2 Haziran 2020, Salı

Ulusaldan küresele bir tuvalet kağıdı meselesi

Bunlar da var

Korona korkusu ve küresel ısınma korkusu

"Zaman, bütüncül bakabilmek, hele de sıcağı sıcağına bir korona tokatı yemişken silkinip kendimize gelme zamanı sanki. Hatta belki de...

Gazeteye saklanan ayıp

"Yine toplumu ikiye bölen bir kadın meselesi. Bildiğiniz kadın meselesi de değil üstelik. Adet döngüsünden tutun da kadına şiddete...

Koronavirüs yolculuğunda ruh sağlığını korumak

Hepimiz aynı teknenin yolcularıyız! Şiddetli bir fırtınaya tutulduk. Sağlam ve sağlıklı kalmak birey olarak sadece birimize değil, her birimizin...

Birlik ve beraberliğe fazlasıyla arz-ı hâcet eylediğimiz bu olağanüstü günlerde bir Anadolu kentinin büyükşehir belediye başkanı, belediyenin iştiraki olan süper market zincirinin deposunda gazetecilere: “Endişelenmesin hemşehrilerim, tüm şehre yetecek kadar tuvalet kâğıdı stokumuz mevcut!” Diyerek tuvalet kâğıdı paletleri önünde arz-ı endam eyledi. Bizler evlerimizde nekşflişlerimizi izleyip tarçınlı detox çaylarımızı yudumlarken yine bizler için ekmeğimizden suyumuzdan kısarak tuvalet kâğıdı stoklayan “Anadolu Kaplanı” başkana teşekkür etmeyecek miyiz?

Üzgünüm ama çok istesek de etmeyeceğiz, edemeyeceğiz.

Sağlığımızı emanet ettiğimiz, sürdürülebilirliği koruyan ve tedarik zincirinin bozulmasını önleyen özetle dünyanın hâlâ yüzü suyu hürmetine döndüğü emekçilerin; ayyuka çıkmış problemlerinin müsebbibi bu zihniyet olduğu müddetçe teşekkür hakkımızı asgari şartlarda azami alın teri sarf eden insanlardan yana kullanmaya devam edeceğiz. İşsizlikle, adaletsizlikle, açlıkla ve hatta ölümle mücadele eden insanların tuvalet kâğıdından daha önemli ve temel ihtiyaçları olduğu gerçeğini anlamayan, anlamak istemeyen ya da duyarsızlığı alışkanlık edinmiş bürokrasinin bu gerçekle yüzleşmesini sağlamak için çalışıp didineceğiz. Sonra ne mi olacak?

Güzel günlerin geleceği vaadi ile sorunları sümen altı etmeye alışmış bu karanlığa dünün, bugünün ve yarının hesabıyla birlikte koronanın sadece virüs, kapitalizmin ise pandemiye dönüştüğü gerçeğini hatırlatacağız. Hong Kong metrosunda duvarı süsleyen manidar yazıyı da ricacı arzuhallerimize ekleyerek sesleneceğiz:

“Normale dönemeyiz çünkü eski normalimiz sorunun tam da kendisiydi.”

SORUNUN KENDİSİ

“Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır.”

1948’de dünyanın üzerinde mutabık kaldığı İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 25. Maddesinden bu cümle. Bugün ne yazık ki sağlık ve refahı için tıbbi bakım hakkına dünyanın birçok ülkesinde insanların yeterince erişebildiğini söylemek zor. Yasa yapıcılar sağlık politikalarını aktüerya standartlarından öteye götüremeyecek kararlar alırken uygulayıcı devlet mekanizmaları ise salgın durumunda dahi insanının tıbbi bakım hakkını, finansal talihin yanında konumlandırıyor. Yetersiz sağlık personeli, düzensiz sağlık hizmet ağı, eksik tıbbi ekipman, çalışanların sorunları, çalışamayanların talepleri ilk bakışta hemen gözümüze çarpıyor. Neoliberal kurumların dayattığı tasarruf tedbirlerinin uygulandığı ülkeler başta olmak üzere ulusal sağlık sistemleri tek tek başarısız sınavlar veriyor. Eşitsizlik üzerine kurulu küresel sistemde bazı ülkeler gıda zinciri dahilinde diğer ülkeleri acımasızca barış dönemlerinde de acil durum dönemlerinde de sömürmekten geri durmuyorlar. Ciddi kriz koşullarında kapitalist ülkeler dayanışmaya dair söyledikleri her şeyi çöpe atıyorlar ve “Her koyun kendi bacağından asılır.” Diyorlar. Belli ki havalimanı depolarında birbirlerinin maskelerini çalan ülkelerin terörize uluslararası ilişkileri derdimize derman olamıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün kriz süresince tüm iyi niyetli ve tutarsız beyanları da pek ümit yeşertici durmuyor. İşte sorunun tam da kendisi bu noktada başlıyor. İnsanlar faydasız sisteme karşı kendince, bencilce önlemler alıyor. Küresel salgın, bir yandan da bireycilikle ortak menfaat arasındaki çelişkinin belirginleşmesini sağlıyor. Birey, bugün her alanda ve her anlamda stok yapmayı hayatta kalmak için mantıklı buluyor. Oysa bu türden bir strateji gizli bir kıtlığa yol açıyor, toplumsal paniğe ve sosyal sermayenin kaosuna sebep oluyor. Patronlardaki ve yöneticilerdeki açgözlülük ve herkesin yüzleştiği felâketi kâr elde etmek için kullanmaksa milyonların nefretini körüklüyor.

Tüm bu tespitler ışığında yeni yaşam inşası adına bazı gerçekler umut verici olabilir. Belki çelişkili gelecek ama insanların kendilerini tecrit etmeleri yeni bir kolektivite biçimini hayata geçirmeleri konusunda gerekli etkiyi sağlayabilir. Sorunun tam da çözümü işte bu noktada başlıyor.

SORUNUN ÇÖZÜMÜ

Artık sağlık sistemimizin işleyiş tarzını değiştirmenin vaktidir. Korona virüs krizi, ortak menfaatin özel şirketlerin kârları karşısında öncelikli kılınmasını şart koşmaktadır. Virüsün hızla yayılmasına mâni olmak ve ölü sayılarının artışını durdurmak için gerekli araçlara sahip olmak amacıyla acilen kararlı adımlar atılmalı, Global Sağlık Hizmetleri’ni ilk gündem maddesi olarak ele almalıyız.

Bir an önce özel işletmelerin ve piyasanın halka hizmet noktasında asli aktör olduğunu söyleyen anlayış terk edilip, devletin toplumsal güvenlik ağı haline gelmesini savunan birtakım görüşler benimsemeliyiz. Bu da bizim sağlık gibi kamusal hizmetlerin nasıl işlediği konusunda söz söylememizi ve şu sorulara cevap vermemizi gerekli kılıyor:

Krizlere hiçbir şekilde direnç geliştiremeyen, özel şirketlerin eteğine tutunmuş, şirketlerin çıkarlarını öncelikli gören bir sistemi devam ettirmek istediğimizden emin miyiz? Yoksa ortak menfaati, kamunun güvenliğini ve halka hizmeti öncelikli gören bir sisteme mi geçmek istiyoruz?

Korona virüs krizi, mevcut sistemdeki çatlakları açığa çıkarttı. Şimdi bu çatlakları yeni bir modele başvurarak kapatmak zorundayız. Aksi takdirde karantinanın sağladığı bu sakinlik, devletleri ve bizleri aldatmamalı. Çünkü görebildiğimiz kadarıyla São Paulo’nun favelalarında, Paris’in banliyölerinde ve Los Angeles’ın gecekondu mahallelerinde yaşayan milyonların öfkesi gün geçtikçe harlanmakta, alevler ise artık evlerin duvarlarından evlerin içine sızıyor. Herkes, bu yangının sokakları saracağı ve devlet ile zenginlere şu sorunun sorulacağı günü bekliyor: “Tüm bunların yaşanmasına nasıl izin verdiniz?”

Manşet

Toplam vaka sayısı 165 bine yaklaştı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüs verileri açıkladı. Son verilere göre ölü sayısı 4563'e, vaka sayısı ise 164 bin 769'a...

Çok Okunanlar

Bir ‘süper bulaştırıcı’ vakası da Diyarbakır’dan: 54 kişiye virüs bulaştırdı

Koronavirüs salgınında normalleşme dönemine girildi ancak salgın ve yayılması devam ediyor. Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesinde bir mahallede 55 kişide koronavirüs tespit edildi. Yapılan incelemelerin ardından...

Diyarbakır Emniyetinde ‘işkence’ fotoğrafları

Diyarbakır'da polis memuru Atakan Arslan'ı öldürdüğü iddia edilen bir kişi gözaltına alındıktan sonra 'işkence' edildiğine dair fotoğraflar paylaşıldı. Fotoğrafları paylaşan kişi ise MHP Mersin Milletvekili...

İddia: Ankara’da bir genç, “Kürtçe müzik dinlediği” gerekçesiyle öldürüldü

Ankara’da nefret cinayeti. Ankara Etimesgut'ta yaşayan Barış Çakan adlı genç, iddiaya göre Kürtçe müzik dinlediği gerekçesiyle kalbinden bıçaklanarak öldürüldü. Mezopotamya Ajansı'ndan (Ma) Emrullah Acar'ın haberine...

Hacker grubu Anonymous’tan Erdoğan’a ‘Berkin Elvan’ örneğiyle tepki

Uluslararası hacker grubu Anonymous, Erdoğan'ın George Floyd'un öldürülmesini 'ırkçı saldırı' vurgusuyla kınadığı mesajlarına Berkin Elvan örneğini göstererek tepki gösterdi. Anonymous, Erdoğan'ın 29 Mayıs'ta attığı, "ABD’nin...

Son Haberler

Hrant Dink Vakfı’na ikinci tehdidin şüphelisi de yakalandı

Hrant Dink Vakfı'na tehdit mesajı gönderdiği belirlenen bir başka şüpheli İstanbul'da yakalandı. Şüphelinin çok sayıda suç kaydının olduğu tespit edildi. Hrant Dink Vakfı’na yönelik tehdit...

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Ebola paniği: 4 kişi hayatını kaybetti

Demokratik Kongo Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, ülkenin kuzey batısında ‘yeni bir ebola salgını’ görüldüğünü ve 4 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Ağustos 2018'de başlayan Ebola salgınının bittiğinin...

Halı sahalar 2,5 ay sonra tekrar açıldı

Koronavirüs nedeniyle 2,5 aydır kapalı olan halı sahalar, normalleşme dönemi kapsamında bugün açıldı. Koronavirüs önlemleri kapsamında 16 Mart tarihinde kapatılan ve yaklaşık 75 gündür kapalı...

Güvenlik personelinden Suriyeli çobana şiddet

Şanlıurfa'da hayvanları otlatan Suriyeli mülteci çobanın Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nde görevli bir güvenlik personeli tarafından ırkçı şiddete uğradığı anlar kameraya kaydedildi. Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde hayvanları...

Buna Benzer