Geçtiğimiz hafta gençlere yönelik açıklama yapan “Aksaçlılar” bu defa ise muhalefet partilerine çağrıda bulundu. 101 Aksaçlı, “Demokrasiden yana olan herkesin eteğindeki taşları döküp iş birliği yapması gerekir” dedi.

Aydın, yazar, şair, gazeteci ve sanatçıların da aralarında bulunduğu “101 Aksaçlı”, yayınladıkları bildiriyle ülkenin içerisinde bulunduğu kötü koşullardan kaynaklı herkesin risk altında olduğuna dikkati çekerek, başta gençler olmak üzere toplumun her kesimini demokrasi ittifakında buluşmaya çağırdı. Farklı düşüncelerden deneyimli kişilerin bir araya gelerek hazırladığı ortak metinde, iktidara ve muhalefete ayrı ayrı eleştiriler yöneltildi.

GÜNAY, OKUYAN VE NAS’TAN AÇIKLAMA

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre İmzacılar arasında yer alan 60 ve 61’inci dönem AKP hükümetlerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı yapan Ertuğrul Günay, siyasetçi Yaşar Okuyan ile Anavatan Partisi (ANAP) eski Genel Başkanı ve Ekonomist Dr. Nesrin Nas ile metne dair açıklamalar yaptı.

“ÇOK FARKLI KİMLİKLER BİR ARAYA GELDİ”

Dr. Nesrin Nas, bildiri metnini değerli kılan ve önemli hale getiren şeyin birbirinden ideolojik ve kimlik olarak çok farklı yerlerde olan insanların gelecek kaygısında ortaklaşmaları olduğunu söyledi. İmzacıların Türkiye’de çoğulcu demokratik bir zeminin ulaşması konusunda yan yana durmalarının önemine dikkat çeken Nas, bildiride özellikle üstünde durdukları demokrasi ittifakı çağrısına değindi. Nas, “Biz sandık ittifakını da aşan bir çağrı yapıyoruz. Çünkü Türkiye’nin sorununun mevcut iktidarın değiştirilmesi ve yeni bir iktidarın seçim yolu ile gelmesi meselesi değil. Türkiye’nin çok acil bir şekilde normalleşme ve ortak zemin oluşturmaya ihtiyacı var. Bu ortak zemin dediğimiz; konuşabildiğimiz, müzakere edebildiğimiz ve uzlaşabildiğimiz demokrasi zeminidir. Türkiye’nin şu an onu inşa etme zorunluluğu var” diye konuştu.

“ORTAK BİR GELECEK İNŞA ETMEK İSTİYORUZ”

“Kimlikleri, inançları ve birtakım ideolojik ayrılıkları aşan, bizi sevinçlerimizde ve acılarımızda ortaklaştıran ve ortak bir gelecek inşa etmemizi sağlayacak yeni bir hikaye etrafında buluşmamızı sağlayacak demokrasi zeminine ihtiyaç var” diyen Nas, “O nedenle biz burada demokrasi ittifakı çağrısının altını özellikle çiziyoruz. Seçim ittifakını önceleyen ama Türkiye’nin demokrasisini kurum ve kurallarıyla yeni baştan oluşturma çağrısıdır” dedi.

“CUMHURİYET TARİHİNİN EN KARANLIK DÖNEMİ”

Türkiye siyasal tarihinde birçok partinin çalışmalarında yer alan Yaşar Okuyan ise, ülkenin geldiği noktayı “Cumhuriyet tarihinin en karanlık dönemi” şeklinde değerlendirdi. Cumhuriyet ve demokrasinin tehlikede olduğu bir sürecin yaşandığına dikkati çeken Okuyan, “Tehlikede olmayan bir kurumumuz yok. Ekonomi dibe vurmuş. İktidar tek adam rejimiyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile bir garabet sistemi içerisinde. Ayasofya gelişmelerinden sonra hilafet çağrıları yapılıyor. Diyanet İşleri Başkanı Atatürk’e lanet okuyor” şeklinde konuştu.

Aksaçlılar’dan ortak açıklama: Umudumuz olan gençlere sesleniyoruz

“AMAN BUNLARDAN YILMAYIN İSTEDİK”

Aksaçlılar olarak hazırladıkları metinle iktidarı uyarma gereği hissettiklerine değinen Okuyan, “Geçmişte çok farklı düşüncede olan insanlar olarak Türkiye’nin gidişatından rahatsızlığımızı ortaya koyduk ve muhalefete de bir çağrıda bulunduk. Bu iktidar 18 yıldır iktidarda duruyorsa bütün muhalefetin burada ‘neyi eksik yapıyoruz’ diye ciddi bir şekilde düşünmesi gerektiğini söylüyoruz” dedi.
31 Mart yerel seçimleri ve yenilenen İstanbul seçimlerinin bir gerçekliği ortaya çıkardığını ifade eden Okuyan, şunları söyledi: “Halk bu seçimlerde ‘demokrasi gittikten sonra elimizde bir şey kalmıyor’ düşüncesiyle ciddi bir itiraz yükselmişti. Bu itirazı dikkate alarak bir çağrıyı hazırladık. Belli bir yaşın üzerinde ve geçmişte cezaevinde yatmış, idamla yargılanmış insanlar olarak sağ-sol, Kürt-Türk, Alevi-Sunni ayırımının ötesinde iktidarı ve muhalefeti akıl noktasında ortak akla davet etmek ve gençlere ‘aman bunlardan yılmayın’ düşüncesiyle bildiriyi imza attık.”

“HER ŞEYE RAĞMEN DEMOKRASİ ÇOĞULCU YAPISINI ANLATMAYA ÇALIŞTIK”

Ertuğrul Günay da, “Yaşanmışlığımız, bilgi ve birikimimizin ışığında hem geçmişe dönük bir değerlendirme hem de geleceğe dönük önerilerimizi farklı düşüncede olan insanlar olarak düşüncelerimizi ifade ettik. Türkiye inançlar, bölgeler ve siyaset arasında çok dağıldı. Bir diyalog bile kalmadı. Çok farklı mezheplerden bildiriye imza atanlar olarak her şeye rağmen demokrasinin çoğulcu, diyalog ve uygar ilişkiler olduğunu anlatamaya çalıştık” dedi.

“TÜRKİYE ARTIK TOTALİTER BİR REJİME EĞİLMEYE BAŞLADI”

“Türkiye artık totaliter bir rejime eğilmeye başladı. Türkiye diktatörlük ve demokrasi arasında bir tercih yapacak” diyen Günay, “Bu totaliter rejim karşısında demokrasi ve hukuk devletine sahip çıkan her görüş, kurum ve partinin bir araya gelmesi elzemdir. Önce hukuk devleti zemini kurmak için işbirliği yapılması gerekiyor. O yüzden diktatörlük ve demokrasi, hukuk veya buyruk arasındaki tercihten hukuk ve demokrasiden yana olan herkesin eteğindeki taşı döküp bir ilke çerçevesinde işbirliği yapması gerekiyor. Bu çok temel bir ihtiyaç” diye seslendi.
Günay, son olarak bildiriyi yayınladıktan sonra çok olumlu yansımaların olduğunu ve birçok kesim tarafından olumlu dönüşler aldıklarını aktardı.