Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, TBMM’de düzenlediği haftalık basın toplantısında Türkiye gündemine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla değişen bakanlar ve bakanlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Baş, “Tabi bakanlar yine aynı kendilerinden öncekiler gibi muhtemelen sadece Erdoğan’ın iki dudağına bakacaklar” dedi.

‘İŞTE HALKIN BİRİKİMLERİ BUNLARA EMANET’

Erkan Baş şu ifadeleri kullandı: “Bakanlardan biri oldukça görkemli bir şekilde veda etti görevine. Hani hırsızlık bir bağımlılıksa deyim yerindeyse ‘altın vuruş’ yapıp gitti. Gider ayak halkın birikimlerini eşiyle birlikte işlettiği şirket aracılığıyla bir güzel cebe indirdiği ortaya çıktı! Sonra da öylece gitti.

Beş litrelik dezenfektanı aracı kuruluşa 100 liradan satarken devlet kurumuna 175 liradan satan, Ticaret Bakanlığı’nı dolandıran Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’dan söz ediyorum. 9 milyon lirayı kaşla göz arasında, tıpkı çalışma arkadaşı Süleyman Soylu’nun da dediği gibi ‘Ooooh, ooooh’ diyerek cebe indiren Ruhsar Pekcan’dan söz ediyorum. İşte halkın birikimleri bunlara emanet!

‘RUHSAR PEKCAN HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK’

Çalıp çırpıyorlar; kendilerini, eş-dost akrabayı yandaşı zengin ediyorlar, sonra kaçıp gidiyorlar. Yok öyle yağma, her ne kadar yargının içinde bulunduğumuz dönemde Saray’ın Hukuk İşleri Dairesi gibi çalışıyor olduğunu bilsek bile, Türkiye İşçi Partisi bugün Ruhsar Pekcan hakkında suç duyurusunda bulundu. Bugün mahkemelerin vereceği karardan bağımsız olarak tarih önünde not düşüyoruz. Bu hırsızlığın takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz. Er ya da geç bunların hukuk önünde de hesap vereceğinden hiç kuşkumuz yok. Kendi çalıştıkları bakanlığa utanmadan mal satıyorlar, utanmadan pahalıya satıyorlar, ondan sonra da ‘Hadi bana eyvallah’ diyorlar. Buna izin vermeyeceğiz!

Hiç lafı eğip bükmeyelim, olanı dosdoğru söyleyelim:

1-Hesap sorulacak!

2- El koyulacak!

3- Halka dağıtılacak!

23 Nisan’da bunları söyledik, ülkeyi getirdikleri yeri, işledikleri suçları yüzlerine karşı ifade ettik diye beyefendiler rahatsız olmuşlar. Yaparken utanmıyorlar, yüzlerine söylenince rahatsız oluyorlar. Hamasetle ve kuru ajitasyonla günü geçiştirme peşindeler ama her geçen gün halkımız daha zor durumda kalıyor, bunlar daha fazla zenginleşiyor. Durum net olarak budur ve bunun bir tek dakika daha sürmesine izin vermemek gerekir.”

‘GÜNLÜK ÇALIŞIP KAZANAN MİLYONLARCA İNSAN NE YAPACAK’

TİP Genel Başkanı konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün açıkladığı ‘tam kapanma’ uygulamasına ilişkin de konuşurken, “İnsanlarımızı her geçen gün daha yoksul, daha sefil, daha fakir hale getiriyorlar bilerek ve isteyerek. Lebaleb kongrelerin, Sağlık Bakanı’nın bile utanmadan saklanarak katıldığı yüzlerce kişilik cenazelerin ardından dün tam kapanma kararı açıkladılar.

İlk söylenmesi gereken şudur; üç hafta tam kapanma mümkünmüş, peki o zaman niye salgın kontrolden çıkmadan önce ilan edilmedi ve o kadar insan niye öldü? Tam kapanma açıkladılar ama açıklayamadıklarını konuşmamız gerekiyor” dedi.

Erkan Baş şunları kaydetti:

“Sokakta simit satan, ayakkabı boyayan, çöp toplayarak geçinenler için; evlere temizliğe giden, atölyede tekstil işi yapanlar için; işsiz bıraktıkları ressamlar, heykeltıraşlar, müzisyenler için, çocuklu anneler için, öğrenci evinde aç karnına ders çalışıp online sınavlarına hazırlanan gençler için tek bir kuruş destek açıklamadılar.

Ey iktidar, günlük çalışıp kazanan milyonlarca insan ne yapacak? Sayenizde işsiz kalan zaten nefes alıp vermek için bile mücadele eden 10 milyona yakın işsiz yurttaşımız ne yapacak? Akıl, bilim dışı yönettiğiniz salgın sürecinde dükkanını açamayacak küçük esnaf nasıl yaşayacak?

Pandemi sürecinde patronların az eleman çalıştırıp bir de üstüne ‘siparişin yetişmiyorsa yolda öl’ dediği motokurye kardeşlerimiz için hiçbir hukuki düzenleme açıklamadılar.

Kapanmanın sağlık gerekçelerini haklı bulmakla beraber hem birçok sektörde çalışanların daha fazla çalışmasını zorlayan hem de gelirsiz kalacak milyonlar için herhangi bir destek paketi açıklanmadan kapanmak milyonlarca haneye aç kalın demek. Bir yandan kuryeler, market çalışanları depo çalışanları, kargo işçileri aşırı iş yükü altında ezilecek ama bir yandan milyonlarca insan ‘çalışamayacak’ gelir elde edemeyecek.”

‘TAM KAPANMA DEDİLER, TAM KARARMA OLDU’

Tam kapanmanın destekle olabileceğini söyleyen Erkan Baş, iktidarın bıyık altından ‘kaynak yok’ dediğini ancak Türkiye’nin kaynağı olduğunu belirterek alınması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı:

  • Ücretli çalışanlara tam ücretli izinli sayılmalı.
  • Yevmiyeli, haftalık çalışanlara en az asgari ücret tutarında destek verilmelidir.
  • Kapalı kalınan aylar için hem faturalar hem kiralar ertelenmeli, elektrik-su, internet gibi zorunlu ihtiyaçlar ücretsiz hale getirilmeli.
  • Zorunlu çalışılan alanlarda haftalık çalışma saati azaltılmalı, sınırlandırılmalı.
  • Herhangi bir sosyal güvence altında olmayanlara sadece beyan ederek asgari ücret tutarı kadar sosyal yardım sağlanmalı.

‘NE YAPMAK İSTEDİĞİNİZİ SÖYLEYİN BİZ DE HADDİNİZİ BİLDİRELİM’

“Bugün sabah saatlerinde çeşitli sitelerde tam kapanmaya bir de ilgili tarihler arasına içki satışının engellendiği haberleri yer aldı. Partili avukat arkadaşlarımız genelgede böyle bir yasak olmadığını söylüyorlar. Ama ekliyorlar; market vb. yerlerde sadece içki satışının yasaklanmasının hukuki bir dayanağının olmadığını vurguluyorlar. Bunun fiilen uygulandığını ve insanların yaşam tarzlarına açık bir müdahalenin örneği olduğunu söylüyorlar. Böylesi bir adım herhangi bir hukuki dayanağı olmayan tümüyle keyfi bir adımdır.

Açık çağrı yapıyoruz; niyetiniz neyse açık açık söyleyin biz de haddinizi bildirelim. Bu iktidar Türkiye halklarının tümünü kendi istediği gibi yaşamaya zorluyorsa biz de bunun tam karşısında olacağız.”

‘PANDEMİ İKTİDARIN AKLINA İŞÇİLER HAK ARAYACAĞIZ ZAMAN GELİYOR’

1 Mayıs işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma gününü yasaklamak için vesile kılmasını da halkımızın dikkatine sunuyoruz.

Ayasofya açılırken, 15 Temmuz ile ilgili etkinlikler yapılırken, lebalep kongrelerde virüs yayılımı artırılıp ülke kıpkırmızı olurken Covid tehlikesi düşünmeyenler, 23 Nisan söz konusu olunca 1 Mayıs söz konusu olunca, halkımız-işçiler hakkını arayacağı zaman ne hikmetse iktidarın aklına pandemi geliyor. Biz işçi sınıfının sağlığını, halkımızın can güvenliğini iktidardan 1000 kez daha fazla düşündüğümüzü söylemeyi bile gereksiz görüyoruz.

İktidarın pandemi bahanesiyle her istediğini yapabileceğini düşünüp 1 Mayıs’ı yasaklamak için 30 Nisan gününde başlayan ‘tam kapanma’ ilan etmesi yüzsüzlüktür. İşçi sınıfının sesini, mücadele kararlılığını ne yaparlarsa yapsın kısamayacaklarını bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

“İKİZDERE HALKININ DİRENİŞİNİ SELAMLIYORUM”

Koruma altındaki Rize İkizdere’de taş ocağı kurulmasına direnen yöre halkını selamlayan ve “Milyonlarca yurttaşın kalbi İkizdere’de direnen yurttaşlarımızın yanındadır. İnatla doğayı, yaşamı, savunmaya devam edeceğiz” diyen TİP Genel Başkanı Erkan Baş, “İnadınız iradeniz olsun, inat kazansın” diyerek vatandaşlara  da TİP’e katılma çağrısı yaptı.