Ölüm orucundaki avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal için tahliye talebiyle basın açıklaması düzenlendi. ÇHD ve ÖHD’li avukatlar, “Arkadaşlarımızı yaşatacağız. Sonuna kadar onlara siper olacağız” ifadelerini kullandı. Öte yandan ÖHD Yöneticisi Av. Boğatekin, Pazartesi günü Anayasa Mahkemesi’ne, tahliye talepli başvuru yapacaklarını belirtti.

“Adil yargılanma” talebi ile ölüm orucunda olan avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın tahliye edilmesi talebiyle meslektaşları ve aile yakınları Bakırköy Dr. Sadi Konuk Hastanesi önünde basın açıklaması düzenledi.
“Adalet sağlansın, Ebru ve Aytaç Yaşasın” yazılı pankartın açıldığı açıklamada, “Savunmaya Özgürlük”, “Evlatlarımız İçin Adalet İstemek Suç Değildir” dövizler taşınırken, “Devrimci avukatlar onurumdur” sloganı atıldı.
Açıklamada ilk söz alan Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) Genel Merkez yöneticisi Hüseyin Boğatekin, meslektaşları Timtik ve Ünsal’ın mevsimlerdir “adil yargılanma” talep ettiklerini, avukat arkadaşları ve ailesinin ise adliye ve hastane önlerinde aylardır direndikleri ifade etti.

“BU HAKSIZLIĞA KARŞI SUSMAK MÜMKÜN MÜ?”

Boğatekin, taleplerinin “Yaşatmak” üzerine olduğunu söyleyerek, Türkiye’deki faşizme karşı halkın ve muhalefetin “Yaşama ve Yaşatmak” üzere mücadele ettiğini söyledi. Timtik ve Ünsal’ın tek isteğinin “adil yargılanma” olduğunu vurgulayan Boğatekin, şu ifadeleri kullandı:
“Aytaç ve Ebru faşizme direndikleri için ölüm orucunda. Yaşamı, insanları, haklı, doğayı, kurdu, kuşu seven bu iki avukat bu yüzden ölüm orucundalar. Biz ölümü değil, yaşamayı seçiyoruz. Biz yaşamak ve yaşatmak istiyoruz. İşte Ebru ve Aytaç’ın çığlığı bu. Bu iki avukatın, arkadaşlarının amacı bu. Şiddet ve ölüm değil, yaşamak ve yaşatmak istiyoruz. Bunun da temel gıdası ‘adalet’ ve ‘adil yargılanmak’. Bu ülkenin en iyi avukatlarını 159 yıla mahkum ettiler. Buna direnmemek, bu haksızlığa karşı susmak mümkün mü?”

“TEKER TEKER DE ÖLSEK, ADALET İSTEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

ÖHD Genel Merkez yöneticisi Boğatekin, “Aytaç’ın ve Ebru’nun mücadelesi, adalet mücadelesidir. Biz bunu anlatmaktan bıkmayacağız. Her gün burada teker teker ölsek de, yine her gün burada ısrarla ‘adaleti’ çağıracağız” ifadelerini kullandı. Avukat Timtik ve Ünsal’ın pandemi koşullarında, hastanenin hapishane koğuşlarında ve temiz olmayan şartlarda tutulduğunu belirterek, sözlerini söyle sürdürdü:
“Tedaviyi kabul etmediklerini defalarca yazılı ve sözlü bir şekilde dile getirdiler. Avukatları olarak biz, bütün kurumlara başvurduk. Başvurularımızda tedavi istemediklerini dile getirdik: ‘Avukatlar tedavi değil, adil yargılanmak istiyor’. Ama gelinen aşamada her gün aynı şeyleri yaşıyoruz. Yargıtay kararını vermiyor. Her bir yargıcı ayrı ayrı yerlerden toplama getirilen İstanbul 37’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Türkiye’nin en ağır yargılanma süreçlerinden birini geçirmiş bir dosyayı, hiç bilmeden tutuklu kalmaları yönünde bir karar verdi. Bu son güncel sağlık raporuna rağmen ısrarla bırakmama 37’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin rutini haline geldi. Dün 38’inci Ağır Ceza Mahkemesi, yani itiraz makamı da tahliye talebimizi reddetti. Israrla yargıçlar, savcılar tahliye talebimize ret kararı vererek, Ebru ve Aytaç’ı öldürmek istiyorlar. Ebru ve Aytaç açlıktan ölmeyecek. Biz başaramasak eğer, arkadaşlarımızı kaybedersek arkadaşlarımız ‘adaletsizlikten’ ölecek.”

“AYM’YE BAŞVURACAĞIZ”

Boğatekin ayrıca, Pazartesi günü Anayasa Mahkemesi’ne (AYM)Timtik ve Ünsal’ın tutukluluk halinin devam kararına karşı tedbir talebi ile başvuruda bulunacaklarını aktardı.

“AYTAÇ VE EBRU BİZE BİR İRADEYİ GÖSTERİYOR”

Çağdağ Hukukçular Derneği (ÇHD) Gaziantep şubesinden Av. Ergin Sözen ise, sözlerine Aytaç Ünsal’la arkadaşlığını anlatarak başladı: “Ben Gaziantep’ten geliyorum. Aytaç Ünsal’la okulda tanıştım. 14-15 seneye varan arkadaşlığımız var. O günden bugüne hiç bitmeden süren bir ilişkimiz var. O Ankara’da kaldı, ben Gaziantep’e gittim.”
Aytaç Ünsal’ın mesleğini ne kadar sevdiğini anlatan Sözen, “Emeği ve çabası, annesinin 32 yıllık hakimliğinden aldığı feyiz ile sürdürdüğü mesleği, hak mücadelesi örmeye yöneliktir” diye konuştu.
Ebru ve Aytaç’ın tutuklanma sürecinin hukuksuzluğuna değinen Av. Sözen, Ünsal ile paylaşımlarını ise şöyle paylaştı:
“Kendisiyle yaptığımız konuşmalarda mesleğine nasıl yön verdiğini anlattı, bana tavsiyelerde bulundu. Halkın, işçilerin ve yoksulların temas ettikçe ne kadar ezildiğini, ne kadar çok ötelendiğini anladığını söyledi. Avukatlık mesleğini yerine getirirken, daha fazla çabanın gerekli olduğunu söyledi. Kendisi ve büro arkadaşı Ebru Timtik bu minvalde çalışmalar yaptıkları için gözaltına alındılar, tutuklandılar. Benim düğünüme gelmişti Aytaç, üç gün sonra gözaltına alındılar. O gözaltına alındı diye dört günlük evliyken Nuriye ve Semih dosyasına bakmak için yola çıktım. Bakın Aytaç bugün ölüm orucunun 187. gününde, Ebru 218. gününde. Bakın bu bize bir şey anlatıyor; bir iradeyi gösteriyor.”

“ARKADAŞLARIMIZI YAŞATACAĞIZ”

Timtik ve Ünsal’ın somut delillerle ceza almadığını belirten Sözen, sözlerine şöyle devam etti:
“Arkadaşlarımız somut delillerle ceza almadılar. Korkutulmuş, sindirilmiş, zorla elinden tanık beyanı alınmış yalancı, iftiracı tanık beyanıyla ceza aldılar. Onlar ölecek, biz ne yapacağız? Sırtımızı dönüp gidecek miyiz? Biz gitmeyeceğiz, biz buradayız. Arkadaşlarımızı yaşatacağız. Sonuna kadar onlara siper olacağız. Onlar ölmeyecek, hep birlikte el birliğiyle yaşatacağız. Her gün bir kişi olsa da artacağız.”

TİMTİK ÖLÜM ORUCUNUN 218., ÜNSAL İSE 187. GÜNÜNDE

Ölüm orucunun 218’inci gününde olan Avukatlar Ebru Timtik ve ölüm orucunun 187’inci gününde Avukat Aytaç Ünsal, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK), “Cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen tahliye edilmeyerek, zorla hastaneye kaldırılmıştı.
Avukat Timtik Bakırköy Dr. Sadi Konuk Hastanesi’nde, Aytaç Ünsal ise Halkalı Kanuni Sultan Süleyman Hastenesi’nde tutuluyor.