Anayasa Mahkemesi, karayollarında gösteri yürüyüşü düzenlenemeyeceğine ilişkin kanun hükmünü “Söz konusu hak, ifade özgürlüğü ile birlikte demokratik toplumun temelini oluşturmaktadır” diyerek iptal etti.

Yüksek Mahkeme, özellikle siyasi partilerin, sendikaların yürüyüşlerinin engellenmesine gerekçe gösterilen yasa maddesinin iptaline yönelik kararı Başkan Zühtü Arslan’ın oyuyla alabildi. Oylamada 8 üye iptal isteminin reddi yönünde oy kullandı. Yasanın iptali yönünde oy kullanan üyeler arasında Arslan’ın da bulunması ve oyların eşitliği halinde başkanın oyunun belirleyici sayılması sayesinde kural iptal edilebildi. “Demokratik bir toplumda zorlayıcı bir neden bulunmadıkça kişilerin gösteri yürüyüşünü düzenleyecekleri mekânı seçebilmeleri gerekir” ifadesinin kullanıldığı karar, valiliklerin demokratik eylemlerin sadece belli bir alanda yapılabilmesine yönelik kararlarına karşı açılan davalar için de emsal oluşturabilecek.
T24’den Gökçer Tahincioğlu’nun haberine göre Anayasa Mahkemesi, Manisa İdare Mahkemesi’nin başvurusu üzerine, karayollarında gösteri ve yürüyüş yapılmasını engelleyen yasa maddesinin iptali istemini görüştü. Manisa İdare Mahkemesi, başvurusunda, “gösteri yürüyüşünün yapılacağı yerin belirlenmesinde o yeri kullanacak diğer bireylerin hak ve özgürlüklerinin de gözetilmesi gerektiği ancak kuralla böyle bir değerlendirme yapılmadan kategorik olarak yasak getirildiği belirtilerek kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu” ileri sürüldü.

“OTOMATİK YASAK KONULAMAZ”

Anayasa Mahkemesi, inceleme sonunda, düzenlemeyi iptal etti. Kararda, “toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, bireylerin düşünce açıklamalarında bulunmak amacıyla açık veya kapalı mekânlarda bir araya gelebilme serbestisini korumaktadır. Söz konusu hak, ifade özgürlüğü ile birlikte demokratik toplumun temelini oluşturmaktadır” denildi. Yüksek Mahkeme’nin geçmiş kararlarına atıf yapılan kararda şöyle devam edildi:
“Anılan kararda toplantı ve gösteri yürüyüşünün başkalarının günlük yaşamlarını bir miktar zorlaştırmasının kaçınılmaz olduğu, genel yolların farklı amaçlarla kullanımının, farklı özgürlüklerin çatışmasına yol açabileceği, ancak temel hak ve özgürlüklerin çatışması durumunda özgürlükler arasında makul bir denge kurularak mümkün olduğu ölçüde her ikisinin de korunduğu bir yolun benimsenmesi gerektiği, bu bağlamda genel yollarda toplantı düzenlenmesinin bu yolları kullanan kişilerin seyahat özgürlüklerini kısıtlamasının, otomatik olarak bu yollarda toplantı yapılmasının yasaklanmasını gerektirmeyeceği belirtilmiştir.”

“TRAFİĞE MUTLAK ÜSTÜNLÜK TANINAMAZ”

“Gösteri yürüyüşünün yapılacağı güzergâh belirlenirken trafik düzeninin aksamamasına mutlak bir üstünlük tanınması, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile kamu düzeni ve başkalarının hak ve özgürlükleri arasındaki dengenin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı aleyhine orantısız bir şekilde bozulması sonucunu doğuracaktır. Zira Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarında da işaret edildiği üzere toplantı ve gösteri yürüyüşünün başkalarının günlük yaşamlarını bir miktar zorlaştırması kaçınılmaz olup demokratik toplumda bunun hoşgörüyle karşılanması gerekir.
Yürüyüşün yapılacağı mekânın belirlenmesinde başkalarının hak ve özgürlüklerine mutlak bir üstünlük tanınması durumunda, sadece belirli yerler gösteri yürüyüşü güzergâhı olacak, geri kalan yerler ise mutlak olarak yasaklanmış alan sayılacaktır. Oysa bazı durumlarda gerçekleştirilecek yürüyüşlerin muhataplarını etkileyebilmesi bakımından düzenlendiği mekânın, seçilen güzergâhın büyük bir önemi bulunmaktadır. Demokratik bir toplumda zorlayıcı bir neden bulunmadıkça kişilerin gösteri yürüyüşünü düzenleyecekleri mekânı seçebilmeleri gerekir.

“DEMOKRATİK TOPLUMA UYGUN DEĞİL”

Bir yerde gösteri yürüyüşünün düzenlenmesi nedeniyle trafiğin aksaması gündelik yaşamı aşırı ve katlanılamaz derecede zorlaştırıyorsa anayasal ilke ve kurallara uygun davranılması şartıyla söz konusu hakkın sınırlanması mümkündür. İtiraz konusu kuralda ise zorlaştırmanın boyutuna yönelik herhangi bir düzenleme öngörülmeksizin şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşünün düzenlenmesi kategorik olarak yasaklanmaktadır. Bu itibarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına getirilen sınırlamanın zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamadığı ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir sınırlama olmadığı değerlendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi açıklanan nedenlerle kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.”

BAŞKANIN OYU BELİRLEYİCİ OLDU

İptal kararında Başkan Arslan’ın oyu belirleyici oldu. 16 üyenin katıldığı toplantıda, 8 üye karara karşı çıktı. Ancak Arslan’ın, iptal yönünde oy kullanması ve Anayasa Mahkemesi’nin görev kanununa göre başkanın oyunun eşitlik durumunda belirleyici sayılması sayesinde düzenleme iptal edilebildi.