CHP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesi görüşülürken “Yandaş müteahhide peşkeş çektiğimiz vergilerimizden daha az” dedi.

Meclis’te 2021 Bütçe Kanunu görüşmelerinde konuşan CHP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesi görüşülürken “Kültür Bakanlığı’na reva görülen yatırım bütçesi, Osmangazi Köprüsü’nden geçmeyen arabalar için bir yandaş müteahhide peşkeş çektiğimiz vergilerimizden daha az” dedi. Kadıgil, “Yandaş müteahhide ayrılan paranın bir kısmı sanatçılara verilebilir” ifadesini kullandı.
Kültür ve Turizm Bakanlığına ayrılan 6 milyar 16 milyonluk bütçe miktarını eleştiren Kadıgil şöyle konuştu:
“Mersin Silifke Kültür Merkezi, Burdur Kültür Merkezi, Yeni AKM, Rami Kışlası üçüncü etap kütüphane” dediniz, bunu AKP Genel Başkanı da vadetti, ortada ne yazık ki yok. Hatay’da, Kayseri’de, Mardin’de ve Samsun’da yeni sahneler vaat  edilmişti bunlara da ne yazık ki kavuşamadık çünkü koskoca Kültür ve Turizm Bakanlığına, ayrılan bütçe genel bütçenin sadece ortalama yüzde  0.5’ine  tekabül ediyor. Bu sene, 1 milyar 691 milyon yatırım bütçesi öngörülmüş.  Öte yandan, Osmangazi Köprüsü’nden geçmeyen arabalara, 2020 yılının ilk altı ayında 1 milyar 750 TL ödemiş bulunuyoruz.  Yani Osmangazi Köprüsü’nden geçmeyen arabalar için bir yandaş müteahhide peşkeş çektiğimiz vergilerimizin toplamı ne yazık ki Kültür ve Turizm Bakanlığımıza reva gördüğümüz bir yıllık yatırım bütçesinden daha fazla”

“SANSÜR YOK DİYEMEZSİNİZ”

CHP’li Vekil,  konuşmasının devamında Bakan Ersoy’un geçen yıl bandroller üzerinden kurduğu “Türkiye’de sansür kesinlikle yapılmamaktadır” cümlesinin oldukça iddialı bir cümle olduğunu söyleyerek “Muzır neşriyat’ diye bir şey icat ettiler. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı işine gelmeyen bütün yayınları çatır çatır yasaklıyor.  bundan bilginiz var mı? Neşeli Günler, Adile Naşit’in filmi bilirsiniz. Şener Şen’in canlandırdığı Rıza’nın kendi kendine orada “İçişleri Bakanı arkadaşımdır, aradım.” cümlesini yasakladılar. Böyle saçmalıklar yaşanırken siz ‘Türkiye’de sansür yok.” cümlesini kuruyorsunuz.  Bu cümleyi kurduğunuz günlerde  Ankara Birlik Tiyatrosu, Malatya’da oyun oynamak için  başvuru yaptı. Fakat salon verilmedi kendilerine.  Önerge ile size sorduk; “Neden?”. Siz de yolladığım önergeye şöyle cevap verdiniz: “Hayır, orada tadilat vardı, o yüzden tahsis yapılamadı.” Ama bence ayıp ettiniz bu cevapla çünkü 15 Aralık’ta oyun oynanmasına izin verilmeyen yerde 9,11,12 Aralıkta başka oyunlar sahnelendi, 16’sında etkinlik, 17’sinde konser, 20’sindeyse anma gecesi düzenlendi” ifadelerini kullandı.

“TAVAN ŞAKIR ŞAKIR AKARKEN YERLERİ SİLMEYE BENZİYOR”

Konuşmasında yurt dışından ülkemize döndürülen kültür varlıkları için teşekkür ettiğini belirten Kadıgil, aynı hassasiyeti yurt içinde kaybolan eserler için de gösterilmesi gerektiğini vurguladı.  Sadece iki üniversiteden toplam 844 eserin kayıp olduğunu hatırlatan Kadıgil, Gaziantep Zeugma Müzesi’nde görev yapan Arkeolog Merve Kaçmış,  envantersiz eserlerin üzerine zimmetlenmesi için mobbing yapılması sonucu intihar ettiğini hatırlattı.
“4.399 adet kültür varlığının başka ülkelerden ülkemize geri getirildiğini söylüyorsunuz, çok da güzel yapıyorsunuz. Benim de çok içimi yakıyor yurt dışındaki müzelerde özellikle Anadolu’dan kopartılıp götürülen eserleri görmek.  Bu konuda teşekkür ediyorum ama mesela Zeugma Mozaik Müzesinde 10 eser kayıp, Antalya’da ki bir arkadaşımız intihar etti hatırlarsanız o dönemi- Antalya Arkeoloji Müzesinde inceleme başlattınız hâlâ sonucunu bekliyoruz. Resim ve Heykel Müzesinden 302 tablo kayıp hâlâ bulunamadı ve Sayıştay diyor ki; ‘2 üniversiteden 844 eserimiz şu anda kayıp.’ Yani yurt dışından eser getirmeniz iyi, güzel ama bu yaptığınız maalesef tavanımız şakır şakır akarken yerleri silmeye benziyor” ifadelerini kullandı.

“PARANIN BİR KISMI SANATÇILARA VERİLEBİLİR”

Pandemi koşullarında çalıştırılan dizi emekçileri, günde 16 saat sigortasız çalıştırılan set işçileri, telifleri ödenmeyen sanatçılar konusunda yıllardır bir arpa boyu yol gidilmediğini belirten Kadıgil, Bakanlığın tüm bu sorunlar konusunda inisiyatif almadığını belirtti ve bunu eleştirdi. CHP’li Vekil pandemi nedeniyle pek çok tiyatronun iflas ettiğini hatırlatarak şunları söyledi;
“Türkiye’de bir tiyatronun aylık kirası 5-10 bin lira, insanlara kişi başı, tiyatro başı düşen desteğiniz, teşvikiniz 15 ila 25 bin TL; yedi aydır kimse perde açamıyor yani dişinin kovuğuna gitmeyen yardımlar var.  Öte yandan çok fazla paralar çok fazla yerlerde çarçur ediliyor. Şehir hastaneleri, yollar, köprüler… Kolombiya dediğimiz devlet, 20 milyon dolar harcadı, bizim 8 katımız harcadı. Almanya, İspanya, Amerika örneği vermiyorum size. Bu bütçeler Türkiye’nin sanatçısına, Türkiye’nin tiyatrosuna reva görülebilecek bütçeler değildir ve biz sizden bir şeyler istiyoruz artık Sayın Bakan, biz sizden bir şeyler istiyoruz tiyatrolar adına. Çünkü tiyatrolarımız çöküyor, müzisyenlerimiz intihar ediyor, sahneler kapanıyor, sinema salonları kapanıyor. Paranız yok biliyorum ama eğer siz Bakansanız, ben elinizi masaya vurmanızı ve otoyollara, yandaş müteahhitlere verdiğiniz paranın bir kısmını, bir zahmet, bu Türkiye’nin sanatçılarına ayırmanızı rica ediyorum.”