İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “milletinin gerçeklerini reddeden hiçbir iktidar sandıktan çıkamaz” dedi ve meşhur hikâyeye gönderme yaparak “üç mektup yazıp çekmeceye koymasını” tavsiye etti. Peki nedir Akşener’in sözünü ettiği bu 3 mektup hikâyesi?

Zamanın birinde adamın biri Sadrazam olmuş. İşleri eline yüzüne bulaştırmış, bir türlü işin içinden çıkamaz hale gelmiş. El mahkum gitmiş eski Sadrazam’ın kapısını çalmış. Tecrübeli eski Sadrazam, üç mektup verip göndermiş. “Zora düştükçe, sırasıyla aç ve mektupta denilenleri yap” demiş eski Sadrazam. Günler geçtikçe, başı sıkıştıkça mektupları açmaya başlamış Sadrazam. İlk mektup “Senden öncekileri kötüle” diyormuş. Öyle yapmış. Önceki dönemlerde görev alanları kötülemiş, tüm aksiliklerin sorumlusu olarak onları göstermiş. Dilinin ayarı yokmuş, hakaretlerin, aşağılamaların bini bir para!

ÜÇÜNCÜ MEKTUPTA NE YAZIYOR?

Bir süre daha geçmiş. Ama işler yine kötüye gidiyormuş. Dayanamamış ikinci mektubu açmış. İkinci mektup, “Yakın çevrendekileri de kötüle” diyormuş. Sadrazam bu kez de yememiş, içmemiş, yakın çevresindekileri kötülemeye, aksiliklerden başkalarını sorumlu tutmaya başlamış. Durum yine düzelmemiş. Sadrazam, son bir umut üçüncü mektubu açmış, şöyle yazıyormuş: “Vakit geldi, şimdi 3 mektup da sen yaz ve git…”