28 yıl önce bombalı saldırıda katledilen gazeteci Uğur Mumcu, evinin bulunduğu ve adının verildiği sokakta yer alan anıtı önünde anıldı.

28 yıl önce bombalı saldırıda katledilen gazeteci Uğur Mumcu, evinin bulunduğu ve adının verildiği sokakta yer alan anıtı önünde anıldı. Anmaya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı.

“UĞUR MUMCU’DAN SONRA DA GAZETECİLER KATLEDİLMEYE DEVAM EDİLDİ”

Anmaya katılan ve ilk sözü alan TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Mumcu’yu her yıl 24 Ocak’ta andıklarını, pandemi koşulları nedeniyle erken çektiklerini söyledi. Mumcu’nun ölümünün üzerinden 28 yıl geçtiğini dile getiren Durmuş, “Uğur Mumcu’dan sonra da gazeteciler katledilmeye devam edildi. Basın özgürlüğü hala Türkiye’nin en önemli sorunlarından birisi. Medyada ciddi anlamda bir baskı söz konusu. 67 meslektaşımız hala cezaevinde. Bugün gazeteciler belki katledilmiyor ama adliye koridorlarında haberlerini savunmak durumunda bırakılıyor” dedi.

“BİZLER VAR OLDUKÇA UĞUR MUMCU DA VAR OLACAKTIR”

Anma sonrası açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, “28 yıl önce onu sonsuzluğa uğurladık. O sizden, halktan birisiydi. Kuvayı milliyeciydi. Araştırmacı gazeteciliği ondan öğrendik. Direnmeyi, karanlığa ışık tutmayı ondan öğrendik. Öldüğünde arkasından çok şey söylendi. Karanlıkların aydınlanacağını, faillerinin yakalanacağını ısrarla söylediler. 28 yıl geçti, asıl failler karanlıkta. Ona bir borcumuz var. O ‘vurulduk ey halkım unutma’ diyordu. Onu unutmayacağız. O bizim yüreğimizde, unutmak mümkün değil. Ülkesini seven kimse Uğur Mumcu’yu unutmayacaktır. Bizler var oldukça Uğur Mumcu da var olacaktır” ifadelerini kullandı.

KATLEDİLMESİNE SEBEP OLAN YAZI

Mumcu, 7 Ocak 1993 tarihinde “Mossad ve Barzani” isimli bir yazı yazdı. Ve yazısında şu ifadelere yer verdi: “Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD’ın Kürtler arasında?” “Yoksa CIA ve MOSSAD, anti-emperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?”
Öldürülmeden 16 gün önce, Cumhuriyet’te yayımlanan 8 Ocak 1993 tarihli “Ültimatom” başlıklı yazısında ise yakında yayınlayacağı kitabında istihbarat örgütleri ile Kürt milliyetçileri arasındaki bağlantıları açıklayacağını yazmıştı.
Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993’te Ankara Karlı Sokak’taki evinin önünde otomobiline konan bombayla katledildi. Suikastı; İslami Hareket, İBDA-C, Hizbullah gibi örgütler üstlendi. Suikastın arkasında Mossad’ın ve kontrgerillanın olduğu da iddia edildi. Suikastın failleri yakalanamadı.

MUMCU’NUN GAZETECİLİK TANIMI

Gazeteciliği sadece Türkiye’de değil dünyada da yalnızca bilgiye değil aynı zamanda etik bir zemine oturtan Uğur Mumcu, gazeteciliği şöyle tanımlıyordu:
“Gazeteci, haber ve bilgi kaynağına en çabuk ulaşan ve bu kaynaklardan edindiği bilgi ve haberleri okurlara sunan insan demektir. Gazetecinin bu görevini yapabilmesi için habere, olaya, olguya, belgeye ve bilgiye dayalı yazılar yazması gerekir. Bunun için de gazetecinin güvenilir kişi olması zorunludur. Sır saklayan, haber ve bilgi kaynağını gizlemesini bilen, gerektiğinde hükümetlere ve güç odaklarına karşı savaşmayı göze alan insan, gazetecidir.”
(Milliyet, 3 Mayıs 1992)

Kaynak: https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/onsuz-28-yil-ugur-mumcu-kimdir-1808391