dokuz8HABER, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 72. Yılı, 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde, İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri ve İHD Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Nuray Çevirmen’i konuk aldı.

Gazeteci- yazar Meltem Yılmaz’ın moderatörlüğünde gerçekleşen programda, Yoleri, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin bugün geldiği noktaya dikkat çekerek, şöyle devam etti: “İnsan hakları meselesinde bir hiyerarşi yoktur, herkes içindir. Ancak bugün karşımıza çıkan temel sorun, her şeyi kendimiz için isteme sorunudur. Diğerinin hakkını gasp etme yetkisini kendinde bulma yaklaşımıdır. İşkenceciye dahi işkenceye karşı çıkmalıyız.”

“EN FAZLA İHLAL DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ALANINDA”

Çevirmen, Türkiye’de insan hakları alanındaki ihlallerin, insan haklarının her alanında yaşandığına dikkat çekerek, “Başta yaşam hakkı ihlal ediliyor ve bu da cezasızlıkla ödüllendiriliyor. Ama en fazla ihlal düşünce ve ifade özgürlüğü alanında yaşanıyor. Sağlık hakkı, eğitim hakkı gibi daha pek çok hakkın ihlal ediliiğini daha iyi görmeye başladık pandemi döneminde. Örneğin, biz maddi yapan bir dernek olmamamıza rağmen kurum olarak maddi yardım başvuruları almaya başladık, bu durumun vahametini gösteriyor galiba çünkü bu insanlara yardım ulaştırılmamış zira insanlar arasında derin ayrışmalar yaratılmış.”

“PANDEMİ HAK İHLALLERİNİ ARTIRDI”

Yoleri, pandemi döneminde çocuk işçilerin yüzde 10 oranında artış gösterdiğini, pandeminin pek çok hak ihlalinde artışa neden olduğuna katıldığını belirterek, iktidarın ise bu dönemi fırsata çevirerek baskıcı uygulamalarını artırdığını, Anayasal haklarımızı dahi kullanamadığımızı, bu nedenle insan hakları mücadelesini daha fazla ciddiye almamız gerektiğini belirtti.

“65 YAŞ ÜSTÜ MAHKUMLARIN SAĞLIK HAKKI ELLERİNDEN ALINDI”

Çevirmen, pandemi döneminde cezaevlerindeki hak ihlallerinin de ciddi oranda artış gösterdiğine dikkat çekerek, “dışardan alacağınız herhangi bir kitap dahi cezaevine sokulmuyor, yasaklanıyor. Keyfi bir uygulama ile okuma hakkınız elinizden alınıyor” ifadelerini kullandı. Çevirmen, dahası, halihazırda sağlık hakkına ulaşamayan kronik rahatsızlığı olan 65 yaş üstü mahkumların sağlık hakkının ellerinden alındığını belirtti.

“HAK VE ÖZGÜRLÜKLER SADECE KENDİ HAKLARIMIZ OLARAK GÖRÜNÜYOR”

Geçen hafta yaşanan Başakşehir, Paris Saint Cerman maçındaki ırkçılık krizine de dikkat çeken Çevirmen, “bu ülkede yüz yıldır yerleşmiş bir ırkçılık var. bir futbol maçında olan ırkçılığı lanetlediğimize dair şeyler olması kara mizahtır” ifadelerini kullandı. Yoleri ise, “hak ve özgürlükleri toplumda sadece kendi haklarımız olarak görüyoruz. Türkiye’de ırkçılık yükseliyor ve aymazlık normal hale geliyor” ifadelerini kullandı. Yoleri, eskiden devletin ‘ben işkence yaptım’ diyemediğini ancak şimdi çıkıp bunu rahatlıkla dile getirdiğini de sözlerine ekledi. Her iki isim de, iktidarın hazırladığı Yeni İnsan Hakları Eylem Planı’nı inandırıcı bulmadıklarını, zira toplumun farklı kesimlerinin görüşlerine başvurulmadığını ifade ettiler.