6 Ağustos 2020, Perşembe

Annelerin destansı başarı öyküleri: Derin Çığlık

Güven BoğaBütün yazıları

“Derin Çığlık” kitabının yazarı Utku Sağılır, “Her gün yeni bir güne aynı kaygılarla uyanan annelerin tarihe altın harflerle geçecek destansı başarı öykülerinden oluşuyor kitabım” dedi.

Utku Sağılır ile “Engelli çocuğum benden sonra ne olacak” sorusuna yanıt aradığı “Derin Çığlık” kitabı üzerine konuştuk.

– Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

– 1970 yılında Adana’da doğdum. 1992’de Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun oldum. Haberciliğe Yeni Adana gazetesinde başladım. Daha sonra çeşitli medya kuruluşlarında muhabirlik, haber müdürlüğü, program yapımcılığı, köşe yazarlığı görevlerinde bulundum. Şu anda Adana Büyükşehir Belediyesi Basın Danışmanlığını sürdürmekteyim.

– Neden “Derin Çığlık”?

– Engelli çocuğu olan annelerin, ebeveynlerin bu çığlığını mümkün olduğunca çok sayıda insana duyurabilmek için yazıldı “Derin Çığlık”.

– Böyle bir kitabı yazmak için sizi etkileyen olayın veya olayların neler olduğunu bizimle paylaşabilir misiniz?

– Engelli çocuğu olan ebeveynler özellikle de anneler, “Allah’ım, çocuğumun canını benden önce al” diye dua ettiklerine bir çok ortamda şahit oldum. Bu sesli düşünüş beni çok etkiledi. Engelli çocuğu olan annelerin bir çoğunun aynı duyguyu yaşadığını gördüm ve gözledim. Annenin, çocuğundan önce vefat edebileceği durumu düşünürken ki yaşadığı korku beni derinden etkiledi.

ANNELERİN DESTANSI BAŞARI ÖYKÜLERİ

– Kitabınızı incelediğimde annelerin takdir edilecek gayretlerini gördüm. Kısaca bunlardan bahsedebilir misiniz?

– Her gün yeni bir güne aynı kaygılarla uyanan annelerin tarihe altın harflerle geçecek destansı başarı öykülerinden oluşuyor kitabım. Çocuğunun engelli olduğunu öğrendiğinde yaşadığı şoku da atlattıktan sonra, onun tedavisi, eğitimi ve hayata tutunabilecek hale gelmesi için harcadığı insan üstü çaba, engelli annelerini evrende çok ayrı yere koyuyor.

– Röportaj yaptığınız ebeveynlerin günlük yaşamlarında ki yarattığı etkilerle ilgili gözlemlerinizi paylaşabilir misiniz?

– Engelli çocuğu olan anneler bir yandan evrene derin endişe çığlıkları atarken, bir yandan da tanrısal bir güçle zorluklara meydan okuyor, çocukları için savaşıyor ve hayatını onlara adıyor. Bu sorunun yanısıra, fiziksel engeli bulunan çok sayıda insanın başarı öyküsü de; uzuvları yerinde, kendisinin ve sevdiklerinin sağlık sorunu bulunmayan, buna rağmen neredeyse yaşamlarının yarısını depresif geçiren ve bu yüzden başarılabilecek onca işten, ulaşılabilecek onca hedeften uzak kalan insanlar için ibretlik, imrenilecek, ilham alınacak örnekler olarak ortada duruyor.

– Kitabınızın bir bölümünde yer alan “Engellilerde Cinsellik ve Tacizden Korunma Yöntemleri” başlığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

– Özellikle ergenlik çağına gelen zihinsel engelli erkek çocukların, bu konuda ebeveynleriyle birlikte iyi eğitim almaması durumunda çok derin acılar yaşandığını görüyoruz ve duyuyoruz. Annesine, ablasına saldıran, olur olmaz yerde mastürbasyon yaparak eğitilmemiş içgüdülerine göre hareket eden engelli bireylerin bilimsel yöntemlerle rehabilite edilmesinin önünde ki engeller toplumsal bir sorun olarak varlığını sürdürüyor.

– Son olarak “Derin Çığlık” İle neyi hedeflediniz?

– Öyle bir kitap olsun istedim ki; hem engellilerle ilgili sorunların büyük kısmını içersin, hem de çözüm önerilerini barındırarak umut versin. Umut verirken de yaşanan acıları bütün derinliği, çıplaklığı ve yakıcılığı ile yansıtsın. Bir yandan da bilinçli, farkında ve yapılması gerekeni bilen bir topluma dönüşülmesine katkı konulmasını hedeflemeliydim. Derin Çığlık’ta umut var, mevcut tabloyu ortaya koyan doneler var, yaşanan acılar bütün çıplaklığıyla yansıtılıyor, ülkemizde ki ve farklı ülkelerde ki durum ortaya konuluyor.

– Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

– Kitabı oluştururken amacım üzüm yemekti, bağcıyı dövmekle bir an bile ilgilenmedim. İsveç’li anneler zihinsel engelli çocuklarını bir iki saatliğine, bir iki günlüğüne, bir iki haftalığına, kendileri vefat ettikten sonra da temelli bırakabilecekleri tesisleri hak ediyor da, bizim cefakar annelerimiz böyle çağdaş tesisleri hak etmiyor mu?

– dokuz8Haber olarak zaman ayırdığınız ve katkılar sunduğunuz için teşekkürler.

– “Derin Çığlığı” duyduğunuz için ve bu çığlıkları en ücra noktalara kadar taşıyacağınız için ben teşekkür ederim.

Son Haberler

Trump: Oy için yapmıyorum, insanların hayatları için yapıyorum

ABD Başkanı Trump, 3 Kasım'daki başkanlık seçimlerinden önce ellerinde bir koronavirüs aşısının olmasının mümkün olduğunu söyledi. Trump bunu oy için yapmadığını açıkladı. ABD Başkanı Donald...

Fenerbahçe’nin “sevgi limit tanımaz” kampanyasına yoğun ilgi

TFF'nin harcama limitlerini açıklamasından sonra Fenerbahçe'den büyük tepki geldi. Fenerbahçe radikal kararlar alacağını belirtti. Bir tarafta ise sosyal medyadan Fenerbahçe'ye destek amacıyla "#SevgiLimitTanimaz" kampanyası...

Huzurevinde çalışan 4 kişide koronavirüs tespit edildi

Aydın'daki Söke Hilmi Fırat Huzurevi'nde çalışan 4 personele yapılan koronavirüs test sonucu pozitif çıktı. Huzurevine giriş ve çıkışlar kapatıldı. Aydın'daki Söke Hilmi Fırat Huzurevi'nde çalışan...

Taksim’deki caminin yüzde 65’i tamamlandı

Taksim'de temeli 17 Şubat 2017'de atılan mimarlar Şefik Birkiye ile Selim Dalaman imzasını taşıyan ve 2 bin 482 metrekare inşaat alanına sahip caminin inşaatı...

Çok Okunanlar

“Manisa’daki Vestel fabrikasında 7 işçi koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti” iddiası

Toplam 16.000 kişinin çalıştığı Manisa Vestel fabrikasında salgın korkutucu boyutlara ulaştı. Manisa'daki fabrikada 7 işçinin koronavirüs sebebiyle hayatını kaybettiği...

5 yıl kapalı tutulan Sümela Manastırı’nda büyük tahribat

Trabzon'da restorasyon gerekçe gösterilerek 5 yıl boyunca kapalı tutulan Sümela Manastırı açıldıktan sonra büyük tahribat da gün yüzüne çıktı. Trabzon’da...

MEB’den eğitimin devamına dair dört farklı senaryo

Milli Eğitim Bakanlığı, koronavirüs salgının seyrine göre eğitime devam edilmesi muhtemel dört senaryo üzerinde çalışıyor. Vaka sayılarında yeniden artış yaşanması...

Sağlık Bakanlığı’ndan düğün genelgesi: Düğünler serbest ama halay çekmek yasak

Sağlık Bakanlığı, koronavirüs nedeniyle düğünlerde alınacak tedbirleri yayımladı. Buna göre, düğün salonlarına maskesiz girilemeyecek ve halay çekilemeyecek. Sağlık Bakanlığı tarafından...

TSK’da 600 albay, re’sen emekliye sevk edildi

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan başkanlığında toplanan Yüksek Askeri Şûra'da, aralarında kurmayların da bulunduğu 600 albay emekliye sevk...

TTB Merkez Konseyi Başkanı Adıyaman: İnanılmaz hasta artışı var

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, “Kamu ve şehir hastanelerinde aşırı derecede hasta var....

Beyrut’ta patlama: Onlarca ölü yüzlerce yaralı var

Lübnan'da Beyrut Limanı'nda patlayıcı maddelerin bulunduğu 12 numaralı depoda yangın çıktı. Yangının ardından patlayıcı ve havai fişeklerin alev almasıyla...

Dört kişinin öldüğü kazaya kaptanın şakası neden olmuş

İzmir'de Foça açıklarında alabora olan ve 4 kişinin hayatını kaybettiği tekne kazasına kaptanın yaptığı şakanın neden olduğu ortaya çıktı. Foça'da...

“İstanbul Sözleşmesi ile ilgili karar 5 Ağustos’ta verilecek”

Son günlerde çok eleştirilen ve tartışma konusu olan İstanbul Sözleşmesi ile ilgili kararın 5 Ağustos'ta düzenlenecek AKP Merkez Yürütme...

İstanbul Sözleşmesi’ni hangi firmalar destekliyor?

AKP'nin ısrarla çekilmek istediği İstanbul Sözleşmesi'ne yönelik destek açıklamaları giderek büyüyor. Kamuoyunun yanı sıra pek çok firmanın da desteklediği...

Gözden Kaçmasın