İYİ Parti Manisa İl Kadın Kolları Başkanı Aytaç'ın ev sahipliğinde bayramlaşma töreni düzenlendi

Atilla Yoğurtçu 24 Mayıs 2026
Gözde Aytaç'ın ev sahipliğinde düzenlenen bayramlaşmada konuşan Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı, “Başka bir Türkiye mümkün, devleti biz yöneteceğiz” dedi.

Ahmet ÜNSAL / Manisa

Bir süre önce Genel Merkez tarafından görev verilen İYİ Parti Manisa İl Başkanı Gözde Aytaç'ın ev sahipliğinde Kurban Bayramı kapsamında bayramlaşma töreni düzenlendi. Ulupark'ta düzenlenen bayramlaşmaya İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı, İYİ Parti Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Eren Şadan, ilçe başkanları ve partililer katıldı.

BAŞKAN AYTAÇ: “BİZİM PUSULAMIZ SADECE AZİZ MİLLETİMİZDİR”

İYİ Parti Manisa İl Başkanı Gözde Aytaç, bayramlaşmaya katılan bütün partililere teşekkür etti. Aytaç, şunları söyledi:

"Saygıdeğer Genel Başkan Yardımcımız, Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcımız, kıymetli ilçe başkanlarımız, STK temsilcilerimiz ve partimizin her kademesinde büyük bir emekle görev yapan değerli dava arkadaşlarım. Hepinizi en içten saygılarımla ve muhabbetle selamlıyorum. Bayramlaşma programımıza hoş geldiniz, şeref verdiniz.

Bizleri bugün burada buluşturan şey sadece takvimdeki bir bayram günü değil; aynı inançla omuz omuza verdiğimiz o büyük memleket mücadelesidir. Bayramlar elbette kucaklaşma günüdür ama bizim için aynı zamanda ahitleşme, sözleşme ve inanç tazeleme vesilesidir.

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun çok net çizdiği bir rota var: 'Bizim pusulamız yalnızca aziz milletimizdir.' Biz bu pusuladan bir milim bile sapmadan, siyaseti fildişi kulelerde değil, Manisa’nın sokaklarında, meydanlarında, insanımızın tam kalbinde yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz.

Türkiye bugün yorgun. İnsanımız kutuplaşmadan, tepeden bakan o kibirli dilden ve üretilmeyen çözümlerden bıktı. Tam da bu yüzden, İYİ Parti’nin o birleştirici, makul ve adaleti savunan sesine bu ülkenin her zamankinden daha çok ihtiyacı var. Manisa’da 17 ilçemizin tamamında, köylerinden merkezine kadar bu sesi hep birlikte yükselteceğiz. Bizim siyasetimiz kâğıt üstünde kalacak bir siyaset değil; insanımızın derdine derman olacak yaşayan bir siyasettir.

Bu anlamlı günde, memleketimize huzur, her birinizin hanesine bereket ve geleceğimize umut diliyorum. Bayramımız mübarek, yolumuz açık, birliğimiz daim olsun."

GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ÖZATICI: “ÜLKE YANGIN YERİNE DÖNMÜŞ, İKTİDARIN UMRUNDA DEĞİL”

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı ise şunları söyledi:

"Televizyonu açıyoruz. Telefonlara bakıyoruz. Acaba bugün memlekette ne olmuş? Bugün kim gözaltına alınmış? Bugün hangi yavrumuz hangi cehennemin kurbanı olmuş? Bugün kim tutuklanmış? Bugün kime hangi siyasi komplo yapılmış diye başlıyoruz günlere. Yahut bakıyoruz, aslında mutlu bir haber alıyoruz. Memlekette bir bebek dünyaya gelmiş. Ne güzel. Acaba hastanede başına bir iş gelir mi? Büyüyor, okula gidecek. Ne güzel, okulda başına bir iş gelir mi? Üniversiteye gidiyor. Üniversitesi kapanabilir. Mezun olabilir mi? Mezun olup iş bulabilir mi? Mülakatta torpil kullanabilir mi? Memleketin evlatları istikballerini bize kuyruklarında arar hale gelmiş. Acaba evlatlarımız istikballerini kendi memleketlerinde arayıp bulabilir mi diye geçiriyoruz günleri, ömrümüzü. Yahut bakıyoruz. Mazotun hali ne olacak? Çiftçiyiz. Girdi fiyatları ne olacak? Emekliyiz. 20 bin lira yaşama öl demek. Emeklinin hali ne olacak? Memleketin hali ne olacak? Bugün şu anda bu konuşmayı yaparken ana muhalefet partisinin genel merkezinin önünde polis ablukası var. Siyasetin ülkenin hali ne olacak diye geçiriyoruz gündemimizi. Ya böyle ömür geçer mi? Böyle ömür geçer mi?

Dolayısıyla size şunu söyleyecekler. Size şunu söyleyecekler: Böyle gelmiş, böyle gider diyecekler. Değişmez ki diyecekler. Yalan söylüyorlar. Bakın korku ne kadar bulaşıcıysa, burada bir kişi korktuysa, ikincisi korktuysa, öbürü kendiliğinden korkmaya başlayacak. Korku bulaşıcı, eyvallah. Ama cesaret de öyle. Onun için bir şey değişecek. Başka bir Türkiye hayali mümkün. Buna inanın. Başka bir Türkiye mümkün. Çiftçinin tarlaya düşürdüğü alın terinin karşılığında alabildiği Türkiye mümkün. Emeklinin insanca yaşadığı Türkiye. İnsanca, çok bir şey istemiyoruz.

Milliyetçilik sadece Türk milletinin varlığının ve birliğinin muhafaza edilmesi mi? Elbette bu. Sadece Türkiye'nin egemenliğini savunması mı? Evet, tabii ki. Ama bundan ibaret değil. Milliyetçilik aynı zamanda Türk milletinin muhafazası kadar o milletin mensuplarının da huzur, refah ve zenginlik içinde yaşamasıdır. Avrupalı emekli, emekli olduğunda tatile benim memleketime gelecek. En güzel plajlarda gezecek. Benim memleketimin en güzel kıyılarında tatil yapacak. Ama benim emeklim 70 yaşında, 80 yaşında bayramda torununa harçlık vermekle kira ödemek arasında tercih yapmak zorunda kalacak. Pazarda çalışmak zorunda kalacak. Böyle bir milliyetçiliği kabul etmiyoruz.

Onun için biz hem Türk milletinin varlığını ve birliğini ilelebet muhafaza edebildiğimizi hem de o milletin mensuplarının huzur, refah, zenginlik içinde yaşadığı bir Türkiye hayalini savunuyoruz. Ve bunu gerçekleştirinceye kadar bu siyasi mücadele devam edecektir.

Başka bir Türkiye hayalinin mümkün olduğunu bilin. O başka Türkiye hayalini, yani gençlerin istikballerini bize kuyruklarında aramadığı, kendi vatanlarında aradığı, bulduğu; çiftçinin alın terinin karşılığını aldığı; emeklinin insanca yaşadığı; işçinin, vatandaşın vergi yükü altında ezilmediği, refah içinde yaşayabildiği bir Türkiye hayalini gerçek yapabilecek siyasi partinin kadroları biziz. Bunu gerçekleştirebilecek çap, kabiliyet ve liyakate sahip olan biziz. Biz yaparız.

Ben size söylüyorum: Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yöneteceğiz. Biz istikbalde Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yöneteceğiz. Allah'ın izniyle. Biz yönettiğimiz zaman işte o gün devlet idaresinde denge denetleme mekanizmalarını mı kuracağız? Üstünlerin hukuku değil de hukukun üstünlüğü mü sağlanacak? Kişi hak ve hürriyetleri mi? İfade özgürlüğü mü? Basın özgürlüğü mü? Akademik özgürlük mü? Biz yaparız. Demokrasi hukukunu biz tesis ederiz. Tarımı, yüksek teknoloji ihracatını biz yükseltiriz. Türk üniversitelerinde ilk 500'e değil, ilk 100'e, ilk 50'ye biz sokarız. İnşallah. Sokakları mafyalarla, çetelerden biz temizleriz. Devlet içinde çöreklenmiş ne kadar tarikat ve cemaat varsa devlet hiyerarşisini sakatlayan... Biz Türkiye'nin, biz vatanseveriz, biz ulusalcıyız, biz bu memleketin evlatlarıyız. Evet, bunu yapacağız. Yani gelecek biziz ve biz geleceğiz.

Biz 49'u 50 yapmak için kurulmadık. Birileri 5 yılda bir şanslı 40-50 kişi seçelim de Ankara'ya Meclis'e gönderelim diye kurmadık bu partiyi. Birileri milletvekili olsun diye kurmadık. Devlet yönetmeye namzet olarak kurduk. Ve devleti de idare edeceğiz, yöneteceğiz.

Bir ülkede demokrasi olabilmesi için, hukuk olabilmesi için olmazsa olmaz bir şey var: Güçler ayrılığı. Yasama, yürütme, yargı ayrı olmalı. Birbirini denetlemeli. Ama Türkiye'de geldiğimiz noktada artık yasama, yürütme, yargı ortadan kalkmış. Bunun yerini Recep Tayyip Erdoğan almıştır. Meselenin özü budur. İşte bunu değiştireceğiz.

Bir tanesi çıkıyor, Türk milleti ifadesini tedavülden kaldırarak 'Türkler, Kürtler, Araplar' diye memleketi üç uluslu bir istibdat rejimine, bir baskı rejimine sürüklemek istiyor. Bir tanesi çıkıyor, 'Milli Eğitim'de biz etnik kimliklere göre bundan sonra eğitim vermek istiyoruz' diyor. Bir tanesi 50 bin Türk vatandaşının katilinin, askerinin, polisinin, kundaktaki bebeğinin katiline kalkıyor 'kurucu önder' diyor. Ama biz başka bir şey söylüyoruz. Biz diyoruz ki: Bu memlekette etnik kimliği, mezhebi, yaşam tarzı, hayat felsefesi, ideolojisi, partisi ne olursa olsun, kim olursa olsun, bu ülkede 86 milyonu kapsayan tek bir millet vardır. O da büyük Türk milletidir. Ve hepimiz Türk milletiyiz."

İYİ Parti Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Eren Şadan da partililerin bayramını kutladı.


" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }