26 Kasım 2020, Perşembe

Kadının kadına yaptığı zulüm!

Bunlar da var

Korona bile şaşırdı!

Evlere şenlik bir memleketiz… Acınacak haldeyiz… Ama öyle şeyler oluyor ki, Halimizi unutup, gülmekten geberiyoruz! Malumunuz, Pandemi telaşı dünyayı sardı… Biz de milletçe Korona ile...

Dijital arınmanın güncesi: 21 gün nasıl geçti?

Sosyal medya, eylemleri yönlendirme konusunda oldukça etkili kabul, fakat medya okuryazarı bir birey eleştirel bakış açısını sosyal medya kullanımı...

Deprem travması ve çocuk hakları

İzmir’ime kocaman bir geçmiş olsun dilerken, bu depreme dair Elif ve Ayda’nın kurtuluş hikayeleri hepimizin aklında kalacak. Şükür ki...

Instagram’da bir sosyal medya fenomeninin, birkaç gün önce yayınladığı bir videosu birçok ünlü ünsüz kişi gibi beni de çok hüzünlendirdi. Videoda kendisine, “Neden çocuk yapmıyorsunuz?” diye gelen olumsuz eleştirilere isyan ediyordu. Kendinde ‘doğuştan bir problem olduğunu’ ve çocuk sahibi olamayacağını belirtiyordu. Bu kadar özelini paylaşması rahatsız ediciydi. Ancak bu kadını bu raddeye getiren neydi? Gelin, bu kızcağız üzerinden kadının kadına yaptığı şiddeti ele alalım.

Doksanlı yıllara şöyle bir döndüğümüzde, bir ünlüye kartpostalını imzalatabilmek için konser öncesi ya da sonrası bir fırsat kollar, onları uzaktan görmenin heyecanını yaşardık günlerce. Sosyal medyanın hayatımıza balıklama girmesiyle beraber artık ünlüler bir tık uzağımızda. Canımız sıkkınken, onların profillerine istediğimiz olumsuz eleştiriyi, hatta küfrü yazabilir; mutluysak yorum köşesine istediğimiz kadar kalp bırakabilir, hatta DM üzerinden tacizlerde bulunabiliriz. Ne de olsa bir klavye kadar uzağız onlara ve her şeyi yazma hakkını kendimizde bulmaktayız aklımızca.

Ünlü ünsüz aslında çoğumuz, özellikle hemcinslerimiz tarafından zorbalığa uğruyor; sorular zaman zaman iyi niyet barındırsa da inciniyoruz. Daha sevgilimiz yokken gelen, ‘Sevgilin var mı?’ sorusunu, sevgilimizle beraber olduğumuz an ‘Ne zaman evleneceksiniz?’ sorusuyla değiştirirler. Tabi arada birbirlerini tanımak için beraber yaşayan çiftler, toplum tarafından mimlenir bir de. Evlenir evlenmez, ‘Ne zaman çocuk yapacaksınız? sorusu dillerde dolanır. Akrabasından arkadaşına kuaföründen komşusuna kadar herkes bir merak içindedir ve sevişme hayatlarımızla bizden çok ilgilenmektedir. Çocuk sahibi olmaya karar verdiğimizde, ‘Çatır çatır normal doğuracaksın deme, sezaryen tüh kaka’ denir. Çocuk doğar, ‘Emziriyorsundur inşallah’ diye bilgiçlik taslanır lohusalı kadına. Çocuk büyür, ‘Buna bir kardeş lazım, tek başına çocuk olmaz’ diye devam edilir.  Bir yetmez, iki yetmez, üç çocuğa anca tamam denilir; o çocuklara güzel bir hayat sunup sunamayacağımız önemsenmeden. Ya da bambaşka bir senaryoda çiftimiz çocuk sahibi olmamaya karar verir. Sonrasında gelsin dedikodular, ‘Çocukları mı olmuyormuş; kadında kusur mu varmış? Bir tane çocuğu yapamazlar mıymış? Tüp bebek denesinlermiş…’ Anlayacağınız, o arsız ve hadsiz isteklere maruz kalan zavallı kadının çilesi hiç bitmez; hiçbir zaman da kimseyi memnun edemez. Hani kız kardeşlik, kadın dayanışması falan diyoruz ya. O bir yere kadar… Tabi ki yeri geldiğinde, kocası, sevgilisi, ailesi ya da yaşadığı toplumun herhangi bir bireyi tarafından zarar görmüş kadının sesi oluyoruz, bir Şule Çet ya da Özgecan Aslan gibi… Ama arta kalan vakitlerde bizler de hemcinslerimize zaman zaman baskılar, karalamalar, dedikodular, o kadını yetersiz ve değersiz hissettirecek yorumlar yapmıyor muyuz? İki laf arasında gülerek bir şeyler demiyor muyuz? Bazen yaptığımızın farkına varıp ‘iyi niyettendir canım’ diye savunmaya geçmiyor muyuz?

- Advertisement -

Eskiden mahalle baskısı vardı, şimdi ise yerini sosyal medya baskısı aldı. Çocuk yapmaktan tutun da tayt giyip fotoğraf çektirmeye, başörtüsü takıp takmamaktan tutun da kürtaj yaptırıp yaptırmamaya kadar herkesin herkes üzerinde acımasız bir baskısı var, haddini aşan.

Oysa ki bu sorulara ve baskılara maruz kalan kadının iç dünyasında neler olduğunu bilmeyiz. Belki o kadın erkeklerden değil de kadınlardan hoşlanıyordur. Belki o kadın anne olmayı tercih etmiyordur; kedisiyle, bahçesiyle, doğayla vakit geçirmeyi daha anlamlı buluyordur. Belki o kadının sağlık problemleri vardır, istese de hamile kalamıyordur. Belki o kadın doğursa bile çocuğunu sevemeyeceğinden korkuyordur. Belki o kadının hayattaki önceliği bambaşkadır, bir çocuğa vereceği emeği onlarca çocuğa vermek istiyordur. Belki maddi zorluk çekiyordur, belki de küçüklükten kalan travmaları geleceğini ve kararlarını etkiliyordur. Ne biliyoruz ki?

Keşke işimiz gücümüz zorbalık yapmak yerine anlayış göstermek olsaydı. Keşke işimiz gücümüz boş keseden atmak yerine başkalarının özeline karışmamak olsaydı. İnsanları rahat bırakmak, tercihlerini sorgulamamak çok kolay aslında. Denemesi de bedava.

Manşet

Kuran kursunda cinsel istismar iddiası

Süleymancılar tarikatına ait olduğu belirtilen Zümrütevler Kuran Kursu’nda çocukların cinsel istismara maruz bırakıldığı iddia edildi. Yaşananlar yargıya taşınırken suç...

Çok Okunanlar

Maradona’nın ölüm nedeni belli oldu

Arjantin'de dün hayatını kaybeden efsane futbolcu Diego Armando Maradona'ya yapılan otopsinin ardından Maradona'nın ölüm nedeni belli oldu. Maradona'ya yapılan otopsinin ön raporunda, eski futbolcunun uyurken...

Koca: Semptom göstermeyen vakalar da tabloya yansıyacak

Bilim Kurulu Toplantısı sonrasında basın toplantısı düzenleyen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bu süreçten sonra semptom göstermeyen pozitif vakaların da verilere yansıtılacağını söyledi. 25 Kasım...

Erdoğan’dan Bülent Arınç’a: “Beni rencide etti”

AKP grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bülent Arınç'ın açıklamalarına ilişkin "Beni rencide etti" diye konuştu. Yerli aşı çalışmalarına da değinen Erdoğan, "En geç Nisan'da...

CHP’li Adıgüzel, üç büyük şehirdeki koronavirüs vefat sayısını açıkladı

CHP Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel Ankara, İstanbul ve İzmir'de 24 Kasım'da 325, Mart ayından bu yana ise 16 610 kişinin koronavirüs nedeniyle vefat ettiğini...

Son Haberler

Kuran kursunda cinsel istismar iddiası

Süleymancılar tarikatına ait olduğu belirtilen Zümrütevler Kuran Kursu’nda çocukların cinsel istismara maruz bırakıldığı iddia edildi. Yaşananlar yargıya taşınırken suç duyurusunda kurstaki hocaların olayı gizlemeye...

Sözcü gazeteci yazarı Doğru: “Bülent Bey de gitti, sıra kime geldi?”

Bülent Arınç’ın istifasını bugünkü köşesine taşıyan Sözcü gazetesi yazarı Necati Doğru, "Zaman zalim bir elek Bülent Bey'i de eledi" ifadelerini kullandı. AKP kurucularından Bülent Arınç’ın...

Deniz Zeyrek ile tartışan Mete Yarar canlı yayını terk etti

Sözcü gazetesi yazarı Deniz Zeyrek ile HaberTürk Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar arasında canlı yayında gerginlik yaşandı. Yarar, Zeyrek'in kendisine fare demesine sinirlenerek yayını...

Japonya’da vaka artış hızı önlenemezse yeni yıl öncesi OHAL gelebilir

Japonya'da kabinenin Covid-19 Tedbirlerinden Sorumlu Üyesi Nişimura Yasutoşi, yeni yıl tatilinden önce yoğun seyahat trafiğine karşı gerekli önlemlerin alınması gerektiğini söyledi. Japonya'da koronavirüs (Covid-19) vaka...

Buna Benzer