“DEAŞ terörünün sosyal tabanını Türkiye’deki Suriyeliler oluşturuyor”

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ, IŞİD’in Türkiye emirinin tutuklanmasına dair yaptığı açıklamada, “DEAŞ ile mücadelenin sona erdirilebilmesi için sosyal tabanını tamamen yitirmesi gerekiyor. DEAŞ terörünün sosyal tabanını da Türkiye’deki Suriyeliler oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ, IŞİD’in Türkiye emirinin tutuklanmasına dair yaptığı açıklamada, “DEAŞ ile mücadelenin sona erdirilebilmesi için sosyal tabanını tamamen yitirmesi gerekiyor. DEAŞ terörünün sosyal tabanını da Türkiye’deki Suriyeliler oluşturuyor” ifadelerini kullandı. ANKA’da yer alan habere göre Özdağ, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında Türkiye için en büyük stratejik tehdidin Suriyeli göçü ile milli demografik yapının bozulması olduğunu öne sürdü. İktidara, “Türkiye düşmanı ittifakları parçalayacak bir diplomasiyi izlemesi” çağrısında bulunan Özdağ, “Türkiye, karşısındaki ittifakı kırmaya Beşar Esad ile görüşmeleri başlatarak başlamalıdır” diye konuştu.

“DAEŞ ÖNCE ÜLKEMİZİ CEPHE GERİSİ LOJİSTİK MERKEZİ OLARAK KULLANDI”

Özdağ’ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

“Türkiye’de yaygın bir terör şebekesi oluşturan DEAŞ önce ülkemizi önce Suriye iç savaşında cephe gerisi lojistik merkezi olarak kullandı sonra da Türkiye’de kanlı eylemlere başladı. Ülkemizin büyük katliamlardan oluşan Orta Doğu tipi terör eylemleri ile tanışması DEAŞ terör eylemlerinin başlamasıyla gerçekleşmiştir. Birkaç eylemde 200’ü aşan insanın ölmesine neden olmuştur DEAŞ. DEAŞ 2019’da da Türkiye vilayeti programını ilan ederek Türkiye’ye yönelik yeni saldırılarını başlatmak istemiştir. İstihbarat ve emniyet güçlerimizin sürekli operasyonlarla DEAŞ’ı baskı altına aldığını biliyoruz bu baskılar sonucunda sözde Türkiye Emiri yakalanmış bulunuyor. İstihbaratçılarımızı ve emniyet güçlerimizi tebrik ediyorum. Unutulmamalı ki, DEAŞ ile mücadelenin sona erdirilebilmesi için sosyal tabanını tamamen yitirmesi gerekiyor. DEAŞ terörünün sosyal tabanını da Türkiye’deki Suriyeliler oluşturuyor.”

“KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL”

“Türkiye için en büyük stratejik tehdit üstelik Suriyeli göçü ile milli demografik yapısı bozulma sürecinde olan güneydeki bu terör devletinden gelecektir. AKP Hükümeti, İdlib’e verdiği stratejik önemin onda birini dahi PKK-PYD tarafından işgal edilen bölgeye vermemektedir. Asıl askeri yığınak yapılması gereken yer PKK-PYD’nin işgal altında tuttuğu bölgedir. Türkiye Suriye’nin kuzeyindeki bu terörist yapılanma üzerindeki askeri, politik, ekonomik, sosyal ve kültürel baskısını sistemli olarak her geçen gün biraz daha artırmalıdır. Bu bölgedeki gelişmeleri etkisiz bir şekilde seyretmek kabul edilebilir değildir.”

“ESAD İLE GÖRÜŞÜLSÜN”

Türkiye, sözde dini referanslar üzerine kurulmuş ve uzun vadeli-stratejik eksenden uzak bir dış politika anlayışının taşıdığı risk ve oluşturduğu olumsuz sonuçların bilinciyle; milli çıkar esaslı, gerçekçi, sürdürülebilir, sonuç alan, diplomasiyi önceleyen ve yeni ittifaklar kurma arayışında olan bir dış politika anlayışıyla hareket edilmeye başlamalıdır. AKP’nin öncelikle yapması gereken Türkiye düşmanı ittifakları parçalayacak bir diplomasi izlenmektir. PKK-YPG’nin ve arkasındaki devletlerin en önemli güç kaynağını Erdoğan’ın Beşar Esad ile uzlaşmama politikası oluşturmaktadır. Türkiye, karşısındaki ittifakı kırmaya Beşar Esad ile görüşmeleri başlatarak başlamalıdır.”

NE OLMUŞTU?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “DEAŞ’ın sözde Türkiye emiri, önemli planlarla yakalandı ve tutuklandı” açıklaması yaptı.