“Yine toplumu ikiye bölen bir kadın meselesi. Bildiğiniz kadın meselesi de değil üstelik. Adet döngüsünden tutun da kadına şiddete kadar geniş bir yelpazede. Gerçekten Orkid yeni reklam videosunda bize ne anlatmak istedi? Biz neler hatırladık? Okuyalım.”

Hiç yoğun bir gündemimiz yokmuş gibi Orkid reklam videosu kasıp kavurdu ortağı. Reklamda, Türkiye’de pedlerin gazete kağıdına sarılarak satıldığı vurgulanıyor ve kadının toplumdaki yeri(!) ambalaj üzerine yerleştiriliyor. Bu toplumdaki yere, ister tecavüz haberlerini ekleyin isterseniz kadına şiddeti. Hal böyle olunca bizler de her zamanki gibi ikiye bölündük. Bir kısmımız pedlerin gazete kağıdına sarılmadığını söyledi; hatta yanına Türkiye’nin aşağılandığını (bu reklamın uluslararası alanda bilinçli bir karalama kampanyası olduğunu) belirtti.  Bir kısmımız ise ‘Durum budur, ne acı’ dedi. Şahsen ben reklamın İngilizce’de de verilmiş olmasını garipsedim. Malum anadilimiz Türkçe!
Video üzerine sorulacak çok soru var aslında. Reklam kadın meselesini bir pazarlama haline mi getiriyor? Reklam neden İngilizce veriliyor? Reklamda bahsedildiği gibi kadınlar hala pedlerinin gazete ile kaplanmasını mı istiyor? Bu gazeteye sarma işi sadece Türkiye’de mi oluyor? Cevaplar, kişiden kişiye, yöreden yöreye hatta ülkeden ülkeye değişebileceği için fazla yorumda bulunamıyorum.
Bir kadın olarak kendime ve yaşadıklarıma baktığımda ise bu meseleye farklı bir açıdan yaklaşmak istiyorum. Gerçekten merak ediyorum, kaçımızın evinde ped ya da tamponlarımız kolayca görülebilecek, erişebilecek bir yerde duruyor? Veya kaçımız işyerinde ped değiştirme vakti gelince eline rahatlıkla pedini alıp tuvalete gidebiliyor? Pantolon cepleri, kazak içleri tanıdık gelmiştir belki kimilerimize. Küçüklüğümüzü düşünün… Kaçımız sanki marketten su alırcasına rahat bir ses tonuyla pedimizi alabildik? Kaçımız karnımız ağrıdığında babamıza, abimize bunu rahatlıkla ifade edebildik? Kaçımız ped reklamı çıkınca kanal değiştirmedik?
Regl halk dilinde adet olmak hep ‘saklanılması gereken çirkin bir hastalık’ olarak görülmedi mi? Oysa ki bu biyolojimizin bir gerekliliği… Oysa ki hapşırmak, nefes almak kadar hayatımızın içinde olan doğal bir süreç. Hatta düzensiz olması ya da hiç olmaması ciddi bir sağlık problemi.
Gazetelere sarılsın ya da sarılmasın genelde utanmadık mı bu durumdan? Ortaokul yıllarında yine Orkid’in yılda bir iki kez düzenlediği bilinçlendirme eğitimlerinde, eğitim sonrasında erkeklere maskara olmadık mı? Peki nereden geliyor bu utanç? Kültürümüzden mi? Cinsel eğitimin zamanında ve yeterli verilmemesinden mi? Cinselliğin ve insan vücudunun kadın ve erkeklerde farklılık gösteren işlevlerinin kabul edilmemesinden mi? Mesela kaç erkek prezervatif alırken rahat? Kaç hamile kadın dışarda gezerken rahatsız edici bakışlara maruz kalmıyor? Kaç emziren anne, kalabalıkta çocuğunu beslerken memesini kapatıyor? Kaç kadın ped alırken pedinin gazeteye sarılmasını istiyor?
Bu soruları bizlere tekrardan hatırlatması ve hatırlatırken de kadın hakları ihlalini gözümüze sokması açısından reklamı faydalı buldum. Hatta böyle bir reklamı yaparak büyük bir risk alan P&G grubuna ait Orkid’i taktir ettim. Kadın hassas bir konu; kadın hakları da… Aslına bakarsanız, bu pedten utanma meselesi sadece bizim değil; cinselliği ve kadın vücudunu tabu olarak gören birçok ülkenin ortak problemi.
Bu tabuyu nasıl yıkacağımıza gelirsek. Elbette ki aile ve toplumu içine alan eğitim politikalarıyla. Kız ve erkek çocuklarımız, beraber, vücutları hakkında yeterli bilgiye erken yaşlarda ulaşırsa geleceğin anne ve babalarını bilinçlendirmiş oluruz. Böylelikle, bu tabu zaman içerisinde yok olmaya başlayacaktır. Sadece zamanında ve doğru eğitime ihtiyaç var; gazete kağıtlarına değil.