11 Temmuz 2020, Cumartesi

Şule Çet davasının 4’üncü duruşması görüldü: Sanıkların iddiaları tek tek çürütüldü

Esra TokatBütün yazıları
dokuz8HABER Editörü

Ankara’da bir plazanın 20’nci katından 29 Mayıs 2018’de şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybeden Şule Çet’in davasının dördüncü duruşması bugün Ankara Adliyesi 31’nci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmada Türkiye’de düşme mekaniği alanında tek uzman olan Prof. Dr. Çağlar Özdemir dinlendi. Şule Çet’in atlama ihtimalinin bilimsel verilere göre bulunmadığını belirten Özdemir, “Şule’nin atıldığında yarı çıplak olduğunu tespit ettik. Bu da cinsel şiddetin olduğu iddiası ile bütünlüklü bir veri. Ancak şu nettir: Sanıkların anlattığı gibi olay gerçekleşmemiştir” dedi. Şule Çet davasında hakim, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 20 Kasım tarihine erteledi.

Şule Çet davasının 4’üncü duruşması öncesi adliye önünde yoğun güvenlik önlemi alınması dikkat çekti. Davayı izlemek için gelenler adliye önüne aranarak alındı.  Güvenlik setinin çekildiği yere pankart ve dövizleri almayan polis kadınların ısrarı üzerine geri adım attı. Ardından Ankara Kadın Platformu dava öncesinde Adliye önünde katledilen kadınların isminin yazılı olduğu dövizler eşliğinde basın açıklaması düzenledi. Kadınlar yaptıkları açıklamada, “Sürekli mahkeme salonları önünde, adliye koridorlarında kadınlar için adalet arıyoruz. Biz kadınlar sürekli katlediliyoruz. Biz katilin kim olduğunu biliyoruz. Koruyan ve yargılamayanları da biliyoruz. Bilir kişi raporları düzenleterek davayı örtbas etmek isteyenlere izin vermedik, vermeyeceğiz. Bu bir yaşam mücadelesidir” ifadelerini kullandı.

ŞULE ÇET’İN EV ARKADAŞI: “BEN HİÇBİR ŞEY SİLMEDİM”

Davaya yoğun katılım nedeniyle iki salon birleştirildi. Sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand, 3 ay sonra yeniden Ankara 31’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde cinayet, nitelikli cinsel saldırı ve hürriyeti tehdit suçlarından hakim karşısına çıktı. Duruşmada ilk olarak Şule Çet’in ev arkadaşı Lilia Thorine mahkemede tekrardan dinlendi. Sanıkların “Şule ile o gece konuştuğun iki mesajı neden sildin?” sorusunu Thorine, “Böyle bir şey yok. Ben hiç bir şey silmedim” diyerek yanıt verdi.

PROF. DR. ÇAĞLAR ÖZDEMİR: “ŞULE’NİN ATLAMA İHTİMALİ BİLİMSEL VERİLERE GÖRE YOK” 

Throni’den sonra dava için bilirkişi raporu hazırlayan, Türkiye’de düşme mekaniği alanında tek uzman olan Prof. Dr. Çağlar Özdemir dinlendi. Kapsamlı değerlendirme ve tespitleri açıklamak için olay yeri canlandırma sistemini kullandığını vurgulayan Özdemir, bu yöntemin Türkiye’de ilk defa kendisi tarafından mahkemeye sunulduğunu ifade etti. Olay yerinde yaptığı değerlendirmede, olay anındaki fotoğraflardan yola çıkarak aynı durumu tekrardan hayata geçirdiklerini belirten Özdemir,  “Sanıkların ifadesinde Çet’in göğsünün cama çarpacak hiza olduğu ve sanığında diğer eliyle Çet’in bacağından tuttuğu belirtiliyor. Ardından da Şule ile kısa bir konuşma sonrasında Şule’nin ellerinden kayıp düştüğü belirtiliyor.Sanık buna ek olarak Şule Çet’in askıda kaldığını ifade etmişti. Biz bu ifadeden Çet’in atladığını kabul edersek; sanığın Şule Çet’i görüp müdahale edecek zamanı bulması imkansızdır” dedi. Özdemir tüm bunlardan yola çıkarak Çet’in kendisinin atmasını şüpheli bir durum olarak gördüğünü belirtti ve “Şule’nin bulunduğu nokta serbest düşmeye uygun değildir. Dolayısıyla bu anlatımlarda eksik olan şeyler var” diye konuştu.

ÖZDEMİR: “OLAY SANIKLARIN ANLATTIĞI GİBİ GERÇEKLEŞMEMİŞTİR”

Şule Çet’in düşme uzaklığı ve pozisyonu hakkında bilimsel bulguları paylaşan Özdemir “Şule’nin bulunduğu konuma ulaşması için koşarak ya da geriye giderek atlaması gerek. Sanığın ifadesinde ise direkt düştüğü belirtiyor. Şule’nin düşme noktasına kendi kuvveti ile ulaşacağını düşünmüyorum. Şule’nin üzerinde bulunan kıyafetlerin paraşüt etkisi gösterip onu ileriye götürme gibi bir ihtimali de yok. Şule’nin düşme pozisyonu baş aşağı. Bu şunu gösteriyor: Şule’nin kafası önce düşmüş,  vücudu sonra düşmüş. Ayakkabı ise kesinlikle Şule’den önce atılmıştır. Ayakkabı’nın duruşuna baktığımızda Şule’nin kolunun altında kalması bunun kanıtıdır” dedi. Şule Çet’in cinsel saldırıya dair bulguların olabileceğini belirten Özdemir “Şule öldüğünde kazağı içeri katlanmış bir vaziyette. Sanıkların tanımladığı gibi anlatırsak, kazağın içeri kıvrılma gibi bir ihtimali yoktur. Şu durum nettir. Şule Çet atılmadan önce ya da atlamadan önce yarı çıplaktır. Bu kesindir. Biz bunu tespit ettik” dedi. “Her şey olabilir” ihtimali üzerine kurulu olan olay yeri keşif raporu hakkında konuşan Özdemir “Bir önceki bilirkişi raporunu bir meslektaşım hazırladığı için çok ağır eleştirmek istemiyorum ama rapor yazılmaktan çok yazılmamak için uğraşılmış bir rapor” yorumunda bulundu. Düşme sonucunda noktasal kanamalar olabileceğini ancak Çet’te bulunan diğer yaraların yüksekten düşerek oluşamayacağını belirten Özdemir, “Şule atıldığında yarı çıplak. Bu da cinsel şiddetin olduğu iddiası ile bütünlüklü bir veri. Ancak şu nettir: Sanıkların anlattığı gibi olay gerçekleşmemiştir” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

“SANIKLARIN TÜM İDDİASI ÇÜRÜDÜ”

Özdemir’in ardından konuşan Şule Çet’in avukatlarından Ferhat Gebeş “Mahkemenizin nezdinde bilirkişi raporu hazırlandı. Bu raporda ikili ihtimaller saptanıldı. Dolayısı ile söz konusu rapor somut olan deliller barındırmıyor. Atlamış da olabilir atılmış da olabilir deniliyor. Yani atlatıldığı iddia edilen bir pencereden Şule Çet’in parmak izi alınmaz mı? Tüm incelemelere göre Çet’in intihara meyilli olmadığı ortaya çıktı.  Dolayısıyla tüm iddialar çürüdü. Bunu onlarda biliyor ama söylemiyorlar. Ancak biz tüm bunları bilimsel olarak söylüyoruz” dedi. Gebeş, “Olay yerinde bazı biyolojik lekelerde DNA tespit edildi. Bu yüzden sanıklardan örnekler alınarak bunların karşılaştırılmasını talep ediyoruz” diyerek konuşmasını bitirdi.

SANIK AKSU: “BİZ SOSYAL MEDYADAN DOLAYI TUTUKLANDIK. BERAAT ALACAĞIM”

Sanıklardan söz alan Çağatay Aksu, Şule Çet’in intihara meyilli olmadığı sonucu çıkan bilirkişi raporu için, “Bu rapor baskıyla hazırlanmıştır” iddiasında bulundu. Aksu, Çet’in anal bölgesinde bulunan prostat sıvısı hakkında ise “Eski ilişkilerinden kalmadır” dedi. Bunun üzerine salondan büyük tepki geldi. Ardından konuşmasına devam eden Sanık Aksu, “Şule’nin yükseklik korkusu olduğu söylendi, dersleri iyiydi denildi, neşeliydi denildi. Bunları söyleyen insanlar Şule’yi çok iyi tanıyan insanlar değil. DNA örneği bulundu denildi” dedi. Şule Çet için atılan tweetler hakkında konuşan Aksu, “Biz sosyal medyadan dolayı tutuklandık. Bir gecede 11 milyon tweet atıldı. Gazetelerde cinsel saldırı olduğu yazıldı. Bu dosya buralara böyle geldi. Bu saçmalıklara son vermek istiyorum. Beraat alacağım” ifadesini kullandı.

ŞULE ÇET’İN BABASINDAN SANIK AKSU’YA TEPKİ

Bu sırada Şule’nin babası İsmail Çet, “Çıkınca başkalarının kızını da mı aynı hale getireceksiniz?” sözleriyle tepki gösterdi.

Sanık Çağatay Aksu’nun avukatı Levent Ekmen sosyal medya ve duruşma salonunda baskı gördüklerini, duruşma salonlarında her defa yuhalandıkları ifade ederek “Davanın kapalı olarak gerçekleşmesini istiyoruz” dedi. Ekmen, Şule Çet’in psikolojik durumuna ilişkin bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ve “İntihara meyilli değil” sonucu çıkan rapor hakkında “Bu rapora karşı çıkacağız. Bu rapor aykırıdır, neye göre yapıldığı belli değildir. Son derece ciddiyetsiz bir tanık anlatımıdır bu rapor. Zaten bilir kişinin bu raporda dinlenilmesinin de bir gereği yoktur” ifadesini kullandı. Ayrıca Ekmen Şule Çet’in intihar etmemiştir diyen bilirkişi raporunun avukat Umur Yıldırım’ın beyanlarına göre hazırlanıldığını iddia etti.

BÜYÜKKAYAER: “BERK’İN ANNESİNİN SAĞLIK DURUMU KÖTÜ. BU YÜZDEN TAHLİYESİNİ TALEP EDİYORUM”

Ekmen’den sonra söz alan sanık Berk Akand‘ın avukatı Paşa Büyükkayaer, “Berk ne gördüyse her şeyi ayrıntılı anlattı. Biz Şule’nin özel hayatını konuşmadık bu zamana kadar. Bunun bir cinayet olup olmadığını araştırıyoruz. Biz başından bu yana birilerini beraat ettirmek adına hareket etmiyoruz. Biz olayı aydınlatma çalışıyoruz. Müvekkilimin tahliyesini talep ediyorum. Annesinin sağlık durumu kötü. Maddi durumu da çok kötü. Bu yüzden Berk’in talebini istiyoruz. Zaten asansör önünde de olayın ne olduğunu anlamıyor panik bir halde” dedi. Bunun üzerine Hakim, sanık Berk Akand’a asansörün önünde ne konuştuğunu sordu, Akand da, “Ne yaptın, bir şey mi yaptın? Nasıl atladı diye sordum” diye yanıtladı.

DURUŞMA 20 KASIM’A ERTELENDİ

Şule Çet’in avukatları sanıkların kaçma şüphesi nedeniyle ve kamuya zarar verme ihtimali nedeniylr tutukluluğum devamının karar verilmesini talep etti. Mahkeme ara kararında sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma 20 Kasım saat 10.00’a ertelendi.

Kararın ardından duruşmanın gerçekleştiği salondan davayı takip etmek için gelen kadınlar, “Şule Çet için adalet” sloganını atarak çıktı. Duruşma sonrası ortak açıklama yapan kadın örgütleri, “Bu mücadele yaşam mücadelesidir. Biz kadınlar özgür bir yaşam istiyoruz. Yaşamak için mücadele ediyoruz” dediler. Ayrıca sanık Çağatay Aksu’nun Şule Çet için atılan tweetleri gerekçe göstererek “Biz sosyal medyadan dolayı tutuklandık” sözleri için “Onların korktuğu şey kadın mücadelesidir” denildi.

İSMAİL ÇET: “BU KATİLLERİN YERİ CEZAEVİDİR”

Duruşmanın ardından Ankara Adliyesi’nin önünde açıklama yapan Şule Çet’in babası İsmail Çet, “Sanıklar tarafının bizim üzerimizde baskı yaptığını ve delilleri karartmaya çalıştığını gördük.  “İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığına sesleniyorum. Bu katillerin yeri cezaevidir. 20 Kasım’da bu dava sonlansın. Ben bir baba olarak yılmayacağım başka anne ve babaların başına gelmemesi için uğraşacağım” dedi.

Kadın örgütlerinin dava sonrasında ortak basın açıklaması yaptığı sırada sanık Çağatay Aksu’nun ailesi, açıklama yapanların yanına gelmek istedi. Polisin araya girmesinin ardından sanık Aksu’nun ailesi alandan uzaklaştırıldı. Aksu’nun ailesi bu sırada “Benim oğlum bir sineği bile öldürmez. Ben bundan eminim açıklamasını yaptı.

CEREN DAMAR’IN BABASI: “KATİLLER İÇİN Mİ YETİŞTİRDİK ÇOCUKLARIMIZ?”

Öğrencisi tarafından öldürülen akademisyen Ceren Damar’ın babası Mustafa Damar da takip ettiği Şule Çet davası sonrası yaptığı açıklamada, “Biz bu katiller için mi yetiştirdik çocuklarımızı? Biz bu toplum için yetiştirdik. Sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi.

Duruşmanın ardından dokuz8haber’e konuşan Prof. Dr. Çağlar Özdemir ise duruşmada sunduğu rapor hakkında “Şule’nin atlama ihtimali bilimsel verilere göre yok. Bunu sundum. Ayrıca öncesinde Şule’nin çıplak olduğunu kanıtladık” dedi.

Son Haberler

Şile plajlarında sosyal mesafe kuralları hiçe sayıldı

İstanbulluların hafta sonları genellikle ziyaret ettikleri Şile plajlarında, koronavirüs salgınına rağmen bu hafta büyük bir yoğunluk yaşanırken insanların sosyal mesafeyi hiçe saydığı görüntüler ortaya...

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş: “Ayasofya’da medrese olsun”

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ayasofya'nın açılmasına dair, "İnşallah cemaati bol olsun. Ziyaretçisi bol olsun. İçinde sadece ibadet etmekle kalınmasın ve bir mektep...

İnce’den Erdoğan’a “ihanet” yanıtı: “İhanet arıyorsa kendi FETÖ tarihine baksın”

Muharrem İnce, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ayasofya ile ilgili "Tek parti döneminde alınan bu karar, tarihe ihanet olmanın yanında hukuka da aykırıydı" sözlerine, "RTE’nin Atatürk’ü ihanetle...

HDP’li Paylan Erdoğan’ın Ayasofya yorumunu sordu: “Erdoğan bu oyuna nasıl geldi?”

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, geçen yıl Ayasofya'nın camiye çevrilmesi talebini reddederek "Ben bir siyasi lider olarak bu oyuna gelecek kadar istikametimi kaybetmedim" diyen...

Çok Okunanlar

Küçükçekmece Belediyesi’nden kedi katliamı

İstanbul Küçükçekmece'de iddiaya göre, belediye görevlileri tarafından çöp konteynerlerine onlarca kedinin cansız bedeni atıldı. Küçükçekmece'de belediye görevlilerinin çöp konteynerlerine poşetlerin...

Sağlık Bakanlığı’ndan düğün genelgesi: Düğünler serbest ama halay çekmek yasak

Sağlık Bakanlığı, koronavirüs nedeniyle düğünlerde alınacak tedbirleri yayımladı. Buna göre, düğün salonlarına maskesiz girilemeyecek ve halay çekilemeyecek. Sağlık Bakanlığı tarafından...

Erdoğan’ın 2019’da “Ayasofya’yı cami yapın” talebine yanıtı: “Ben bu oyuna gelmem”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2019 tarihinde katıldığı bir yayında Ayasofya'nın açılmasına yönelik taleplere, "Onun bizim için faturası çok daha ağırdır. Ben...

“Cinsel saldırı olayını kapatmaya çalıştılar ve faili kolladılar”

SOL Parti üyesi avukat İ.K., partide yetkili bir erkek tarafından cinsel saldırıya uğradığını iddia etti. Sol Parti yönetimi tarafından...

Türkiye’de satılan ibuprofen içeren ilaçlar

Dünya Sağlık Örgütü, koronavirüs (COVID-19) semptomları olan kişilerin Ibuprofen ilacını almaktan kaçınmasını önerdi. DSÖ sözcüsü Christian Lindmeier dün Cenevre'de yaptığı...

Gözden Kaçmasın