Bu hafta Fenerbahçe’den bahsetmek istiyorum. Her hafta büyük kulüplerden birini ele alıp detaylı analiz yapacağım. Geçtiğimiz sene yaptıkları ve önümüzdeki sezon planlamalarından bahsedeceğim. Fenerbahçe, Aziz Yıldırım dönemi sonrası Ali Koç ile birlikte çok büyük beklentiler içine girdi.

Ali Koç, 3 yıl önceki kongrede çok iddialı konuşmuş, “Fenerbahçe’ye yeni bir misyon ve vizyon getireceğiz” demişti. 3 yılın sonunda baktığımıza ise herhangi bir misyon ve vizyon söz konusu değil. Aziz Yıldırım dönemine kıyasla çok daha amatör bir yapılanma ile 3 yıllık dönem geride bırakıldı. Görev süresi boyunca 5 farklı teknik adamla çalışan Ali Koç, son olarak sezona başladığı Erol Bulut ile de yollarını ayırdı. Göreve geldiği ilk dönemde Aykut Kocaman ile yollarını ayırarak Hollandalı teknik adam Philip Cocu’yu takımın başına getiren Ali Koç, sportif direktör olarak takımı Damien Comolli’ye emanet etti.

22 Haziran 2018’den, 28 Ekim 2018’e kadar takımın başında görev alan Philip Cocu, tam 128 gün boyunca teknik direktörlük görevini yürüttü. Bu süreçte sarı-lacivertli takımla 15 maça çıkan Cocu, 3 galibiyet, 5 beraberlik ve 7 mağlubiyet aldı. 15 maçta 14 puan toplayarak 0.93 maç başı puan ortalaması yakalayan Cocu, 28 Ekim 2018’de takımdan gönderildi. Fenerbahçe’de Cocu’nun yerine yardımcı hoca Erwin Koeman ile yola devam edildi.

ERWIN KOEMAN DÖNEMİ

Philip Cocu’nun yerine 28 Ekim 2018’de geçici olarak görev başına gelen Koeman, sarı-lacivertlilerle 9 maça çıktı. Bu 9 maçta, 3 beraberlik, 3 mağlubiyet ve 3 galibiyet alan Koeman, 12 puan topladı. Avrupa Ligi gruplarında Slovakya 1. Ligi takımlarından Spartak Trnava’ya alınan yenilginin ardından gönderilen Koeman’ın yerine, Ersun Yanal getirildi.

ERSUN YANAL DÖNEMİ

Ali Koç döneminin en uzun süre görevde kalan teknik direktörü olan Ersun Yanal, 54 maçla bu dönemin en fazla maça çıkan teknik adamı oldu. Sarı-lacivertlilerle daha önce bir şampiyonluk da yaşayan tecrübeli hoca, ikinci döneminde Fenerbahçe ile 2 yarım sezon geçirdi.

2018-2019 sezonunda Koeman’ın yerine göreve gelen Ersun Yanal, sezonu 10 galibiyet, 8 beraberlik ve 6 mağlubiyetle bitirdi. Ersun Yanal ile 2019-2020 sezonuna başlayan Fenerbahçe, art arda gelen kötü sonuçların ve Kadıköy’de 20 yıl sonra Galatasaray’a karşı olan yenilmezlik serisinin sona ermesinin ardından görevden alındı. Ersun Yanal’dan boşalan koltuğa, önce Zeki Murat Göle daha sonra da Tahir Karapınar oturdu.

GÖLE VE KARAPINAR DÖNEMİ

Ersun Yanal’ın hemen ardından geçici olarak takımın başına geçen antrenör Zeki Murat Göle, Fenerbahçe ile 2 maça çıktı. 2 maçta 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet alan Göle, yerini Tahir Karapınar’a bıraktı. Sezonu Tahir Karapınar ile tamamlayan Fenerbahçe, 9 maça çıktığı geçici antrenörüyle 4 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyet alarak 13 puan topladı. Aslında bu dönem her ne kadar Tahir Karapınar görünse de aslında arka plana Emre Belözoğlu vardı.

EROL BULUT DÖNEMİ

Ali Koç’un görev yaptığı ilk 2 sezonda şampiyonluk yarışından uzak kalan Fenerbahçe, 2020-2021 sezonuna Erol Bulut ve Emre Belözoğlu ikilisiyle şampiyonluk hedefiyle başladı. 20’den fazla transferin yapıldığı ve Mesut Özil, İrfan Can Kahveci, Sosa gibi yıldız isimlerin kadroya katıldığı sezonda, Erol Bulut’tan da beklenen başarı gelmeyince yine ayrılık yolu seçildi.

Bulut, sarı-lacivertli takımda 34 maça çıktı. 21 galibiyet, 5 beraberlik ve 8 mağlubiyet alan genç teknik adam Fenerbahçe kariyeri boyunca 1.97 puan ortalaması yakaladı. Gençlerbirliği yenilgisi ve Beşiktaş beraberliği sonrasında gönderilen Erol Bulut’un yerine sezona sportif direktör olarak başlayan Emre Belözoğlu getirildi.

Emre Belözoğlu da Fenerbahçe’nin tarihine geçen bir isim oldu. Belözoğlu bir sene içinde hem takım kaptanlığı yaptı, hem sportif direktörlük yaptı hem de teknik direktörlük yapan ilk isim olabilir tarihte. Emre Belozoğlu, Erol Bulut’tan devraldığı Fenerbahçe’de iyi bir tablo ortaya koyamadı.

Düşme potasındaki takımları zar zor da olsa yenebilen Belözoğlu, iddialı takımları yenemedi. Alanyaspor’a karşı beraberliği zor kurtardı. Sivasspor’a karşı ise yenildi ve şampiyonluğu altın tepsi içerisinde rakiplerine sundu. Emre Belözoğlu’nun oyuncu tercihleri, Mesut Özil ısrarı gösterdi ki Fenerbahçe kompleksli hocalardan birine daha sahip oldu.

Aykut Kocaman’ın nasıl ki kompleksleri varsa Emre’nin de benzer kompleksleri var. Eğer son maçlarda Mesut Özil yerine daha dinamik oyuncular tercih edilmiş olsaydı belki de Fenerbahçe bu kadar kötü olduğu bir sezonda şampiyon olabilirdi. Her neyse şimdi bu teknik konulara girmeyeyim. Gelelim Fenerbahçe’nin önümüzdeki sezon planlamasına. Ali Koç yeniden başkanlığa aday olduğunu açıkladı. Ali Koç’un ilk dönemi Fenerbahçe tarihinin en kötü dönemi oldu.

Sahasında yenilgi rekoru kırıldı. Küme düşme potasına girdi. Sayısız transfer ve hoca değişikliği yapıldı. Rakiplerine hiç olmadığı kadar fazla yenildi. Bu kadar büyük bir vizyonsuzluk ile Ali Koç yeniden başkan olursa Fenerbahçe’yi ne bekliyor? Biraz da ona değinelim.

Ali Koç, Fenerbahçe’yi de şirketleri gibi yönetmek istiyor. Ama Fenerbahçe camiası öyle bir camia değil. Fenerbahçe’de yüzlerce dinamik var. İş dünyasında dinamikler çok farklı. Örneğin Koç grubu sahasında Sabancı grubu ile maç yapmıyor.

Koç grubu bir ihaleye girdiğinde yüz binlerce kişi o ihaleyi takip etmiyor. Keşke o ihaleleri de takip edebilsek, neler oluyor, onlara da bakabilsek ama, Türkiye henüz buna hazır değil. Ama Fenerbahçe öyle bir kulüp. Fenerbahçe milyonlarca taraftarın çok yakından takip ettiği, hayatını ona göre düzenlediği bir kulüp. Aynı zamanda Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından da biri. Dolayısıyla Fenerbahçe’yi yönetmek öyle kolay değil. Fenerbahçe’yi yönetirken birçok riski almak gerekiyor. Fenerbahçe’yi yönetmek hem çok zor hem de Türkiye’nin en prestijli görevlerinden biri. Fenerbahçe’de kurumsallık çok iyi oturmalıdır.

Sportif direktörlük kurumu teknik direktör yiyen bir kurum olmamalıdır. Aykut Kocaman’dan gördüğümüz durum Emre Belözoğlu’da da vücut buldu. Eğer bir kulüpte başarısızlık varsa bu sportif direktörlerin başarısızlığıdır. Eğer Erol Bulut başarısız oluyorsa eğer yapılan transferler başarısız oluyorsa bunun faturası öncelikle Emre Belözoğlu’na kesilmelidir. Hoca ve oyuncu tercihlerinde bu kadar başarısız olan bir ismin teknik direktörlük konusunda başarılı olacağına nasıl ikna oluyorsunuz!

Ali Koç önümüzdeki kongrede yeniden seçilir muhtemelen çünkü bu kadar büyük bir borç yükünün altına kimse girmek istemez. Ali Koç yeniden seçildiğinde eğer Emre Belözoğlu ile devam ederse Fenerbahçe’yi önümüzdeki sezon yine büyük bir hüsran bekliyor. Emre Belözoğlu’nu son maçlarda izlediğim kadarıyla futbolcularla sadece bir ağabeylik ilişkisi var. Bu ilişki çok uzun süre devam edemez. Emre futbolculuk kariyerinde çok iyi takımlarda çok iyi hocalarla çalışmış olabilir. Ama teknik direktörlük bambaşka bir kurumdur. Ağabeylik ise 80 ve 90’lı yılların arabesk kavramıdır. Emre Belözoğlu, taktik ve oyuncu değişiklikleri konusunda çok başarısız. Gustavo gibi bir oyuncuyu yedek bırakıp Mesut Özil ile oynaması ne kadar büyük bir vizyonsuzluğa sahip olduğunu gösterir. Fenerbahçe’nin önümüzdeki sezon çok iyi kariyerli bir hoca ile anlaşması gerekiyor. Emre’nin asla sportif direktörlüğe tekrar dönmemesi gerekiyor.

Emre Belozoğlu’nun Fenerbahçe’deki kariyerine en az 7-8 yıl ara verilmesi gerekiyor. Fenerbahçe’ye Lucescu gibi tecrübeli çok bilgili bir hoca lazım. Lucescu Fenerbahçe’yi hem gelecek yıl şampiyon yapar, hem de Ali Koç’a zaman kazandırır. Önümüzdeki sezon da başarısızlık gelmezse Ali Koç’un Fenerbahçe kariyeri bir daha başlamamak üzere biter.

Fenerbahçe’ye çok fazla oyuncu transferine de gerek yok. Fenerbahçe’nin her mevkide oyuncusu var zaten. Defans oyuncularına takviye yapılabilir. Caner’in hemen gönderilmesi gerekiyor. Gökhan Gönül’e jübile yapılması gerekiyor. Attila’nın yanına iyi bir stoper alınabilir.

Sağ bek ve sol beke altnernatifler alınabilir. Ama ofansif anlamda bence bir eksiklik yok. Oyun düzenine göre Samatta, Cisse, Thiam ve Valencia çok iyi forvetler olabilirler. Eğer iyi bir taktik ve sistem yoksa siz dünyanın en iyi forvetini de getirseniz iş yapmaz.

Haftaya Galatasaray’ı değerlendireceğiz. Görüşmek üzere…