4 Aralık 2020, Cuma

Kılıçdaroğlu, Ali İsmail Korkmaz’ı andı, Erdoğan’a “BOP Eşbakanı”, Bahçeli’ye “taşeronu” dedi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin aldığı Fatih tablosuna ilişkin gelen eleştirilere, “Müzayedede İBB tarafından satın alındığını Ekrem Bey ve İstanbul örgütü ile konuşurken öğrendim. Önemli bir tablo. İstanbul’u fetheden, bir liderin dönemin liderinin çağlar açan bir liderin tablosunun İstanbul’a getirilmesi kadar doğal bir şey yok. Bunun parayla ölçülecek bir değeri yok bana göre. Bu tablonun getirilmesiyle ilgili de tarih ve sanatla ilgilenen bütün kişilerin görüşlerini izleme, okuma şansı da elde ettim. Onların tamamı da tablonun Türkiye’ye getirilmesinden memnun oldular. Tartışmaları gereksiz buluyorum” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ‘Bir Ülke Bir Kent’ YouTube kanalının canlı yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın 2018’de sarf ettiği sözleri hatırlatarak “Erdoğan, ‘Siz bu kardeşinize yetkiyi verin bakın Türkiye nasıl uçacak’ diyordu. Doğru söylemiş, Türkiye uçuyor ama yokuş aşağı uçuyor. Bu tablo bizi rahatsız ediyor, değişmesi lazım. Nasıl değişecek? Demokratik yollarla bu tabloyu değiştireceğiz” dedi.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın da Büyük Ortadoğu Projesi’ndeki eş başkanlık görevini sürdürdüğünü söyleyerek, MHP lideri Devlet Bahçeli ile birlikte egemen güçlerin taşeronluğunu yaptıklarını söyledi.

​”KURULTAYIMIZ DARBE SÜRECİ İÇİNDE GERÇEKLEŞECEK”

CHP’nin 37. Olağan Kurultayı’na ilişkin soru üzerine Kılıçdaroğlu, Gezi Parkı eylemleri sırasında Eskişehir’de darp edilen ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz’ı yedinci ölüm yılında anarak sözlerine başladı.

O dönemde yaşanan süreci aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“İktidar sahipleri yaptıkları hatanın farkına vardılar mı? Hayır, varmadılar. O baskıcı yönetimin dozu artarak bugüne kadar geldi. Dolayısıyla biz 20 Temmuz sivil darbesinden sonra Türkiye’de yeni bir sürecin başladığını biliyoruz ve bir darbe süreci içerisinde kurultayımızı yapacağız. Kurultayımız bir iktidar kurultayı ve iktidara geleceğimize de inanıyoruz. Bu kurultayda iktidara geldiğimizde neleri yapacağımızı anlatacağız. Bir kişi hemen hemen toplumun bütün dokularına sirayet etmiş durumda ve onun verdiği talimatla devletin çarkı dönebiliyor. Biz bu kurultayda iktidar olduğumuzda neleri yapacağımızı tek tek anlatacağız, bununla ilgili bir de manifesto hazırlığımız da var, onu da açıklayacağız.”

“CHP İLERİYE DÖNÜK GELİŞTİ, AK PARTİ GERİLEDİ”

Partide yönetim değişikliğe gidecek misiniz?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, kurultayda delegelerin 60 kişiden oluşan Parti Meclisini (PM) seçeceğini, kendisinin de bu 60 kişi arasından MYK üyelerini belirleyeceğini aktardı.

Burada PM’nin oluşmasını sağlayan delegenin kararının çok önemli olduğuna vurgu yapan Kılıçdaroğlu, “Ben güzel bir kurultay olacağına inanıyorum. Değişim, evet tabii ki. Şunu söyleyeyim, son 10 yılda, var olan partilerin içinde ileriye dönük en büyük değişimi yaşayan parti CHP’dir, geriye dönük en büyük değişimi yaşayan parti de AK Parti’dir. Bu da hayatın bir başka gerçeği” diye konuştu.

CHP’nin yaptığı ittifak ve kurulan yeni partiler hatırlatılarak, “Siz bu yeni dönemde bütün bu toplumsal talepleri karşılayabilecek bütün bu partileri tutabilecek, -pozitif anlamda kullanıyorum- yeni bir oyunu kurabilecek misiniz? Bu geniş toplum kesimlerini bir arada tutabilecek misiniz?” sorusu yöneltilen Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bizi bir araya getiren, dünyaya bakışları, programları farklı olan değişik partileri bir araya getiren kim? Bizi bir araya getiren aslında Erdoğan. Onun yaptığı yanlışlar. O yanlışlar, demokratik düzeydeki düşüşler, ekonomide yaşanan derin dram, devlet denilen aygıtın şeffaflıktan uzaklaşması. Kaynakların nereye gittiğinin bilinmemesi. 83 milyonluk Türkiye’de bilinmezlik alanının genişlemesi. Bunları yaratan bir aktör var. AK Parti diyeceğim ama AK Parti dediğimiz bir parti kalmadı. AK Parti, bir kişiden oluşan bir parti konumunda şu anda. Cumhuriyet tarihinde hiç karşılaşmadığımız bir tablo ile karşı karşıyayız. Bir kişi devletin tüm kurumlarına egemen, istediği mahkemeden istediği kararı çıkartılabiliyor. İstediği karar çıkmazsa istenen yargıcın atandığını görüyoruz. Erdoğan’ın arzuladığı yasa parlamentoya geliyor. AKP ve MHP milletvekillerinin bir şey demesi mümkün değil. Bunu doğrudan uyguluyorlar.

“TÜRKİYE ERDOĞAN’IN ÖNGÖRDÜĞÜ GİBİ UÇUYOR AMA YOKUŞ AŞAĞI”

Bu tablo bizi rahatsız ediyor, AK Parti’den kopan Gelecek Partisi ve DEVA Partisi yöneticilerini, kurucularını da rahatsız ediyor, Saadet Partisi’ni, İYİ Parti’yi rahatsız ediyor. Bakıldığı zaman demokrasiyi savunan bütün kesimlerin bazı ortak söylemleri doğal olarak ortaya çıkıyor. Bu ortak söylemler, seçime gidiyorsunuz, doğal olarak… Temek iki ittifak oluştu. Bu çerçevede seçime gideceğiz. Seçim ne zaman olacak konuşmamız gerekiyor, bunu bir tarafa bırakıyorum. Önümüzdeki seçimlerde ben Erdoğan’ın gidici olduğunu biliyorum zaten. Çünkü, vicdanı olanı hiç kimse bu durumdan memnun değildir. Milyonlarca işsiz var. 2018’de Erdoğan, ‘Siz bu kardeşinize yetkiyi verin bakın Türkiye nasıl uçacak’ diyordu. Doğru söylemiş, Türkiye uçuyor ama yokuş aşağı uçuyor. Bu tablo bizi rahatsız ediyor, değişmesi lazım. Nasıl değişecek? Demokratik yollarla bu tabloyu değiştireceğiz. Bu ülkede demokrasiyle, seçimle bir dikta yönetimine son verildiğini bütün dünyaya göstereceğiz.”

TÜRKİYE’YE İBB TARAFINDAN GETİRİLEN FATİH TABLOSU

Kılıçdaroğlu’na İsmail Saymaz’ın sorduğu “Geçen günlerde İBB’nin satın aldığı tabloyla ilgili bir milletvekiliniz israf olduğuna yönelik bir demeci vardı. Yorumunuz nedir?” sorusuna CHP lideri şu yanıtı verdi:

“Fatih tablosunun Türkiye’ye getirilmesinden son derece mutlu oldum. Müzayedede İBB tarafından satın alındığını Ekrem Bey ve İstanbul örgütü ile konuşurken öğrendim. Önemli bir tablo. İstanbul’u fetheden, bir liderin dönemin liderinin çağlar açan bir liderin tablosunun İstanbul’a getirilmesi kadar doğal bir şey yok. Bunun parayla ölçülecek bir değeri yok bana göre. Fatih gibi bir liderin portresinin bundan çok önce yapılması ve İtalyan ressam tarafından yapılması ve bunun Türkiye’ye getirilip sergilenmesi, vatandaşların görmesi değerlidir. Tabloyla ilgili tartışmaları da gereksiz buluyorum. Bu tablonun getirilmesiyle ilgili de tarih ve sanatla ilgilenen bütün kişilerin görüşlerini izleme, okuma şansı da elde ettim. Onların tamamı da tablonun Türkiye’ye getirilmesinden memnun oldular.”

İBB GENEL SEKRETERLİĞİ’NE CAN AKIN ÇAĞLAR’IN ATANMASI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği’ne Can Akın Çağlar’ın getirilmesinin ardından yaşanan tartışmanın hatırlatılması ve “CHP bürokrat mı bulamadı veya CHP neden böyle bir bürokratı tercih etti?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, “İBB’yi kim yönetecek? Ekrem İmamoğlu. Ekrem Bey kendi kadrosunu seçer. Ben hiçbir belediyemizde, ister büyükşehir ister küçük bir belediye olsun, yönetici kadrolarına müdahale edilmesini doğru bulmam. Ben belediye başkanının başarısına bakarım” dedi.

CHP’li 11 büyükşehir belediye başkanıyla dün bir araya geldiğini hatırlatan ve orada belediye başkanlarına “Siz başarıya mahkumsunuz” dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, CHP’li hiçbir belediye başkanının mazeretten söz etmeyeceğini ve hangi engel çıkarılırsa çıkarılsın hizmet üreteceğini söyledi.

“ONLARIN 20-25 YILDA YAPAMADIĞINI EKREM BEY BİR YILDA YAPTI”

Kılıçdaroğlu, “Dolayısıyla belediye başkanının şunu veya bunu ataması çok önemli değil. Burada önemli olan İstanbul, dolayısıyla İstanbul’un iyi yönetilmesi gerekiyor. Ekrem Bey’i eleştirenler şuna baksınlar, bir yılda Ekrem Bey ne yaptı? Onların 20-25 yılda yapamadığını Ekrem Bey bir yılda yaptı. Genel Sekreter üzerinden yapılan tartışmaları doğru bulmuyorum, yapay bir tartışma” görüşünü paylaştı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu’nun 8 yıl önce Çağlar’a ‘batık kredi faili’ suçlaması yaptığının hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, “Aykut Bey beni aradı, konuştuk. Aykut Bey, evet, böyle bir müfettiş raporu geldiğini, bu raporu İstanbul’da bir basın toplantısı düzenleyerek kamuoyuyla paylaştığını ifade etti. Daha sonra Sayın Çağlar, Aykut Bey’i arıyor, geliyor bütün belgeleri koyuyor. Ama Aykut Bey, ‘yargıda aklan’ diyor. O da ‘Elbette yargıya gideceğim ve göreceksiniz aklanacağım’ diyor ve yargıya gidiyor aklanıyor. Aykut Bey’in bana aktardığı bu” açıklamasını yaptı.

“AK PARTİ DÖNEMİNDE ÇALIŞTILAR DİYE İKTİDARA GELİNCE TASFİYE Mİ EDECEĞİZ”

CHP’liler tarafından yapılan, “İBB’ye CHP’li bir bürokrat bulamadı mı?” eleştirileri hatırlatılan Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Bir belediye başkanları toplantısında, kamuoyu önünde belediye başkanı arkadaşlarımıza şunu söyledim, ‘Belediyede siyaset yapacak bir kişi var, o da belediye başkanıdır. Onun dışındaki bürokratik kadroların tamamının siyasetten uzak durması lazım.’ Onların tamamının liyakatli kişilerden oluşması gerekiyor. Ben bürokraside bir yere gelmenin parti kimliğiyle olmasını çok doğru bulmuyorum. Bunlar AK Parti döneminde çalıştılar diye iktidara gelince bunları tasfiye mi edeceğiz? Yok öyle bir şey. Bürokrasinin düzgün çalıştığı ortamda siyasetçinin sorunu yoktur. Ben bütün belediye ve il başkanlarına şunu da söyledim, biz 1989’a benzer bir sendromu yaşamak istemiyoruz, herkes son derece dikkatli olmalı.”

Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen barolara ilişkin düzenlemeyle ilgili AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın “Bu bir tepki yasasıdır” dediğinin belirtilmesi üzerine Kılıçdaroğlu, “20 Temmuz sivil darbe süreci içerisinde yaşadığımızı söyledim, Baro başkanlarının Ankara’ya girişinin yasaklanması, polislerden etten duvar oluşması, baro başkanlarının asfaltın üzerinde oturması ve bu fotoğrafların tüm dünyada görülmesi üzerine sizin ayrıca bir açıklama yapmanıza gerek yok. Bu tablo, bu fotoğraflar Türkiye’de demokrasinin olmadığını, yargının vesayet altına alındığını gösteriyor” dedi.

“BİRİNE KIZIP YORGANI YAKMAYA, DEVLETİ TAHRİP ETMEYE ÇALIŞIYORSUNUZ”

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bülent Turan, ‘bir tepki yasasıdır’ demiş. Devlet etki ve tepkiyle yönetilmez, devlet akılla, bilgiyle, denetimle yönetilir. İntikam duygusuyla bir devleti yönetiyorsanız, ortada bir devlet var ama o devleti tahrip ediyorsunuz demektir. Avukatlar ne yapmış? Görüş beyan etmiş. Olabilir, beğenirsiniz veya beğenmezsiniz. Karşı çıkarsınız, size oy verir veya vermez. Bu baro başkanları içinde değişik siyasi fikirde olan başkanlar var, bunların tamamı karşı çıkıyor. Bu yapılanın doğru olmadığını söylüyorlar. Siz bir kişiye kızıp yorganı yakmaya çalışıyorsunuz, devleti tahrip etmeye çalışıyorsunuz. Bu, devleti tahrip yasasıdır aslında. Ben bir kişiye kızılıp da bunun bir tepki yasası şekline dönüştüğüne inanmıyorum.”

BAROLARIN KUĞULU PARK’TAKİ EYLEMİ

Şu anda Kuğulu Park’ta bir eylem var. Dikkatimi çekti, 30-40 eylemci, 500’e yakın polis var. Bu manzarayı neye bağlıyorsunuz? Zaten Ak Parti bildiğini okuyor. Geçen Bülent Turan’la yayın yaptık. Dedim ki, ‘Bu (yasa tasarısı) hangi ihtiyacı karşılayacak, yargının hangi sorununu çözecek?’ Dedi ki, ‘İtiraf ediyorum bu bir tepki yasasıdır. Yani bir ihtiyaç çözümü için değil, baronun diyanet işleri başkanına yönelik tepkisinin sonucudur.’ Bunu nasıl yorumluyorsunuz, burada baro başkanlarına teröriste yapılan muamele gibi muameleye ne diyorsunuz?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“BU DEVLETİ TAHRİP YASASIDIR”

“Deniz Bey, az önce 20 Temmuz sivil darbe süreci içinde yaşadığımızı söyledim. Baro başkanlarının Ankara’ya girişinin yasaklanması, başkanların asfaltın üzerinde oturması ve bu fotoğrafın bütün dünya tarafından görülmesi. Sizin özel bir açıklama yapmanıza hiç gerek yok, bu tablo bu fotoğraf Türkiye’de demokrasi olmadığını, yargının vesayet altında olduğunu, vesayet altında olmayan baronun da vesayet altına alınmak istendiğini gösteriyor. Siz güzel bir şey söylediniz. Bülent Turan mıydı söyleyen ‘Bu bir tepki yasasıdır’ diye… Devlet etki ve tepkiyle yönetilmez, devlet akılla, bilgiyle, birikimle, deneyimle yönetilir, devlet böyle yönetilir. İntikam, öc alma duygusuyla eğer devlet yönetiyorsanız, ortada bir devlet var ama o devleti tahrip ediyorsunuz, devletin sinir uçlarına dokunuyorsunuz demektir. Avukatlar ne yapmıştır? Görüş beyan etmiştir. Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz. Karşı çıkarsınız. Size oy verir veya vermez, sorun değil. BU baro başkanlarının içinde değişik siyasi görüşte olan baro başkanları var. Tamamı karşı çıkıyorlar zaten. Siz bir kişiye kızıyorsunuz, sonra yorganı yakmaya çalışıyorsunuz. Bu devleti tahrip yasasıdır aslında.”

“ERDOĞAN, BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ’NİN EŞ BAŞKANLIĞINI YAPMAYA DEVAM EDİYOR, BAHÇELİ İLE EGEMEN GÜÇLERİN TAŞERONLUĞUNU YAPIYORLAR”

“Ben bunun bir kişiye kızılıp da bir tepki yasası şekline dönüştüğüne inanmıyorum. Ben Erdoğan’ın Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanlığını yapmaya devam ettiğine inanıyorum. Egemen güçlerin Türkiye’de taşeronluğunu yaptığına inanıyorum. Erdoğan şu anda Devlet Bahçeli ile beraber egemen güçlerin Türkiye’deki taşeronluğunu yapıyorlar. Türkiye’yi bölmek için, parçalamak için, bölmeyi ve parçalamayı her alanda yapıyorlar. Medyada yaptılar, yargıda yaptılar, şimdi barolarda yapıyorlar, esnafta, sanayicilerde, sendikalarda yaptılar. Her alanda Türkiye’yi ayrıştırmak, Türkiye’yi bölmek, Türkiye’yi kutuplaştırmak, bir çatışma ortamından bir şeyler çıkarıp baskıcı yönetimi pekiştirmek gibi bir amaçları var. Erdoğan’ın görevi bu zaten. Bu görevi Erdoğan yerine getiriyor, bu görevi getirirken de parlamentoda kendisine ait milletvekilleri var. Kendisine destek veren MHP’li milletvekilleri var. Bunlar doğrudan doğruya Erdoğan’ın emir ve talimatından çıkmıyorlar.”

“PARLAMENTODAKİ AKP VE MHP’LİLER MİLLETVEKİLİ DEĞİL, SARAYIN VEKİLİ”

“Bu çok önemli. Bunlar oyu halktan alıyorlar ama halkı yok sayıp bir kişiyi kabul ediyorlar ve bir kişinin iradesine bakıyorlar, o da Erdoğan. Dolayısıyla bunlar illerine ilçelerine gittikleri zaman biz milletvekiliyiz demesinler, biz sarayın vekiliyiz desinler. Yani gerçeği söylesinler, biz söylüyoruz zaten, onlar milletvekilleri değil, sarayın vekilleri. Saraydan mı talimat alıyorlar? Saraydan talimat alıyorlar. Siz bu düzenlemeyi yapıyorsunuz, Adalet Bakanlığı’nın görüşünü almıyorsunuz, Adalet Bakanı’nın da görüşünü almıyorsunuz. Baroların görüşünü almıyorsunuz. Hukuk fakültelerinin görüşünü almıyorsunuz. Kimin görüşünü alıyorlar? Egemen güçlerin. Egemen güçlerin taleplerini yerine getiriyorlar.”

Son Haberler

SMA’lı bebekler için umut yayını: #MademEvdeyiz1HayatKurtaralım

Youtube içerik üreticisi Haluk Tatar, SMA’lı bebeklerin tedavileri için bağış projesi başlattı. Tatar, 5 Aralık Cumartesi günü 11.00-15.00 saatleri arasında bağış yayını yapacak. Youtube içerik...

Yunanistan’da 4,1 büyüklüğünde deprem: İzmir’de de hissedildi

Yunanistan'ın Sisam Adası'nda meydana gelen 4,1 büyüklüğünde depremin, İzmir ve çevresinde de hissedildiği bildirildi. Yunanistan'ın Sisam Adası'nda saat 12.34 sıralarında 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Kandilli...

“Çevre Ajansı” kurulmasına ilişkin teklif Meclis’te kabul edildi

Muhalefetin, iç ve dış denetimden muaf tutulması, fazlaca yetki, kadro ve bütçe alması gerekçesiyle “paralel bakanlık” olarak nitelendirdiği Çevre Ajansı’nın kurulmasını da içeren 12...

‘Reform’ görüşmelerinin üçüncü durağı MÜSİAD oldu

'Reform' görüşmeleri kapsamında Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan ile Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün 'üçüncü durağı MÜSİAD oldu. Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan ile...

Çok Okunanlar

Diyanet’ten ‘cuma namazı’ açıklaması

Koronavirüs salgın dolayısıyla 'cuma namazı' konulu bir açıklama yapan Diyanet İşleri Başkanlığı, "Bulaşıcı salgın hastalığa yakalananların ve teması' olanların...

Mansur Yavaş, 2020 yılında en çok dinlediği sanatçıları paylaştı

Spotify'da bir yıl boyunca en çok dinlediği 5 sanatçıyı paylaşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın listesinde Loreena McKennitt,...

Türk-İş’ten ‘asgari ücret’ açıklaması

Yarın başlayacak asgari ücret görüşmeleri öncesi Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, açıklama yaptı. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, 4 Aralık'ta...

Kahramanmaraş’ta silahlı saldırı: 1 polis hayatını kaybetti

Kahramanmaraş'ta polis ekiplerine ateş açıldı. Saldırıda yaralanan 2 polisten birinin hayatını kaybettiği aktarıldı. Kahramanmaraş'ta ihbar üzerine bir otele giden polis...

Bakan Koca: “Koronavirüs vakaları 3 ilde yüzde 100 arttı”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüs vakalarının son 2 haftada Adana, Samsun ve Ordu'da yüzde 100 arttığını açıkladı. Sağlık Bakanı Fahrettin...

İlahiyat Profesörü Mustafa Öztürk: “Rant kavganız sizin olsun artık ben yokum”

Doktora öğrencileriyle yaptığı dersin gizli kayda alınarak sosyal medya üzerinden yayınlanması sonrasında, "Allah kelamını inkar ediyor" denilerek linçe uğrayan...

Uykusuz, Katar ve sokağa çıkma kısıtlamalarını kapağına taşıdı

Mizah dergisi Uykusuz, bu haftaki kapağında Borsa istanbul'un yüzde 10 hissesinin satıldığı Katar ile sokağa çıkma kısıtlamasına yer verdi. Haftalık...

Elde kalan füze rampalarını itfaiye aracı olarak İBB’ye satmışlar

Bir silah şirketinin Arap ülkelerine satmaya çalışarak başarısız olduğu 90 füze rampasını AKP döneminde İBB'ye tanesi 1,1 milyon dolardan...

Bir binanın bodrum katında tutulan 68 köpek kurtarıldı

Ankara'da, bir binanın bodrum katında 23'ü yavru 68 köpek bulundu. Köpekleri bodrumda tutan kişi hakkında 12 bin 308 lira...

Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Yavuz tutuklandı

İstanbul'da PKK/KCK soruşturması kapsamında gözaltına alınan Şişli Belediye Yardımcısı Cihan Yavuz için tutuklama kararı verildi. İstanbul'da "PKK/KCK faaliyetlerine katılmak" suçlamasıyla...

Gözden Kaçmasın