9 Temmuz 2020, Perşembe

HDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Ceylan: “Büyük bir tehlike ile karşı karşıyayız”

dokuz8GÜNDEM Diyarbakır programının konuğu olan HDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Zeyyat Ceylan, HDP’nin güvenlikçi politikalarla demokratik siyasetin dışına itilmek istendiğini vurgulayarak, “Güvenlikçi ve savaş politikalarının önünü kesmeyi başaramazsak, sadece Kürtler kaybetmeyecek. Kürtler de Türkler de ve hatta AKP ile MHP de kaybedecek” değerlendirmesinde bulundu.

HDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Zeyyat Ceylan, dokuz8GÜNDEM Diyarbakır’da Bekir Güneş’in konuğu oldu. Ceylan, HDP’nin “Demokrasi Yürüşü”ne yönelik engellemelerden HDP’li vekillerin, milletvekilliklerinin düşürülmesine ve koronavirüs olduğu açıklanan vekillerin sağlık durumlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Koronavirüse yakalanan HDP’li vekillerin sağlık durumlarının iyi olduğu bilgisini paylaşan HDP’li Ceylan, “Arkadaşlarımızın sağlık durumları şu an iyi. Umuyoruz ve diliyoruz ki, ilerleyen günlerde kendileri canlı ve yüz yüze basına kendi süreçleri ile ilgili izahatta bulunurlar” ifadelerini kullandı.

“VAKA SAYILARINDAKİ ARTIŞTA İKTİDARIN TUTUMU BELİRLEYİCİ”

İktidarın salgın sürecindeki uygulamalarının vaka sayılarının artışında büyük rol oynadığını vurgulayan Zeyyat Ceylan, şöyle konuştu:

“Basına da yansımıştı, ilk vakalar Meclis çalışanlarında çıkmıştı. Takdir edersiniz, son geldiğimiz ana kadar elimizden geldiğince, hem HDP olarak hem de Amed olarak, kendimizi bu hastalık illetinden koruyabilmek için azami çabayı sergilediğimize inanıyoruz. Hem hijyen, hem sosyal izolasyon, hem de bunun bilincini toplumsallaştırma açısından partimiz ve il örgütümüz ciddi bir çaba içerisine girdi. Halkımız da ciddi bir duyarlılık sergiledi. Ancak maalesef takdir edersiniz; hükümetin, devletin ilgili bürokrasisinin süreci serbest bırakmasından sonra, vakalarda ciddi artış meydana geldi. Bu bir politika olarak karar aşamasına getirilmeye çalışıldı. Neticesinde yönetenlerin ya da iktidarın, sanki hastalığı toplumla paylaşması prestijini sarsarmış veya iş dünyasının gidişatını negatif etkilermiş gibi bir tespit üzerinden, bilgiler sağlıklı bir biçimde toplumla paylaşılmıyor.

Ayrıca, toplumun sağlığı ekonomik gidişata kurban edilmeye çalışıldı. Şu anda yaşadığımız süreç böyle bir süreç. Bilim insanlarının hayır verici tespitleri var. Onun için Diyarbakır halkı olarak kendimizi koruduğumuza inanıyoruz. Ancak hükümetin eksik, yanlış ve sadece ticareti düşünen politikalarının hastalık oranını yükselttiğini düşünüyoruz. Bunun önü kesilmezse, sonbaharda belkide daha büyük etkilerle de karşılaşabiliriz. Günlük açıklanan verilerin, sağlık örgütleri ve tabip odalarının açıklamalarıyla örtüşmediğini, birbirini tutmadığını ifade etmek isteriz. Vaka sayılarının artmasında mevcut iktidarın ciddi anlamda belirleyici olduğunu düşünüyoruz.”

“YÜRÜYÜŞTE TEDBİRLERE AZAMİ DÜZEYDE DİKKAT EDİLDİ”

Koronavirüs vakalarının HDP yürüyüşü ile bir bağlantısı olmadığını kaydeden Ceylan, şöyle devam etti:

“Hakkari ve Edirne’den başlattığımız yürüyüşümüzün, vakalarla ilgisi olduğunu düşünmüyoruz. Çünkü bizim yürüyüşümüz kitlesel değildi, kitleselleşmesine izin vermedik. Sınırlı sayıda bir kitlesellik söz konusuydu. O sınırlı sayıdaki kitleselliğin de azami düzeyde kendisini korumaya yönelik, sosyal izolasyondan maskeye ve diğer hijyen noktalarına kadar ciddi bir disiplin içinde hareket edilmiştir.”

“HDP DEMOKRATİK SİYASETİN DIŞINA İTİLMEK İSTENİYOR”

İktidarın güvenlikçi politikalarını HDP’yi demokratik siyasetin dışına çıkarma çabası olarak değerlendiren Ceylan, şu ifadeleri kullandı:

“HDP’ye yönelik saldırılar yeni değildir. Siyasal soykırım operasyonları olarak ifade ettiğimiz gözaltılar ve tutuklamalar da, yeni değildir. Mevcut süreç, aslında devam eden bir süreçtir. Demokratik siyasete, HDP’ye ve sivil toplum örgütlerine yönelik maalesef saldırılar 4-5 yıldır hiç durmadı. Kürt sorununun barışçıl, demokratik yol ve yöntemlerle çözümünü değil de, askeri ve güvenlikçi yöntemlerle yok etme ve gündemden çıkarma temelinde eğilim içerisinde olanların, bir programıdır. Takdir edersiniz, 2014 yılında çöktürme ile ilgili bir plan basına yansıyor. Bize göre o sürecin devamını yaşıyoruz. Ana ekseni nedir: Kürt sorununun barışçıl politikalarla ve demokratik yol ve yöntemlerle çözümünü kabullenmeyen, güvenlikçi, şiddet ve inkar politikalarıyla çözme eğilimi ve anlayışı içerisinde olanların, kendi politikalarını egemen kılma yaklaşımıdır.

Barışçıl demokratik siyasal yol ve yöntemlerle çözümünü esas almayan, hatta Kürt kelimesini bile ağzına almayan güvenlikçi politikalarla, hem Kürt sorununu hem de toplumsal sorunları çözeceğine inanan bakış açısı hakim. Nedir o bakış açısı: AKP-MHP çizgisinin bakış açısıdır. Hem Kürt sorununu hem de Türkiye’nin demokratikleştirilmesi sorunu ile ilgili yaklaşım. Burada tabi, bizim payımıza düşen de gözaltılar, tutuklamalar, yeni fezlekeler, milletvekillerinin düşürülmesi ve milletvekillerinin cezaevine alınması oluyor.

30 yıldır kirli güçler, demokratik siyaseti devre dışı bırakma çabası içerisine girdi. Başaramadılar; ne Kürtler ne Türkiyeli demokrat halklar buna izin vermedi. Demokratik siyasetin devre dışı bırakılması demek ölüm demek, yıkım demek, savaş demek, kan demek, gözyaşı demek. Birileri annelerin gözyaşlarını durduracağını, tüm sorunları barışçıl yöntemlerle çözeceğini söylüyordu. Ne oldu da bugüne gelindi? O zamanki sözlerinin gerçeklikle alakası olmadığı ve inanmadan söyledikleri için biz bugünlere geldik.”

“GÜVENLİKÇİ POLİTİKALAR YIKIM YARATIYOR”

Ciddi bir kaos ve tıkanıklık sürecinden geçildiğini vurgulayan HDP’li Ceylan, şu değerlendirmede bulundu:

“HDP ve Kürt halkı olarak hep şunu söyledik: Kimsenin demokratik siyaseti devre dışı bırakmasına izin vermeyeceğiz. Kimsenin Türkiye’nin, Kürtlerin sorununu şiddet ve güvenlikçi politikalarla çözmesine ‘evet’ demedik, demeyeceğiz. Biz birilerinin sürekli ölümü bize dayatmasına ‘evet’ demedik, demeyeceğiz. Güvenlikçi politikalar toplumsal barış açısından, halkların kardeşliği açısından, toplumsal tahribat açısından, ekolojik ve coğrafi anlamda yıkımdır. Şu anda maalesef AKP ve MHP politikalarının bizi getirdiği nokta, bu yıkım politikaları olmuştur. Toplumsal barışın ve huzurun yok olmasına, toplumsal ekonominin çökmesine, siyasetin büyük bir kriz içerisine girmesine sorunların çözümüne cevap olabilecek noktadan uzaklaştıkları için şu an ciddi bir kaos ve tıkanıklık süreci yaşıyoruz. Büyük bir tehlike ile karşı karşıyayız. Kürtler olarak, halklar olarak, barışseverler olarak, demokratik siyasette barış politikalarında ısrar edenler olarak bizim buna ‘dur’ dememiz gerekiyor.”

“SAVAŞ POLİTİKALARINDAN VAZGEÇİLMEZSE, HERKES KAYBEDECEK”

Güvenlikçi ve savaş politikalarının durdurulmaması halinde herkesin kaybedeceğini kaydeden Zeyyat Ceylan, şöyle devam etti:

“Bu güvenlikçi ve savaş politikalarının önünü kesmeyi başaramazsak, sadece Kürtler kaybetmeyecek. Kürtler de Türkler de ve hatta AKP ile MHP de kaybedecek. Çünkü hak, hukuk, adalet, eşitlik, özgürlük sadece bir inanç, bir kesim ya da bir halk için gerekli değildir. Herkesin her an ihtiyaç duyabileceği evrensel kavramlar ve ihtiyaçlardır. HDP’nin çizgisi ve paradigması doğrudur. Bize dayatılanlar halkımızı, Kürtleri zorluyor olabilir. Ama toplum olarak biz savaş politikalarına ‘evet’ demeyeceğiz. Biz savaşın, ölümün ve yıkımın ne olduğunu bilen insanlarız. Savaşı bilmeyenler, kaygısını yaşayamayanlar hamaset siyaseti yapabilirler. Ama bizim görevimiz de onları teşhir etmektir. Biz savaş siyasetini ve bunun yanlışlığını, yaratacağı tehditleri teşhir etmekle görevliyiz. Ve biz buna inanıyoruz; eğer Türkiye’de sorunlar çözülecekse, demokratik siyasetle çözülecek.”

“AKP MEVCUT KAOSUN VE KRİZİN MİMARI”

AKP’nin Kürt sorunununda tutumunun değişmesini de eleştiren Ceylan, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Kürt sorununu inkar eden yol ve yöntemlerle kimse çözmeyi başaramadı. Bu 100 yıllık bir sorundur AKP döneminde ortaya çıktı demiyoruz. Ama maalesef AKP, önce topluma güven verici beyanlarda bulundu, sonrasında ise 180 derece tersini pratikleştirme çabası içerisine girdi. Bu nedenle hem toplumsal güvenilirlik boyutu itibari ile güvenilirliklerini yitirdiler, hem de Hem de mevcut krizin ve kaosun mimarı haline geldiler. Bu nedenle biz şu konuda ısrarcı olacağız: Birilerinin Kürtleri ve HDP’yi demokratik siyasetin dışına gitmelerine izin vermeyeceğiz. HDP bugün de aynısını söylüyor, yarın da aynısını söyleyecek.”

Son Haberler

12 bin TL’ye alınıp 90 bin TL’ye modifiye edilen araç trafikten men edildi

Bursa'da 12 bin TL'ye alınıp 90 bin TL'ye modifiye edilen Şahin marka araç, yapılan teknik değişiklikler ruhsata işlenmediği için trafikten men edildi. Bursa İnegöl'de aracına...

New York’ta öğrenciler eğitimin bir kısmını okulda bir kısmını çevrimiçi alacak.

New York Belediye Başkanı Bill de Blasio, yeni sezonda öğrencilere haftada 2-3 gün okulda, kalan günlerde ise çevrimiçi eğitim verileceğini açıkladı. Yeni dönemde sınıftaki...

Mansur Yavaş: Bizden habersiz durak satanın alnını karışlarız

Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, son günlerde haricen taksi duraklarının satıldığı iddialarına dair, "Bizden habersiz durak satanın alnını karışlarız" dedi. Mansur Yavaş, Ankara Büyükşehir...

Dünya’da son 24 saatte Koronavirüs odaklı neler yaşandı?

Dünya genelinde salgının etkileri artarak devam ederken, son yirmi dört saat içinde yaşananları derledik. Dünya genelinde vaka sayısı 12 milyonu aştı Karadağ'da Çalışma Bakanı...

Çok Okunanlar

“Cinsel saldırı olayını kapatmaya çalıştılar ve faili kolladılar”

SOL Parti üyesi avukat İlayda Kocabaş, partide yetkili bir erkek tarafından cinsel saldırıya uğradığını iddia etti. Sol Parti yönetimi...

Sağlık Bakanlığı’ndan düğün genelgesi: Düğünler serbest ama halay çekmek yasak

Sağlık Bakanlığı, koronavirüs nedeniyle düğünlerde alınacak tedbirleri yayımladı. Buna göre, düğün salonlarına maskesiz girilemeyecek ve halay çekilemeyecek. Sağlık Bakanlığı tarafından...

İBB’nin deprem raporu: İstanbul’daki en riskli ilçeler

Uzmanların İstanbul'da beklediği 7.3'ün üzerindeki bir deprem için en riskli ilçe ve mahalleler belirlendi. İBB’nin hazırladığı deprem raporunda en riskli...

Eşi ve çocuğu yanındayken susturuculu silahla vurulan kişi öldü

İngiltere'den Türkiye'ye memlekete tatile gelen aileye piknik dönüşü susturucu takılmış silah veya silahlarla saldırı düzenlendi. 24 yaşındaki Hüseyin Eren,...

Bodrum’da ünlü markaların avukatları ile esnaf arasında gerginlik

Muğla'nın Bodrum ilçesinde ünlü markaların avukatları ile imitasyon marka satan esnaf arasında denetim gerginliği yaşandı. Türkiye'nin turizm merkezlerinden Bodrum'da, esnaf...

Gözden Kaçmasın