26 Mayıs 2020, Salı

Kılıçdaroğlu: Tutuklanan gazeteciler bu ülkenin onurudur

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ı Putin ile yapılan görüşme üzerinden eleştirdi. Kılıçdaroğlu gazetecilerin tutuklanmasına da tepki göstererek “tutuklanan gazeteciler bu ülkenin onurudur” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlayarak konuşmasına başlayan Kılıçdaroğlu, kadınların 8 Mart’taki acıyı kutlamaya çevirmeyi başardığını söyledi. “Güneşli günler göreceğiz. Bizim Türkiyemiz hiçbir emperyal gücün altında ezilmeyecektir.” diyen Kılıçdaroğlu demokrasiyi yüceltmek gerektiğini söyledi.

Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman’ın görevden alınmasına değinen Kılıçdaroğlu, “Demokrasiyi yüceltmek hepimizin ortak görevidir. Yeri zamanı gelir seçim olur, vatandaşın iradesine başvurursunuz. Halkın iradesine de her yerde her zaman demokrasinin gereği olarak saygı duyarsınız. Vefa Salman seçime girdi Yalova’da iki kez engellendi. Kendisini halkın oylarıyla yenemedikleri için bu kez acaba biz vefa Salman’ı nasıl gönderbeilriz arayışına girdiler. Yolsuzluk var. Orada yolsuzluğu saptayan düz namuslu bir memur. Olayı görüp tespit ediyor, belediye başkanına haber ediyor. Belediye Başkanı da araştırılması için ilgililere başvuru yapıyor. Ama sonunda belediye Başkanı açığa alınıyor. Belediye Başkanlığında seçim yapılıyor ve bir AKP’li belediye başkanı seçiliyor. Yalova halkının oylarına darbe yapılıyor. Halkın seçtiği başkan değil, İçişleri Başkanlığı’nın atadığı isim geliyor başkanlığa. Biz hiçbir belediye başkanımızın yolsuzluk yapmayacağına inanıyoruz. Bizim denetimlerimiz de var. Çalışıyorlar, emek harcıyorlar. Yolsuzluğu şikayet edip görevden alınan Belediye Başkanı Vefa Salman tarihe geçmiştir.” dedi.

Erdoğan’ın kendisine yönelik eleştirilerine de cevap veren Kılıçdaroğlu konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

Erdoğan’ın bana yönelik olan, burada söylenmesi mümkün olmayan belli cümleleri kullanarak bana hakaret etmesini asla kabul etmiyorum. Kendisine de hiçbir cevap vermedim. Grup Başkan Vekilimiz aynı cümleleri kullanarak cevap verdi. Biz kavga etmiyoruz. Biz parlamentoda kavga istemiyoruz. Büyük lafın arkasında durmak kolay değildir. Önünüze büyük bir hedef koymanız gerekir. İtibar sadece kişisel bir olay değildir, bulunduğunuz makamın da itibarını düşünmek zorundasınız. Biz itibarı kaybeden kişilerin, sözlerini tutamayan kişilerin memleketi konuşmasını doğru bulmuyoruz.

“MAŞA GÖREVİNİ KİM VERDİ SİZE?”

Suriye konusunda çok iyi niyetli gittik. Bizim Orta Doğu’da ne işimiz var dedik. Sorunu çözmek için evet ama bize danışılırsa. Türkiye’nin böyle bir pozisyonu vardı. Orta Doğu’da bir sorun olduğunda bize sorulurdu. Neden Suriye sınırına, mayın temizlendikten sonra neden ülkelere verdik orayı. Kim telkin etti sizleri? Mayınları temizleyin sınırı yabancı ülkeye verin kim söyledi size? AKP’ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum, Suriye sınırına yabancı bir devlet gelip yerleşseydi Türkiye’nin durumu ne olurdu? Bugün o bataklığın durumu ne olurdu? Neden Büyük Orta Doğu Projesi’nin eş başkanlığı görevini aldınız. Maşa görevini kim verdi size? Tarih bilgisinden yoksun olanlar balıklama atladı. ÖSO ile sizin ne işiniz var? Neden bu işe soyunuyorsunuz. ÖSO’yu ABD ile birlikte kurduk diyorlar. Sana maşa görevi verdiler farkında bile olmadın. ÖSO’nun hamiliğine soyunduk, maaş verdik, eğittik, silah verdik. Biz yıllar yılı yanlış yapıyorsunuz yapmayın etmeyin dedik. ÖSO, Kuvayı Milliye dediler. Çünkü Kuvayı Milliye’yi bilmiyorlar. Sırtımızı sıvazlayıp bizi Suriye bataklığına bırakanlar sonra bizi yalnız bıraktı.

Saray iktidarı bize kulak asmadı. Ben bu kürsüden Suriye konusunda 5 temel öneride bulundum. Şunu da söyledim, bizim önerilerimizi beğenmemiş olabilirsiniz ama bizim önerilerimiz bunları. Bizim önerilerimizi çözerseniz şehit vermeyiz, sorunu çözeriz dedik. Şehit verdik, 36 saat televizyonlara çıkmadı. O yüzden diyorum büyük lokma ye, büyük laf konuşma. Saatler sonra ekrana çıktı, gülerek anlattı. Sanki bu ülke şehit vermemiş gibi, eleştirdim. Eleştirme hakkım vardı. Daha mezara vermeden bu kahkaha nedir dedim. Devleti yönetiyorsun ya devleti. En azından şehide, o şehidin annesine saygı duy. Yine devam ediyor beyefendi. Çizdiğimiz sınırların dışında çıkmazlarsa bir süre sonra omuzlarının üzerinde o başlar kalmayacak diyor. Ama bu lafı ediyorsan, senin toplanmaya gereğin yok, sen düşünmüyorsun toplanmayı. Putin ben gelmiyorum deyince bizimki Putin’e gitti. Bey Kemal’in dört sorusu var, ben bu soruyu sormazsam bana soracak Bay Kemal.. Niye sormadın diye.

“NE OLDU SORULAR”

Putin, “Görüşmemize başlarken Suriye’de hayatını kaybeden askerler için taziyelerimi iletiyorum. Telefonda belirttiğim gibi, hiç kimse orada Türk askerlerinin olduğunu bilmiyordu” dedi. Dakika bir gol bir, soru kalmadı. Denmesi gereken, biz size koodinatları bildirdik demeleri gerekiyordu. Hiç ses yok. Telefon görüşmemizdeki gibi diyor, ben sana dedim ki diyor Putin, o alanda askerlerin vurulduğu yerde biz sizin askerlerinizin olduğunu bilmiyorduk. Erdoğan bu telefon görüşmesinde Putin’e ne dedi merak ediyordum. Erdoğan buna hiçbir şey demiyor. Teşekkür ederek başlıyor konuşmasına. Tarihinde her karış toprağında kan olan TC bunu görüyor.

Sonunda bir anlaşmayı imzaladılar, sonuçları ne? Onu da konuşalım. Ortada bir ateşkes yok, Erdoğan öyle diyor ama ortada böyle bir şey yok. Sözleşmede geçen, askerlerin faaliyetlerin durdurulması. 3 devlet askeri faaliyetlerin durdurulması kararı alıyor. Türkiye bu anlaşma ile Suriye rejimi resmen tanıyor, sözleşmede Suriye Arap Cumhuriyeti olarak geçiyor. Türkiye Suriye’nin toprak bütünlüğünü kabul ediyor. Suriye’nin kaderini Suriye belirler diyorduk. Hayır efendim biz belirleyeceğiz diyorlardı. Şimdi gittiler anlaşmayı imzaladılar. Suriye hava sahasının açılması ancak Suriye kabul ederse açılacak. HTŞ ben bu anlaşmaya uymuyorum dedi. 26 Şubat’ta Erdoğan, “Biliyoruz ki bugün Suriye ile olan 911 km olan sınırımızın ötesinde verdiğimiz her mücadeleyi yarın kendi topraklarımızda bugünkünden on kat yürütmek zorunda kalacağız. o terör örgütleri Türkiye’ye gelirse işimiz zor” diyor. İtiraf ediyor. Sormak lazım, sen neden oradaki terör örgütlerine destek verdin?

ERDOĞAN’IN KAPIDA BEKLETİLMESİ

Suriye gözlem noktalarından geri çekilmeyecek. Anlaşmada, Esad’ın da görüşü alındı. Erdoğan dönüp Çavuşoğlu’na Esad ile görüşüldü mü diye sordu. Gözlem noktalarındaki kuşatma kalkmıyor. Teröristlerden kalkan göçün önüne tampon mümkün değil. AKP Grup Sözcüsü’nün ne işi var orada? Bu bir parti olayı mı? Bir de Mahir Ünal. İşte parti devleti dediğimiz bu. Ne işi var onların orada. Ağrıma giden, Putin’in el işareti ile bizimkileri çağırması. Ağrıma gidiyor. Dışişleri Bakanı’nı görüyorsunuz, ter basmış elindeki dosyayı yelleş gibi kullanıyor. Kapıda beklerken birisi havaya bakıyor, birisi yana bakıyor, hepsi sıkkın. Yapılan muameleyi görüyorlar. İnsanlar aşağılanıyor. Hak ediyorlar mı? Hayır. Bunu asla kabul etmiyoruz.15 Temmuz’dan sonra Yenikapı’ya gittim diye eleştirildim. Orada söylediğim, camiye kışlaya siyaseti sokmayın dedim. Camide kürsüler kuruldu çıktı konuşma yapıyor, doğru değil. Bir partinin başkanı camide oturup siyaset yapmaz. Müslümanı Müslümana küstüren kim? Müslümanı Müslümanı kırdırmadılar mı, sen de onlara destek olmadın mı, ellerine silah vermedin mi? Onların vebali günahı kimin üzerinde? İsteğiniz kadar kızın, hakkı hukuku getirmek için mücadele edeceğiz.

“TUTUKLANAN GAZETECİLER BU ÜLKENİN ONURUDUR”

Basın konusu önemlidir, halkın gözü kulağıdır medya. Acısını da neşesini de yansıtır. Sorunları da çözümleri de yansıtır. Anayasamız da der ki basın hürdür, sansürlenemez. Siyasi iktidar baskı kurmasın diye. Siyasi iradeye böylece engel koyar. Devlet basın ve haber alma hürriyetleri sağlayacak tedbirleri alır, bırakın sansürü rahat çalışabilmesi için devlet tedbir alır diyor. Medya üzerindeki baskıları biliyorduk, önce şunu kabul edelim bir sivil darbe süreci içindeyiz. Bunu kabul edelim. Cumhuriyet tarihinde ilk. Medya üzerinde olağanüstü baskı var, kendileri için çalışan özel bir medya grubu da var. Bunlar sadece devletten aldıkları paralarla beslenir. Bunların tek görevi vardır, siyasi iktidarı övmek. Odatv’ye geliyorum. Havuz medyasının büyüklüğü karşında oturdular kendi sosyal medyaları oluşturdu. 1 milyarın üzerinde haber bu internet sitesinde okundu. Odatv güçlü bir internet sitesidir, güçlü olunca ne oluyor? Nasıl sustururuz. Odatv’nin okunmasını nasıl engelleriz bunun mahiyeti yapılıyor. 26 şubat’ta Erdoğan Odatv ile ilgili düğmeye basıyor. osman kavaldan başlıyor bir soru soruyor, ondan sonra Kavala’yı savunan bir isim var, Soner Yalçın. Odatv Gezi’nin önemli kaynaklarından biriydi.

Gizli hiçbir şey yok, her şey açık her şey biliniyor. Gazetecilerin evleri sabaha karşı basılıyor. Cezalandırmak istiyorlar, ortada yazılı hiçbir şey yok. Evleri basılıyor, gözaltına alınıyor sonra tutuklanıyorlar. Gazeteci arkadaşlarıma sesleniyorum. Sayın, Barış Terkoğlu, Hülya Kılınç, Barış Pehlivan, Ferhat çelik, Aydın Kesen; sizler bu ülkenin onurusunuz. Hiçbir gücün önünde diz çökmeyen gazetecilersiniz. Sivil darbe döneminde size bedel ödetiyorlar. Savcı arkadaşlarıma sesleniyorum, talimat aldığınızı biliyorum. bir vicdan kırıntısı kalmışsa süratla iddianameleri hazırlayıp gönderin. Yasaya göre tutuklanamazlar.

Son Haberler

CHP meclis üyesine silahla saldıran AKP’liler serbest bırakıldı

Çorum’un Kargı ilçesi AKP Belediye Meclis Üyesi İbrahim Eken, AKP Belediye Meclis Üyesi Abdulaziz Akgül’ün oğlu İbrahim Akgül ile birlikte CHP Belediye Meclis Üyesi...

Toplu ulaşım ve İSPARK, sağlık çalışanlarına 3 ay daha ücretsiz

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, toplu taşıma ve İSPARK'ın koronavirüs salgınında fedakarca mücadele eden sağlık çalışanlarına 3 ay süreyle daha ücretsiz olduğunu duyurdu. İstanbul Büyükşehir Belediye...

Eşine şiddet uyguladığı gerekçesiyle ‘basit yaralama’ suçu bulunan erkek serbest

Bursa'da eşine şiddet uygulayan erkek, Plaka Tanıma Sistemi sayesinde yakalandı. Ancak eşine şiddet uyguladığı gerekçesiyle 'basit yaralama' suçundan kaydı bulunan erkek, ifade verdikten sonra...

Çok sayıda koronavirüs vakası tespit edildi: Poliklinikler kapatıldı

Manisa Valiliği, Saruhanlı Devlet Hastanesi'nde çok sayıda çalışanda yapılan Covid-19 testinin pozitif çıkması sonucu hastanenin poliklinik ve yataklı servislerinin geçici bir süreliğine kapatıldığını açıkladı. Manisa'nın...

Çok Okunanlar

“Ankara, İstanbul ve İzmir’de yeni normale geçişler daha geç olacak”

Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Seçil Özkan yaptığı açıklamada, "Ankara, İstanbul, İzmir'de yeni normale geçişler biraz daha geç...

“Hakan Fidan, 15 Temmuz’u önceden bildiklerini Meclis’e bildirdi”

CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın 15 Temmuz Darbe Girişimi'nden önceden haberdar olduklarını TBMM'de kurulan komisyona bildirdiğini...

E-Devlet’te din değişikliği yapılabilecek

E-Devlet'in yeni başlattığı uygulama ile daha önce İl Nüfus Müdürlükleri'nde yapılabilen din değiştirme, silme ve boş bırakma işlemi online...

Meteoroloji’den yağış ve şiddetli rüzgar uyarısı

Meteoroloji, Türkiye'nin birçok bölgesinde sağanak yağışın olacağını ve Doğu Anadolu Bölgesinde ise şiddetli rüzgarın olacağı uyarısında bulundu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü...

Af Örgütü’nden cezaevindeki siyasetçi, insan hakları savunucusu ve gazeteciler için kampanya

Uluslararası Af Örgütü, koronavirüs nedeniyle cezaevlerinde yüksek risk altında bulunan, aralarında Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala gibi isimlerin de...

Gözden Kaçmasın