sağlık durumu sürekli şekilde cezaevi koşulları ile uyumsuz hale gelmiş kişilerin alıkonulmaya devam etmesinin 3. madde (işkence yasağı) kapsamında değerlendirilebileceğini ifade etmektedir.

“DEVLET GEREKLİ TEDBİRLERİ ALMAKLA YÜKÜMLÜDÜR”

Devlet temel hak ve özgürlükleri ihlal etmemek ve bu hak ve özgürlükleri korumak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür, Anayasanın 56. Maddesinde herkesin sağlıklı yaşam hakkına sahip olduğu belirtilerek insanların hayatlarını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmelerini sağlamak devlete bir yükümlülük olarak yüklenmiştir.

“DEVLETİ YÜKÜMLÜLÜKLERİNE UYGUN DAVRANMAYA DAVET EDİYORUZ”

Yine AIHS’in 3.maddesi, Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında ve AIHM’in yerleşik içtihatlarına göre; devlet bir kişinin insan onuruna saygı ile bağdaşır koşullarda alı konulmasını güvence altına almak zorundadır. Uluslararası ve ulusal düzenlemeler ile yargı kararları kapsamında devlet hapishanelerdeki mahpusların sağlık ve yaşamlarından sorumludur. Mahpusların başta yaşam hakkı olmak üzere tedavi ve sağlık hakları önündeki engelleri kaldırarak mahpusların tedavi ve sağlık haklarına erişimini sağlamakla yükümlüdür. Hasta mahpusların değerlendirilmeleri her koşulda sadece klinik yaklaşım ile değerlendirilmeli, alıkonulmasının uygun olmadığına dair tibbi raporları olan mahpuslar ivedilikle salıverilmelidir. Infaz Kanunun 16. Maddesi hasta mahpusların ihtiyacı doğrultusunda değiştirilmelidir. Devleti yükümlülüklerine uygun davranmaya ve hasta mahpusların yaşam ve sağlık haklarına yönelik müdahalelerine son vermeye davet ediyoruz.”