29 Kasım 2020, Pazar

Zincirleme travma tamlaması

Bunlar da var

Korona bile şaşırdı!

Evlere şenlik bir memleketiz… Acınacak haldeyiz… Ama öyle şeyler oluyor ki, Halimizi unutup, gülmekten geberiyoruz! Malumunuz, Pandemi telaşı dünyayı sardı… Biz de milletçe Korona ile...

Dijital arınmanın güncesi: 21 gün nasıl geçti?

Sosyal medya, eylemleri yönlendirme konusunda oldukça etkili kabul, fakat medya okuryazarı bir birey eleştirel bakış açısını sosyal medya kullanımı...

Deprem travması ve çocuk hakları

İzmir’ime kocaman bir geçmiş olsun dilerken, bu depreme dair Elif ve Ayda’nın kurtuluş hikayeleri hepimizin aklında kalacak. Şükür ki...

Ruhsal travmalar; nesilden nesile aktarılabilir, dönüşebilir ve canlıdır. İşin ilginç ve yazımızı ilgilendiren yanı illa doğrudan başımıza da gelmesi gerekmiyor. Yani şiddete uğrayan bir kadın haberi izlediğimizde haberin servis şekliyle diğer kadınlar ve kendini kadın hisseden herkes ikincil travma yaşayabilir. Nasıl mı? Tam olarak şöyle…

Fiziksel ve ruhsal olarak yaranlamaya ve zarara sebep olan durumların tamamının “şiddet” olduğunu hemen hemen hepimiz biliyoruz; şiddete en fazla maruz kalanların kadın ve çocuklar olduğunu da…

Yapılan araştırmalar bu duruma neden olarak en çok ataerkil toplumsal düzen ve cinsiyet eşitsizliğini gösteriyor. Kendi toplumumuza baktığımızda ise şiddetin her türlüsüne maruz bırakılan kadınlar ve itip kakmayı, kırıcı laf söylemeyi, “sadece bir tokat”ı şiddetten saymayan, erkekliğini kutsayan adamlarla göz göze gelmemiz kaçınılmaz.

- Advertisement -

Peki ya travma bu işin neresinde? Beklenmedik bir anda gerçekleşen, yaşam bütünlüğünü tehdit eden, olay anında veya sonrasında kişinin korku, dehşet, çaresizlik, utanç ve suçluluk tepkilerine neden olan durumlar travmatik olabilir. Kesinlikle olur diyemeyiz; çünkü herkesin direnci ve dayanıklılığı farklıdır. Tüm bu farklılıklara rağmen şiddet, ruh sağlığı sorunları sebeplerindendir ve travmatik bir yaşam olayıdır.

Bununla birlikte alt başlıkta da bahsi geçen ikincil travma ise doğrudan ilgisi olmadığı halde kişiyi travmatize eden olaylardır. Bu sebepledir ki medya, ikincil travmada önemli bir etkendir. Özellikle şiddet haberlerinde kadını suçlayıcı, aşağılayıcı ve hedef gösteren alt diliyle birlikte kullanılan görseller (ör: kolları bağlı bir şekilde başını dizlerinin üzerine dayamış çaresiz bir kadın), ataerkil yapının en büyük destekçisidir. Hatta bu duruma ekran travması da denilmektedir.

Kitle iletişim araçlarını gün içerisinde bireysel olarak çok fazla kullananların, gündem konularını içselleştirmesinin kolaylaştığı araştırmalarla sabit. Örneğin; “gece geç saatte alkollü olduğu söylenen kadın..” cümlesi, okuyucu/izleyici farkında olsun ya da olmasın içselleştirilmesi istenen ataerkil yapının en cinsiyetçi düşüncelerinden biridir. Maalesef ki haberi takip edenlerin çoğunun farkında olmadığını haberin altına yapılan yorumlardan anlamak mümkün.

Medya, kadın haklarını gözetmese neden o kadar çok haber yapsın ki?

Zaman zaman kadına şiddet haberlerinin çok fazla sunulmasının nedeni de duyarsızlaştırma çabasından başka bir şey değil. Bunu en açık şekilde haberin sunumundan
anlayabiliriz;

● Detaylı bir şekilde yöntem gösterme, vahşi kelimeler kullanma
● Faili temize çıkarma/aklamaya çalışma (kıskandığı eşini, aldatan sevgilisini, tüm gece birlikte eğlendiği kadını)
● Başınıza hiçbir şey gelmez merak etmeyin (…ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı) ve kapanış.

Dolayısıyla şiddete uğrayan kadınlarla ilgili haberlerde kitle iletişim araçlarının tutumu ve toplumsal cinsiyet rollerine yapılan atıflar son derece önemli. Kadını değersizleştiren tutum ve ifadeler, izleyici/okuyucu konumunda bulunan kadın kimliğindeki herkesi de değersizleştirip hedef haline getirmiş oluyor ve ayrıca kıstırılmışlık, baskı, utanç ve suçluluk duygularını da pekiştiriyor. Özellikle de cinsel şiddet haberinde…

Şule Çet cinayetinde medyadan “dilde R nasıl olmaz?” dersi

Neden Şule Çet derseniz, “Cinsel şiddetin yeni medya diline yansıması ve etkileri” başlıklı tezimde yukarıda yazdıklarımın en bilindik örneklerinden biriydi Şule Çet. İlk haber olaydan 4 gün sonra bir kaç tane internet gazetesinde veriliyor. “Ayy yine bir kadın intihar etmiş.” duyarsızlığından sonra olay twitter’da tepki çektikten sonra yapılan haber sayısı artmaya başlıyor. Derken “intihar değil cinayet” söylemleri yükseliyor; ancak failler çok zengin ve Şule Çet, faillerin evinde alkol alıyor. Bunu fırsat bilen faillerin avukatı; iğrenç söylemlerde bulunup aklınca topluma “eee o da….” cümleleri kurdurtmaya çalışıyor ve maalesef ilk adli tıp raporuyla birlikte de alıştığımız süreç başlıyor. Özetle diyorlar ki: “maddi zorluk çeken kız, gece patronunun evine giderek alkol alıp eğleniyor. E zaten “bir kadın bir erkekle tenhada içki içiyorsa cinsel ilişkiye razıdır” (adli tıp uzmanı). Malum çocuklar da çok zengin, onların da başını belaya sokmayalım. Ha intihar ha cinayet ne fark eder?”

Tabi kazın ayağı öyle olmuyor; çünkü toplum olayın peşini bırakmıyor ve failller “katil” olarak cezaevine gönderiliyor. Peki ataerkil yapının oluşturduğu toplumsal cinsiyet rollerini besleyen medya, halkın desteğini alan bu hem cinsel şiddet, hem cinayet olayında ne yaptı?

Malum olduğu üzere medya önce bizi hiç şaşırtmadı ve “alkol, gece, kadın, tek başına, mini etek” anahtar kelimelerinden kullanabildiğini kullandı. Halkın desteğinin büyüdüğünü görünce “annesini küçük yaşta kaybeden üniversite öğrencisi”, “hem okuyup hem çalışmak zorunda kalan Şule Çet” gibi ifadeler kullanarak sanki masumiyetini öksüz, yetim veya yoksulluk üzerinden kanıtlamaya çalıştı. Yani illa da masumsa bu yüzden masum, acıdığımız için masum algısı yaratmaya çalıştı. Sanki kadının masumiyetinin kanıta ihtiyacı varmış gibi…

Cinsel şiddet varsa konuşulacak tek şey fail(ler)dir!

Toplumsal cinsiyet rollerinden güç alarak cinsel şiddet haberlerinde kadın kimliği değersizleştirilemez. Tecavüzün tek sorumlusu ve suçlusu tecavüzcünün kendisidir. Sorulacak tüm sorular bununla alakalı olmalı ve artık olmak zorunda. Konuyu daha açık ifade etmem gerekirse, bir kadın cinsel birliktelik kurmak için dahi gittiği yerde tecavüz edilemez! Kadının rızası olmadan yapılan bütün eylemler suçtur! VE HER BİR İNSANIN HAYATI CİNSİYETİNDEN, RENGİNDEN VE IRKINDAN BAĞIMSIZ OLARAK EŞİT VE ÖNEMLİDİR.

Manşet

RTÜK, CHP’li Başarır’ın sözleri için inceleme başlattı

RTÜK, CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır'ın Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) yönelik kullandığı ifadeler nedeniyle inceleme başlatıldığını açıkladı. Radyo ve Televizyon...

Çok Okunanlar

Akar’dan CHP’li vekile tepki: Bu açıklamaların hesabını soracağız

CHP’li vekilin TSK'ya ilişkin sözleri ile ilgili bir açıklama da Milli Savunma Bakanı Akar'dan geldi. Akar açıklamasında 'Şahsi ihtiras ve hevesleri için kahraman, fedakar...

Bilim Kurulu Üyesi Kayıpmaz: Ben inaktif aşı olmayı tercih ederim

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, “Hangi kan grubu olursa olsun, her ne kadar çalışmalarda belirli kan gruplarında hastalarda...

Maradona’nın servetiyle ilgili açıklama

Dünya futbolunun gelmiş geçmiş en iyi '10 numarası' Arjantinli Diego Armando Maradona'nın neredeyse hiç parasının kalmadığı öne sürüldü. Arjantinli efsane futbolcu Maradona dün son yolculuğuna...

22 yaşındaki hemşire koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti

Kütahya'da 22 yaşındaki hemşire Hasan Baştuğ, koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Kütahya'da özel bir hastanede çalışan 22 yaşındaki hemşire Hasan Baştuğ, koronavirüs (Covid-19) nedeniyle hayatını kaybetti....

Son Haberler

RTÜK, CHP’li Başarır’ın sözleri için inceleme başlattı

RTÜK, CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır'ın Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) yönelik kullandığı ifadeler nedeniyle inceleme başlatıldığını açıkladı. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'ndan (RTÜK yapılan açıklamada,...

15 günde aynı aileden 4 kişi koronavirüsten hayatını kaybetti

Mersin’in Tarsus ilçesinde koronavirüs tedavisi gören Şehriban Karabulut (45), Şehriban Karabulut'un annesi Fadime (67) ve kardeşleri Murat (37) ile Selda Karabulut (40) da koronavirüs...

CHP’li Altay, TSK üzerinden CHP’li Başarır’a gösterilen tepkilere cevap verdi: Çaresizliğin son hali

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır'ın Tank Palet'in Katar'a satılmasına ilişkin olarak "Cumhuriyet tarihinde ilk kez devletin ordusu Katar'a...

Sancar: Reform açıklamaları ile baskılar da arttı

Mithat Sancar, “Bir iktidar, Kürt sorununu şiddet ve güvenlik politikalarıyla çözmeye niyetlenirse, her şeyden önce kendisi çözülmeye başlar” dedi. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar,...

Buna Benzer