5 Aralık 2020, Cumartesi

Ulusaldan küresele bir tuvalet kağıdı meselesi

Bunlar da var

Kaybeden HIV olacak: 1 Aralık 2020 Dünya AIDS Günü

Bugün 1 Aralık, Dünya AIDS Günü ve tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını için alınan önlemlerin arasında, HIV...

Korona bile şaşırdı!

Evlere şenlik bir memleketiz… Acınacak haldeyiz… Ama öyle şeyler oluyor ki, Halimizi unutup, gülmekten geberiyoruz! Malumunuz, Pandemi telaşı dünyayı sardı… Biz de milletçe Korona ile...

Dijital arınmanın güncesi: 21 gün nasıl geçti?

Sosyal medya, eylemleri yönlendirme konusunda oldukça etkili kabul, fakat medya okuryazarı bir birey eleştirel bakış açısını sosyal medya kullanımı...

Birlik ve beraberliğe fazlasıyla arz-ı hâcet eylediğimiz bu olağanüstü günlerde bir Anadolu kentinin büyükşehir belediye başkanı, belediyenin iştiraki olan süper market zincirinin deposunda gazetecilere: “Endişelenmesin hemşehrilerim, tüm şehre yetecek kadar tuvalet kâğıdı stokumuz mevcut!” Diyerek tuvalet kâğıdı paletleri önünde arz-ı endam eyledi. Bizler evlerimizde nekşflişlerimizi izleyip tarçınlı detox çaylarımızı yudumlarken yine bizler için ekmeğimizden suyumuzdan kısarak tuvalet kâğıdı stoklayan “Anadolu Kaplanı” başkana teşekkür etmeyecek miyiz?

Üzgünüm ama çok istesek de etmeyeceğiz, edemeyeceğiz.

Sağlığımızı emanet ettiğimiz, sürdürülebilirliği koruyan ve tedarik zincirinin bozulmasını önleyen özetle dünyanın hâlâ yüzü suyu hürmetine döndüğü emekçilerin; ayyuka çıkmış problemlerinin müsebbibi bu zihniyet olduğu müddetçe teşekkür hakkımızı asgari şartlarda azami alın teri sarf eden insanlardan yana kullanmaya devam edeceğiz. İşsizlikle, adaletsizlikle, açlıkla ve hatta ölümle mücadele eden insanların tuvalet kâğıdından daha önemli ve temel ihtiyaçları olduğu gerçeğini anlamayan, anlamak istemeyen ya da duyarsızlığı alışkanlık edinmiş bürokrasinin bu gerçekle yüzleşmesini sağlamak için çalışıp didineceğiz. Sonra ne mi olacak?

- Advertisement -

Güzel günlerin geleceği vaadi ile sorunları sümen altı etmeye alışmış bu karanlığa dünün, bugünün ve yarının hesabıyla birlikte koronanın sadece virüs, kapitalizmin ise pandemiye dönüştüğü gerçeğini hatırlatacağız. Hong Kong metrosunda duvarı süsleyen manidar yazıyı da ricacı arzuhallerimize ekleyerek sesleneceğiz:

“Normale dönemeyiz çünkü eski normalimiz sorunun tam da kendisiydi.”

SORUNUN KENDİSİ

“Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır.”

1948’de dünyanın üzerinde mutabık kaldığı İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 25. Maddesinden bu cümle. Bugün ne yazık ki sağlık ve refahı için tıbbi bakım hakkına dünyanın birçok ülkesinde insanların yeterince erişebildiğini söylemek zor. Yasa yapıcılar sağlık politikalarını aktüerya standartlarından öteye götüremeyecek kararlar alırken uygulayıcı devlet mekanizmaları ise salgın durumunda dahi insanının tıbbi bakım hakkını, finansal talihin yanında konumlandırıyor. Yetersiz sağlık personeli, düzensiz sağlık hizmet ağı, eksik tıbbi ekipman, çalışanların sorunları, çalışamayanların talepleri ilk bakışta hemen gözümüze çarpıyor. Neoliberal kurumların dayattığı tasarruf tedbirlerinin uygulandığı ülkeler başta olmak üzere ulusal sağlık sistemleri tek tek başarısız sınavlar veriyor. Eşitsizlik üzerine kurulu küresel sistemde bazı ülkeler gıda zinciri dahilinde diğer ülkeleri acımasızca barış dönemlerinde de acil durum dönemlerinde de sömürmekten geri durmuyorlar. Ciddi kriz koşullarında kapitalist ülkeler dayanışmaya dair söyledikleri her şeyi çöpe atıyorlar ve “Her koyun kendi bacağından asılır.” Diyorlar. Belli ki havalimanı depolarında birbirlerinin maskelerini çalan ülkelerin terörize uluslararası ilişkileri derdimize derman olamıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün kriz süresince tüm iyi niyetli ve tutarsız beyanları da pek ümit yeşertici durmuyor. İşte sorunun tam da kendisi bu noktada başlıyor. İnsanlar faydasız sisteme karşı kendince, bencilce önlemler alıyor. Küresel salgın, bir yandan da bireycilikle ortak menfaat arasındaki çelişkinin belirginleşmesini sağlıyor. Birey, bugün her alanda ve her anlamda stok yapmayı hayatta kalmak için mantıklı buluyor. Oysa bu türden bir strateji gizli bir kıtlığa yol açıyor, toplumsal paniğe ve sosyal sermayenin kaosuna sebep oluyor. Patronlardaki ve yöneticilerdeki açgözlülük ve herkesin yüzleştiği felâketi kâr elde etmek için kullanmaksa milyonların nefretini körüklüyor.

Tüm bu tespitler ışığında yeni yaşam inşası adına bazı gerçekler umut verici olabilir. Belki çelişkili gelecek ama insanların kendilerini tecrit etmeleri yeni bir kolektivite biçimini hayata geçirmeleri konusunda gerekli etkiyi sağlayabilir. Sorunun tam da çözümü işte bu noktada başlıyor.

SORUNUN ÇÖZÜMÜ

Artık sağlık sistemimizin işleyiş tarzını değiştirmenin vaktidir. Korona virüs krizi, ortak menfaatin özel şirketlerin kârları karşısında öncelikli kılınmasını şart koşmaktadır. Virüsün hızla yayılmasına mâni olmak ve ölü sayılarının artışını durdurmak için gerekli araçlara sahip olmak amacıyla acilen kararlı adımlar atılmalı, Global Sağlık Hizmetleri’ni ilk gündem maddesi olarak ele almalıyız.

Bir an önce özel işletmelerin ve piyasanın halka hizmet noktasında asli aktör olduğunu söyleyen anlayış terk edilip, devletin toplumsal güvenlik ağı haline gelmesini savunan birtakım görüşler benimsemeliyiz. Bu da bizim sağlık gibi kamusal hizmetlerin nasıl işlediği konusunda söz söylememizi ve şu sorulara cevap vermemizi gerekli kılıyor:

Krizlere hiçbir şekilde direnç geliştiremeyen, özel şirketlerin eteğine tutunmuş, şirketlerin çıkarlarını öncelikli gören bir sistemi devam ettirmek istediğimizden emin miyiz? Yoksa ortak menfaati, kamunun güvenliğini ve halka hizmeti öncelikli gören bir sisteme mi geçmek istiyoruz?

Korona virüs krizi, mevcut sistemdeki çatlakları açığa çıkarttı. Şimdi bu çatlakları yeni bir modele başvurarak kapatmak zorundayız. Aksi takdirde karantinanın sağladığı bu sakinlik, devletleri ve bizleri aldatmamalı. Çünkü görebildiğimiz kadarıyla São Paulo’nun favelalarında, Paris’in banliyölerinde ve Los Angeles’ın gecekondu mahallelerinde yaşayan milyonların öfkesi gün geçtikçe harlanmakta, alevler ise artık evlerin duvarlarından evlerin içine sızıyor. Herkes, bu yangının sokakları saracağı ve devlet ile zenginlere şu sorunun sorulacağı günü bekliyor: “Tüm bunların yaşanmasına nasıl izin verdiniz?”

Manşet

Köpeğe işkence eden kişiye 947 lira para cezası

Iğdır'da motosikletinin arkasına bağladığı köpeğe işkence eden İ.T. isimli kişiye sadece 947 lira para cezası verildi. Iğdır'da motosikletinin arkasına bağladığı...

Çok Okunanlar

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 4 il için uyardı: Risk devam ediyor

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Zonguldak, Ankara, Sivas ve Malatya'da koronavirüs salgınına yönelik riskin devam ettiğini belirtti. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Zonguldak, Ankara, Sivas ve Malatya valileri,...

Kızını cinsel istismara maruz bırakan erkekten “Hocalar caiz dedi” savunması

İstanbul Beykoz’da 17 yaşındaki çocuğunu cinsel istismara maruz bırakan Y.K. isimli erkek tutuklandı. İstanbul'da evli olduğu kadının hayatını kaybetmesinin ardından 17 yaşındaki kız çocuğunu cinsel...

Rus Youtuber hamile kız arkadaşının ölümüne neden oldu

Stas Reeflay isimli bir Rus YouTuber, bir izleyicisinin para teklifi üzerine hamile kız arkadaşını soğukta bekleterek ölümüne sebep olmakla suçlanıyor. Rusya'da Stas Reeflay adlı YouTuber'a...

Diyanet’ten ‘cuma namazı’ açıklaması

Koronavirüs salgın dolayısıyla 'cuma namazı' konulu bir açıklama yapan Diyanet İşleri Başkanlığı, "Bulaşıcı salgın hastalığa yakalananların ve teması' olanların cemaate katılmamaları ve karantina şartlarına...

Son Haberler

Köpeğe işkence eden kişiye 947 lira para cezası

Iğdır'da motosikletinin arkasına bağladığı köpeğe işkence eden İ.T. isimli kişiye sadece 947 lira para cezası verildi. Iğdır'da motosikletinin arkasına bağladığı köpeği iple çekerek işkence eden...

“2021 tam anlamıyla bir felaket olacak”

BM Dünya Gıda Programı (WFP) Direktörü David Beasley, dünyanın 2021’de son 75 yılın en kötü insani kriziyle karşı karşıya kalabileceğini kaydetti. Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP)...

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 4 il için uyardı: Risk devam ediyor

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Zonguldak, Ankara, Sivas ve Malatya'da koronavirüs salgınına yönelik riskin devam ettiğini belirtti. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Zonguldak, Ankara, Sivas ve Malatya valileri,...

İBB Sözcüsü Ongun, İstanbul’daki hafta sonu ulaşımına dair bilgi verdi

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Sözcüsü Murat Ongun, sosyal medyadan İstanbul'daki ulaşım saatlerinin güncellendiğini duyurdu. Sosyal medya hesabı Twitter'dan açıklama yapan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Sözcüsü Murat Ongun,...

Buna Benzer