25 Kasım 2020, Çarşamba

Deprem travması ve çocuk hakları

Bunlar da var

Korona bile şaşırdı!

Evlere şenlik bir memleketiz… Acınacak haldeyiz… Ama öyle şeyler oluyor ki, Halimizi unutup, gülmekten geberiyoruz! Malumunuz, Pandemi telaşı dünyayı sardı… Biz de milletçe Korona ile...

Dijital arınmanın güncesi: 21 gün nasıl geçti?

Sosyal medya, eylemleri yönlendirme konusunda oldukça etkili kabul, fakat medya okuryazarı bir birey eleştirel bakış açısını sosyal medya kullanımı...

Deprem travması ve çocuk hakları

İzmir’ime kocaman bir geçmiş olsun dilerken, bu depreme dair Elif ve Ayda’nın kurtuluş hikayeleri hepimizin aklında kalacak. Şükür ki...

İzmir’ime kocaman bir geçmiş olsun dilerken, bu depreme dair Elif ve Ayda’nın kurtuluş hikayeleri hepimizin aklında kalacak. Şükür ki yaşıyorlar. Peki, Elif ve Ayda’nın enkaz altında kimliği belli olacak şekilde görüntülerinin defalarca paylaşılması çocuk ruh sağlığı ve çocuk hakları açısından uygun mudur? Bu haftaki yazımda, bir psikolog olarak bunları irdeledim. Okuyalım.

Yine deprem, yine acı… Yine sönen ocaklar, yine yarım kalan hayatlar… Yine ihmaller, yine saatler sonra gelen mucizeler; uykusuzca bekleyişler. Norveç’e gelmeden önce yaşadığım muhit civarında meydana gelen hasarın bende bıraktıkları… Doğduğum ve belli zamana kadar doyduğum İzmir’imin başına gelenler ve çaresizliğim.

İhmallerden, uçup giden deprem vergilerinden, siyasetçilerin insanların acıları üzerindeki primlerinden bahsetmeyeceğim. Aksine bize mucize olarak sunulan, bana göre ise trajedi olan Elif ve Ayda’dan ve onların çiğnenen haklarından bahsedeceğim bu yazımda. Trajedi diyorum çünkü onlarca hemşerimin annesi, kardeşi, yengesi, çocuğu, babası öldü. Çadırda yatan binlerce insanın gece soğuklarda üşüyüşleri de kalbime çöktü. Ben evimde bir bardak kırılınca üzülüyordum ta ki o yıkılan evlerden cenazelerin çıkmasını, değer verdiğim her şeyin enkazın altında kaldığını düşünene kadar.  Kurtulan canlar için elbette ki mutluyum, kilometrelerce uzağınızda olsam da sizler gibi elbette ki göz yaşlarına boğuldum. Ama?

- Advertisement -

Elif ve Ayda’nın saatler sonra enkazdan çıkarılışları ve o anlarda etrafındaki herkesin elinde telefonlarla görüntü alması, günlerce fotoğraflarının, görüntülerinin haberleri süslemesi sizleri de rahatsız etmedi mi? Bu çocuklar zaten mağdur. Bu mağdur çocukların kimliğini açıklamak ya da tanınmasına yol açacak şekilde yüzünü göstermeye gerek var mıydı? Eğer varsa bu gerek habercilik ilkelerine sığar mı? Çocuk hakkı ihmali sayılmaz mı? Saatlerce enkaz altında kalıp zaten korku içinde kalmış bir çocuğu yüzü görünür görülmez kayıt altına almak, rızası olmadan fotoğraflamak, bize ne kazandırdı? Belki mucizelere olan inancımızı arttırdı, malum romantik bir milletiz. Sosyal medya hesaplarımızda paylaştık bu mucizeleri, şükür dedik, ağladık, avunduk, mutlu olduk. Ya sonra?

Düşündük mü? Bu çocukların haklarını ve sosyal alanda korunmalarını nasıl sağlayacağız? Bir yıl sonra… Üç yıl sonra… On yıl sonra.. Bu çocuklar yetişkin olduğunda, o görüntülerini hafızalarımızdan, Google arama motorundan, arşivlerden nasıl çıkaracağız? Bu çocuklar okula başladıklarında, bu çocuklar markette alışverişteyken karşımıza çıktığında, bu çocuklar ile herhangi bir aktivitede yan yana olduğumuzda ‘Aa o sen o enkazın altından bilmem kaç saat sonra çıkan mağdur kızsın’ diye acıyan gözlerimizi ya da iyi niyetli de olsa keskin dillerimizi nasıl zapt edeceğiz? Biz olmasak bile çocuklarımız farkında olmadan canlarını acıtmayacak mı onların? ‘Annem söyledi, senin annen depremde ölmüş, sen de sonradan çıkarılmışsın’ demeyecekler mi laf arasında.  Tüm bunları geçtim, travmaya uğrayan bu çocukların, hayatlarının herhangi bir döneminde bu karelerin karşılarına çıkması -hem de izni yokken alınmış kareler- travmalarını hatırlatıcı olabilir ve yaralarını tekrar tekrar kanatabilir.

Bu çocukların unutulma haklarını eğer isterlerse nasıl geri vereceğiz? Zaten annesini, aile bireyini, evini kaybetmiş bir çocuğu -ki ileride yetişkin olacak bu çocuklar- mucize adıyla etiketlemek yerine, bu çocuğun normal bir insan olma gibi yaşama haklarını nasıl tekrardan inşa edeceğiz?

Bırakın çocuk olmayı, bir yetişkin olarak rızanız dışında görüntünüz alınsın ister miydiniz? Hele bir de enkaz altında saatlerce can çekişmişken! Perişan, mağdur, aç susuz, ölümün nefesi hala ensenizde ve size sorulmadan ertesi gün tüm fotoğraflarınız gazetelerin ana sayfasında. Çok rahatsız edici gelmedi mi size de? Bir de üzerine, hastanede görüntüleriniz alınsa, hadi el salla bakalım diye telkinde bulunulsa, bilmem kim ziyarete geliyor diye çekimler yapılsa ne hissederdiniz tam da deprem travmasının en acılı safhasında. Acımış pekişmeyecek mi, bir yerlerde biz hala mucize diye lanse edilirken?

Bir de bu çocuklarımızın kurtarılışının birçok yerde ‘reklam aracı’ olarak kullanılması rahatsız etti beni. Mağdur çocuklara veya diğer mağdur kişilere yapılan yardımların “şova” dönüştürülmesi ve bunların birer reklam malzemesi haline getirilmesi ise hadsizlikte gelinebilecek son nokta idi. Yok o mu kurtardı bu mu kurtardı, yok bilmem ne belediyesi katkıda bulundu mu bulunmadı mı bunun önemi yok ki bir can tutunmuşken hayata.  Öyle ya da böyle tutundu işte! Bu tutunuşta, arama kurtarmada canla başla çalışan görevlilere, gönüllülere, gecesini gündüzüne katan sağlık personellerimize, İzmir’in ihtiyaçlarını durmadan ileten sosyal medya sitelerine teşekkür ediyorum. Hepimize geçmiş olsun.

Manşet

Bülent Arınç istifa etti

Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu. AKP kurucularından Bülent Arınç Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa...

Çok Okunanlar

Bülent Arınç’tan kendisini hedef alan Erdoğan ile ilgili ilk açıklama

Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala ile ilgili sözleri nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hedef alınan Bülent Arınç, "Cumhurbaşkanı çok ağır konuştu, rencide oldum" diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı...

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ele verdi.: Açıklanmayan vaka sayısı en az 1,2 milyon

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, Fatih Altaylı’ya yaptığı açıklamadaki satır arası bir oran, Türkiye’de toplam vaka sayısının 1,2 milyonun üzerinde olduğuna işaret ediyor. Sağlık Bakanı Fahrettin...

Koronavirüs aşısı yapılacak ilk 5 grup açıklandı

İki önemli ilaç şirketi Pfizer ve Moderna’nın aşı çalışmalarında başarılı sonuçlar elde ettiklerini açıklamalarının ardından aşının öncelikli olarak yapılacağı ilk 5 grup açıklandı. İki önemli...

Yeniden kısa çalışma ödeneğine başvuracaklar için ‘Haziran’ kriteri

Koronavirüs tedbirleri kapsamında birçok işletmenin faaliyetinin sınırlandırılması, bir kısmının da kapanmasıyla birlikte hizmetler sektöründe çalışanlar için yeniden kısa çalışma ve ücretsiz izin dönemi başladı....

Son Haberler

SMA hastası Demir bebek, tedavi için ABD yolcusu

Ordu'da yaşayan SMA (Spinal Musküler Atrofi) hastası Demir Ali Bayraktar (1.5) için yapılan yardım çağrıları ile tedavisi için gereken maddi destek bulundu. Kas kaybı ile...

Güncel koronavirüs verileri açıklandı: Tüm zamanların en yüksek can kaybı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 7 bin 381 kişiye koronavirüs (Covid-19) tanısı konulduğu, 161 kişinin daha yaşamını yitirdiğini açıkladı. Koronavirüs nedeniyle ilk vakanın açıklandığı 17...

Bülent Arınç istifa etti

Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu. AKP kurucularından Bülent Arınç Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu. Arınç "Türkiye'nin yargı,...

AKP Sözcüsü Ömer Çelik: “Arınç’ın görüşlerinin doğru olmadığı yönünde mutabakat var”

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, AKP'li Bülent Arınç'ın Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifası hakkında, "Görüşlerinin doğru olmadığı yönünde mutabakat var, Cumhurbaşkanımız istifasını kabul etti"...

Buna Benzer