28 Kasım 2020, Cumartesi

Coğrafyanın kaderinde tayin edici olmak (Üç)

Bunlar da var

Korona bile şaşırdı!

Evlere şenlik bir memleketiz… Acınacak haldeyiz… Ama öyle şeyler oluyor ki, Halimizi unutup, gülmekten geberiyoruz! Malumunuz, Pandemi telaşı dünyayı sardı… Biz de milletçe Korona ile...

Dijital arınmanın güncesi: 21 gün nasıl geçti?

Sosyal medya, eylemleri yönlendirme konusunda oldukça etkili kabul, fakat medya okuryazarı bir birey eleştirel bakış açısını sosyal medya kullanımı...

Deprem travması ve çocuk hakları

İzmir’ime kocaman bir geçmiş olsun dilerken, bu depreme dair Elif ve Ayda’nın kurtuluş hikayeleri hepimizin aklında kalacak. Şükür ki...

İçinde bulunduğumuz zamanın devlet organizasyonu da artık rasyonel kapitalist burjuva devlet rasyonalitesini de aşan bir yozlaşmanın içinde. Bu anlamda kural koyucu olarak kendini ilan eden devletin, kendi kuralını umursamadığı bir aşamadayız. Hukuk bütünlüğü yok, hukuk önünde eşitlik yok. …Bir çıkış arıyoruz. Çıkış, ortak hakikatte. …Aslında güçlüyüz ama haberimiz yok. Hatta kalabalığız, bunun farkında değiliz.”

Geçen hafta yazı dizisinin ikinci yazısı Coğrafyanın kaderinde tayin edici olmak – 2’de, Anadolu’nun şu an cumhuriyeti yoktur, geniş toplumsal zemini olan cumhuriyetçileri vardır, demiştim.

Bu cumhuriyetçiler en önemli sınavı ortak hakikatlerini inşa etmek olacak. Nedir ortak hakikat? Sahici anlamda kederde ve sevinçte birlik, acıda ortaklık üzerinden gelişen bir durumdur ortak hakikat. Bugün bahsi geçen cumhuriyetçilerin kendi aralarında süren görüş ayrılıkları, onları bir bütün olarak yok etmek isteyen gerici kampa karşı ne denli önceliklidir? Kimlik meseleleri, farklı inanç gruplarına dair meseleler, geçmişin kanlı hatıralarının yarattığı izler ve tesirler. Bunların ortaklaşması ve bu anlamda bir adalet duygusunun yeniden tesis edilmesinden söz ediyorum. Ve bu yolla gerici ittifakın dağıtılması, dillere pelesenk olan toplumsal uzlaşının inşa edilmesi önümüzde duruyor.

- Advertisement -

İçinde bulunduğumuz zamanın devlet organizasyonu da artık rasyonel kapitalist burjuva devlet rasyonalitesini de aşan bir yozlaşmanın içinde. Bu anlamda kural koyucu olarak kendini ilan eden devletin, kendi kuralını umursamadığı bir aşamadayız. Hukuk bütünlüğü yok, hukuk önünde eşitlik yok. İlke ve geleneklerinden tamamen çıkartılmış adli sistem, zorbalığı odağına almış kolluk, şirketlerin çıkarını korumak için her türlü suça ortak olmuş bir medya yapısı içinde bir çıkış arıyoruz.

Çıkış, ortak hakikatte. Çıkış, toplumun değerler etrafında yeniden örgütlenmesinde. Ancak ve ancak bu yön ve yöntemle kabalık ve dağınık insanlarımızı, kalabalık ve örgütlü ve hedefli toplumlara dönüştürebiliriz.

Aslında güçlüyüz ama haberimiz yok. Hatta kalabalığız, bunun farkında değiliz. Gençlik çalışmaları yapan tüm araştırmacılar, gençliğin gerici fikirlere karşı yetişkin gruplarından daha uzak olduğunu koyuyor. Kadınların toplumsal görünüm, hak eşitliği ve yaşam talepleri gerici kampın en büyük tehdidi durumunda. Kitlesel yoksulluğun sadece “sosyal yardım” ile oya tahvil edildiği çark artık dönmüyor. Dünyanın ortak vicdanında ülkenin tüm siyasal imgelemi, diktatörlüklerle örtüştürülüyor.

Bu eksiği çok fazlası yok listeden bize kalan ne?

Bize bir görev listesi veriyor bu zaman dilimi. Bu ülkedeki ilerici – demokratik siyasete, sol – sosyal demokrat – sosyalist politik öznelere yeni bir “umut” programını inşa edin diyor. Bir yandan umudu anlatın bir yandan da ortak hakikati inşa edin diyor. Zira ortak hakikati bekleyecek zaman yok, yıkılan bir ülkenin enkazı altında boğuluyoruz. Enkaza yol açanlar halen iktidarda, bırakmaya niyetleri yok. Türki yalan ve hileye başvurmaktan kaçınmayacakları da aşikâr.

O halde, adı ittifak olsun olmasın, 31 Mart ile başlayan süreci uzun erimli kılacak bir dile ve dikkate ihtiyaç var. Türkiye projesini yok eden sağcı, sözde İslamcı, ırkçı grupların ülkenin sahibiymiş gibi takındıkları havayı bozmak, örneğin “yurtseverlik” gibi kapsayıcı bir kavramda yoğunlaşma yaratmak önemli bir iş olacak. 1990’lar boyunca vaaz edilen “tek başına iktidar” mefhumunun pek de evla bir şey olmadığını… Müzakerenin, münazaranın böyle farklılıkları olan bir ülke için yegâne yol olduğunun sıklıkla vurgulanması siyasetin ilk işi olmalıdır.

Bir model adı konacaksa adına “birlikte yaşam, birlikte yönetim” denmelidir.

Gelecek hafta modeli açmaya çalışacağım.

İLGİLİ YAZILAR:

Coğrafyanın kaderinde tayin edici olmak (İki)

Coğrafyanın kaderinde tayin edici olmak (Bir)

Manşet

“Koronavirüs aşısı ücretsiz olsun” önergesi AKP ve MHP tarafından reddedildi

HDP'nin dün komisyonda koronavirüs aşısının ücretsiz olması için verdiği önerge, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. HDP, koronavirüs (Covid-19) aşısının herkese...

Çok Okunanlar

İçişleri Bakanlığı’ndan hafta sonu uygulanacak sokağa çıkma kısıtlamasına dair açıklama

İçişleri Bakanlığı tarafından hafta sonu uygulanacak olan sokağa çıkma kısıtlamasına yönelik yapılan açıklamada "28 Kasım Cumartesi günü saat 20:00’den 29 Kasım Pazar günü saat...

Erdoğan koronavirüs tedbirlerinde sorumluluğu Bilim Kurulu’na yükledi

Koronavirüs tedbirlerinde sorumluluğu Bilim Kurulu’na yükleyen Erdoğan, "Bu işin birinci derecede sorumlusu Bilim Kurulu" açıklamasında bulundu. Erdoğan ayrıca, Kanal İstanbul projesiyle ilgili yatırımcılardan yoğun...

Elif Çakır: “Cumhurbaşkanı Erdoğan hakimlere Bülent Arınç talimatı verdi”

Karar Gazetesi yazarı Elif Çakır, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Bülent Arınç'a tepki gösterdiği konuşmasında "Buradan yargıya sesleniyorum. Anayasa 138. maddeyi eze eze kullananlara karşı neden gereğini...

Moderna ve Pfizer’in geliştirdiği aşılarda yan etkiler açıklandı

Yan etkiler arasında ilk dozda aşının yapıldığı bölgede acı olduğu ifade edilirken; ikinci dozda bazı gönüllülerde, eklem, kas ve baş ağrıları saptandı. Amerikan Tabipler Birliği’nden...

Son Haberler

AKP Milletvekili Sorgun: “Türkiye’de kriz yok, iş beğenmiyorlar”

Türkiye'de ekonomik kriz olmadığını, sıfır araç alımı için 6 ay sonrasına gün verildiğini söyleyen AKP Milletvekili Ahmet Sorgun, "İşsizim, açım diye geliyorlar, iş beğenmiyorlar"...

Ordu’da hastanelerin otopark ve yemekhaneleri yoğun bakıma dönüştürülüyor

Ordu'da koronavirüs vaka sayılarındaki artış nedeniyle hastanelerin prefabrik binalarındaki polikliniklerin kapatılmasına, otopark, yemekhane ve ek binaların da yoğun bakım servisine dönüştürülmesine karar verildi. Sağlık Bakanı...

Kılıçdaroğlu esnaflarla buluştu: “Bildiğiniz gibi değil, her şeyi sattık”

Adana’da esnaflarla bir araya gelen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Türkiye bildiğiniz gibi değil, çok daha kötü. Her şeyi sattık. Ödediğimiz vergiler nereye gidiyor?" diye sorarak...

CHP’li Emir: “Her 2 sağlık çalışanından biri grip aşısı olamayacak”

Sağlık Bakanlığı'nın sağlık çalışanları için Güney Kore'den 600 bin dozluk grip aşaması alabildiğini belirten CHP'li Murat Emir, "Bu durumda iki sağlıkçıdan biri aşı olamayacak"...

Buna Benzer