AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün koronavirüs aşısı yaptıracağını açıkladı.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, AKP MYK toplantısının ardından koronavirüs (Covid-19) aşısı yaptıracağını duyurdu.
Partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen Çelik, “Aşı konusunda toplumumuza her konuda olduğu gibi önderlik etmek için ve teşvik etmek için toplantımızdan sonra Sayın Cumhurbaşkanımız aşı olacaklardır. Bunun kamuoyuyla paylaşılmasını istemişlerdir. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konudaki tereddütlerin ortadan kalkması ve toplumumuzun sağlığının korunması için bu görüşünü MKYK’mızla paylaşmıştır ve bunun tüm vatandaşlarımıza iletilmesini arzu etmişlerdir” ifadelerini kullandı.

“AŞILAMA SÜRECİ ŞEFFAF BİR ŞEKİLDE BAŞLADI”

Aşılama sürecinin dün başladığını hatırlatan Çelik, şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanımızın en büyük hassasiyeti bu salgından dolayı olumsuzlukla karşı karşıya kalan vatandaşlarımızın bir an evvel olumsuzluklardan kurtulması, can kayıplarının ve bu olumsuz sürecin sona erdirilmesidir. Gelinen noktada şeffaf bir şekilde aşılama süreci başladı, Sağlık Bakanımız, Bilim Kurulu üyeleri bunu gerçekleştirdiler.”
Ömer Çelik, eski CHP’li bakan Fikri Sağlar’ın “Yargılandığım zaman türbanlı bir hâkimin adaleti yerine getirebileceğinden kuşkum var” sözlerine tepki gösterdi.
Çelik, “Başörtüsü yasağı ile ilgili olarak aslında geride bırakılmıştır, bu tip ilkellikler bugünün dünyasında savunulmaz dediğimiz bir dönemde, maalesef bir eski CHP’li Bakan 28 Şubat mantığını, vesayet mantığını diriltmeye çalışan açıklamalar yaptı” diye konuştu.

“HİÇBİR DARBE MAZUR GÖSTERİLEMEZ”

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un “Eğer Menderes, 25 Mayıs 1960 günü Eskişehir’de erken seçim tarihini açıklasaydı, 27 Mayıs askeri darbesi büyük bir olasılıkla önlenebilirdi” sözlerine de değinen Çelik, “Bir kere siyasi olarak Demokrat Parti’nin yanlış yaptığını düşünüyorsanız, karşısındaki muhalefetin o zaman bu siyasi kararlara karşısı mücadelesini öne çıkarmanız gerekir. Ama bir takım siyasi kararların neticesinde darbe olmuştur, sanki darbe yapısal bir sonuçmuş gibi sunmaya çalışmak aslında en sinsi darbeci mantığıdır” ifadelerini kullandı.
27 Mayıs 1960 darbesinin ardından dönemin Başbakanı Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın idam edildiğini hatırlatan Çelik, şöyle devam etti:
“Bir Başbakan ve bakanların asılarak şehit edilmesini savunamayacakları için ne yapıyorlar, siyasi olarak beğenmedikleri hususları dile getirip, ondan sonra darbenin bunun doğal mantıki sonucu olmaya söylemeye çalışıyorlar. Bu gayri ahlaki bir durumdur. Hiçbir darbe mazur gösterilemez.”

“ SEÇİLMİŞ CUMHURBAŞKANINI GAYRİMEŞRU POZİSYONA GETİRMEYE ÇALIŞIYOR”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik “sözde cumhurbaşkanı” ifadesini eleştiren Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Esas üzücü olan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na, Sayın Kılıçdaroğlu’nun ‘sözde cumhurbaşkanı’ demesidir. Bir şeye gayrimeşru olduğu zaman varlığının temelinde meşruiyet olduğu zaman sözde dersiniz. Gayrimeşru yapılar için kullanırsınız. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı için bu ifadeyi kullanmak, yakın tarihte 27 Nisan 2007’de hükümetimize verilmeye başlayan, bazılarının postmodern darbe dediği muhtıra teşebbüsü ile gündeme gelmişti. Bu kadar zaman geçtikten sonra bu post modern darbe ya da muhtıra şeklindeki yaklaşımlar ortadan kalkmıştır diye düşünüyorsunuz, ama sivil siyaseti güçlendirmesi gereken pozisyondaki birisi, Sayın Kılıçdaroğlu, seçilmiş Cumhurbaşkanını gayrimeşru pozisyona getirmeye çalışan çok büyük bir yanlış yapıyor.”