İHD'den 12. Yargı Paketi tepkisi: Çocuğun üstün yararı güvenlikçi politikalara kurban edilemez

Çetin Yılmaz 5 Haziran 2026
İHD, 12. Yargı Paketi kapsamında suça sürüklenen çocuklara yönelik ceza ve infaz rejiminin ağırlaştırılmasını öngören düzenlemelere tepki göstererek, çocuğun üstün yararının güvenlikçi politikalara kurban edilemeyeceğini belirtti.

12. Yargı Paketi kapsamında suça sürüklenen çocuklara yönelik ceza ve infaz rejiminin ağırlaştırılması yönünde planlanan yeni yasal düzenlemeler, çocuk hakları savunucuları ile çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından yakından takip ediliyor.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Çocukların güvenli, özgür ve onurlu bir yaşam sürme hakkı; güvenlikçi politikaların, cezalandırıcı hukuk anlayışının üzerinde tutulmalıdır." ifadelerine yer verdi.

ÇOCUKLARIN KORUNMASINA YÖNELİK BÜTÜNCÜL VE HAK TEMELLİ POLİTİKALAR GELİŞTİRİLMEMEKTEDİR

Çocukların daha uzun süre boyunca özgürlüklerinden yoksun bırakılmasını ve çocuk adalet sisteminin daha cezalandırıcı bir yaklaşımla yeniden şekillendirilmesini öngören uygulamaların çocuk hakları açısından ciddi endişeler doğurduğu ifade edildi. Yapılan açıklamada, "Son yıllarda çocukların maruz kaldığı hak ihlalleri giderek artarken, çocukları korumaya yönelik sosyal politikaların zayıfladığı görülmektedir. Çocuk yoksulluğu derinleşmekte, çocuk işçiliği yaygınlaşmakta, eğitime erişimde eşitsizlikler büyümekte, çocuklar ihmal, istismar ve şiddete karşı yeterince korunamamaktadır. Çocukların yaşam hakkını tehdit eden önlenebilir ölümler, iş cinayetleri, akran zorbalığı, okul içi ve dışı şiddet vakaları ile çocuklara yönelik cinsel istismar vakaları kamuoyunun gündeminden düşmemektedir. Buna rağmen çocukların korunmasına yönelik bütüncül ve hak temelli politikalar geliştirilmemekte, çözüm giderek daha fazla ceza ve güvenlik eksenli düzenlemelerde aranmaktadır." denildi.

ÇOCUKLARIN SUÇA SÜRÜKLENMESİ BİREYSEL BİR TERCİH DEĞİL

Çocukların suça sürüklenmesi durumunun bireysel bir tercihten kaynaklanmadığı; aksine yoksulluk, eşitsizlik, ayrımcılık, dışlanma, güvencesizlik ve kamusal koruma mekanizmalarındaki yetersizliklerin bir sonucu olduğu vurgulandı. İHD tarafından paylaşılan metinde, devletin çocukları koruma yükümlülüğünü yerine getirmediği koşullarda ortaya çıkan sorunların sorumluluğunu çocuklara yüklemenin ve bu sorunlara daha ağır cezalarla yanıt vermenin kabul edilemez olduğu belirtildi.

ÇOCUK HAKLARI HUKUKUNA AÇIKÇA AYKIRIDIR

Çocuk adalet sisteminin temel amacının cezalandırmak olmadığı, aksine çocuğun yüksek yararını gözetmek, onarıcı adaleti sağlamak ve çocuğun toplumsal yaşama yeniden katılımını desteklemek olduğu kaydedildi. Açıklamada, "Oysa kamuoyuna yansıyan düzenlemeler, çocuk adalet sistemini hak temelli bir anlayıştan uzaklaştırarak daha cezalandırıcı ve daha güvenlikçi bir zemine çekme riski taşımaktadır. Çocukları koruma iddiasıyla hazırlanan düzenlemelerin, çocukların özgürlüğünü daha fazla kısıtlayan ve onları ceza infaz sistemi içerisinde daha uzun süre tutan uygulamalara dönüşmesi çocuk hakları hukukuna açıkça aykırıdır." değerlendirmesine yer verildi.

ÇOCUKLARIN İHTİYAÇ DUYDUĞU ŞEY DAHA FAZLA CEZA DEĞİL

Çocuklara yönelik hak ihlallerinin yaygınlaştığı bir dönemde, çocukların üstün yararı yerine kamu düzeni ve güvenlik söylemlerinin merkeze alınmasının kaygı verici olduğu bildirildi. Metinde, çocukların ihtiyaç duyduğu şeyin daha fazla ceza değil; nitelikli eğitim, sosyal destek mekanizmaları, psikososyal hizmetler, yoksullukla mücadele politikaları, ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve etkin çocuk koruma sistemleri olduğu aktarıldı.

İnsan Hakları Derneği Merkezi Çocuk Hakları Komisyonu tarafından yapılan hatırlatmada, çocukların devletin cezalandırma politikalarının birer nesnesi değil, hak sahibi bireyler olduğu vurgulandı. Çocukların korunmasının, özgürlüklerinin daha fazla kısıtlanmasıyla değil, haklarının güvence altına alınmasıyla mümkün olduğu belirtilerek şu talepler sıralandı:

  1. Yargı Paketi kapsamında yapılacak yasal düzenlemelerin çocukların üstün yararı ilkesi temelinde yeniden değerlendirilmesi,

  • Özgürlüğünden yoksun bırakılmayı yaygınlaştırmayı hedefleyen yaklaşımlardan vazgeçilmesi,

  • Çocuk hakları alanındaki uluslararası yükümlülüklere tam uyum gösteren düzenlemelerin hayata geçirilmesi.

" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }