10 Ağustos 2020, Pazartesi

Şule Çet ailesinin avukatı “hukuksuzluğun önüne geçebilmek için” herkesi duruşmaya çağırdı

Esra TokatBütün yazıları
dokuz8HABER Editörü

Ankara’da bir plazanın 20’nci katından şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybeden Şule Çet’in ailesinin avukatlarından Umur Yıldırım, sanık Çağatay Aksu için davada sona gelindiğini ifade etti ve “Hukuksuzluğun bir nebze önüne geçebilmek için yarınki duruşmaya herkesin katılmasını bekliyoruz” dedi.

Ankara’da bir plazanın 20’nci katından 29 Mayıs 2018’de şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybeden Şule Çet’in davasının dördüncü duruşması yarın saat 10.00’da Ankara Adliyesi 31’nci Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. Şule Çet’in ailesinin avukatlarından Umur Yıldırım yaşanan son gelişmeleri dokuz8HABER’e değerlendirdi.

Sanık Çağatay Aksu’nun ailesinin hazırladığı 141 sayfalık raporu kendilerine AKP’li bir milletvekilinin “Bu kadar da olmaz. Çok şaşırdım. Haberiniz olsun Umur bey” diyerek  gönderdiğini ifade eden Avukat Umur Yıldırım, raporla ailenin mahkemeyi baskı altına almaya çalıştığını vurguladı. Yıldırım, “AKP’den Mücahit Arınç, Arife Düzgün Polat, Özlem Zengin gibi milletvekilleri katıldı duruşmalara. Bu isimlerin hiçbiri yazılmazken CHP ve HDP’li milletvekillerinden katılanların hepsinin isimleri ise yazılmış. Bir kalıba sokulmak isteniyoruz ve bu kalıp üzerinden de siyasi çatışma yaratıp bundan nemalanmak istiyorlar” dedi. Ayrıca yarınki duruşmada savcının mütalaasını vereceğini hatırlatan Yıldırım, “Yarın sondan bir önceki duruşma olacağı için çok değerli ve önemli. Bu dava artık bizden, Şule’nin ailesi ve yakınlarından çıkıp toplum nezdinde bir dava haline geldi. Dolayısıyla bu hukuksuzluğun bir nebze önüne geçebilmek için herkesin katılımını bekliyoruz. Sonuna kadar mücadele etmeye de devam edeceğiz” diyerek çağrı yaptı.

Avukat Umur Yıldırım’ın tüm sorularımıza verdikleri cevaplar ise şu şekilde:

“RAPORU BİZE AKP’Lİ MİLLETVEKİLLERİ ‘BU KADAR DA OLMAZ’ DİYEREK GÖNDERDİ”

Geçtiğimiz günlerde sanık Çağatay Aksu’nun ailesi 141 sayfalık bir rapor hazırladı. Rapor hakkında ne düşünüyorsunuz, sizce bunu yaparak aile neyi hedefliyor?

Öncelikle bu raporun profesyonelce hazırlatılmış olduğunu düşünüyorum. Bir algı yaratılmaya çalışılmış. Böyle bir raporu geçtiğimiz aylarda gazetecileri fişlemek için SETA yapmıştı. Aksu ailesi de tam olarak o mantıkta yapmış bu raporu. Bizi çok güzel fişlemişler orada. Diyorum ya gazetecileri bile fişlemişler. Rapor içeriğinde bu davayı destekleyen gazeteciler, bazı milletvekillleri, barolar ve bizler hükümete karşı gibi gösterilmişiz. Genel itibari ile bu davayı destekleyenlerin CHP’li, HDP’li ya da sol görüşe mensup olduğunu lanse ederek bir siyasi çatışma yaratıp bundan nemalanmaya çalışmışlar. Oysa bu davaya her partiden;  yani AKP’den, CHP’den, HDP’den ve MHP’den milletvekilleri geldi. Ama rapora sadece HDP ve CHP’li milletvekilleri yazılmış. Örneğin Gülsüm Kav’ı Kadın Meclisleri Başkanı’nı HDP milletvekili diye göstermişler. Kadın derneklerinin aslında hepsinin bir terör örgütü ile bağlantılı olduğu ve onların yöneticilerinin birçoğunun terör örgütü üyesi olmak suçundan yargılandıkları şeklinde göstermişler. Hatta o kadar komikler ki kadın derneklerinin başkanlarını, HDP  ‘eş başkanları’ şeklinde kullandığı için ‘eşbaşkan’ diye yazmışlar. Kısacası bir algı yaratılmaya çalışılmış. Ancak haberlerin birçoğu çarpıtma. Dış basında da çıkan haberleri elemişler. Örneğin Şule Çet davasındaki gelişmeleri  BBC, Sputnik, Fransa 24 gibi aklınıza gelebilecek her haber sitesi yazdı. Ancak böyle büyük haber kanallarını dosyaya almamışlar. Dediğim gibi bunu yapma nedenleri de yaratmak istedikleri algı için buna uygun haber ve gazeteler seçilmiş.  Raporu gönderdikleri milletvekilleri ise genelde AKP ve MHP tabanlı. Bu yaratmak istedikleri algıya rağmen raporu bize AKP’li bir milletvekili “Bu kadar da olmaz. Çok şaşırdım. Haberiniz olsun Umur bey” diyerek  gönderdi.

SANIK AİLESİNİN SON ÇIRPINIŞLARI

Ayrıca haber yapan birçok kuruluşu rapora eklememişler. Örnek göstereceksem olursam NTV de bu konuya dair oldukça haber yapıyor ancak son dönemde onlar da çarpıtarak haber yaptığı için; yani sanıklarca olumlu haberler yaptıkları için rapora eklememişler. Ayrıca raporda “Can Dündar ve diğerleri” olarak eklemişler. Çünkü Can Dündar’ın duruşu belli. Raporda ayrıca Şule Çet hakkında olumlu ancak sanıklar için olumsuz paylaşımlarda bulunan insanlar da fişlenmiş. Normal halkı bile fişlemişler. Bu yaptıkları hukuksuzdur. O yüzden biz tüm bu yapılanları artık son çırpınışları olarak değerlendiriyoruz. Bizim içinde raporun güzel yanı şu oldu: Artık demek ki sona onlar için gelindiğini de görebiliyoruz.

“MAHKEMEYİ RAPOR İLE BASKI ALTINDA BIRAKMAYA ÇALIŞIYORLAR”

Geçen duruşmanın kapalı yapılmasını talep etmelerinin de bir anlamı var. Ama bu talep kabul görmedi. Bunun yerine mahkemeyi bu yaptıkları ile yanıltmaya çalışıyorlar.  Biz mahkemenin büyük bir baskı altında olduğunun farkındayız. Çünkü 20 Kasım’da yani Çarşamba günü yüzde 90 mütalaa çıkacak. Bu da yarınki duruşmanın sondan bir önceki duruşma olduğunu bize göstermekte. Mütalaa şu noktada çok değerli: Savcı diyecek ki “Çağatay Aksu’nun şu cezayı almasını istiyorum. Berk Akand’ın şu cezayı almasını istiyorum.” Bu yüzden savcının esas hakkındaki mütalaası çok değerli bir aşama, çünkü mahkeme bunu göz ardı etmeyecek. Bu noktada da en son bu girişime başvurmaları maalesef ki gördüğümüz gibi mahkemeyi etkilemek için. İyi ki fark ettik, iyi ki birileri bize gönderdi yoksa kapalı kapılar ardında bunlar olacaktı ve biz de ne olduğunu anlamlandıramayacaktık. Gördüğümüz gibi sanık ailesi her türlü yolu denemekte. Yargılamanın dışına çıkıp Çağatay Aksu’nun annesi “Para verdik oğlumuzun serbest bırakılması karşılığında” dedi. Soruşturma aşamasında bir savcı değişti. Yapılan birçok usulsüzlük var. Bunların hepsini geçtim yargılama sırasında mahkemede “Kızına sahip çıksaydın” diyen bir zihniyet var karşımızda. Bunlar yetmezmiş gibi dava bir de siyasi zemine çekilmek isteniyor. Ancak bu bir siyasi dava değil. Burada yaşanan bir kadın cinayeti. Bunun sağı, solu, muhafazakarı ya da laiği diye bir şey olamaz ve nitekim de bu sebepten dolayı davayı takip etmek ve adaletin sağlanması için toplumun her kesimi geliyor.

“RAPOR İLE SİYASİ ÇATIŞMA YARATARAK BUNDAN NEMALANMAYA ÇALIŞILMIŞ”

Davayı takip etmek için birçok AKP’li milletvekili geldi. Ancak sanık Çağatay Aksu’nun ailesi hazırladığı raporda AKP’li vekillerin isimlerini hiçbir yerde geçirmemiş. Aslında bu bile ailenin niyetinin ve ne yapmak istediğini gösteriyor…

Kesinlikle öyle. Örneğin AKP’den Mücahit Arınç, Arife Düzgün Polat,  Özlem Zengin gibi milletvekilleri katıldı duruşmalara. Bu isimlerin hiçbiri yazılmazken CHP ve HDP’li milletvekillerinden katılanların hepsinin isimleri ise yazılmış. Bir kalıba sokulmak isteniyoruz ve bu kalıp üzerinden de siyasi çatışma yaratıp bundan nemalanmak istiyorlar. Ses kaydımızı alıp, savcıya makamında şantaj bile ettiler. Her yolu denediler. Şule’nin bütün verilerini hukuka aykırı ele geçirdiler. En son transkriptini dosyaya bu şekilde soktular. Mahkeme ise bunu dikkate almadı. Şule’nin ailesi ile sorunları olduğu için psikolojisi bozuktu iddiaları uzmanlarca yalanlanınca bu sefer de ‘Şule’nin dersleri kötüydü o yüzden intihar etti’ gibi bir sav ileri sürmüşlerdi. Ancak yine mahkeme bunu dikkate almadı.

“BİR YARGILAMA BU ŞEKİLDE USULSÜZ İLERLEMEZ”

Gazi Üniversitesi tarafından Şule’nin psikolojisine yönelik düzenlenen resmi raporda “psikolojisi bozuk değil” denildi. Bunun üzerine bilirkişi raporuna itiraz ettiler ve itiraz ederken de Şule’nin transkriptini dosyaya koydular. Bakın koyup koymamalarının hiçbir önemi yok sonuçta biz gerçeğin ortaya çıkması için uğraşıyoruz. Koyulsun ve o da değerlendirilsin, sorun değil. Bu noktada bizim için sıkıntı olan şey bunu nasıl ele geçirdikleri. Çünkü bu bir kişisel veri, elini kolunu sallayarak nasıl gidip alabiliyorsun?  Aynı zamanda Şule’nin psikolojik raporları soruşturmanın ilk evresinde dosyaya koyuldu. Ortada mahkeme ve savcılık kararı olmadan nasıl bu veriyi ele geçiriyorsun? Diyorum ya tek sıkıntı her şeye ulaşabiliyorlar ve her yolu deniyorlar. Yargılama böyle ilerlemez. Bir yargılama bu şekilde usulsüz ilerlemez. Ama tüm bu yaptıklarına rağmen hepsinde başarısız oldular, önlerine set çekildi. Ancak bir noktada insan artık yeter diyor. Benim sesimi kaydedip değişen savcının odasına gidip avukatları şantaj yaptı. Bununla ilgili soruşturma devam ediyor. Biz bunu anlamıyoruz. Nasıl böyle bir şeye cesaret edebilirler?  Bir avukatın sesini başka bir avukat ile ses kaydına alıp, bununla savcıyı nasıl tehdit edebilirsiniz? Siz hiç mi korkmuyorsunuz? Siz hiç mi bu mesleğin onuruna inanmıyorsunuz? Bunları dediğimizde de bize cevap vermiyorlar. Artık mide bulandıran bir yargılama sürecine girdik. Son raddeye geldik artık. Umarım en başından beri söylediğimiz gibi hak ettikleri cezayı alırlar. Fazlasını istemiyoruz ama eksiğini de istemiyoruz. 20 Kasım’da bence artık nokta konulacaktır. Aslında baktığımızda bu durum mahkeme heyeti için de zor bir süreç. Çünkü etkilemeye çalıştıkları bizler değiliz, mahkeme heyeti. Bu yapılan hamlelerin hepsi mahkeme heyeti üzerinde sonuçlar doğuracak. Mahkeme heyeti çok büyük bir baskı altında, biz bunu biliyoruz ama adaletli bir karar vereceklerine dair olan inancımızı da koruyoruz.

“HEP BİRLİKTE DAVAYA SAHİP ÇIKMASAYDIK, DOSYA İNTİHAR DİYE KAPATILACAKTI”

Sanık yakınları sosyal medyayı ‘engizisyon mahkemeleri’ diye nitelemelerine rağmen, bunu son süreçte oldukça yoğun kullanmaya başladı. Özellikle de gördüğüm kadarıyla hedeflerinde siz varsınız. Bu konuda ne söylemek isterseniz?

Bu dava topluma mal olmuş bir dava. Nitekim bizim içinde çok değerli ve bir simge durumunda. Son bir aydır ben de takip ediyorum ve gördüğüm kadarıyla 15-20 tane sanık ailelerinin kendi açtıkları Twitter hesabı var. Hedeflerinde ben olmamın sebebi de şu: Dosya intihar diye kapatılacaktı ve İsmail amcanın da bu noktada yapabilecekleri sınırlıydı. Ardından bizler çıktık ve sizlerle birlikte hep beraber dosyaya sahip çıktık. Dolayısı ile acıları ve bütün sinirleri bizden dolayı. Sanıklar için ilk tutuklamanın çıktığı gün Cumartesi günü, Çağatay Aksu’nun ailesi bana çıkarken (elimde videosu da var) hakaret etti. Ben “Niye hakaret ediyorsunuz?” diye sorduğumda aldığım cevap “Siz de niye kaşıyorsunuz olayı. O zaman siz de kaşımayın” oldu. Düşünün o halde biz kaşımasaydık intihar diye kapatılacaktı dosya ve onlar çok mutlu olacaktı.

 “ŞULE’NİN BİZE TESLİM EDİLEN TÜM EŞYALARINI YARIN MAHKEMEYE GETİRECEĞİZ”

Raporda Şule Çet’in iç çamaşırı ile de ilgili şeyler paylaşılmış. Bu konu hakkında bizi bilgilendirebilir misiniz?

Tabi olayın aslı şu. Şule’nin hayatını kaybetmesinin ardından polisler baba İsmail Çet’i arayarak eşyalarının teslim edileceğini söylüyorlar. Bunun üzerine ben baba ile gittim ve eşyaları aldım. Ancak bize verilen eşyaların içinde kesinlikle Şule’nin külotu yoktu. Bize verilenlerde çantası ve ceketi vardı. Yani Şule’nin babası İsmail Çet’in “Şule’nin iç çamaşırlarını attık” vb. gibi bir ifadesi asla bulunmamakta. Tüm bunlar yalan bir şekilde tezgahlanıyor. Bu durum baştan sona kadar yalan. En büyük hukuksuzluğu bu yalanları ile onlar yapıyor.  Biz bunları yarınki duruşmaya da getireceğiz ve göstereceğiz. Bize verilen bunlar ve biz bunları saklıyoruz diye göstereceğiz.

ÇAĞATAY AKSU’NUN DOLANDIRDIĞI KİŞİ MAHKEMEYİ İZLEMEYE GELMİŞ

Raporda Şule Çet hakkında gerçek haber yapan herkes fişlenmiş ve sanık ailesi hukuksuzluk yapıldığını iddia etmiş. Ancak Sanık Aksu’nun adli sicil kaydı bulunmakta. Bu konuda söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Evet sanığın bir çok suç kaydı bulunuyor. Uyuşturucu kullanma, alkollü araba sürmek, dolandırıcılık gibi. Hatta Sanık Çağatay Aksu’nun dolandırdığı kişi olan Ahmet Saylam beni arayıp davaya gelmek istediğini, kendisini dolandıran insanların yargılanmasını izlemek istediğini hatta tanık olarak dinlenilmesini istemişti. Biz ise dava ile alakalı olmadığı için sadece isterse davayı takip edebileceğini söyledik. Hatta Çağatay Aksu bu olayda yaklaşık 1 trilyona yakın dolandırıyor bu kişiyi. Bu arsanın 2015 yılında değeri 1 trilyon. Şimdiki değeri ise bunun çok üstündedir. Mahkemede Aksu’nun dolandırdığı yönünde karar veriyor zaten. Bir de üstüne ‘Bu çocuklar karakol yüzü görmedi’ diyor aile. Kısacası aklımız ile oynuyorlar. Yani ailenin dediği gibi “paramız yok” iddiası da gerçeği yansıtmıyor. Ayrıca sanık Aksu 4 şirketin de başında bulunuyor. Bunlar; Mango Gıda A.Ş.,  Lina İnşaat Yatırım A.Ş,  Sisyapı İnşaat Proje ve Doğa Yapı İnşaat A.Ş. Artık siz düşünün ne kadar paralarının olduklarını. Anne Gülümser Aksu’nun “Bizim paramız yok” dediği duruşmada Çağatay Aksu’nun dolandırdığı Ahmet Saylam vardı.

“BİR DAVADA BU KADAR USULSÜZLÜK GÖRMEK TÜRK YARGISI İÇİN ÜZÜCÜ”

Yarın gerçekleşecek olan duruşmada savcının mütaalasını vereceğini belirttiniz. Yarınki duruşmada bu noktada bir tahmininiz var mı?

Çağatay Aksu ve Berk Akand için bu dava bana göre bitti ceza alacaklarını düşünüyoruz. Bunların hepsini yarınki duruşmada göreceğiz. Ama işte Türkiye’de yargılama maalesef o kadar kötü ki biz artık yorulduk yeter diyoruz. Bir davada bu kadar usulsüzlük görmek Türk yargısı için üzücü oluyor ama ne olursa olsun biz mücadele etmeye devam edeceğiz.

“HUKUKSUZLUĞUN ÖNÜNE GEÇEBİLMEK İÇİN HERKESİN YARINKİ DURUŞMAYA KATILIMINI BEKLİYORUZ”

Son olarak duruşma öncesi ne söylemek istersiniz?

Yarın savcı mütaalasını verecek. Bu yüzden sondan bir önceki dava olacak yarın. Bu nedenle yarınki dava çok değerli ve önemli. Bu dava artık bizden, Şule’nin ailesi ve yakınlarından çıkıp toplum nezdinde bir dava haline geldi. Dolayısıyla bu hukuksuzluğun bir nebze önüne geçebilmek için herkesin katılımını bekliyoruz. Sonuna kadar mücadele etmeye de devam edeceğiz.

Son Haberler

Munzur Gözeleri’ni tahrip edecek projenin yapımına başlandı

Tunceli Ovacık'ta bulunan ve Alevi yurttaşlar tarafından kutsal kabul edilen Munzur Gözeleri'nde tahribata yol açacak projenin yapımına başlandı. Tunceli'nin Ovacık ilçe sınırları içinde bulunan ve...

Mithat Sancar’ın kardeşi hayatını kaybetti

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar'ın kardeşi Ayşe Sancar hayatını kaybetti. Sancar'ın cenazesi İstanbul'da toprağa verilecek. HDP Genel Merkezi'nden yapılan açıklamada İstanbul’da yaşayan Ayşe Sancar,...

Mahir Ünal: Cumhur İttifakı ve Erdoğan’ın oyu yüzde 52’nin üstünde

Birçok anket şirketinin yaptığı araştırmalarda AKP-MHP'nin oy oranlarının düştüğü görülüyor. AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, bu araştırmaların doğru olmadığını iddia ederek partilerinin oy...

Antonio Banderas koronavirüse yakalandığını açıkladı

Oyuncu Antonio Banderas, sosyal medya hesabı üzerinden 60’ncı yaş gününde koronavirüs testinin pozitif çıktığını duyurdu. Dünyaca ünlü İspanyol oyuncu Antonio Banderas sosyal medya hesabından, 60....

Çok Okunanlar

Kanal İstanbul’un yapımı için mevzuat tamamlandı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kanal İstanbul'un yapımı için ortak mevzuat çalışmasını tamamladı. Taslağa göre,...

Pamukkale Üniversitesi Rektörü görevden uzaklaştırıldı

Pamukkale Üniversitesi Rektörü Hüseyin Bağ, Personel Daire Başkanlığı kadrosunda adeta ‘adrese teslim’ ilan açtı. Kriterleri karşılayan ve başvuran tek...

İstanbul’da üst geçit çöktü

İstanbul Eyüpsultan'da üst geçit çöktü. TEM Bağlantı Yolu Kağıthane istikameti kapandı. Olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi. Çökmenin neden kaynaklandığına...

İstanbul’da yolcu otobüsü kaza yaptı: 5 kişi hayatını kaybetti

İstanbul Sarıyer Kuzey Marmara Otoyolu'nda yolcu otobüsü yoldan çıktı. 5 kişi hayatını kaybetti. İlk belirlemelere göre kazada 5 kişi yaşamını...

Erdoğan: “ABD ve Çin’den sonra, üçüncü sırada geliyoruz”

Gebze'de TÜBİTAK Mükemmeliyet Merkezleri Açılış Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, "Dünya Sağlık Örgütünün listesinde yerli aşı...

Hastanelerde koronavirüs yatış ve tedavi şartları değişti

Koronavirüs salgınının hızla ilerlemesi üzerine vaka sayılarında yeniden artış yaşandı. Vakalardaki artışla birlikte birçok hastanede yer kalmadı. Sağlık Bakanlığı...

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka oldu

CHP Kadın Kolları’nın 14’üncü Olağan Kurultayı’nda, genel başkanlık için Aylin Nazlıaka seçildi. CHP Kadın Kolları 14. Olağan Kurultayı'nda Kadın Kolları...

CHP Kadın Kolları adayları Fatma Köse ve Aylin Nazlıaka’nın listeleri belli oldu

CHP Kadın Kolları'nın 14'üncü Olağan Kurultayı'nda genel başkanlık için aday olan Fatma Köse ve Aylin Nazlıaka'nın yönetim kurullarının yedek...

“Sadece iki ildeki vaka sayısı, bölge için açıklananın on katı”

Türk Tabipler Birliği Başkanı Prof. Sinan Adıyaman, normalleşme süreci ve Kurban Bayramı sonrası koronavirüsün ülkedeki seyrini değerlendirdi. Konuya ilişkin...

Şener: Türkiye’nin artık Erdoğan ailesini taşıyacak hali kalmadı

Eski AKP kurucularından ve CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener'in AKP ve AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sert eleştirileri sürüyor. Şener, Türkiye'nin...

Gözden Kaçmasın