29 Kasım 2020, Pazar

Demirtaş: Ketıl yerine telefonum olsa neler yapardım

HDP Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, ZDF’ye verdiği röportajda ”Günde 4 saat uyku yetiyor bana. Ketıl yerine telefonum olsa neler yapardım kim bilir” dedi.

[mks_dropcap style=”letter” size=”52″ bg_color=”#ffffff” txt_color=”#000000″]S[/mks_dropcap]elahattin Demirtaş, tutuklu bulunduğu cezaevinden avukatları aracılığıyla Almanya’nın TV kanallarından ZDF’nin yazılı sorularına; tutuklu olduğu sürece ve yargı sürecine dair açıklamalarda bulunduğu, seçim kampanyalarını ve ihtimallerini değerlendirdiği cevaplar verdi. 

4 Kasım 2016’dan bu yana Edirne F- Tipi Cezaevi’nde tutuklu olarak kalıyorsunuz. Cezaevi koşullarınızı anlatır mısınız? Tutukluluk koşullarının sizin ve aileniz üzerindeki etkileri nedir ve bunlarla nasıl baş etmeye çalışıyorsunuz?

Cezaevi koşulları genel olarak iyi değil. F Tipi yüksek güvenlikli cezaevlerinin mimari yapısı ve işleyişi başlı başına bir tecrit ve işkence teşkil ediyor. İmkanlarımız çok kısıtlı. Gazete ve TV’den yararlanabiliyorum. Haftada 1 saat aile görüşü, 15 günde bir 10 dk ailemle telefonda konuşabiliyorum. Milletvekili arkadaşım Abdullah Zeydan’la birlikte hücrede iki kişiyiz. Şu ana dek diğer hiçbir mahkumu uzaktan bile görmedim. Yalnız cezaevi görevlilerinin nezaket ve kurallar çerçevesinde davrandığını da söylemeliyim, zaten başka türlü davranmalarını da kabul etmezdik.

Ailemle yeterince görüşemediğimizden görüş sırasında çok fazla tutukluluk ve cezaevi konularını konuşmuyoruz. Neşeli sohbetler yapmayı tercih ediyorum. Ama çocuklarım her şeyin farkında. Yine de babalarının suçsuz olduğunu biliyorlar, en önemlisi inancımızı asla kaybetmedik; güzel günler gelecek…

Cezaevinden cumhurbaşkanlığı için adaysınız. Bulunduğunuz koşullarda bir seçim kampanyası yürütebiliyor musunuz? Bunun koşulları var mı? Somut olarak nasıl bir kampanya yürütüyorsunuz?

Aslında somut koşullar yok. Ama elimden geleni yapıyorum. Dışarıda olsam sarf edeceğim eforu burada, bu dar alanda yine harcıyorum. Günde 4 saat uyku yetiyor bana. Avukatlarım aracılığıyla hem dışarıya sözümü ulaştırmaya hem de dışarıdan gelenlere yanıt olmaya, takip etmeye çalışıyorum. Bunu eş zamanlı yapmak maalesef mümkün olmuyor. Ketıl yerine telefonum olsa neler yapardım kim bilir.

”YARGI, İKTİDARI VE ERDOĞAN’IN SÖYLEMLERİNİ ESAS ALIYOR”

Seçim kampanyanızı özgür bir aday olarak yürütebilmek için serbest bırakılacağınız konusunda umudunuz var mı? Varsa ya da yoksa neden?

Yargı üzerindeki siyasi baskılar ve vesayet olmasa her an serbest bırakılabilirim. Normal olan, yasal olan budur. Ama yargı tam olarak hukuku esas almıyor. İktidarın ve Erdoğan’ın söylemlerini esas alıyor. Erdoğan da serbest kalmamam için kampanya yürütüyor, her gün mahkemelere çağrılar yapıyor.

Size karşı yürütülen soruşturma ve davaların hukuki açıdan yasal, adil ve bağımsız olduğunu düşünüyor musunuz?

20 civarında davadan yargılanıyorum. Bunların tamamı siyasi konuşmalarım hakkında. Bu davalardan birinden tutukluyum. Davalarımın çoğunluğu Cumhurbaşkanı veya Başbakana hakaret iddiasıyla açılmış siyasi davalardır. Hükümet uygulamalarına yönelik eleştirilerim de “terör propagandası” ya da “terör örgütü üyeliği” olarak karşıma çıkarıldı. Bu davalar iktidarın baskısı ve yönlendirmesiyle açıldı ve halen aynı baskı altında sürüyor. Şimdiye kadar adil bir yargılama yapıldığını da şahit olmadım.

Sizce, son mercide, yani Yargıtay aşamasında hüküm giymemiş olmanıza rağmen, bir Cumhurbaşkanı adayı olarak niçin hala cezaevindesiniz?

Hakkımda yerel mahkemelerde verilmiş tek bir mahkumiyet hükmü yoktur. 20 aydır birçok davada yargılamama başlanmadı bile. Tutuklu olduğum davada ise 20 ayda 2 defa hakim karşısına çıkabildim. Yani yargılama bile yapılmadan içeride tutuluyorum. Dolayısıyla ben bir tutuklu değil siyasi rehineyim

”LİNÇ KAMPANYASI YÜRÜTMEKTEN UTANMAYAN BİR SİYASETÇİDEN DEMOKRASİ BEKLENEMEZ”

Geçtiğimiz günlerde muhalefet partilerinin başkanları sizin tahliye edilmenizi talep etti. Halen görevde olan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise, bu talepleri sert bir şekilde eleştirdi ve sizi teröre destek vermekle suçladı. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Erdoğan’ın başını çektiği bir kampanya ile bana karşı adeta bir linç ortamı yaratılmaya, mahkemeler üzerinde baskı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu bile artık Erdoğan’dan bu ülkeye hayır gelmeyeceğinin en somut örneğidir. Zerre kadar adalet ve hukukun üstünlüğüne dair inanç yok Erdoğan’da. Benim gibi elini kolunu bağladığı bir rakibe karşı dışarıda linç kampanyası yürütmekten utanmayan bir siyasetçiden demokrasi beklenemez.

AB ülkelerinin ve Almanya’nın sizin tutuklanmanıza, size karşı yürütülen soruşturma ve davalara ilişkin yaklaşımlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

AB ülkelerinden ve Almanya Hükümeti’nden hiçbir kişisel beklentim yoktur, gölge etmesinler yeter. Kendi ilkelerini yok sayan hükümetlerden demokrasi ve insan haklarına saygı beklemek saflık olur. Ben halkıma, Avrupa’daki demokrasi güçlerine ve Avrupa halklarına güveniyorum.

24 Haziran’daki seçimlerde yalnız Cumhurbaşkanı ve parlamento belirlenmeyecek. Aynı zamanda Türkiye’deki sistemin, devlet yapısının köklü bir şekilde değişip, değişmeyeceğide oylanacak. Şayet Cumhurbaşkanı Erdoğan ve partisi AKP secimi kazanırsa, sizce Türkiye gelecekte nasıl ve hangi yönde değişecek?

Olumlu yönde değişeceğini söylemek gerçekçi olmaz. 16 yıllık pratikleri geleceğin nasıl olacağını da gösteriyor aslında. AKP kuruluş değerlerini unutalı çok oldu. Bundan sonra hatırlasa bile bu topluma anlatacak yüzü kalmadı. Değişim şart yani.

”KARŞIMIZDA KAYBETMEK ÜZERE OLAN BİR İKTİDAR VAR”

Şayet seçimi siz kazanırsanız bu konuya ilişkin –parlamenter sistem ve devlet yapısı konusunda- ilk olarak ne yaparsınız? Anayasayı değiştirir misiniz?

Önceliğimiz yeni bir anayasa olacak. Bütün toplumsal kesimlerin, yurttaşların temel haklarını güvence altına alan, özgürlükleri, eşitliği, yargı bağımsızlığını, parlamenter yönetimi, güçlü yerel yönetimleri, kadın özgürlüğü ve çevre haklarından hayvan haklarına kadar her özgürlük alanının güvencesi olacak bir anayasanın yapım sürecini destekleyeceğiz.

Seçimler OHAL koşullarında gerçekleşecek. Bu durum seçim sonuçlarını nasıl ve hangi alanlarda etkileyecek? Özellikle Kürtlerin yoğun olarak yasadığı bölgelerde etkisi ne olacak?

Karşımızda kaybetmek üzere olan bir iktidar var. Dolayısıyla sadece HDP seçmeni ve belli bölgeyle sınırlı olmayan seçim ihlal ve hileleriyle karşı karşıya kalabiliriz. 24 Haziran günü bu gidişi değiştirmek isteyen herkes önce sandığa giderek oyunu vermeli, sonra da oyuna sahip çıkmalıdır. Buna diğer partiler, sivil oluşumlar ve barolar da dahil.  Sandık güvenliği konusunda işbirliği yapmalıyız. Biz HDP olarak seçmenlerimizin oyunu korumak için her türlü hukuki, fiili tedbiri alacak bu temeldeki işbirliklerine açık olacağız.

”AYNI KÖTÜ ŞARKIYI SÖYLEYEN KORO GİBİLER”

Seçim sürecinde Türkiye’de basın ve medyanın durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tek kelimeyle içler acısı. Bir iki istisna dışında aynı kötü şarkıyı söyleyen koro gibiler. Seçim kampanyalarının adil olması için medya görünürlüğü önemlidir, ancak hükümet ve Erdoğan dışında diğer aday ve partilere bu pek sağlanmıyor. HDP ve ben ise hiç yokuz. Baskı altında olabilirler, ama yaptıkları kabul edilebilir değildir. Bu toplum onlardan cesur olmalarını, mesleklerine sahip çıkmalarını bekliyor.

HDP muhalefet partilerinin oluşturduğu (CHP, IYI Parti, Saadet Partisi…) seçim birliğinde neden yok?

Bu tartışmaları geride bıraktık artık. 20 gün sonra sandığa gidiliyor ve biz HDP olarak sandıktan tek başımıza en iyi sonucu almaya odaklandık.

Kısa bir süre önce seçim yasası değişti ve YSK aldığı bir kararla “güvenlik nedeniyle” özellikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı 11 ilde seçim sandıklarının taşınmasına ve birleştirilmesine karar verdi. Sizce bu ne anlama geliyor ve bölgedeki Kürtlerin oylarını nasıl etkileyebilir?

AKP seçim sonuçlarını dizayn etme peşinde. MHP ile yaptığı faşist ittifak nedeniyle kaybettiği Kürt oylarını bu şekilde kazanmayı düşünüyor. Taşıma kararlarında güvenlik gerekçesi olarak sundukları vakalar 20 yıl öncesinde gerçekleşmiş. Tam bir skandal. Burada partim HDP yanında, Türkiye’nin batısına da sorumluluk düşüyor. Herkes seçim günü oylara sahip çıkma konusunda etkili çaba sarf etmelidir.

”IŞİD ARTIKLARIYLA SIRF KÜRT KARŞITLIĞI ÜZERİNDEN BİRLİKTE HAREKET EDİLDİĞİNİ GÖRDÜK”

Türk devletinin Efrin operasyonu Kürtlerin oy vereceği parti konusunu etkileyecek mi? Nasıl?

Efrin, öncesinde Irak Kürdistanı referandumu, öncesinde Cizre, Sur, Nusaybin… Kürtlerin oy verirken düşüneceği çok şey var elbette. Efrin’de Suriye savaşı boyunca huzurlu kalabilmiş, kendisine gelenlere kucak açan bir bölgenin IŞİD artıklarıyla sırf Kürt karşıtlığı üzerinden birlikte hareket edildiğini gördük. Efrin sonrası yüz binin üzerinde insan yerinden yurdundan oldu, öldürülen siviller de cabası. Dediğim gibi Kürtlerin oy verirken düşünecekleri çok şey var.

Halen ne kadar HDP’li politikacı ve Belediye Başkanı cezaevinde ve bunun seçim kampanyalarınıza etkisi nedir?

5 bin civarı HDP yönetici ve çalışanı tutuklu, 49 da il-ilçe, belde belediye başkanı. Son birkaç yılda bize uygulanan baskı başka hangi partiye uygulansa bugün varlık gösteremezdi. Ancak bizde bunca baskıya karşı bir direnç ve inat var. Bunun gücü bazen beni bile şaşırtıyor. İnsanlar partisine destek olmayı bırakmadı. Tutuklananın yerini ben almalıyım dedi. Tüm bu tutuklamalar kampanyamızı etkilemiyor diyemem, ama bize bu baskı ve operasyonları yapanların umduğu kadar değil.

Geçenlerde HDP’nin cumhurbaşkanı seçiminde kilit rol oynayacağını ve seçim sonuçlarında belirleyici olacağını söylediniz. Neden? Biraz acar mısınız?

Ben söylemiyorum matematik söylüyor. HDP seçmeni hem parlamento hem de Cumhurbaşkanlığı seçiminde kilit önemdedir.

”HDP BARAJ ALTINDA KALMAZ ANCAK BIRAKILABİLİR”

HDP yüzde 10 seçim barajının altında kalabilir mi?

Baraj altında kalmaz, ancak bırakılabilir. OHAL de bunun olanaklarını sunuyor zaten. Ancak HDP’nin barajın altında kalması artık sadece HDP’nin sorunu değildir. Bu yüzden kimileri oy vererek kimileri de HDP’nin oylarının çalınmasına engel olarak bunu önlemeye yardımcı olmalıdır.

Alman Hükümetine bir mesajınız var mı?

Şansölye Merkel’e selamlarımı söyleyin. Gerçi kendisi seçim sonrası için Erdoğan’ı şimdiden davet etti, ama Erdoğan’ı emekli bir cumhurbaşkanı olarak ağırlamak zorunda kalacak.

”SERBEST BIRAKILIRSAM AİLEMLE KAHVALTI YAPARIM”

Serbest bırakılırsanız, ilk olarak ne yaparsınız?

Kızlarıma ve eşime kahvaltı hazırlar, onlarla uzun ve keyifli bir kahvaltı yaparım. Sonrasına bakarız artık.

 

Son Haberler

Savcılık Maradona’nın ölümünü araştıracak

Arjantin'de savcılık, futbol efsanesi Diego Armando Maradona'nın geçen hafta 60 yaşında kalp krizi nedeniyle vefat etmesi hakkında soruşturma başlattı. Polisin, savcılık emriyle Maradona'nın doktoru...

Derbinin kazananı Beşiktaş oldu

Süper Lig'de haftanın merakla beklenen karşılaşmasında Beşiktaş, ezeli rakibi Fenerbahçe'yi 15 yıl sonra deplasmanda 4-3 mağlup etti. Fenerbahçe-Beşiktaş derbisini 4-3'lük skorla Beşiktaş kazandı. Beşiktaş, rakibini...

Kayseri İl Sağlık Müdürü: Hastane yükümüz artıyor

Kayseri İl Sağlık Müdürü Ali Ramazan Benli, "Hastane yükümüz artıyor. İşimiz olmadıkça dışarı çıkmayalım" diyerek yurttaşları uyardı. Kayseri'de yetkililer, kentte artan koronavirüs vakaları nedeniyle hastane...

Soyer’den İzmirlilere su tasarrufu çağrısı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kentte yaşanan kuraklığın su sorununa neden olabileceğini duyurdu. İzmir'de Tahtalı Barajı'nın doluluk oranı yüzde 35'e düşünce Belediye Başkanı Tunç...

Çok Okunanlar

15 günde aynı aileden 4 kişi koronavirüsten hayatını kaybetti

Mersin’in Tarsus ilçesinde koronavirüs tedavisi gören Şehriban Karabulut (45), Şehriban Karabulut'un annesi Fadime (67) ve kardeşleri Murat (37) ile...

Akar’dan CHP’li vekile tepki: Bu açıklamaların hesabını soracağız

CHP’li vekilin TSK'ya ilişkin sözleri ile ilgili bir açıklama da Milli Savunma Bakanı Akar'dan geldi. Akar açıklamasında 'Şahsi ihtiras...

Bilim Kurulu Üyesi Kayıpmaz: Ben inaktif aşı olmayı tercih ederim

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, “Hangi kan grubu olursa olsun, her ne kadar...

Türkiye geneli 14 saatlik yasak sona erdi

Türkiye'de Covid-19 vaka ve ölüm sayılarının artmasının ardından Cumhurbaşkanlığı Kabinesi tarafından alınan yeni tedbirler kapsamında uygulanan 14 saatlik sokağa...

“Koronavirüs aşısı ücretsiz olsun” önergesi AKP ve MHP tarafından reddedildi

HDP'nin dün komisyonda koronavirüs aşısının ücretsiz olması için verdiği önerge, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. HDP, koronavirüs (Covid-19) aşısının herkese...

Maradona’nın servetiyle ilgili açıklama

Dünya futbolunun gelmiş geçmiş en iyi '10 numarası' Arjantinli Diego Armando Maradona'nın neredeyse hiç parasının kalmadığı öne sürüldü. Arjantinli efsane...

22 yaşındaki hemşire koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti

Kütahya'da 22 yaşındaki hemşire Hasan Baştuğ, koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Kütahya'da özel bir hastanede çalışan 22 yaşındaki hemşire Hasan Baştuğ,...

İçişleri Bakanlığı’ndan hafta sonu uygulanacak sokağa çıkma kısıtlamasına dair açıklama

İçişleri Bakanlığı tarafından hafta sonu uygulanacak olan sokağa çıkma kısıtlamasına yönelik yapılan açıklamada "28 Kasım Cumartesi günü saat 20:00’den...

İranlı bilim insanı Muhsin Fahrizade, suikast sonucu öldürüldü

İran’ın nükleer alanındaki en önemli bilim insanlarından biri olan Muhsin Fahrizade Mahavadi öldürüldü. İran'ın nükleer programının mimarlarından olduğu söylenen İranlı...

2020-KPSS ortaöğretim soru kitapçığı ve cevap anahtarı yayılandı

ÖSYM, 2020 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) ortaöğretim oturumunun temel soru kitapçığı ve cevap anahtarının yayınlandığını duyurdu. Ölçme Seçme ve...

Gözden Kaçmasın