Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekmek amacıyla Türkiye ve Avrupa’da sergiler açan “Görülmüştür Ekibi”nin “Duvarları Aşan Çizgiler” sergi projesi 12-14 Aralık tarihinde Aydın Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Gün geçtikçe cezaevlerinde artan hak ihlallerine rağmen Görülmüştür Ekibi’nin ulaştığı 20 tutuklunun tutuldukları hücrelerde, yetersiz malzemeler ile çizdiği özgün karikatürler sergilendi. Sergi hakkında konuştuğumuz Gamze Yentür, “Bu tür sergiler mahpuslara içerde nefes oluyor” dedi.

Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekmek amacıyla Türkiye ve Avrupa’da sergiler açan “Görülmüştür Ekibi”nin “Duvarları Aşan Çizgiler” sergi projesi 12-14 Aralık tarihinde Aydın Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Gün geçtikçe cezaevlerinde artan hak ihlallerine rağmen Görülmüştür Ekibi’nin ulaştığı 20 tutuklunun tutuldukları hücrelerde, yetersiz malzemeler ile çizdiği özgün karikatürler sergilendi. Sergi İnsan Hakları Derneği, (İHD) HOMUR Karikatür ve Mizah Grubu’nun da destekleriyle gerçekleşti. “Duvarları Aşan Çizgiler” sergisinde sunulan karikatürler, halen tutsak olan ressam ve çizerlere ait. Görülmüştür Ekibi’nden Gazme Yentür ile Aydın’da yaptıkları sergi ve bundan sonra ki çalışmaları hakkında konuştuk.

“POLİTİK MAHPUSLAR İLE DAYANIŞMAYI BÜYÜTMEK İSTİYORUZ”

“Duvarları Aşan Çizgiler” sergisi ile kamuoyuna ne anlatmak istediniz? 
Duvarları delen çizgiler bizim 3. büyük sergimiz.  İlk iki sergimizde Redfotoğraf grubu ile çalıştık. Bu kez Homur Karikatürist ekibi ile birlikte çalıştık. Politik mahpuslar ile dayanışan bir ekibiz. Birçok mektuplaştığımız karikatürist mahpuslardan, özgürlük temalı karikatürler çizmelerini istedik. Gelen karikatürler Homur ekibi tarafından değerlendirildi. Sonrasında bunlar sergi haline getirildi. Sergimizde 22 çizerin oluşturduğu 70’e yakın karikatür yer alıyor. Onları bir de kitap haline getirdik. Kitabı hapishaneye özellikle çizerlerine yolladık. Sergilerde ise almak isteyenlere ulaştırıyoruz. Serginin amacı politik mahpuslarla dayanışmanın arttırılmasına yönelik. Her geçen gün sayıları artan ve sanki toplumun dışındaymış gibi davranılan mahpuslar tam da hayatımızın içindeler. Düşünceleri ve idealleri için içerideler. Hepsi dayanışmayı hak ediyor.
Peki 12-14 Aralık’ta Aydın’da gerçekleştirdiğiniz sergi kamuoyu tarafından nasıl karşılandı ve izlenimleriniz neler?
Sergimiz Aydın İnsan Hakları Derneği’nin İnsan Hakları Haftası kapsamında düzenlediği bir dizi etkinlikten biri olarak açıldı. Sergi hafta içi olmasına rağmen oldukça ziyaretçi aldı. Ertesi gün yapılan söyleşi ve resepsiyonlarla bu ziyaretler artarak devam etti. Çok güzel geri dönüşler aldık. Serginin bu bağlamda yerini bulmasına çok seviniyoruz ve elbette gururlanıyoruz. Burada en büyük pay tabi ki mahpusların. Her seferinde kolektif üretmenin tadına vardığımızı ayrıca belirtmek yerinde olacaktır.

“BU TÜR SERGİLER MAHPUSLARA İÇERİDE NEFES OLUYOR”

Bize sergilenen karikatürlerden bahseder misiniz neler anlatılıyor ve hangi şartlarda yapıldı?
Yedi aya yakın uzun bir süreçte hazırlandı. Büyük emek verildi. Kimi gönderilen mektuplar kayboldu veya verilmedi. Çok yoğun süreçler yaşanıyor hapishanelerde. İletişim yasakları, görüş yasakları derken hadi deyince mahpuslara ulaşamıyorsunuz. Sabır gerektiren bir süreç. Biz daha fazla karikatüriste ulaşmak istedik ama maalesef hepsine ulaşamadık. Bu süreçte özellikle Adil (Okay) abi oldukça mesai harcadı. Karikatürler özgürlük temalı. Kimisi sadece hapishane ile sınırlı çizmiş kimisi ülkenin hapishane olduğunu çizmiş. Sergi kitabı yasaklı bir kitap olmamasına rağmen mahpuslara verilmedi ve bazı hapishaneler de yasaklandı.  Nitekim tretman ve tecrit dediğimiz tam da bu yani mahpusların üretimlerini engellemek. Genel olarak hapishanede üretim yapanların imkanları çok kısıtlı. Boya kalemi, fırça, tuval gibi malzemelere ulaşmakta zorluk yaşıyorlar. Boya için meyve sebze artıklarını kullanıyorlar. Hatta tahliye olan ressam Zehra Doğan keza kendisininde sergi de karikatürü var. Sergiye özel çizdi. Boya için regli kanını kullandığını ifade etmişti. Nitekim üretimi ne kadar engellemek isteseler de mahpuslar her koşulu deniyor. Benim çizdiğim sınırlarda işler yapabilirsin diyor sistem ama düşlere ve düşünceye ne zaman pranga vurulup sınır konulmuş ki bundan sonra sınır konulsun. Bu tip sergiler mahpusların içeride nefesi oluyor. Sergide yer alanlar uzun yıllardır içeride olanlar. Bir ikisi hariç 10 yıldan 25 yıla kadar içeride olanlar var. Ama üretimleri görenler bu kadar zamandır içeride olduklarına şaşırıyor. Uluslararası yarışmalara içeriden katılıp ödül dahi alanlar var. Hayat her alanda devam ediyor.  Onlarda bize bunu en yalın biçimde kanıtlıyor. Üretmek ve gelişmek özellikle mahpuslar açısından çok önemli.

“GÖRÜLMÜŞTÜR EKİBİNİN DERDİ VE İŞİ, MAHPUSLARIN ÜRETİMLERİNİ DIŞARIYLA BULUŞTURMAK”

Son olarak Aydın’dan sonra sergi yahut farklı bir etkinlik programı yaptınız mı ve sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Aydın’da ‘Duvarları Delen Çizgiler’ devam ederken aynı zamanlarda Şanlıurfa Barosunda 2. sergimiz ‘Düşler Tutsak Edilemez’ açıldı. Geçtiğimiz yıllarda katledilen sevgili Av. Tahir Elçi anısına ve yine İnsan Hakları Haftası kapsamında sergimiz açıldı. Başta sevgili Türkan Elçi olmak üzere çok güzel geri dönüşler aldık. Şu an için önümüzde bir şehir daha var henüz tarihleri netleşmedi. Bilgisini netleşince paylaşacağız. Ama asıl olarak yeni bir proje çalışmamız başladı.  2020’nin projesi tasarlandı. Henüz bilgisini paylaşmıyoruz. Ama net olan tabi ki yine mahpuslarla çalışacağımız. Görülmüştür ekibinin derdi ve işi mahpusların üretimlerini dışarıyla buluşturmak. Elbette yaşadıkları hak ihlallerini duyurmak çok kıymetli keza onu hep yapıyoruz. Ama birçok ekipten ayrıldığımız nokta içeri ile dışarısı arasında köprü kurmak. Mektupların, kartların, kitapların bu konuda çok etkili olduğunu düşünüyoruz. Mektup arkadaşı edinmelerini sağlıyoruz, kart ve mektup yollama etkinlikleri düzenliyoruz. Örneğin, geçtiğimiz hafta Mersin’de yeni yıl kartı yollama etkinliği yaptık. Son yıllarda da sergilerle bu işlere ivme kazandırmaya
Son söz yerine, buradan herkesi bir kez daha mektup arkadaşı edinmeye çağırıyorum. Bize sosyal medya adreslerimiz ile sitemizden ulaşabilirler. (www.gorulmustur.org) sitesine girip adres alıp bizi ve etkinliklerimizi takip edebilirler. Buradan haberlere ve mahpusların üretimleri ile mektuplarına ulaşabilirler. Bir adres de siz alın bir mektup da siz yazın diyorum.