‘Gazetecilik yapmak ile darbecilik yapmak arasındaki ayrımı kim yapmaktadır’

Basın ve meslek örgütleri OHAL döneminde basına yönelik artan baskılara tepki gösterdi. TGC Genel Merkezi’nde bir araya gelen TGC, TGS, DİSK Basın İş, ÇGD, Basın Enstitüsü ve PEN Türkiye Merkezi “OHAL’in Birinci Ayında Basına Baskılar” başlıklı basın toplantısı düzenledi. 

Darbe girişimi sonrası ilan edilen üç aylık Olağanüstü Hal uygulaması döneminde basına yönelik baskılarda gerçekleşen büyük artışa karşı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Merkezi’nde bir araya gelen basın ve meslek örgütleri bu duruma tepki gösterdi.

BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN ORTAK AÇIKLAMA

İstanbul Cağaloğlu’nda bulunan TGC Merkezi’nde düzenlenen açıklamada ilk sözü alan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto,  “OHAL ile birlikte 134 radyo ve kanal kapatılırken 71 gazeteci hala tutuklu bulunuyor. Gözaltında olan gazeteciler Türkiye’nin yüz akı insanlar. Bu insanlar niçin gözaltında? Orada yazar burada yazar, sonuç olarak bu insanlar yazar” dedi.

Basın Enstitüsü Başkanı Kadri Gürsel de, konuşmasında”Her türlü muhalefet darbecilikle özdeş tutulup tutuklanması amaçlanıyor. Artık Türkiye’de basın özgürlüğü, insan hakları ve demokrasi mücadelesi bir ve iç içe girmiştir” ifadesini kullandı.

‘GAZETECİLİK YAPMAK İLE DARBECİ OLMAK ARASINDAKİ AYRIMI KİM YAPMAKTADIR?’

Toplantıya PEN Türkiye Merkezi adına katılan PEN Türkiye Başkanı Zeynep Oral ise iktidarın demokrasinin önüne geçmek için çeşitli sebepler öne sürdüğünü belirterek, ”FETÖ, IŞİD, PKK ile mücadele denerek ‘devlet terörü’ yaşamaktayız. Biz PEN Türkiye olarak 16 Temmuz sabahı darbe girişimine karşı olduğumuzu bildiriyle kamuoyuna açıkladık” dedi.

PEN Türkiye Merkezi Başkanı Zeynep Oral birçok gazetecinin de kurumlarının üyesi olduğunu belirterek ”Hilmi Yavuz’u ve Aslı Erdoğan’ı tutuklayarak mı demokrasiyi savunacaksınız? Halkın haber alma hakkını engelleyerek mi demokrasiyi savunacaksınız? Muhalif bir söz söylemek yahut gazetecilik yapmak ile darbeci olmak arasındaki ayrımı kim yapmaktadır?”  ifadelerini kullandı.

‘MUHATAP BULAMIYORUZ’

Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Uğur Güç ise OHAL döneminde Kanun Hükmünde Kararname (KHK)’ler ile 134 gazetenin kapatıldığını hatırlattı. Kapatılan gazeteler nedeniyle iki bin gazetecinin işsiz kaldığını belirten Güç, ”Kapatılan gazete ve radyoların tüm varlıkları hazineye sevk edildi. Ama işsiz kalan gazeteciler işe iade için başvuruda bulunabilecekleri herhangi bir muhatap kurum bulamıyor. Buna sendika olarak bizde çözüm, muhatap bulamıyoruz. Yalnızca işe iade değil kıdem tazminatı konusunda da hiç bir hak talep edemiyoruz” dedi. Güç, OHAL süreciyle birlikte 31 gazetecinin daha tutuklandığını vurguladı.

“ÖZGÜR GÜNDEM BASKININDA POLİSLER BURASI TÜRKİYE DİYE BAĞIRARAK BASKIN YAPTI”

DİSK Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren ise konuşmasında ilk KHK ile mülki idare amirlerine dilediği basın organını kapatma yetkisi verildiğini belirterek iptal edilen sarı basın kartlarını gündeme getirdi. ”KHK ile ilk gün 30’u aşkın gazetecinin sarı basın kartı iptal edildi. 300’ü aşkın gazetecinin daha basın kartları iptal edilecek deniyor” cümleleriyle basın kartı iptallerini eleştiren Eren, Özgür Gündem gazetesinin kapatılmasına da tepki göstererek ”Özgür Gündem baskınında polisler ‘burası Türkiye’ diye bağırarak baskın yaptı. Evet biliyoruz, burası Türkiye!” dedi.

‘ÖZGÜR GÜNDEM KAPATILAMAYACAK GEÇMİŞE SAHİP’

Özgür Gündem gazetesine yönelik kapatma kararı sonrası gerçekleşen polis baskınında gözaltına alınan gazete editörlerinden Gülay Aksoy gazetesine yönelik kapatma kararını ve polis baskınını değerlendirdi. Yaşadıklarının tarifi olmadığını söyleyen Aksoy: ”Bizler gözaltına alınmamıza rağmen gazetenin ertesi gün çıkacağından emindik. Çünkü Özgür Gündem kapatılarak bitirilecek bir gazete değil. Şuanda da gazete çalışanlarımız, muhabirlerimiz, yazarlarımız ve dağıtıcılarımız mühürlü bina önünde haber toplantıları yapıyor” dedi.

Gözaltı otobüsünden indirilirken polislerin kendisini halka göstererek ‘Bakın bu terörist’ dediğini açıklayan Aksoy, bu tutumun linç girişimine davet olduğunun altını çizdi.

dokuz8HABER/Halil Kızılırmak