Zafer Havalimanı’nda kamu zararı 39, 8 milyon TL

CHP Milletvekili Yavuzyılmaz, bu yılın ilk 8 ayında Zafer Havalimanı için 852 bin yolcu garantisi verildiğini hatırlatarak, “Kullanan yolcu sayısı ise sadece 7 bin 233. 8 ayda kamu zararı 39, 8 milyon TL” dedi.

Yap-İşlet-Devret, projelerinin en büyük çöküşlerinden biri Kütahya, Afyon ve Uşak illerine hizmet vermek üzere yapılan Zafer Havalimanı. CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, havalimanının araştırdıkları başlıca konunun şirketin bu ihaleyi nasıl aldığı, açılan bu ballı börekli ihaleye neden tek firmanın katıldığı, ihale sürecinde neler yaşandığı konusu olduğunu belirtti.

BirGün’e konuşan Yavuzyılmaz, “Şirket maliyeti olan 50 milyon Avroyu 2021 yılına kadar hazine tarafından yapılacak olan garanti ödemesiyle çıkarmış oluyor. Havalimanının 2044’de kamuya devrine kadar şirkete ödenecek tutar 205 milyon Avro. Bunun adı soygundur. Öngörüsüzlüğün, hesapsızlığın, liyakatsizliğin bir sonucudur. Geleceğin ipotek altına alınmasıdır” ifadelerini kullandı.

8 AYDA KAMU ZARARI 40 MİLYON

Yavuzyılmaz, 2020 yılının ilk 8 ayında verilen yolcu garantisinin 852 bin olduğunu hatırlatarak “CİMER’e yaptığım başvuruya Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün gönderdiği yanıta göre bu sürenin içinde havalimanını kullanan yolcu sayısı 7 bin 233. Hata payı yüzde 99,16” dedi. Yavuzyılmaz sadece 8 ay için havalimanında oluşan kamu zararının 39 milyon 800 bin TL olduğunu vurguladı.

GARANTİ YURTTAŞIN FATURASINA YANSIYOR

Yavuzyılmaz, “Neredeyse bölge illerin nüfus toplamı kadar, hazine şirkete yıllık garanti yolcu sayısı vermiş durumda. Şirkete yapılan garanti ödemeleri vatandaşın elektrik, su, doğal gaz faturalarına zam olarak yansımaya devam ediyor. AK Parti Yap-İşlet-Devret projeleriyle yandaşa kar, vatandaşa yoksulluk garantisi veriyor” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?

Erdoğan, önceki gün Antep’te yaptığı konuşmada özel sektöre değindi. Özel sektörü eleştirenlerin ülkeyi dışa bağımlı kılmak istediğini iddia eden Erdoğan’ın şöyle konuştu: “Her kim 21’inci yüzyıl Türkiyesi’nde özel sektörü düşmanlaştırıyorsa, onun ülkemizin kalkınması ile ilgili bir hassasiyeti yoktur. Her kim şirketlere el koymaktan bahsediyorsa amacı ülkemizin yeniden bataklığa saplanmasıdır. Her kim devlet ve özel sektörün iş birliğini acımasızca eleştiriyorsa, onun hedefi Türkiye’yi yurt dışına bağımlı kılmaktır. Türkiye’nin kalkınmasını güçlenmesini, ekonomik ve ticari bakımdan savunan savunan hiç kimse, özel sektöre düşmanlık yapmaz.”