İnsan ve Özgürlük Partisi Genel Başkanı Mehmet Kamaç, partilerinin resmi olarak kurmak için mücadele edeceklerini belirterek, “İnsan hakları ayaklar altına alındı” dedi.

İnsan ve Özgürlük Partisi (Partîya İnsan û Azadî-PİA), 3 Mayıs 2018’te verdikleri kuruluş dilekçelerinin İçişleri Bakanlığı tarafından kabul edilmemesine karşı İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.
Toplantıya İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, PİA Genel Başkanı Mehmet Kamaç, PİA yöneticileri, İHD ve Hak İnisiyatifi yetkilileri katıldı.

“16 GÜNDÜR KARŞIMIZDA BİR MUHATAP BULAMIYORUZ”

PİA Genel Başkanı Mehmet Kamaç tarafından yapılan basın açıklamasında, hukuksuzluğa dikkat çekilerek, şöyle denildi:
“Siyasi partilerin kurulması içim işleyiş belli ancak parti kurulmasının kolay sayıldığı bu ülkede biz üç yıldır parti kuramadık. İlk gün gittiğimizde bize siyasi parti masası ile ilgilenen kişinin olmadığını belirterek, bir sonraki gün için randevu verdiler. Bir sonraki gün söyledikleri saatte gittik ancak yine yetkili kişinin olmadığını iki hafta sonra gelmemizi söylediler. Ancak bu söylemler yaklaşık 3 yıldır tekrarlanıyor.
16 gündür karşımızda bir muhatap bulamıyoruz. Sadece güvenlikle muhatap oluyoruz. 14’üncü gününde yetkililer ‘biz bu evrakları almak için talimat aldık’ dedi. Bu talimat kimin tarafından verildi. Hukuk devletinde böyle bir şey olabilir mi? İçişleri Bakanı görevi kötüye kullanmakta, hakkımız olan dilekçe hakkı elimizden alınmakta. Kürtlerin siyasi olarak kendini örgütlemesini istemiyorlar. İnsan hakları ayaklar altına alınıyor.”

“AİHM’E GİDECEĞİZ”

Hak arayışlarının devam edeceğini vurgulayan PİA Başkanı Kamaç, şu ifadeleri kullandı:
“HDP dışında hiçbir muhalif parti açıklama yapmadı. Onları bu hukuksuzluk karşısında görevlerini yerine getirmeye çağırıyoruz. Bu hukuksuzluğa karşı muhalefet partilerin tepki ortaya koymaları lazım. Bu süreçte yanımızda bulunan insan hakları savunucularına teşekkür ediyoruz. İçişleri Bakanlığı dilekçemizi almasa bile halkın vicdanında kurulmuş yasal bir partidir. İçişleri bakanlığı nezdinde ve hukuksal olarak girişimlerimiz devam edecek. Haftada bir İçişleri Bakanlığı’na gitmeye devam edeceğiz. Mücadelemizi devam ettireceğiz ve büyüteceğiz. Başsavcılığa suç duyurusunda bulunacağız. Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağız. Bu süreçler tamamlandıktan sonra olumlu bir adım atılmazsa hukuksuzluklara karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine’ne (AİHM) gideceğiz.”