İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Fox TV’de İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat programına katıldı. Akşener programda Erdoğan’ın başlattığı yardım kampanyasına tepki göstererek, “Maaş yetmez Katar uçağını da bağışlasın” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında dün başlattığı yardım kampanyasına tepki gösteren Akşener, “Müteahhitlere bu sene ödenecek para aşağı yukarı 21 milyar lira. Hiç değilse 3 ay bu insanlara devletimiz para ödemesin. Erdoğan’a önerim; maaş yetmez, o Katar uçağını hemen bağışlasın” dedi.

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI ÖNERİSİ

Akşener, “İktidar partisi maalesef 18 senelik iktidarda ekonomi dışında çok büyük krizlerle karşılaşmadı. Kriz yönetimi konusunda çok başarılı olduklarını söyleyemeyeceğim. Ayrıştırıcı bir dil üzerinden giden bir siyasi dile sahiptiler, birlik ve beraberlik üzerinden oy almak yerine kutuplaştırma üzerinden oy aldılar. Birlik ve beraberlik konusunda zorluk yaşadılar. Valilerin başkanlığında her ilde bir sağlık komitesi kurulması tavsiyesi vermiştim, bunu yaptılar teşekkür ediyorum. Vatandaş, devleti yanında görmek ister. Zorunlu bir karantina, 3 haftalık bir sokağa çıkma yasağı ilan edilebilseydi bazı şeyler yolunda gidebilirdi” diye konuştu.

‘KAYNAKLARI OLMADIĞI İÇİN’

Merkez Bankası’ndaki ihtiyat akçesinin hükümet tarafından kullanıldığını hatırlatan Akşener, “Bu bizim kefen paramızdı. Anlaşılan harcanmış. Askerin sokağa inmemesi için sokağa çıkma yasağı ilan etmediklerini söylüyorlar, ben buna inanmıyorum, polisle de halledilebilir. Vatandaşın parasını ödeyecek kaynakları olmadığından ilan etmiyorlar” ifadelerini kullandı.
Ankara ve İstanbul Belediye başkanlarının başlattığı kampanyalara değinen Akşener, iktidarında bu kampanyalara destek vermesi gerektiğini söyledi. Akşener, 3 emekli maaşını Ankara’ya, 3 emekli maaşını İstanbul’a bağışladığını açıkladı. Akşener, herkesi de bu kampanyalara destek vermeye çağırdı.

“VERDİĞİNİZ KREDİLERİ NASIL ÖDEYECEKLER?”

Akşener, geri ödemesiz yardım yapılmasını savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “İban ve kredi çıktı. O krediyi ben ilçeleri gezerken, o gün siftah yapmamış pek çok dükkânla karşılaştım. Tamam, kredi veriyorsunuz, iyi bir şey itirazım yok ama nasıl ödeyecekler? Bu insanlar açıldığı zaman nasıl o çarkı döndürecek? Dolayısıyla bir arkadaşım aradı, küçük bir işletmesi var, bugün burada olacağımı bildiği için orada söyle dedi. ‘Çalışanlarımın maaşını ödeyebilmek için kredi çekiyorum’ dedi. Şahıs başına ihtiyacı olanlara 500 lira emeklilerin hepsinin beraber muhtaç aylıkların dahi bin 500 lira olması gerektiğini söylemiştik. Onları çekti ama diğerleri eksik kaldı. İlk paket açıklandığı zaman biz Amerika’daki sistemi önerdik. İster adına bono ister kupon deyin ama bir nakit yardımı geri ödemesiz bu insanlara verilmesi lazım dedik. EYT’lileri ben burada da anlatmıştım. Bu insanlar işten çıkarıldıkları için zorunlu emekli olmuşlar. Yevmiye ile çalışıyorlardı, şimdi ne yiyip, içecekler?”