İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, grup konuşmasında Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ı “cami siyaseti” üzerinde sert bir dille eleştirdi. Akşener, Erdoğan’a “Ya işini yap, ya sandığı getir. Biz de memleketi hak ettiği gibi yönetelim” çağrısında bulundu.

Taksim Camisi’nin açılışı ve Ayasofya Camii’ndeki Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret skandalını değerlendiren Meral Akşener, “Cami müminler ibadet etsin diye yapılır. Allah’ın evi kirli hesapların mekanı haline getirilmez, getirilemez. Müminlere nifaktan uzak durmalarını emreden Yüce Allah’ın evinde vatandaşlarımızın arasına nifak tohumları ekemezsin! Ayıptır, günahtır!” diye konuştu. Ayasofya skandalı için “AK Parti mahalle temsilcisi kılıklı sözde din adamları kutsal mabedimizde cumhuriyetimizin kurucusuna lanet okuyor. Allah bunu yapanları da, yapılmasına göz yumanları da ıslah etsin. Yazıklar olsun!” diyen Akşener, “” dedi.

NORMALLEŞME SÜRECİNE ELEŞTİRİ

İyi Parti Genel Başkanı Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın pazartesi günü açıkladığı yeni normalleşme sürecini de eleştirdi: “Sorularımıza net bir yanıt bulamadık. Net bir aşı takvimi oluşturulmuş mu? Oluşturulmamış. Yurt dışına çıkışlardan, 65 yaş üstü insanların durumundan, telafi eğitiminden bahsedildi mi, hayır! Süre ve sayılarla ilgili bir izahat var mı, o da yok. Ne var? Her zamanki gibi bolca hamaset ve bir kaç tane de yarım yamalak tedbir.”

“KAPANMA KARARININ BİLİMSEL TEMELİ VAR MIDIR?”

Meral Akşener, kapanma kararının bilimsel temeli olup olmadığını da sordu: “Bu kapanma kararlarının bilimsel temeli var mıdır? Bilim Kurulu’nun bu konuda bir çalışması olmuş mudur? Bilim Kurulu, saat 22.00’den sonra sokağa çıkma yasağının getirilmesi virüsün yayılmasını engeller demiş midir? Yoksa bu kararlar göz kararı ile, sayın Erdoğan’ın kendi keyfine göre aldığı kararlar mıdır?” “Türkiye Cumhuriyeti, göz kararı ile sayın Erdoğan’ın paşa gönlüne göre yönetilecek bir devlet değildir. Böyle pandemi yönetilmez” diyen Akşener, Erdoğan’a “Ya işini yap, ya sandığı getir. Biz de memleketi hak ettiği gibi yönetelim” çağrısında bulundu.

KÜRSÜDE MÜZİSYENLER ADINA BURHAN ŞEŞEN VARDI

İyi Parti grup kürsüsünde gelenek olduğu üzere bu haftada bir toplum kesiminin temsilcisi vardı. Müzisyen Burhan Şeşen, yaptığı konuşma ile pandemi koşullarında müzisyenlerin yaşadığı sorunları aktardı, taleplerini iletti. Şeşen, sokağa çıkma yasağı saatlerinin yeniden düzenlenmesini, konser ve müzikli yerlere destek olunmasını istedi. Şeşen, müzik aletlerinden alınan gümrük vergisinin de düşürülmesini talep etti. Burhan Şeşen, konuşması sırasında yaptığı siyasetçi taklidi ile gülüşmelere neden oldu. Burhan Şeşen konuşmasının sonunda “Gözünü yumma müziğe sahip çık, gözünü yumma müziğe sahip çık” mesajı verdi.

“DAHA DUR, BUNLAR İYİ GÜNLERİN”

Burhan Şeşen’in ardından Rize’nin Fındıklı ilçesinden çay üreticisi Avni Ertaş, İyi Parti grup kürsüsüne çıktı. Akşener, Ertaş’ı anons ederken Erdoğan’ın “Rize’nin gelini” sözlerine de yanıt verdi. Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rize üzerinden yaptığı tehditlere de gülerek ve “anladığı dilden” yanıt verdi: “Rize’nin gelini hemşerilerine sahip çıktı diye küplere biniyorsun. Sen daha dur, senin deyiminle, bunlar daha iyi günlerin!”

“ALLAH AŞKINA KARAR VERİN, KARADENİZ NE OLACAK?”

Ertaş, Rize’de yaşanan provokasyondan ötürü özür diledi, Akşener’i yeniden Rize’ye davet etti. AHaber’e kürsüden yanıt veren çay üreticisi Ertaş, üreticilerin terörist gösterilmesine de tepki gösterdi. Her gelen bakanın farklı bir şey söylediğini belirten Ertaş, “Allah aşkına karar verin, Karadeniz ne olacak?” diye sordu. Ertaş, “Duymayacaklarını bile bile bir kere daha, bu ülkenin etkili ve yetkili insanlarına sesleniyorum. Ne olur, vampir kelebek gibi şirketleri üzerimize salmayın. Elimizde avucumuzda olanları almayın yeter, diyoruz” diye konuştu.

“İÇİŞLERİ BAKANI’NIN KENARA ÇEKİLMESİNDE FAYDA VAR”

Meral Akşener, Sedat Peker’in iddialarıyla gündeme gelen tartışmalar konusunda ise İçişleri Bakanı’nın kenar çekilmesinde fayda olduğunu söyledi. Yargının siyasi baskı hissetmeden görevini yerine getirebilmesi, adalet mekanizmasının gölgesiz işletilmesi için bunun şart olduğunu belirten Akşener, şunları söyledi: “Partili cumhurbaşkanlığı denen bu ucube sistemde Türkiye bir yönetim krizi yaşıyor. Her alanda bunun yansımalarını görüyoruz. Üzülerek görüyoruz, Türkiye partili cumhurbaşkanlığı sistemini daha fazla taşıyamıyor. Gelin iyileştirilmiş, güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş yapalım.”