“Bize devrim gerek!” sloganıyla çalışmalarına başlayan Devrim Hareketi, FKF tarafından kuruldu. Kuruluş açıklamasında “Devrim Hareketi bu düzeni yıkma, Türkiye’nin yarınını kurma azim ve kararlılığıyla yola çıkıyor. Türkiye’nin aydınlık yarınlarına inanan tüm yurttaşları bu yürüyüşe katılmaya çağırıyoruz. Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın Devrim, Yaşasın Sosyalizm!” ifadelerine yer verdi.

Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) tarafından bir süredir yürütülen çalışmalar sonucunda kurulan hareketin sözcülüğü, FKF Kurucu Genel Başkanı Erçin Fırat tarafından yapılacak.

CANLI YAYINDA SORULAR YANITLANACAK

Dsosyal (@dsosyalcom) tarafından 13 Aralık saat 18.00’de yapılacak yayında Devrim Hareketi’nin neden kurulduğu, kimlerden oluştuğu ve ne yapacağı gibi sorular yanıtlanacak.


Devrim Hareketi’nin kuruluş açıklamasının tamamı şu şekilde:
“Bize Devrim Gerek! Güzel bir ülkede yaşıyoruz. Güzel ama talihsiz. Refahıyla, çağdaşlığıyla, gelişmişliğiyle, adaletiyle tüm insanlığın gıpta ettiği bir ülke haline gelmesi mümkün olan Türkiye, bir avuç karşı devrimcinin elinde can çekişiyor.
Türkiye’nin varı yoğu yerli ve yabancı patronlara satıldı, ülke gitgide daha fazla dışa bağımlı hale getirildi. Sağlık sistemi çöküşe sürüklendi. Hastaneler yetersiz, veriler yalan, halk çaresiz. İşçiler pandemi koşullarında güvensiz ortamlarda çalışmaya, balık istifi araçlarda işe gitmeye zorlanarak ölüme gönderiliyor, yoksullar kaderlerine terk ediliyor, iktidar patronları kurtarmanın derdine düşüyor.
Eğitim dibe vurdu. Çocuklarımızın bir sonraki yıl hangi sistemle eğitim alacakları meçhul, eğitim bir avuç cahilin elinde oyuncak. Türkiye’nin tüm kurumları tarikatlar, cemaatler ve çeteler tarafından ele geçirildi. Adalet katledildi, mahkemeler rüşvetle ve siyasi talimatla iş yapar hale getirildi; kadın, çocuk ve işçi cinayetlerinin üstünün örtülmesi sıradanlaştı.
Bu tablo, bize tek bir sonucu gösteriyor:
Türkiye halk için değil patronlar için yönetiliyor! Ekonomisi iflas etmiş, eğitim ve sağlık sistemi çöküşe sürüklenmiş, adaleti ortadan kaldırılmış, yurttaş hakları yok edilmiş ülkemizde bize sadece bir çıkış yolu gözüküyor:
DEVRİM! Ülkemiz küçük bir azınlık dışında büyük bir yoksulluk içerisinde! Daha çok kazanmak için işçiyi ölüme, bütün bir halkı çaresizliğe sürüklüyorlar. Sarayın ve yandaşlarının, patronların harcamaları bütün emekçilerin giderlerinden katbekat fazla. İnsanlığın en haklı talebini gündeme getirmenin, bunun için, hakkımız için kavga vermenin zamanı:
Eşitlik istiyoruz! Eşitliği yeni sermaye gruplarının, Amerika’dan ithal edilen ekonomi bakanlarının sağlayamayacağını biliyoruz. Haklarımızı kazanmak için devrimcilere, Eşitliği sağlamak için devrime ihtiyaç var. Ülkemizin toprakları, fabrikaları, dereleri satıldı; kurumları pazarlanmaya başlandı! İktidar eliyle her geçen gün dışa bağımlı hale getiriliyoruz. İktidarıyla muhalefetiyle bağımsızlık fikri tamamen kenara itilmiş, büyük bir bağımsızlık savaşıyla kurulan bir ülkenin ipleri emperyalist kurumlara teslim edilmiş halde.
Bağımsızlığımızı tekrar kazanmak için üretim araçları ile birlikte ülkemizin tüm yer altı ve yer üstü zenginlikleri kamulaştırılmalı, emperyalizmin tüm aygıtları ülkemizden çıkarılmalıdır. Bağımsızlık mücadelesini tekrar yükseltmek için devrimcilere, Bağımsız Türkiye’yi kurmak için devrime ihtiyaç var. Türkiye yobazların elinde oyuncak oldu!
Ekonomiden sağlığa, medyadan eğitime kadar her yeri sarmış olan tarikat ağları suç üstüne suç işliyor. Ülkemiz bir avuç yobazın iktidar kavgalarının kaderine bırakılamaz.
Tarikatların avcuna düşmüş iktidar, her kurumuyla başarısız oluyor ve fatura halka kesiliyor. Tarikatlar ve cemaatler kapatılmalı, devlet kurumlarındaki karşı devrimci odaklar tasfiye edilmelidir. Bunun yolu cemaatlere şirin gözüküp takiye yolları aramaktan değil, bu karanlık odaklarla topyekun mücadeleden geçiyor.
Bu karanlık odaklarla mücadele için devrimcilere, Laikliği kazanmak için devrime ihtiyaç var. Karşı devrimciler Cumhuriyet’i yok ediyor! Cebren ve hile ile devlet katında yıkılmış, kamudaki tüm birikimi tasfiye edilmiş Cumhuriyet, bugün halkın mücadelesinde varlığını sürdürüyor. Yurttaş kimliğini yok etmeye çalışan iktidara karşı yurttaşlar yıllardır farklı biçimlerde mücadele veriyor.
Zenginlerin ve iktidar sahiplerinin elinde oyuncak edilen hukuk, çocuğunun ölümünü aydınlatmaya çalışan ailelere ve yakınlarını yitirdiği kazaların sorumlularını ortaya çıkarmaya çalışan yurttaşlara sırtını dönüyor. Türkiye yurttaşlardan değil, padişahına sadık kullardan ibaret bir kütleye dönüştürülmeye çalışılıyor. Hastane kapılarında hayatını kaybeden, parası olmazsa eğitim hakkından mahrum kalan yurttaşlar artık yaşamak için Cumhuriyet’e ihtiyaç duyduğunu biliyor, görüyor. Ülkemizin getirildiği hal, küçük değişimlerle Cumhuriyet’i kurtarmanın yolunun olmadığı bize gösteriyor. Cumhuriyet’i emekçilerin elinde tekrar kurmaktan başka yol yok.
Yurttaşlık haklarımızı kazanmak için devrimcilere, Yeni bir cumhuriyeti kurmak için devrime ihtiyaç var. Türkiye’de devrimciler var! Topraklarımız her dönem devrimcisi bol, devrime gebe topraklar. Bu durum ve koşullar, üzerimize devrim yürüyüşü için yola çıkma sorumluluğunu yüklüyor. Halk hala ayakta, onun mücadelesini geriye çeken muhalefet ise iktidar kadar suçlu. Karşı devrime teslim olmayan halkı devrim fikriyle seferber etmek için yola çıkıyoruz. Devrimden başka çözüm, devrimden başka yol olmadığını bilerek adım atıyoruz.
Hayatımızı karartan şey virüsler, doğal felaketler değil, felaketin en büyüğü olan bu düzen. Bu düzenden kurtulmak için bize devrim gerek. Devrim Hareketi bu düzeni yıkma, Türkiye’nin yarınını kurma azim ve kararlılığıyla yola çıkıyor. Türkiye’nin aydınlık yarınlarına inanan tüm yurttaşları bu yürüyüşe katılmaya çağırıyoruz. Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Devrim! Yaşasın Sosyalizm!”