Çevre Ajansı kurulmasını içeren torba yasa teklifine muhalefet şerhi düşen CHP ve HDP, bu düzenlemeyle ÇED sürecinin denetimsizleşeceğini belirtti.

CHP ve HDP Türkiye Çevre Ajansı kurmayı, bisiklet yollarının elektrikli scooterlar için de geçerli olması, bisiklet kullanım yaşının 11, elektrikli scooter kullanım yaşının 15’e çıkarılmasını öngören 9 maddelik “Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” torba yasa tasarısına muhalefet şerhi düştü.

“ANAYASAYA AYKIRI”

MA’dan Diren Yurtsever’in haberine göre yasa tasarısının Anayasa’nın kuruluş ve görevleri kapsamındaki maddelerine aykırı olduğunun belirtildiği  şerhte, “Oluşacak ajansın tüzel kişiliğinin kamu tüzel kişiliği olup olmayacağı tabi olacağı hukuku ve denetim mekanizmalarını doğrudan etkilemektedir. Personel temin yöntemleri ve personelin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu yerine 4857 sayılı İş Kanununa tabi olması ve ücretlerde fahiş sözleşme bedellerine imkan veren düzenlemenin yapılması, kanun teklifinde önceliğin ‘Çevrenin Korunması’ olmadığını ve gösterilen aceleci tutumun anlaşılır olmadığını göstermektedir” denildi.

“HÜKÜMETE YAKIN PERSONEL” İDDİASI

Kanun teklifinin hazırlanması sürecinde ekoloji mücadelesi veren sivil toplum örgütlerinin görüşünün alınmadığının belirtildiği şerhte, bunun  konuya yeterli önemin verilmediğinin göstergesi olduğu ifade edildi. Teklif ile ajansın faaliyetlerine başlamasından itibaren 5 yıl süreyle kamu kurum ve kuruluşlarının personelinin ajansta geçici olarak görevlendirilmesini düzenlediğinin aktarıldığı şerhte, ajansta görevlendirilecek personelin hangi niteliklere göre görevlendirileceğinin belirsiz olduğuna vurgu yapılarak, “Hükümete yakın personelin ajansta görevlendirileceği ve liyakat gözetilmeyerek diğer personeller arasında ayrımcılık yaratılacağı görüşündeyiz” ifadelerine yer verildi.

“CUMHURBAŞKANINA HAKARET” RİSKİ

Teklifte göre, Çevre ajansının depozito yönetim sisteminin kurulması ve işletilmesi faaliyetlerine ilişkin yapılacak mal ve hizmet alımlarının ihalelere ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek. Bu maddenin belirli şirketlerin kazanç sağlamasının önünü açacağı ifade edilen HDP şerhinde, “Bunun ötesinde konuya dair yapılabilecek herhangi bir değerlendirme veya eleştirinin ‘Cumhurbaşkanına Hakaret’ bağlamında değerlendirilmesi riski vardır” denildi.

ZİLAN DERESİ VE AHLAT’TAKİ SARAY ÖRNEĞİ

Kanuna göre, şirketler yapacakları faaliyet öncesinde çevre sorunlarına yol açmamak için ÇED raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüydü. Ancak sunulan kanun teklifine göre, “proje tanıtım dosyası” yerine “başvuru dosyası” hazırlanacak. HDP şerhinde bu durumun ÇED sürecinin halk yararına olmadığının göstergesi olduğu vurgulanarak, “Yapılacak herhangi bir projenin tanıtım dosyası olmadan başvuru yapılacak bir projenin olumlu ya da olumsuz kararı neye göre verilecektir. Ahlat’ta yapılan Saray veya Zilan deresinde yapılan HES gibi çevresel etkileri açık olumsuz olan faaliyetler ÇED raporu alınmadan yapılmış ve geri dönüşü olmayan çevresel hasarlar açığa çıkmıştır” eleştirisi yapıldı.

AJANSIN ÜST YÖNETİMİNE 15-30 BİN ARASI MAAŞ

Ajansın kimi vergilerden muaf tutulmasına da itiraz edilen şerhte, ajansın elde ettiği kaynakların kullanım yerleri açısından şeffaf olmayacağına vurgu yapıldı. Şerhte, ajansın bir iç denetim mekanizmasının da olmadığına dikkat çekilerek, Sayıştay denetiminde de olmayacağı belirtildi. Şerhte, şu ifadeler yer aldı: “Denetimsizlik varken bu kaynakların nereye aktarılacağı konusunda endişelerimiz var Kızılay örneğinde olduğu gibi tarikat ve dini cemaatlere gitmeyeceğinin garantisi yok. Teklifte ajansın yönetim kurulu ve başkanının hangi kriterlere göre seçileceği belli değil. Bu kişiler Cengiz Holding, Kalyon İnşaat, Limak, vb gibi şirketlerden olmayacağının bir garantisi yoktur. 7 yönetim kurulu üyesi, 11 Danışma Kurulu üyesi, 1 Başkan ve 2 yardımcısı şeklinde belirlenen Ajans ‘üst’ yönetiminin ücretlerinin 15 bin ile 30 bin liraya yaklaşabileceği ifade edilmiştir. Kamuda veya benzer oluşumlarda bile bu denli yüksek ücret düzeylerinin olmadığı bilinmektedir.”

“BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN GELİRLERİ KISITLANIYOR”

Şerhte, büyükşehir belediyelerinin yetkilerini kısıtlamaya dönük maddelere şu eleştiriler getirildi: “Büyükşehir belediyelerine aktarılmak zorunda olan otopark gelirleri de ilçe belediyelerinde kalacaktır. Otoparklar konusunda büyükşehir belediyelerinin gelirleri ve yetkileri kısıtlanacaktır. Bu madde ile  belediyeler ‘Bölge otoparkı’ yapmak zorunda kalıyor.  Bu durumda  yeni inşaat ihaleleri yapılacak madde teklifi inşaat şirketlerinin işine yarayacaktır. Madde ile belediyelerin temel bir geliri de ellerinden alınacaktır.  Raylı ve toplu ulaşım yaygınlaştırılmadıktan sonra hiçbir otopark ve trafik sorunu çözülemeyecektir.”

CHP: HASANKEYF MOĞOL İSTİLASINI BİLE ATLATTI

CHP ise Ayder Yaylası, Kuzey Ormanları, Kaz Dağları, Hasankeyf gibi tarihi ve doğa katliamlarının AKP iktidarı döneminde yapıldığını hatırlattığı şerhinde, “Moğol istilasını bile atlatan Hasankeyf, AKP`nin politikalarından kendini kurtaramamıştır, on iki bin yıllık dipsiz göl define bulma umuduyla iş makineleriyle kazılmış, kurutulmuş,  basına yansıyınca tekrar suyla doldurulmaya çalışılmıştır. Salda Gölü’nün çıplak ayakla dahi basılmaması gereken o beyaz kumlarının üzerine iş makineleri ve hafriyat kamyonlarıyla girilmiştir. Kuzey Ormanlarında 13 milyon ağaç kesilmiştir” ifadelerine yer verdi.

“BAKANLIĞA RAKİP OLACAK BİR YAPI”

CHP, sorumluluk almadan fazlaca yetki, kadro ve bütçe alan, mali muafiyetleri olan, denetim yetkisi olan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`na rakip hatta paralel bir bakanlık olan ama kendisi iç ve dış denetimden muaf olan yeni bir kamu kurumun kurulmak istendiğine vurgu yaptı. Şerhte, “Ajans organlarının bilimsel ve objektif kriterlere göre değil siyasi saiklerle belirleneceğini aşikar.Ajansın organ ve birimlerinin nasıl denetleneceğinin belli değil. Kendi bütçesi, mali muafiyetleri ve denetim yetkisi ile Bakanlığa rakip olacak bir yapı kurulmaktadır” denildi.

“BELEDİYELERE BAĞIŞ YASAK, AJANSA DEĞİL”

Pandemi sürecinde belediyelerin zorluk yaşayan yurttaş için topladığı bağışlara el konulduğunu hatırlatan CHP,  Çevre Ajansı’na bağış yetkisi verilmesinin işin siyasi boyutu olduğunu belirtti. Şerhte, ajan yönetiminin liyakat esaslarına aykırı olarak belirlenme riskinin olduğuna yer verilerek, ajansın denetimden yoksun olmasına itiraz edildi.

“PARTİZAN TEKLİF”

Teklifte büyükşehir belediyelerinin gelirlerinin kısıtlanmasına da tepki gösterilen şerhte, “Özellikle İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri’nin CHP’de, bu şehirlerdeki ilçe belediyelerinin büyük kısmının AKP’de olduğu bir devrede söz konusu edilen bu yeni teklif metni, önemli bir gelir kalemi olan otopark gelirlerinin büyükşehir belediyelerinden ilçe belediyelerine aktarılmasını sağlamaya yöneliktir. Bu partizan teklif metni, büyükşehirlerin bütününü ilgilendiren bir gelir kalemi açısından büyükşehir kapsamındaki belediyeler arası hizmet ilişkileri ve koordinasyon gereklerine aykırı bir gelir yönlendirmesi yapmaktadır” denildi.

“ÇED SÜRECİ DENETİMSİZLEŞECEK”

ÇED ile ilgili değişikliğe dair şunlar dile getirildi: “Kanundan ÇED raporu ibaresinin çıkarılması nedeniyle; hali hazırda firmalar tarafından sunulan Proje Tanıtım Dosyası üzerinden inceleme yapılarak ÇED Gerekli Değildir kararı verildiği gibi, ÇED başvuru dosyası üzerinden ÇED Olumlu Kararı verilebilecektir. Böyle bir durum, ÇED sürecinin denetimsizleşeceği anlamını doğurmaktadır. Böyle bir ihtimalde, halkın katılım toplantıları, halkın ve komisyon üyesi kurumların sürece dair itirazlarını paylaşabileceği İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu toplantısı gibi aşamalar gerçekleşmeyebilecektir.”