Hürriyet Gazetesi yazarı Osman Müftüoğlu, Sağlık Bakanı Koca’nın açıkladığı son koronavirüs verilerindeki değişikliğe ilişkin konuştu. Müftüoğlu, salgında Ekim ayının da önemli bir dönüm noktası olacağını belirtti.

Hürriyet yazarı Prof. Dr. Müftüoğlu dip dalga tartışmalarına değindiği bugünkü köşe yazısında koronavirüs salgınında ekim ayının önemli bir tarih olacağına işaret etti.

“RAKAMLAR ASLA YALAN SÖYLEMEZ”

Müftüoğlu, “Önce hepimiz şunu iyi bilelim: Rakamlar asla yalan söylemez. Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı açıklamalar ve hesaplara bakılırsa, ülkemizde şu anda en az 200 bin virüs taşıyıcısı var. Ayrıca yine Sağlık Bakanlığı verileri dikkate alınırsa, ‘test/vaka oranı’mız 2 aydır ısrarlı bir şekilde yüzde 2’lerin üzerinde seyrediyor. Bu rakamlara bakan her uzman da doğal olarak ‘2. dalga’ değilse bile bir ‘dip dalga ihtimali’nin sancısını yüreğinde hissediyor. Konuştuğum uzmanların çoğu muhtemel bir dip dalga için de ‘ekim ayı’nı işaret ediyor” ifadesini kullandı.

“TOPLU KUTLAMALARDAN KAÇININ”

“Peki nasıl önlenebilir o muhtemel dip dalga? Ne yapmamız lazım?” sorularını yanıtlayan Müftüoğlu, şöyle devam etti:
“Bayram keyfinizi kaçırmak istemem ama yapmamız gereken ilk şeyin ‘toplu kutlamalar’dan kaçınmak, en azından kutlamaların dozunu ve süresini düşürmek olduğu kesindir. Ve bu bayram da bir dip dalga hazırlayıcısı olma ihtimali nedeniyle bizim için son derece önemlidir. Yapacağımız şey net ve açık, bayramımızı coşkuyla kutlayacağız. Keyfini, neşesini, huzurunu yüreklerimizde hissedeceğiz. Ama yapabileceğimiz bazı basit yanlışların bile bir dip dalga tetikçisi olabileceğini unutmayacağız.
Yapmamız gereken şey son derece basit: Bilinen önlemleri bayramda da daima gündemde tutmak. Diğer önlemlerin en başında da ‘toplu etkinlikler’i sınırlama getirmek meselesi geliyor. Sağlık Bakanlığımızın verileri de zaten bu bilgiyi doğruluyor. Filyasyon çalışmalarına bakılırsa son 1 aydaki vakaların önemli bir kısmının düğünler, cenazeler, asker uğurlamaları, akşam eğlenceleri, yani ‘toplu etkinlik’ oluşturuyor. Vaka sayıları hep bu toplu etkinlikler ile zıplamış. Yapmamız gereken içine düştüğümüz ‘boş vermişlik’ ve ‘bıkkınlık’ duygularından bir an önce sıyrılmak, önümüzdeki 4-5 haftayı yine tıpkı nisan-mayıs aylarında olduğu gibi güçlü bir uyum ve dikkat içinde tamamlamaktan ibarettir.”