31 Mayıs 2020, Pazar

Kadının kadına yaptığı zulüm!

Bunlar da var

# HIV statümü paylaşmak zorunda değilim

1 Aralık geride kalırken bize üzerine uzun uzun düşünüp, uzun uzun konuşacak bir gündem bıraktı. Ne tartışılıyor, ne tartışılmalı?...

Çocuk istismarının affı olmaz!

“Çocuklara yönelik cinsel istismara yönelik af düzenlemesi” diye bir şeyler gözüme çarpıyor son günlerde. Diyarbakır’dan Balıkesir’e, Ankara’dan Mardin’e, Türkiye’nin...

Protest Rap Hep Vardı, Aramıza Hoş Geldiniz

"Malzemesini ve ilhamını sokaktan alan bir müzik türünün toplumsal olaylara duyarsız kalması beklenemezdi ve hiçbir dönemde de kalmadı. Uzun...

Instagram’da bir sosyal medya fenomeninin, birkaç gün önce yayınladığı bir videosu birçok ünlü ünsüz kişi gibi beni de çok hüzünlendirdi. Videoda kendisine, “Neden çocuk yapmıyorsunuz?” diye gelen olumsuz eleştirilere isyan ediyordu. Kendinde ‘doğuştan bir problem olduğunu’ ve çocuk sahibi olamayacağını belirtiyordu. Bu kadar özelini paylaşması rahatsız ediciydi. Ancak bu kadını bu raddeye getiren neydi? Gelin, bu kızcağız üzerinden kadının kadına yaptığı şiddeti ele alalım.

Doksanlı yıllara şöyle bir döndüğümüzde, bir ünlüye kartpostalını imzalatabilmek için konser öncesi ya da sonrası bir fırsat kollar, onları uzaktan görmenin heyecanını yaşardık günlerce. Sosyal medyanın hayatımıza balıklama girmesiyle beraber artık ünlüler bir tık uzağımızda. Canımız sıkkınken, onların profillerine istediğimiz olumsuz eleştiriyi, hatta küfrü yazabilir; mutluysak yorum köşesine istediğimiz kadar kalp bırakabilir, hatta DM üzerinden tacizlerde bulunabiliriz. Ne de olsa bir klavye kadar uzağız onlara ve her şeyi yazma hakkını kendimizde bulmaktayız aklımızca.

Ünlü ünsüz aslında çoğumuz, özellikle hemcinslerimiz tarafından zorbalığa uğruyor; sorular zaman zaman iyi niyet barındırsa da inciniyoruz. Daha sevgilimiz yokken gelen, ‘Sevgilin var mı?’ sorusunu, sevgilimizle beraber olduğumuz an ‘Ne zaman evleneceksiniz?’ sorusuyla değiştirirler. Tabi arada birbirlerini tanımak için beraber yaşayan çiftler, toplum tarafından mimlenir bir de. Evlenir evlenmez, ‘Ne zaman çocuk yapacaksınız? sorusu dillerde dolanır. Akrabasından arkadaşına kuaföründen komşusuna kadar herkes bir merak içindedir ve sevişme hayatlarımızla bizden çok ilgilenmektedir. Çocuk sahibi olmaya karar verdiğimizde, ‘Çatır çatır normal doğuracaksın deme, sezaryen tüh kaka’ denir. Çocuk doğar, ‘Emziriyorsundur inşallah’ diye bilgiçlik taslanır lohusalı kadına. Çocuk büyür, ‘Buna bir kardeş lazım, tek başına çocuk olmaz’ diye devam edilir.  Bir yetmez, iki yetmez, üç çocuğa anca tamam denilir; o çocuklara güzel bir hayat sunup sunamayacağımız önemsenmeden. Ya da bambaşka bir senaryoda çiftimiz çocuk sahibi olmamaya karar verir. Sonrasında gelsin dedikodular, ‘Çocukları mı olmuyormuş; kadında kusur mu varmış? Bir tane çocuğu yapamazlar mıymış? Tüp bebek denesinlermiş…’ Anlayacağınız, o arsız ve hadsiz isteklere maruz kalan zavallı kadının çilesi hiç bitmez; hiçbir zaman da kimseyi memnun edemez. Hani kız kardeşlik, kadın dayanışması falan diyoruz ya. O bir yere kadar… Tabi ki yeri geldiğinde, kocası, sevgilisi, ailesi ya da yaşadığı toplumun herhangi bir bireyi tarafından zarar görmüş kadının sesi oluyoruz, bir Şule Çet ya da Özgecan Aslan gibi… Ama arta kalan vakitlerde bizler de hemcinslerimize zaman zaman baskılar, karalamalar, dedikodular, o kadını yetersiz ve değersiz hissettirecek yorumlar yapmıyor muyuz? İki laf arasında gülerek bir şeyler demiyor muyuz? Bazen yaptığımızın farkına varıp ‘iyi niyettendir canım’ diye savunmaya geçmiyor muyuz?

Eskiden mahalle baskısı vardı, şimdi ise yerini sosyal medya baskısı aldı. Çocuk yapmaktan tutun da tayt giyip fotoğraf çektirmeye, başörtüsü takıp takmamaktan tutun da kürtaj yaptırıp yaptırmamaya kadar herkesin herkes üzerinde acımasız bir baskısı var, haddini aşan.

Oysa ki bu sorulara ve baskılara maruz kalan kadının iç dünyasında neler olduğunu bilmeyiz. Belki o kadın erkeklerden değil de kadınlardan hoşlanıyordur. Belki o kadın anne olmayı tercih etmiyordur; kedisiyle, bahçesiyle, doğayla vakit geçirmeyi daha anlamlı buluyordur. Belki o kadının sağlık problemleri vardır, istese de hamile kalamıyordur. Belki o kadın doğursa bile çocuğunu sevemeyeceğinden korkuyordur. Belki o kadının hayattaki önceliği bambaşkadır, bir çocuğa vereceği emeği onlarca çocuğa vermek istiyordur. Belki maddi zorluk çekiyordur, belki de küçüklükten kalan travmaları geleceğini ve kararlarını etkiliyordur. Ne biliyoruz ki?

Keşke işimiz gücümüz zorbalık yapmak yerine anlayış göstermek olsaydı. Keşke işimiz gücümüz boş keseden atmak yerine başkalarının özeline karışmamak olsaydı. İnsanları rahat bırakmak, tercihlerini sorgulamamak çok kolay aslında. Denemesi de bedava.

Manşet

Beyaz Saray önünde göstericilere polis müdahalesi

ABD'nin Minneapolis kentinde ırkçı bir polis tarafından boğularak öldürülen George Floyd için düzenlenen gösteriler Beyaz Saray'a sıçradı. Göstericiler ile...

Çok Okunanlar

Youtuber çift evlat edindikleri 4 yaşındaki otizmli çocuğu terk etti

Amerikalı youtuber çift Myka ve James Stauffer, 3 yıl önce Çin'den evlatlık edindikleri 4 yaşındaki otizmli Huxley'yi başka bir aileye verdiklerini açıkladı. Kanalın birçok...

ABD’de göstericiler Ohio Eyalet Binası’na girdi

ABD'de George Floyd'un bir polis tarafından öldürülmesinin ardından başlayan gösterilerde protestocular Ohio Eyalet Binası'na girdi. George Floyd'un ırkçı bir polis tarafından öldürülmesinin ardından başlayan gösteriler...

Öldürülen kaymakamın abisinden büyük iddia

Mardin'in Derik ilçesine kayyum olarak atandıktan sonra 10 Kasım 2016'da makamında bombalı saldırı ile hayatını kaybeden Muhammed Fatih Safitürk'ün davasında önemli bir iddia ortaya...

İçişleri Bakanlığı seyahat sınırlamasını kaldıran genelgeyi yayınladı

İçişleri Bakanlığı, seyahat kısıtlamasının kaldırılmasıyla ilgili genelge yayımladı. Genelgeye göre, büyükşehir statüsündeki 14 il ve Zonguldak'taki şehir giriş-çıkış kısıtlaması, 31 Mayıs Pazar günü saat...

Son Haberler

ABD’de göstericiler Ohio Eyalet Binası’na girdi

ABD'de George Floyd'un bir polis tarafından öldürülmesinin ardından başlayan gösterilerde protestocular Ohio Eyalet Binası'na girdi. George Floyd'un ırkçı bir polis tarafından öldürülmesinin ardından başlayan gösteriler...

Siirt kayyumu kütüphane yıktı

Siirt Belediyesi'ne atanan kayyum, Celadet Ali Bedirxan Kütüphanesi’ni herhangi bir gerekçe göstermeden yıktı. Kayyum olarak atandığı gün belediyeye dev bir Türk Bayrağı asan Siirt Belediyesi...

Space X’in ilk insanlı roketi başarılı bir şekilde fırlatıldı

Elon Musk'ın kurucusu olduğu Space X ve NASA'nın ortak ilk insanlı roketi Crew Dragon, başarılı bir şekilde yörüngeye fırlatıldı. Space X ve NASA'nın ortak çalışmasının...

dokuz8 GÜN SONU| 30 Mayıs 2020’nin öne çıkan haberleri

dokuz8HABER olarak 30 Mayıs’ta öne çıkan gelişmeleri sizler için derledik. Demirören Medya’nın aldığı karara göre Hürriyet, Milliyet ve Posta gazeteleri artık basılı olarak çıkmayacağı iddia...

Buna Benzer