Mustafa Kemal Atatürk’ün özel emriyle 16 Şubat 1925’te sivil havacılığın gelişmesi öngörülerek kurulan Türk Hava Kurumu’nun elindeki 11 yangın uçağı ve 7 gayrimenkulün, 2 Nisan tarihli Resmi Gazete ilanı ile satış ihalesinin yapılacağı açıklandı.

Türk Hava Kurumu’na ait uçak ve gayrimenkuller satışa çıkarılıyor. Geçtiğimiz yıl kayyum atanan THK’ye ait uçak ve gayrimenkullerin Resmi Gazete’de yer alan ilanla satış ihalesinin yapılacağı açıklandı.

NE OLMUŞTU?

İzmir’in Karabağlar ilçesinde 2019 yılında çıkan, 3 gün süresince söndürülemeyen ve yaklaşık 5 bin hektar ormanlık alanın yok olmasına yol açan yangına müdahalenin, hava yolundan sadece helikopterler ile yapılmaya çalışılması akla 1985 yılından beri görev alan THK uçaklarının neden yangına müdahale etmediği sorusunu getirmişti.
Orman Bakanı Pakdemirli, olay hakkında THK hangarlarındaki 20 uçağın kullanılmadığı iddialarına, “THK’de olan uçaklar 6 tane. 3’ünde motor yok, 3’ünün faal olduğu söyleniyor, birinin faal olmayacağını var saymak lazım. Bugün itibarıyla Türkiye’de bize hizmet verecek bir uçak filosu maalesef bulunmuyor” şeklinde açıklama yapmıştı.
2019 Şubat ayında yapılan ihalenin THK aleyhine iptali ve Rus helikopterlerinin olduğu konsorsiyumun ihaleyi alması sonrası kurumda yaşanan yönetim istifaları THK’ya Eylül 2019 tarihinde Kayyum atanmasına giden süreci başlatmış oldu.
İstifa eden yönetimin THK’yi kötü yönetmesi ve yönetimdekilerin yakın çevresini yüksek maaşla işe alma iddialarının ardından, uçak bakımı konularındaki aksaklıklar ve o sene açılan Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ihalesinin alınamaması durumu, yönetimin zora düşerek istifasına ve ardından kayyım atanması için mahkemeye başvurmasına kadar giden sürecin başlangıcına neden olmuştu.
Yönetime gelen Kayyumlu THK, 2020 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın açtığı yangın söndürme ihalesinde belirlenen şartnameye uygun uçağı olmaması nedeniyle 30 yıldan fazladır yürüttüğü orman yangınları vazifesinden fiilen çekilmiş oluyordu.

10 TONLUK UÇAK HEDEFİNDEN 2,5 TONLUK HELİKOPTERE

İhaleye davet edilen firmaların hiçbirinin teklif vermemesi (Putin-Erdoğan arasındaki İdlib sorunu) üzerine ihale iptal edildi ve ardından helikopter ihalesi açıldı. İhaleyi Rus firmaları ile beraber Adanalı bir firmanın bulunduğu konsorsiyum kazandı.
Önceleri THK’ya ait 5 ton su taşıma kapasiteli uçakların yerine Rus menşeli 10 tonluk uçaklar hedeflenirken, orman yangınlarında ancak 2,5 ton kapasiteli 25 helikopter ihalesi yapılabilmesi soru işaretlerine neden oldu.
20 Şubat tarihindeki ihaleden hemen sonra Kayyumun Resmi Gazete’nin 2 Nisan sayısında THK’nın yangın uçağı ve gayrimenkullerinin satışı pek çok tepkiyi beraberinde getirdi.

“SALGIN FIRSAT BİLİNİYOR”

Kırka yakın çevre örgütü, oda ve sendikanın oluşturduğu platform, bu ihalenin THK’nın tavsiyesinin başlangıcı olduğu ve iptali istemiyle sosyal medyada kampanyaya başladı. CHP’den Gürsel Tekin ve Antalya vekili Rafet Zeybek Meclis’te soru önergesi vererek THK uçaklarının satışının hukuksuzluğuna ve kurumun içinin boşaltılma tehlikesine dikkat çektiler.
Ekolojist grupların başını çektiği platform yaptığı çağrılarda, orman varlığının tehlikede olduğunu ifade edilerek; koronavirüs salgını yaşanan bu günlerde yapılan bu ihalenin hükümetin fırsatçılığına bir örnek oluşturduğunu ve derhal durdurulması çağrısını yaptı.

“ORMAN YANGININDAN RANT SAĞLANMAZ”

Her sene binlerce dönüm ormanlık arazinin yandığı ülkemizde bu sorunun ekolojik etkisine dikkat çeken örgütler, orman varlığının ihaleyi alan özel şirketlerin inisiyatifine girmesi tehlikesine işaret ettiler. Platform üyeleri yaptığı açıklamalarda şirket uçaklarının saat başı ücret aldıklarını belirterek, “Ekolojik dengeyi sağlayan ormanların bizler için olan hayati önemini umursamak yerine, ormanlarımızın, alacakları ücreti ön planda tutması beklenen şirketlerin insafına terk edilmesini kabul edilemez buluyoruz. Orman yangınlarından rant sağlanamaz” açıklaması yaptılar.
13 Nisan Pazartesi günü Ankara’da THK’ya bağlı THK Üniversitesi kampüsü içinde yer alan Etimesgut Havaalanı tesislerinde saat 14.30’da yapılacak satış ihalesini iptal ettirmek için son ana kadar çabalayacaklarını söyleyen platforma, medyadan ve politik çevrelerden gelen desteğin ihalenin iptaline veya ertelenmesine neden olup olmaması ise merak konusu.