27 Mayıs 2020, Çarşamba

İHD 32 yaşında: Mücadele sürdürülecektir

İHD, kuruluşunun 32’nci yıldönümü nedeniyle İHD Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, “İnsan hakları savunucularının İHD çatısı altındaki 32 yıllık mücadelesi insan onuruna dayanan özgürlük, eşitlik, adalet ve barış talebi ile artarak devam edecek ve Türkiye’nin demokratik bir rejime kavuşması mücadelesi sürdürülecektir” dedi.

[mks_dropcap style=”letter” size=”52″ bg_color=”#ffffff” txt_color=”#000000″]İ[/mks_dropcap]nsan Hakları Derneği, 32’nci kuruluş yıldönümünü nedeniyle İHD Genel Merkezi’nde basın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya İHD’nin eski başkanları ve mevcut Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri katıldı. Toplantıda konuşan İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, konuşmasına “Kurucularımızdan yaşamını yitirenleri sevgi ve minnetle anıyoruz” diyerek başladı. Türkdoğan, ülkedeki demokrasi ve insan hakları sorununun halen sürüyor olmasının en önemli sebebi resmi devlet ideolojisinin sürdürülmesini sağlayacak siyasette ısrar etmek olduğunu belirterek, “Bu ideoloji Türk etnisitesi ve Sünni Müslümanlığın devletleşmiş haline dayanır. Bunun dışındaki etnik ve inanç gruplarını inkar eder” diye konuştu.

‘İNSAN HAKLARI ARAÇSALLAŞTI’

Türkiye’deki yeni rejimin daha otoriter bir noktaya kaymasında dünyadaki gelişmelerin de payı olduğunu belirten Türkdoğan, “Kapitalizmin yarattığı kriz devletleri daha korumacı ekonomi politikaları ve daha otoriter yönelimlere sevk etmiştir. Böyle bir ortamda uluslararası kuruluşlar Türkiye gibi daha fazla otoriter yönetimlere kayan ülkelere gerekli önleyici tedbirlere başvuramamışlardır” dedi. Türkdoğan, Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletlere eleştirilerini olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Kapitalist modernite kurduğu insan hakları sistemini korumakta acz içine düşmüştür. Dünyadaki gelişmeler insan haklarının araçsallaştığını göstermektedir.”

Türkdoğan, İHD’nin 32’nci yılı dolaysıyla şu önerilerde bulundu:  

  • Türkiye’nin demokratikleşebilmesi için gerçek bir çatışma çözümü gerçekleştirmesi ve geçmişi ile yüzleşmesi gerekmektedir. Türkiye’nin, Kürt sorununu kabul edip çözecek yeni bir barış sürecine ihtiyacı bulunmaktadır. Bununla birlikte başta Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı talepleri olmak üzere ötekileştirilen tüm kesimlerin insan haklan taleplerini kabul edecek yeni bir siyasi iradeye ihtiyaç vardır.
  • Türkiye’nin gerçek bir çatışma çözümü ile birlikte yeni ve demokratik bir Anayasaya ihtiyacı bulunmaktadır. Yeni ve demokratik Anayasa yapılmadığı sürece darbeci generaller tarafından yapılmış 82 Anayasası üzerinde yapılacak değişikliklerin çözüm getirmesi mümkün değildir. Şu anda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Modeli diye isimlendirilen değişikliklerin bariz özelliği anti demokratik tek kişi yönetimi olmasından ibarettir.
  • İfade özgürlüğü demokrasinin temelidir. Demokrasiye giden yolun açılabilmesi için ifade özgürlüğünün mutlaka sağlanması gerekir. Düşünceyi açıklama ve basın özgürlüğü sağlanmadan demokrasiye giden yolun açılması olası gözükmemektedir.
  • Toplumsal muhalefetin en geniş tabanda demokrasi ve insan haklan ilkesinde birleşik mücadele yürütmesi halinde sosyal mücadele ile Türkiye’nin demokratikleşmesi sağlanabilir.
  • Türkiye’nin sorunları demokratik sistem içerisinde çözülebilir, Kuvvetler ayrılığı ilkesinin olmadığı, demokrasinin tabana yayılmadığı ve yerel demokrasinin gelişmediği 81 milyon nüfuslu bir ülkenin oldukça katı ve otoriter bir rejimle sorunlarını çözmesi mümkün değildir.
  • Kuvvetler ayrılığı ilkesinin önemi kendisini bağımsız ve tarafsız yargıda gösterir. Hukukun üstünlüğü ilkesine uygun bir yargı yapılanması olmadan adaletin yerini bulması mümkün değildir.
  • Tasfiye edilen yapıların yerine yeni yasa dışı yapılanmaların oluşmaması için demokratik yönetim şarttır. Bununla birlikte cezasızlık politikası ve kültürüne son verilerek, suç işleyen devlet görevlilerinin korunmasından vazgeçilmelidir.
  • İşçi ve emekçilerin haklarının verilmemesi için de otoriterleşmede ısrar edilmektedir. Bu dönem ekonomik ve sosyal hak mücadelesi artarak devam etmelidir.
  • İnsan hakları savunucuları üzerindeki yargı yolu ile baskı politikasına son verilmelidir.
  • OHAL süresince çıkarılan 32 KHK ile 100’lerce yasada yapılan 1000’lerce değişiklik gözden geçirilmeli ve kalıcı OHAL rejiminden vazgeçilmelidir. Unutulmamalıdır ki OHAL zamanında zarar gören sadece ve sadece temel hak ve özgürlükler ile bu özgürlükleri kullanan kişilerdir.

‘KALICI BİR OHAL DÜZENİNİ NASIL TESİS EDERSİNİZ’

Türkdoğan, konuşmasının devamında, “İnsan hakları savunucularının İHD çatısı altındaki 32 yıllık mücadelesi insan onuruna dayanan özgürlük, eşitlik, adalet ve barış talebi ile artarak devam edecek ve Türkiye’nin demokratik bir rejime kavuşması mücadelesi sürdürülecektir” ifadelerini kullandı. Hükümetin yeni hazırladığı kanun teklifine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Türkdoğan, şunları söyledi: “Yeni yasa teklifi Anayasa’ya aykırıdır. OHAL ilan etmeden yani 3 ayda bir Meclis onayını almadan 3 yıl boyunca sürecek kesintisiz OHAL tedbirlerini içerecek bir yasayı Meclis’ten geçiremezsiniz. OHAL kaldırdık diyeceksiniz ama OHAL ilan etmeden OHAL varmış gibi yasa yapacaksınız. Bu 3 yılın kriteri nedir? Toplum üstündeki baskıyı kesintisiz olarak 3 yıl daha sürdüreceğinizi mi ilan ediyorsunuz? Siz gözaltı süresini 14 güne çıkartamazsınız. Valilere 15 gün giriş-çıkış yasağı yetkisi veremezsiniz. OHAL varmış gibi kurumlara ihraç yetkisi veremezsiniz. Bunlar Anayasa 15’e açık aykırıdır. Kalıcı bir OHAL düzenini nasıl tesis edersiniz? Zaten yüzlerce kanunda, birlerce maddede kalıcı değişiklikler yaptınız. Madem öyle OHAL’i kaldırmayın, 3 aydan 3 ay Meclis’te onaylayın. Hiç değilse şekil olarak Anayasa’ya uygun yapmış olursunuz.”

Son Haberler

Samsun’da bayramın son gününde 9 yeni vaka saptandı

Samsun'da koronavirüs tedbirleri kapsamında Ramazan Bayramı'nda uygulanan 4 günlük sokağa çıkma kısıtlamasının son gününde, 9 yeni pozitif vaka tespit edildi. Kentte filyasyon taraması çalışmaları...

Sağlık emekçileri yarın alkışlı protesto eylemi yapacak

Sağlık emekçileri, ek ödemelerdeki adaletsizliğe dair yarın İstanbul’daki hastanelerde alkışlı protesto eylemi ve basın açıklaması yapacak. Sağlık Emekçileri Sendikası İstanbul Şubeleri, İstanbul Tabip Odası, İstanbul...

TTB’den Sağlık Bakanlığı’na çağrı: Hidroksiklorokin kullanan hastaların verileri paylaşılmalı

DSÖ'nün hidroksiklorokin ilacının Covid-19 tedavisinde kullanılmasının durdurulması çağrısına dair açıklama yapan TTB, Türkiye’de hidroksiklorokin kullanan binlerce hastaya ilişkin verilerin ne durumda olduğunu sordu. Türk Tabipleri...

Mayıs ayı açlık sınırı da asgari ücretin üzerinde

Türk-İş Araştırmasının 2020 Mayıs ayı sonucunu açıkladı. Buna göre, Mayıs ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 438 lira, yoksulluk sınırı ise...

Çok Okunanlar

Süleyman Soylu hamlelerine devam ediyor: Survivor’da SS şovu

AKP'ye yakınlığı ile bilinen Acun Ilıcalı'nın sahip olduğu TV 8'de yayımlanan Survivor isimli programda canlı yayında 3 milyona ulaşıp...

0-14 yaş arası çocuklar yarın sokağa çıkabilecek

Ramazan Bayramı'ndan uygulanan 4 günlük sokağa çıkma yasağının sona ereceği 27 Mayıs tarihinde 0-14 yaş arası çocuklar, saat 11.00-15.00...

Turkey’s Normalization Plan as Covid-19 management

A schedule for normalization has been set in Turkey after AKP chair & President Erdoğan announced relaxation of measures...

“Hakan Fidan, 15 Temmuz’u önceden bildiklerini Meclis’e bildirdi”

CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın 15 Temmuz Darbe Girişimi'nden önceden haberdar olduklarını TBMM'de kurulan komisyona bildirdiğini...

Twitter’da “yeşil noktalı” profiller kimler?

Geçtiğimiz günlerde bir anda Twitter'da "yeşil noktalı" hesaplar gündeme gelmeye başladı. Mahir Ünal'ın çağrısıyla, parti destekçilerinden binlerce hesap kullanıcı...

Gözden Kaçmasın