POLİTİKA

MHP’li Klavuz CHP’li Tanrıkulu’nun üzerine yürüdü, gerginlik tutanaklara yansıdı

Meclis Genel Kurulu’nda CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz arasında sert tartışma yaşandı. MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz CHP’li Tanrıkulu’nun üzerine yürüdü, kavganın daha fazla büyümesini araya giren milletvekilleri önledi.

HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta yaptığı konuşmasında Almanya’daki Alevileri “Ali’siz Alevilik” diye parçalamaya çalıştığını iddia etti.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonunun Avrupa’da 300 cemevi bulunduğunu anlatan Özen, “Bu cemevlerimizin hepsinde Şah-ı Merdan Ali’nin resimleri vardır. Avrupa’da Alevilik dersleri verilmektedir. Bu derslerde müfredatın büyük bölümü Şah-ı Merdan Ali ile ilgilidir. Eğer, Avrupa’daki cemevlerimizin birinde Şah-ı Merdan Ali’nin resmi yoksa ben milletvekilliğinden istifa edeceğim.” ifadelerini kullandı.

Özen, 32 Alevi evinin işaretlendiğini de belirterek, bunların faillerinin yargı önüne çıkarılmadığını, bunun da cezasızlık hukukunu getirdiğini öne sürdü.

AKP Grup Başkanı Naci Bostancı, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bir Alevi’nin kapısına atılan çarpı, benim kapıma atılmış demektir. Bu ülkedeki her insan böyle düşünür. Bu alçakça bir iştir. En fazla karşı olan da bu milletin ortak kaderi üzerine hassasiyet taşıyanlardır ki bu ülkenin çok büyük çoğunluğu bu istikamettedir. Sayın Cumhurbaşkanımız, herhangi bir şekle din, mezhep, Alevi kesimine ilişkin bir tanımlama içerisinde hiçbir zaman olmamıştır. Alevi çalıştayları marifetiyle Türkiye’nin toplumsal entegrasyonu istikametinde siyasal değeri çok yüksek birçok işe imza atmıştır. Bizim yaklaşımımız; bu ülkede Alevi, Sünni herkesin kaderinin ortak olduğudur.”

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da 82 milyon vatandaşı herhangi bir nedenle veya düşünceyle ayrıştırmaya çalışanların vatan haini olduğunu söyledi.

İzmir’de bir Alevi vatandaşın evine işaret konulmasının eski bir tezgahın yeniden sahnelenme çabası olduğunu belirten Akçay, “Nereye, ne işaret koyarsa koysun, her ne yaparsa yapsın milletimizin ayrılabileceğini düşünenler varsa, bunlar tescilli vatan hainleridir.” ifadesini kullandı.

“İT” DEDİN KAVGASI

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da Alevi yurttaşların ayrımcı bir muameleye uğradığını ileri sürdü.

Alevilerin inançlarını, kendi istedikleri gibi yaşayamadıklarını, hakim ideolojinin dayattığı şekilde yaşamak zorunda kaldıklarını iddia eden Tanrıkulu, Alevilere bütçeden hiç para ayrılmadığını söyledi.

Hükümetin, Alevi inancının kamusal yaşamda tanınmasının karşısında olduğunu ileri süren Tanrıkulu, konuşması sırasında kendisine laf atan MHP’li milletvekillerine “Çok ileri gidiyorsunuz.” şeklinde tepki gösterdi.

ÖZEL ARAYA GİRDİ

Tanrıkulu ile MHP’li milletvekillerinin tartışmasının devam etmesi üzerine TBMM Başkanvekili Levent Gök, birleşime ara verdi.

Bu sırada MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz ve MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, Tanrıkulu’nun kendilerine “it” dediğini belirterek, tepki gösterdi.

Enginyurt, Kılavuz ve Tanrıkulu’nu, araya giren milletvekilleri sakinleştirdi.

GERGİNLİK TUTANAKLARA BÖYLE YANSIDI:

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle şu tespiti yapalım: Sonuçta bu coğrafyada, bu cumhuriyette Alevi yurttaşlarımız ayrımcı bir muameleye tabi tutuluyorlar ve bir derin devlet politikası olarak yıllardır Anadolu coğrafyası Alevi nüfustan arındırılıyor. Dolayısıyla bu işaretleme basit bir işaretleme değil, duvara yazılan, aynı zamanda bir koddur. O kod da Maraş’tan, Çorum’dan, Sivas’tan gelen bir koddur, Alevi yurttaşlarımızın yaşadığı dehşetin kodudur ve Alevi yurttaşlarımızın yaşadığı travmanın kodudur; böyle anlaşılması lazım. Yani her yıl birkaç tane böyle yapılır, Alevi yurttaşlarımıza bir korku salınır ve sonuçta Anadolu coğrafyasında tek tük kalmış Alevi yurttaşlarımız kendi bulundukları yerlerden merkeze, merkezden metropollere ve metropollerden Avrupa’ya ve bütün dünyaya yayılır ve artık Anadolu topraklarını değil, dünya coğrafyasını kendilerine yurt edinirler; böyle bir kötü mirasa sahibiz. Ve bu Parlamentoda geçmişten bugüne Alevi yurttaşlarımızın uğradığı ayrımcı muamele noktasında bir adım atamadık. Eşit yurttaşlıktan kaynaklanan sorunlar var ve ağır sorunlar var. Alevi yurttaşlarımız kendi inançlarını kendileri gibi, kendi istedikleri gibi yaşayamıyor; hâkim ideolojinin ve inancın dayattığı biçimde yaşıyor. Bunları ben söylüyorum. Bunları biz söylemeliyiz, Alevi inancından gelmeyen yurttaşlarımız söylemeli; Alevi dostlarımız, arkadaşlarımız ve yurttaşlarımız değil. Maalesef burada hamasi nutuklar atılır ama Alevi yurttaşlarımızın talepleri, kamusal talepleri bu Parlamento tarafından yerine getirilmez. İşte, daha yeni, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi görüşüldü; talepleri var. Ne kadar bütçe ayrılıyor? Sıfır.

Naci Bey, size soruyorum: 64’üncü Hükûmet Programı’nda aynen şu cümle var: “Geleneksel irfan merkezleri ve cemevlerine hukuki statü tanıyacağız.” 65’inci Hükûmet Programı var hemen sonrasında; “cemevleri” düşmüş Hükûmet Programı’ndan, “irfan merkezleri” kalmış. Adalet ve Kalkınma Partisinin siyasal tercihi de bu. Bakın, 2 Hükûmet Programı’ndan okudum bunları, geçtiğimiz dönemde okumuştum. Dolayısıyla, Alevi yurttaşlarımızın kamusal alanda yaşadığı bu ayrımcı muamele, sıradan yurttaşlarımızı Alevi yurttaşlarımıza karşı ayrımcı bir nefret söylemine karşı da yönlendiriyor.

Elimizi vicdanımıza koyalım ve araştıralım, varsanız araştıralım. Şu anda kamusal hizmetlere girmede ve kamusal hizmetlerde yükselmede Alevi yurttaşlarımıza ayrımcılık uygulanıyor mu, uygulanmıyor mu? Gelin araştıralım. Son zamanlarda girenler arasında oran olarak kaç yurttaşımız hâkim olmuştur, savcı olmuştur? Kaç valimiz içerisinde Alevi yurttaşımız vardır? Kaç büyükelçimiz içerisinde Alevi yurttaşımız vardır? Neden cemevleri yoktur, neden?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Yok ki, yok ki zaten.

OLCAY KILAVUZ (Mersin) – Bölücülük yapma, bölücülük.

BAŞKAN – Tamamlayalım Sayın Tanrıkulu, tamamlayalım.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla) – Bakın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları var, Hükûmet bu kararlara uymaya çalışıyor, neden Alevi yurttaşlarımızın inançları ve eğitimleriyle ilgili olarak bu kararlara karşı direnir bu Hükûmet? Dolayısıyla bu, Hükûmetinizin siyasal tercihidir, bu siyasal tercih Alevi inancının kamusal yaşamda tanınmasının karşısındadır. Eğer Türkiye’de birliği ve beraber yaşamayı savunuyorsak bundan vazgeçmeliyiz ve Parlamento olarak bu yurttaşlarımızın yaşadığı ayrımcı uygulamayı, kamusal yaşamda uğradıkları ayrımcı uygulamayı burada araştırmak zorundayız.

Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.

OLCAY KILAVUZ (Mersin) – Ayrımcılığı sen yapıyorsun! Bölücülük yapıyorsun!

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) – Çok ileri gidiyorsunuz, çok ileri gidiyorsunuz.

BAŞKAN – Sayın Tanrıkulu…

OLCAY KILAVUZ (Mersin) – Sen çok ileri gidiyorsun. Ayıp be!

BAŞKAN – Sayın Tanrıkulu, Sayın Kılavuz, lütfen…

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) – Biraz sessizce dinleyin ya. Bu ne utanmazlık ya!

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sen utanmazsın!

OLCAY KILAVUZ (Mersin) – Bölücülük yapıyorsun! Terbiyesiz herif! Utanmaz herif!

BAŞKAN – Sayın Tanrıkulu, Sayın Kılavuz, Sayın Akçay, lütfen…

OLCAY KILAVUZ (Mersin) – Senin bu millete düşmanlığın var.

BAŞKAN – Sayın Kılavuz…

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) – Bakın, esaslı bir konuyu konuşuyoruz. Bir tek kelime kimseye hakaret ettim mi ben? Bir tek kelime hakaret ettim mi kimseye? Bunu bile dinlemekten acizsiniz. Utanmazlar! (MHP sıralarından gürültüler)

OLCAY KILAVUZ (Mersin) – Sen utanmazsın! Konuşma! Terbiyesiz herif! Sen bir utanç vesikasısın!

BAŞKAN – Sayın Tanrıkulu, lütfen yerimize oturalım. Lütfen değerli arkadaşlar…

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) – Ayıp ya! Ayıp ya!

OLCAY KILAVUZ (Mersin) – Yazıklar olsun be!

BAŞKAN – Değerli arkadaşlar… Sayın Tanrıkulu…

OLCAY KILAVUZ (Mersin) – Alevi kardeşlerimizi burada istismar ediyorsun.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Hak mahrumiyetine uğrayanların hakkını talep etmek bölücülük değildir.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) – Ayıp ya! Utan ya! Utan ya!

BAŞKAN – Birleşime beş dakika ara veriyorum.