Rasim Öztekin’in, Geleneksel Tiyatro’nun önemli bir simgesi olan kavuğu Şevket Çoruh’a devrettiğini açıklamasının ardından Çoruh, “Bu onuru, tüm ustalarım ve her şeye ‘rağmen’ tiyatro yapmaktan vazgeçmeyen tüm tiyatro emekçileri adına kabul ediyorum” dedi.

Rasim Öztekin, Geleneksel Tiyatro’nun önemli bir simgesi olan kavuğu, Şevket Çoruh’a devrettiğini açıkladı. Kavuk’u Ferhan Şensoy’dan 4 yıl önce teslim alan Öztekin, sağlık sorunları nedeniyle tiyatroya devam edemeyeceğini belirtti. Tiyatro sanatçısı Şevket Çoruh, Türkiye tiyatrosunun güldürü geleneğinin nişanesi sayılan Kel Hasan Efendi’nin kavuğunun sanatçı Rasim Öztekin tarafından kendisine teslim edileceğinin duyurulmasının ardından değerlendirmelerde bulundu.

“”YALNIZ OLMADIĞIMIZI HATIRLAYAN USTALARIMIZ OLDU”

Çoruh’un açıklamaları şöyle:
“Kişisel çabalarımızla doğurup seyirci ve meslektaşlarımızın desteği sayesinde büyüttüğümüz yolculuğun, kendi küçük etkisi büyük bir virüs marifetiyle sekteye uğradığı bugünlerde, resmî makamlar tarafından bir başımıza bırakılmışken bizi yine sarıp sarmalayan, yalnız olmadığımızı hatırlatan ustalarımız oldu.”

“HER ŞEYE RAĞMEN TİYATRO YAPMAKTAN VAZGEÇMEYEN TÜM TİYATRO EMEKÇİLERİ ADINA KABUL EDİYORUM”

“Geleneksel tiyatromuzu temsil eden, Kel Hasan Efendi’den İsmail Dümbüllü’ye, ondan Münir Özkul’a, Ferhan Şensoy’a ve Rasim Öztekin’e geçen ‘kavuk’un bana devredileceğini bugün gururla öğrendim. Bu onuru, tüm ustalarım ve her şeye ‘rağmen’ tiyatro yapmaktan vazgeçmeyen tüm tiyatro emekçileri adına kabul ediyorum. Bu emaneti benden sonra taşıyacak ve tiyatroyu yaşatmak için çalışacak meslektaşımla buluşana kadar; yaşasın sanat, yaşasın tiyatro, yaşasın insan..!”

KEL HASAN EFENDİ KAVUĞU: TÜRK TİYATROSU’NUN GÜLDÜRÜ NİŞANESİ

Kel Hasan Efendi Kavuğu “Türk Tiyatrosu”nun güldürü geleneğinin nişanesi sayılıyor. Kel Hasan Efendi Kavuk’u öğrencisi İsmail Dümbüllü’ye devretmişti. İsmail Dümbüllü ise bir dönem geleneksel tiyatro ile ilgilenen sinema sanatçısı Münir Özkul’a devretmişti. Dümbüllü, Özkul’u 1967-1968 yılları arasında Arena Tiyatrosu’nda. ‘Kanlı Nigar’ piyesindeki ‘Kavuklu’ rolünde izlemişti. 1968 yılında Özkul’un yeteneğinin nişanesi olarak bir törenle Kavuk’u devretmişti. Özkul ise Kavuk’u 1989 yılında Ferhan Şensoy’a devretmişti.

KEL HASAN EFENDİ KİM?


Bianet’ten Haluk Kalafat’ın derlemesine göre Kel Hasan Efendi tuluat oyuncusu ve tiyatro yöneticisi. 1874 tarihinde doğdu 1929 öldü. Bazı kaynaklarda doğum tarihini 1874 ölüm tarihi 1925 olarak da geçiyor. Fakir bir ailenin çocuğu olarak Kadıköy’de yoğurtçuluk yaparken hevesli olduğu tiyatroya başladı. Henüz küçük bir çocukken ünlü komik Abdürrezzak Efendi’nin rollerinin neredeyse tümünü ezberlemişti. Sahneye ilk kez Küçük İsmail yönetimindeki tiyatronun Kadıköy Kuşdili’ndeki gösterileri sırasında çıktı (1893). Başrolde oynamak istemesine karşın bu rolü Abdürrezzak Efendi’nin oynaması üzerine ikinci komik olarak nitelendirilen külhanbeyi rolünü üstlendi. Bu konumunu sürdürmek istemedi; Abdürrezzak Efendi’yle tartışarak topluluktan ayrıldı.
Tuluat tiyatrosunun en tanınmış oyuncularından olan Kel Hasan, özellikle canlandırdığı İbiş tipiyle halkın beğenisini kazandı. Abdürrezzak Efendi’nin yarattığı bu tiplemeyi, kısık sesine karşın keskin zekası ve hazırcevaplığıyla uzun yıllar yaşattı. Saçı olmadığı için “Kel” lakabıyla anılan Hasan Efendi eski tip oyunların yanı sıra yeni tip oyunlara da ağırlık verdi. Başına yırtık bir fes giyer, kaşlarını siyaha, burnuyla yanaklarını kırmızıya boyar; sırtında istanbuliniyle (bu kıyafeti ustası Abdürrezzak Efendi’den almıştı), sahneye çıkmadan boş bir gaz tenekesini sahneye fırlatır, ardından elinde bir tavan süpürgesi, başında yırtık bir fes ve üzerinde renkli bir giysiyle kendisi belirirdi. İsmail Dümbüllü, Kel Hasan’ın öğrencilerindendi.

İSMAİL HAKKI DÜMBÜLLÜ KİM?


Geleneksel Türk tiyatrosunun son temsilcisi, ortaoyunu ve tuluat ustası İsmail Hakkı Dümbüllü, 1897’de Üsküdar’da doğdu. Babası II. Abdülhamid’in silahdarlarından Zeynel Abidin Efendi’ydi. 30 yaşına kadar Kel Hasan’ın yanında çalıştı, ardından Şehzadebaşı Tiyatrosu’na geçti. Geleneksel kavuğu, Kel Hasan’dan aldı. Kendisi de bu kavuğu Münir Özkul’a devretti.
Kel Hasan’dan öğrendiklerini kendi kişiliğiyle birleştirerek oluşturduğu ‘Dümbüllü tarzı’nı hem sahnede, hem de perdede sergilemeyi sürdüren oyuncu, Nasreddin Hoca’yla özdeşleştirilir.