Kaya: Siyasi nedenler bir ekonomik cezalandırmaya dönüşüyor
Mardin’in Nusaybin ilçesindeki ve Şanlıurfa’nın Suruç ve Ceylanpınar ilçelerinden Suriye’ye açılan sınır kapıları, 2011 yılında başlayan iç savaş nedeniyle güvenlik ve siyasi nedenlerden dolayı halen kapalı. Suriye’nin yanı sıra Ermenistan’a açılan sınır kapıları da 1993 yılından bu yana kapalı bulunuyor. Son dönemlerde Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde artan diyalog, 33 yıldır kapalı olan sınır kapılarının açılmasını gündeme getirdi.
ANKA Haber Ajansı’na Türkiye’nin kapalı sınır kapılarının ekonomiye etkisini değerlendiren Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, gelişmiş ülke olmanın temel koşullarından en önemlisinin komşularla yapılan ticaret hacmi olduğunu söyledi. Kaya, “Bugün Avrupa Birliği’nin oluşum sürecine baktığımızda Avrupa Birliği ülkeleri kendi aralarındaki ticaret hacmini artırdıktan sonra aralarında bir Avrupa Birliği haline dönüştüler. Bu işin temelinde bu. Amerika’nın da bugün toplam ticaret hacminde ihracata dönüp baktığınızda Meksika ve Kanada birinci sırada yer almaktadır” diye konuştu.
“TÜRKİYE HEM O ÜLKEYE HEM DE KENDİ ÜLKESİNE EKONOMİK ANLAMDA BÜYÜK ZARARLAR VERİYOR”
Komşu ülkeler arasında dönem dönem bazı sorunlar yaşanabileceğini aktaran Kaya, şu ifadeleri kullandı:
“Ama maalesef Türkiye’de şöyle bir yanlış politika var. Yani komşularla siyasi sorunlar olabilir. Türkiye ekonomik cezalandırma modeli altında o ülkeyle olan sınır kapılarını kapatarak, hem o ülkeye hem de kendi ülkesine ekonomik anlamda büyük zararlar veriyor. İşte dönüp baktığınız zaman Ermenistan kapısı 1993’ten beri kapalı bir kapı. Bunca yıl büyük ekonomimizi orayı bir pazar olarak kullanamadık. Dönüp Irak’a da baktığınızda aynı sorunu orada da görebiliyoruz. Yıllar boyunca Habur üzerinden tek bir kapı ile ticaret yapmaya çalışıyoruz. Derecik olsun, Üzümlü olsun. Bu kapılarla ilgili bir çalışma yapılmıyor maalesef. Habur üzerinden gidiyor.”
“ÖZELLİKLE SINIR İLLERİ EN BÜYÜK CEZAYI ÇEKİYORLAR”
Türkiye’nin Suriye’ye açılan Nusaybin, Mürşitpınar, Ceylanpınar sınır kapılarının da halen kapalı olduğuna dikkati çeken Kaya, şöyle devam etti:
“Dönüp baktığımızda kapalı olma nedenlerinin önemli bir kısmı maalesef siyasi nedenler. Siyasi nedenler bir ekonomik cezalandırmaya dönüşüyor. Hem iki ülke ama özellikle sınır illeri en büyük cezayı çekiyorlar. Yani dönüp baktığınızda Iğdır’dan gelin buraya sınır illerimiz normalde bir ülkenin sınır ili sınır ticaretiyle hızla kalkınırken, maalesef bizim sınır illerimiz tam da bu politikadan dolayı gayrisafi gelişmişlik sıralamasında son iller arasında kalıyor. Buradaki bu politikayı değiştirmek, tabii ki öncelikle komşu ülkelerle iyi ilişkiler veya aramızdaki sorunlar olsa bile o sorunları bir müzakere yöntemiyle çözmeye çalışırken aynı zamanda o sorunun çözülmesine katkı koyacak ekonomik ilişkileri geliştirmek lazım.”
“ŞİMDİ ERMENİSTAN’LA SON DÖNEMLERDE ÖNEMLİ BİR MESAFE KATEDİLDİ”
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, iki ülke arasında ticaret ve ekonomik iş birliği arttıkça bunun siyasi ilişkilere de olumlu yansımasının olacağını vurgulayarak, bunun Ermenistan ve Irak örneklerinde görüleceğini söyledi. Kaya, şunları kaydetti:
“Eğer Türkiye komşularıyla, siyasi ilişkilerden etkilemeden sınır ticaretini ve ekonomik ilişkiyi geliştirirse yaşadığı sorun minimize hale gelir. Yani karşı ülke de ‘ekonomik ilişkim bozulmasın, benim de bu pastadan payım azalmasın’ diye siyasi ilişkilerde geri adımı daha fazla atmaya başlar. Şimdi Ermenistan’la son dönemlerde önemli bir mesafe katedildi. Bunun farkındayız. Tabii ki burada Alican Sınır Kapısı’nın açılması özellikle doğu illerinde, Diyarbakır bu anlamda önemli bir ticaret merkezi. Bizi de etkileyecektir. Özellikle bizim yatırımcılarımız dünyanın birçok yerine ürün satıyorlar. O kapı hızlı bir şekilde Ermenistan’a, Nahçıvan’a, Azerbaycan’a bu tür ulaşımların çok hızlı olabileceği bir kapı. Beraberinde kısa bir zaman içerisinde demiryolunun da yapılacağı ve bu bağlantının özellikle lojistikte önemli bir katkı koyacağını öğrendik.”
“NUSAYBİN, CEYLANPINAR KAPISI GİBİ KAPILAR AÇILDIĞI TAKDİRDE SURİYE’YE OLAN TİCARETİMİZ ÇOK HIZLI ARTACAK”
Aynı sürecin hızlı bir şekilde Suriye’de de hemen gerçekleşmesini istediklerini dile getiren Kaya, şöyle konuştu:
“Evet, Nusaybin Kapısı, Mürşitpınar Kapısı, Ceylanpınar Kapısı’nın da özellikle bölge illerine açılan bu kapıların hızlı bir şekilde merkezi hükümetle, oradaki bölge yönetimiyle görüşerek açılması çok çok önemli. Bugün Irak’taki Habur’un rakamlarına dönüp baktığımızda evet bugün merkezi hükümetin uyguladığı vergi uygulaması nedeniyle günde 4 bin olan tır sayısı 2 binlere kadar düştü ama süreç içerisinde bu tekrar düzelecektir. Irak’la olan ticaret hacmimize baktığımızda da neredeyse 15 milyar dolara varan bir ticaret hacminden bahsediyoruz ve bunu bir tek kapıdan yapıyoruz. Habur’dan yapıyoruz. Şimdi bunu eğer Nusaybin Kapısı, Ceylanpınar Kapısı gibi kapılar açıldığı takdirde hem Suriye’ye olan ticaretimiz çok hızlı bir şekilde artacak. Bugün işte dönüp baktığınızda toplam Türkiye’nin Suriye’yle olan ticaret hacmi 2,5 milyar dolar civarında. Bu oldukça düşük bir rakam. Bu kapılar sağlıklı bir şekilde işletildiği takdirde –çünkü Nusaybin Kapısı aynı zamanda Semelka Kapısı’yla birlikte Irak’a geçişte de çok yakın ve kolay bir yol, ha buradaki sıkışıklık olduğu takdirde bypass edilebilecek bu kapı– hem Irak’ın ihracatına faydası olacak hem de Suriye’nin ihracatına çok önemli faydaları olacak.”
“DİYARBAKIR’DAN CİLVEGÖZLÜ KAPISI’NDAN GİDİP SURİYE’YE MAL SATAMAYIZ”
Komşularla siyasi sorun yaşandığında ticari ilişkilerin kesilmemesi gerektiğini bildiren Kaya, şunları söyledi:
“Kapıları açık tutmak, biraz ifade ettiğim gibi aynı zamanda o siyasi diye ifade edilen sorunların da minimize olmasını sağlayacak. İnanıyorum ki Alican Kapısı’yla başlayan bu süreç… Suriye’nin şu an büyük yatırımlara ihtiyacı var. Oradaki iş insanlarının bizlerle diyalogları var. Bizleri arayıp özellikle inşaat sektöründe çok büyük yatırımlara ihtiyaç olduğunu söylüyorlar. Bunu biz 570 kilometre ötede Cilvegözlü Kapısı’yla yapamayız. Diyarbakır’dan Cilvegözlü Kapısı’ndan gidip Suriye’ye mal satamayız. Bizim için acil olan bir an önce Nusaybin Kapısı’nın hemen açılması bölge ticaretine, Mardin’e, Diyarbakır’a, Batman’a, Siirt’e, Şırnak’a çok büyük katkıları olacaktır.”
“KAPILARIN AÇILMASI İÇİN TÜRKİYE’DEKİ YETKİLİLERLE GÖRÜŞÜYORUZ”
Kaya, Türkiye’deki yetkililerin Suriye’deki sınır kapılarının kapalı olmasının nedeninin Suriye hükümetinden kaynaklandığını işaret ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti:
“Bizce gerek Türkiye, gerekse de Suriye’nin şu anki merkezi hükümeti maalesef o bölgedeki Rojava’daki yönetimi biraz da ticaret ile ekonomi ile terbiye etme amaçlı bu engeli çıkarıyor. Biz bunu uzun zamandan beri Türkiye’deki yetkililerle görüşüyoruz bu kapının açılması ile ilgili. Bugün Türkiye’den aldığımız cevap daha çok Suriye merkezi hükümetinin engellediği ifade ediliyor. Ama bence bu işi Türkiye çözebilir bir güce sahip. Çünkü en fazla bizi etkiliyor. Yani burada Suriye merkezi hükümetinin Rojava yönetimini kapıları kapalı tutarak terbiye etmesi, özellikle insani yardımların geçişine bile izin vermemesi doğrusu bence yanlış bir uygulama ki biz bunu Avrupa Birliği ülkelerine de izah ettik, anlattık. Çünkü şu an Suriye’nin onarımında uluslararası birçok ülke onarımı ile ilgili destek verirken Suriye hükümetinin halen Rojava’nın insani yardımına bile geçişine izin vermemesi kabul edilir bir durum değil.”
“BÖLGEDE YAŞANAN SAVAŞ EN FAZLA BÖLGE ÜLKELERİNİ TİCARET OLARAK ETKİLİYOR”
Türkiye’de ihracatta yaşanan düşüşlere ilişkin de değerlendirmede bulunan Kaya, şu ifadeleri kullandı:
“Doğrusu bizde de aynı düşüş devam ediyor. Tabii bu sadece kapılarla sınırlı değil. İşte özellikle bu yıl bölgede yaşanan savaş en fazla bölge ülkelerini ticaret olarak etkiliyor. Yani bir kere ulaşımda önemli sorun var. Irak dışında belki genel anlamda Irak’la ilgili büyük kayıplarımız yok. Bunun temelinde Körfez ülkelerinin Irak’la olan ticaretinde düşüş olmasından kaynaklı Türkiye büyük bir düşüş yaşamadı ama tabii ki bu savaşın, bölgesel savaşın özellikle bölgedeki ekonomiye olumsuz birçok etkisi var.”